GeriGündem
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

HÜRRİYETAzerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev var bugün manşette. Ermeni soykırım tasarısı yüzünden Paris-Ankara ekseninde gergin günler yaşanırken, Türkiye'nin en yakın müttefiki olarak bilinen Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'in Fransa'ya gitmesi şaşkınlık yaratmış. Aliyev, "Papa'dan daha fazla Katolik olmanın anlamı yok" diyormuş. Chirac'ın tasarıyı desteklemediğini savunan Aliyev'in Fransa'nın arabuluculuğuyla cuma günü Ermenistan Devlet Başkanı Robert Koçaryan ile ikili görüşme yapması da bekleniyormuş. Bugüne kadar çok tepki gösterdiğini, her adımda da tepki gösterilemeyeceğini söylüyormuş. İlk sayfada yer alan diğer bir başlık da, "İstifa tehdidi". Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin, Ecevit'le yaptığı görüşme sırasında, "FP davası konusunda Anayasa Mahkemesi'ne yönelik bir güvensizlik olduğunu seziyoruz. Eğer böyle bir güvensizlik varsa; mahkeme üyeleri olarak toplu olarak istifa etmeye hazırız" demiş. Bu bilgiyi dün grup toplantısının basına kapalı bölümünde ANAP lideri Mesut Yılmaz aktarmış milletvekillerine. Cumhurbaşkanı Sezer de, yapılan MGK toplantısında yapmak istedikleri değişikliğin, şu an görüşülmekte olan FP davasında uygulanamayabileceğini söylemiş. Haberde Yılmaz'ın bu bilgileri yorumsuz olarak aktardığı yazılıyor. Mesut Yılmaz grup toplantısında, Cumhurbaşkanı Sezer'in paketi veto edebileceği konusundaki görüşlerinin de yanlış aksettirildiğini açıklamış. "Cumhurbaşkanı, pakette milletvekili emekliliğini düzenleyen 86. maddeye ilişkin değişiklik olması durumunda bu yola başvurabileceğini söylemiştir. Bu görüş yanlış aksettirildi" diye konuşmuş. Koalisyon ortaklarının önceki günkü zirvesinde Bakan Ersümer'le ilgili bir uzlaşmaya varılmış. Uzlaşmaya göre Savcılık fezlekesinde somut bilgi ve belgeler olması halinde, hiçbir şekilde yargının önüne engel çıkarmama kararı varmış. Bahçeli toplantıda hükümete bu konuda en küçük bir söz gelmemesini istediğini söylemiş. Mesut Yılmaz da böyle bir belge ortaya çıkarsa ilk imzayı kendisinin atacağı konusunda güvence vermiş. Eski MİT'çi Mahir Kaynak yine sahnede. Yeni Şafak Gazetesi'nde yayınlanan 1970'li yıllara ait anılarında, "MİT'le ilişkisi olan şöhretli artist" olarak tanımladığı ismin, Yılmaz Güney olduğu sanılıyormuş. Kendisine bu konuda sorulan soruları, "Siz tahmin edersiniz. Ben ne doğru, ne de yanlış derim. Ben kişi açıklamam. Ben teşhis yapmak istemiyorum. Önemli olan bir olaydır. Ben olayı anlatıyorum" diye yanıtlamış. MİLLİYETAftan yararlanan iki mahkum var manşette. "Affın tadını çıkardılar" deniyor. Şartla salıverilme yasası ile tahliye edilen cinayet suçlusu Murat Sertkol ile aftan yararlanarak 1 hafta önce cezaevinden çıkan Kürşat Sağır, 13'ü otomobil hırsızlığı olmak üzere, 28 olaya karıştıkları gerekçesiyle tutuklanmış. İki kafadar 20 gün içinde 30 suç işleyerek rekor kırmış. Sertkol, hiç kız arkadaşı olmadığını, otomobilleri kız gibi sevdiği için çaldığını söylemiş. Sanıklar cezaevinde yaşamanın dışarıda yaşamaktan daha kolay olduğunu söylüyorlarmış. İlk sayfada yer alan bir diğer haberde de, "En büyük Kürt düşmanı" deniyor. Öcalan'ın son kitabında Kürt kadınları için "Pis, biçimsiz, ruhsuz" dediğini yazan Le Figaro Dergisi, haberinde "Onu asmaya gerek yok, bu kitabı dağıtmak yeter" diyormuş. Öcalan, 544 sayfalık "Nasıl Yaşamalı" adlı kitabında, "Kürt kadınların vücutları ölgündür. Pis kokarlar, soğuk ve biçimsizdirler" yazmış. Ayrıca, Kürt kadınların ruhsuz olduğunu ve entelektüel kapasitelerinin de olmadığını savunuyormuş. İşte bu dergi de, alaylı bir biçimde bu kitabı dağıtmanın asmaktan daha etkili olacağını yazmış. Serpil Yılmaz, Cumhur Ersümer'in neden ANAP tarafından feda edilemediğini irdeliyor bugün. Türkbank olayında dönemin bakanı Güneş Taner, gensoru ile düşürülmesinin ardından çantasını alıp gitmişti. Bunun hatırlatmış Yılmaz. Ancak şimdi şartlar, yeni bir hükümet kurulmasına o kadar elverişli değilmiş. Ayrıca Ersümer Taner gibi tepelerden değil, teşkilattan alıyormuş gücünü. ANAP'ın üst düzey yetkililerinden biri, "Bakanımızı harcarsak, bizimle çalışacak siyasetçi bulamayız" diyormuş. Serpil Yılmaz'a göre ANAP, devletin küçülmesi olarak tanımladığı misyonunu, Ersümer'e sahip çıkarak da sergileme peşinde. Fatih Terim şimdi de diplomatik bir skandalı önlemiş. Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Floransa Belediyesi'nin, Öcalan'ı fahri hemşehri ilan etmesini Fatih Terim'in önlediğini söylemiş gazetecilere. Fransa'yı tankla vurmuşuz. Askeri istihbarat uydusu anlaşmasında Fransa ile müzakereleri 20 gün önce kesen Milli Savunma Bakanlığı'nın iptal kararı için Ermeni yasasını "bahane" ettiği, projeyi yeni bir ihale açmadan ABD firmaları ile kurulacak bir konsorsiyuma vermeyi planladığı öğrenilmiş. Emniyet Genel Müdürlüğü ilgili birimlerine yazı göndererek, Irak'tan gelecek 6 kişilik bir grubun Türkiye'de kimliği belirsiz bir kişiye suikast düzenleyeceğini duyurmuş. SABAHFazilet Partisi yöneticileri, kapatılma davasıyla ilgili ilk oylamayı kendi içlerinde yapmışlar ve partinin kapatılacağı görüşü ağır basmış. Habere göre, Anayasa paketinin askıya alınması, ardından Anayasa Mahkemesi'nden Fazilet'i kurtaracak değişikliğe yönelik "muhtıra" niteliğinde açıklama yapılması, Fazilet'te şok yaratmış. Bu nedenle toplanmışlar ve oylama yapmışlar. Anayasa Mahkemesi üyelerinin hafta sonunda Ecevit'e yaptıkları ziyarette anlatılmış haberde. Bu ziyarette yapılmak istenen değişikliklere tepkiler iletilmiş. Cumhurbaşkanı Sezer'e iletmişler bu tepkilerini üyeler. Yasa değişse bile, partinin kapatılabileceğini söylemişler. Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Başbakan'a, o da ortaklarına iletmiş gelişmeleri ve Anayasa değişikliği paketi askıya alınmış. Bu gelişmeleri Recai Kutan'a iletmek de Hüsamettin Özkan'a düşmüş. Pazarlıklar sürüyormuş anladığım kadarıyla. Mesut Yılmaz'ın partisinin basına kapalı grup toplantısında bu konuda vekillere bilgi verdiği haberi, bu gazetede de yer alıyor. Yılmaz toplantıda, Cumhurbaşkanı'nın bu değişikliği dikkate almayabileceği uyarısını da yapmış. İstihbarat birimleri, Irak'tan gelecek sahte ABD pasaportlu 6 kişinin suikast planları yaptığı konusunda bir uyarı yayınlamış. Söz konusu grupta yer alan bir mühendisin adı belirlenirken, bu kişinin bomba uzmanı olduğu vurgulanmış. Türkiye'ye suikast düzenlemek için gelen grubun üzerinde bol miktarda ABD Doları olduğu da belirtiliyormuş. Çankaya ile YÖK arasında rektör atamalarında başlayıp YÖK üyeliklerine atamalarda devam eden krizde gözler şimdi Üniversitelerarası Kurul'a çevrilmiş. Kurul, Cumhurbaşkanı'nın 19 Ocak Cuma günü YÖK'e faksla gönderdiği "veto" yazısından sonra olağanüstü olarak 29 Ocak Pazartesi günü ikinci kez toplanmaya hazırlanıyormuş. Pazartesi günü yapılacak toplantıda iki yeni aday seçilip seçilmeyeceği konusunda karar verileceği bildiriliyor. Fransa'ya karşı ilk somut yaptırım açıklanmış. Alcatel'in aldığı 150 milyon dolarlık istihbarat uydusu projesi iptal edilirken, tank ihalesinden de, Fransız Giat çıkarılacakmış. RADİKALİsmet Berkan'ın son gelişmeler üzerine yazdıkları manşette bu gazetede. Berkan, "Hükümetin, FP'yi kapatılma davasında rahatlatabilmek için hukuku zedeleyerek 'pazarlık' usulüyle yürüttüğü çalışmalara 'en yüksek yargı' organının verdiği tepki de kuraldışıydı" diyor. Fazilet'i kurtarma girişimlerinin siyaseten onaylansa bile hukuk açısından çok yaralayıcı olduğunu belirten Berkan, "Normal bir ülkede yürütme, en yüksek yargı organında görülen önemli bir davayı etkileyecek düzenlemeyi, yasamanın önüne kolay kolay koymaz" demiş. Uzlaşma olarak adlandırılan olayların anormal olmasının nedeni, hükümetin bu işleri kamuoyu önünde değil de, pazarlık usulü ile götürmesi olduğunu belirten Berkan, kuvvetler ayrılığı ilkesinin altüst olduğunu düşünüyor. ANAP lideri Yılmaz, hükümetin niye geri adım attığını anlatmış. Anayasa Mahkemesi Başkanı Bumin, mahkeme üyelerinin istifa edeceğini söylemiş. Cumhurbaşkanı Sezer de MGK'da referanduma gidebileceğini ima edince, hükümet değişikliği askıya almış. 'Ermeni soykırımı'na ilişkin yasayı kabul etmesinden sonra Fransa'ya ilk 'resmi ve fiili' tepki savunma ihalelerinde verilmiş. İstihbarat uydusu projesi iptal edilirken, tank ihalesinde favoriler arasındaki Fransız firma değerlendirme dışı kalmış. Sıradaki 10 projeyle birlikte Fransa'nın kaybının 5 milyar doları aşabileceği belirtiliyormuş. Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu dün, Türkiye'ye yapılacak mali yardımların artırılmasını ve tek elde toplanmasını öneren raporu onaylamış. Haberin başlığında, "AB muslukları açıyor" deniyor. Yunanlı üyelerin karşı çıktığı raporda müzakerelere başlamamış adayların aldığı yardımlardan Türkiye'nin yararlanması da talep edilmiş. ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, 'Beyaz Enerji Operasyonu'yla ilgili jandarma fezlekesinde, başta kardeşi Turgut Yılmaz olmak üzere bazı isimlere, belge ve delil olmadan yer verildiğini, bunun ardında siyaseti yıpratma girişimi olduğunu savunmuş. Fezleke ile yedek hâkimlik ifadelerinin basına sızdırılmasının ardında da aynı amacın yattığını ileri süren Yılmaz, "Ortalığı toza dumana katarak, karmaşada kelle götürme hesabı yapanlar var. Bu hesaplar tutmayacak" diyormuş. CUMHURİYETManşette, "Geri adımın öyküsü" anlatılıyor. Hükümetin anayasa değişikliğini rafa kaldırmasının ardında üç önemli neden olduğu yazılmış. İlki, Cumhurbaşkanı Sezer'in uyarısı, ikincisi Anayasa Mahkemesi üyelerinin istifa tehdidi, son olarak da hükümetin seçim korkusu etkili olmuş bu geri adımda. Haberde, FP'nin kapatılması olasılığına göre çeşitli hesaplar yapan hükümet ortaklarının, seçim korkusu ile "rejim uyarıları" arasında sıkıştığı yazılıyor. MHP lideri Devlet Bahçeli'nin gensoru yorumu da var ilk sayfada. Enerji Bakanı hakkında verilen gensoru önergesine destek vermeyeceklerini açıklayan Devlet Bahçeli, Ersümer'in yargılanmasına gerek duyulduğu takdirde gereğini yapmaktan kaçınmayacaklarını söylemiş. Bahçeli, "Böyle bir durumda ilgili şahsın görevinden ayrılması ya da azledilmesi kaçınılmaz olacaktır" yorumunu yapmış. Başbakan Bülent Ecevit, ANAP'lı Rüştü Kazım Yücelen'in Anadolu Ajansı hakkında açılmasını istediği soruşturma istemini geri çevirmiş. Başbakan Ecevit, AA hissesinin yüzde 50'sinden azının Hazine'ye ait olduğunu belirterek "O nedenle AA'nın son günlerde tartışma konusu olan haberi hakkında Başbakanlık müfettişlerince soruşturma açılmasının uygun olmayacağı kanısına varılmıştır" diye konuşmuş. Bürokratlar kızağa alınmış. 'Beyaz Enerji' operasyonu çerçevesinde tutuklanan TEAŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Muzaffer Selvi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müşavirliği'ne atanmış. Önce DGM'ce gözaltına alınan, daha sonra serbest bırakılan Enerji İşleri Genel Müdür Yardımcısı Osman İlhan da bakanlık müşaviri olmuş. Armenpres Ajansı'nın haberine göre Avarot gazetesi, "Fransa parlamentosu, soykırımı tanıyan yasayı geçirirken Fransa'nın çıkarlarını ön planda tutuyordu. Fransa'da, Türkiye'nin AB'ye girmesine karşı çok güçlü bir muhalefet var. Parlamentonun kararı da AB üyeliği elde etmeyi hedefleyen Türkiye'nin çabalarını nötralize etmeyi amaçlayan bir hareket" yorumunu yapmış. Haberin başlığında, "Ermeni basını bile anladı" deniyor. Gazetede, bugün katledilişinin 8. yıldönümü olan Uğur Mumcu'yu anma etkinliklerinden de söz edilmiş. İyi günler. Asuman ALPASLAN - 24 Ocak 2001, Çarşamba
False