GeriGündem AB hedefinden hiçbir zaman vazgeçmedik
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

AB hedefinden hiçbir zaman vazgeçmedik

AB hedefinden hiçbir zaman vazgeçmedik
Abone Olgoogle-news

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin AB’ye tam üyelik hedefinden hiçbir zaman vazgeçmediğini söyleyerek, “Brexit’le beraber artan belirsizlik ancak Türkiye’nin Avrupa ailesinde hak ettiği yeri almasıyla giderilebilecektir. Biz ilişkilerimizi yeniden rayına oturtmak için hazırız” dedi. AB ülkelerinin büyükelçileriyle Çankaya Köşkü’nde bir araya gelen Erdoğan, konuşmasında özetle şöyle dedi:

ATİNA GERGİNLİĞİ TIRMANDIRMASIN

“2020 senesi Türkiye AB ilişkileri bakımından maalesef kolay geçmedi. Bazı üye ülkeler Türkiye ile ikili problemlerini AB koridorlarında çözme çabasına girdi. Birlik dayanışması bahanesinin ardına sığınılarak, Türkiye-AB gündemi suiistimal edildi. Stratejik körlük olarak nitelendirdiğimiz bu tavrın en somut göstergesi Doğu Akdeniz ve Kıbrıs meselesidir. Her iki konuda da Türkiye ciddi haksızlıklara maruz kalmıştır. Biz Doğu Akdeniz’de hakkımız olmayan bir şeyi talep etmiyoruz. Türkiye, Akdeniz’de gerilimden değil, barıştan, işbirliğinden, hakkaniyetten ve adaletten yanadır. Akdeniz, bizleri ayıran değil, hepimizi birbirimize yakınlaştıran, birleştiren, işbirliğimizi güçlendiren bir denizdir, öyle olmalıdır. Doğu Akdeniz’i bir rekabet alanı olmaktan çıkarıp, uzun vadeli çıkarlarımıza hizmet edecek bir işbirliği havzası haline getirmeliyiz. Gündeme getirdiğimiz Doğu Akdeniz konferansının da bu amaca hizmet edeceğini düşünüyoruz. Ayrıca Kıbrıs Türkleri dahil tüm tarafları bir araya getirecek bir enerji işbirliği forumu kurulmasının faydalı olacağı kanaatindeyiz. Son yıllarda hava sahası ihlallerini ve gayri askeri statüdeki adalarda özellikle hukuka aykırı faaliyetlerini arttıran Yunanistan’ı gerginliği tırmandırıcı faaliyetlerinden vazgeçmeye davet ediyoruz. Komşumuz Yunanistan ile 25 Ocak’ta başlayacak istikşafi görüşmelerin yeni bir dönemin habercisi olacağına inanıyorum.

ÜYELİKTEN VAZGEÇMEDİK

AB’nin hem bu konularda hem de Kıbrıs meselesinde samimi bir özeleştiri yapması gerekiyor. Son dönemde AB’nin Kıbrıs Türk tarafıyla üst düzey hiçbir teması olmamıştır. Hal böyleyken AB, Kıbrıs meselesinin çözümünde nasıl kolaylaştırıcı bir rol oynayabilir? Kıbrıs’ta başarısız olmuş modelleri tekrar tekrar konuşmak yerine yeni ve gerçekçi alternatifleri tartışmamız gerekiyor. Fransa ile ilişkilerimizi vizyoner bir yaklaşımla yeniden ele alarak gerilim hattından kurtarmak istiyoruz. Millet olarak geleceğimizi Avrupa ile birlikte tasavvur ediyoruz. Bu süreçte karşılaştığımız onca çifte standarda ve haksızlığa rağmen nihai hedefimiz olan tam üyelikten hiçbir zaman vazgeçmedik.

BREXIT’LE ARTAN BELİRSİZLİK

Brexit’le beraber artan belirsizlik, ancak Türkiye’nin Avrupa ailesinde hak ettiği yeri almasıyla giderilebilecektir. Biz ülke olarak uzun vadeli bir bakış açısıyla olumlu gündem oluşturmak ve ilişkilerimizi yeniden rayına oturtmak için hazırız. Avrupalı dostlarımızın da aynı iradeyi sergilemesini bekliyoruz. Bu olumlu gündemin anahtarı beşinci yılını doldurmakta olan 18 Mart mutabakatının güncellenmesidir. Türkiye olarak biz bu anlaşma doğrultusunda üzerimize düşeni yaptık, güncellenmiş önerimizi ilettik. Ama henüz Avrupa makamlarından tekliflerimize cevap alamadık. Düzenli Türkiye-AB zirvelerini ve üst düzey diyalog toplantılarını yeniden başlatmakta fayda görüyoruz.

YENİ SAYFA AÇALIM

2021 senesini AB-Türkiye ilişkileri açısından başarıya tahvil etmek bizim elimizdedir. Önyargılar veya korkular yerine, uzun vadeli bakış açısıyla hareket ettiğimizde bunu başarabileceğimize inanıyorum. Hukuk ve ekonomide yeni reformların hazırlıkları içindeyiz. Reform Eylem Grubu’nu da toplayarak kapsamlı değerlendirme yapacağız. Temennim odur ki 6 ay gibi aralıkla sizlerle bir araya gelmeyi önemli görüyorum. İstiyorum ki bu buluşmalarla çok daha münasebetleri güçlendirelim. Türkiye-AB ilişkilerinde yeni sayfanın açılmasına destek vermenizi bekliyoruz."

YARIN SİZİN BAŞINIZA GELECEK

Erdoğan “Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, Türk vatandaşlarına vize serbestisi sağlanması ve üyelik müzakerelerinde mesafe kat edilmesi de 18 Mart mutabakatının parçasıdır” diyerek şöyle devam etti: “Vize serbestisi aslında 2020’nin değil 2014’ün sonuna kadar çözülmesi gereken bir sözdü ama yapılmadı. DEAŞ’la mücadele deniliyor soruyorum, ‘Türkiye’den başka DEAŞ’la onurlu bir mücadele veren var mı AB içinde?’ Hiç gözlerinin yaşına bakmayız. Nerede bulursak, orada gereğini yaparız. Maalesef Batılı dostlarımız PKK, YPG’yi kendi ülkelerinde barındırıyor. Kusura bakmayın açık konuşuyorum. Dost acı söyler ama gerçeği söyler. Şu anda müzakereci bir ülke olarak Türkiye bunları sizinle paylaşmazsa, bilesiniz ki yarın aynı bela sizin de başınıza gelecektir. Avrupa’nın ve NATO’nun güneydoğu sınırlarının dolayısıyla güvenliğinin Türkiye’nin doğu ve güneydoğusundan başladığını hatırlatmak isterim. Terörle mücadelede biz hiçbir NATO ülkesini yalnız bırakmadığımıza göre acaba neden NATO’nun diğer ülkeleri bizi yalnız bırakıyor?”

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle