GeriGündem
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Abone Olgoogle-news

HÜRRİYETManşette "MİT bombası" deniyor. MİT'in iki patronu, tarihinde ilk kez gündemi sarsacak açıklamalar yapmışlar. İlk bomba, Kürtçe TV konusunda. Bu yayınların serbest bırakılabileceğini söylüyorlar. İkincisi ise, "Mütedeyyin insanları şeriatçı görmeyin" şeklindeki açıklamaları. Müsteşar Şenkal Atasagun ve yardımcısı Mikdat Alpay yapmış bu açıklamaları. PKK'nın Apo'nun yakalanmasının ardından girdiği bu eylemsizlik döneminin iyi değerlendirilmesi gerektiğini söylemişler. Ama bu konuda 2 yıldır somut bir adım atılmadığını düşünüyorlarmış. Bu yörede yaşayan insanların ana dilinin Kürtçe olduğunu, bu nedenle yalan yanlış yayın yapan MED TV'yi izlediklerini belirten yetkililer, Türkiye Cumhuriyeti tarafından yapılacak yayınlarla bu insanların kazanılabileceğini düşünüyorlarmış. Atasagun ve Alpay, Apo'nun asılmaması gerektiğini de, hükümete kendilerinin anlattıklarını söylüyorlar. İnsanın aklına, bunları söylediği için yıllardır 'vatan haini' muamelesi gören onca insan da gelmeden edemiyor doğrusu. Amerikan başkanlık seçimleri hala gündemde. Son yaşanan gelişmelerin ardından Bush "Kazandım" derken, Gore ise "Sayılmaz" diyormuş. El konulan Sümerbank soruşturması kapsamında sorgulanan işadamı Yaşar Keçeli de tutuklanmış. Bu bankadan aldığı krediyi bankanın eski sahibi Hayyam Gariboğlu'na aktardığı öne sürülüyormuş. Turgay Şeren, Pazar akşamı oynana Galatasaray- Fenerbahçe maçı üzerine yazıyor. Maç sırasında sahaya atılan bir meşalenin bir güvenlik görevlisi tarafından tribünlere geri fırlatıldığını görmüş ve hatırlatıyor. "Aynı olay yabancı bir ülkede de yaşandı ve küçük bir çocuk, herkesin gözleri önünde cayır cayır yandı. Polis arkadaş, bir faciaya yol açabileceğini düşündün mü?" demiş. Emin Çölaşan, Murat Demirel'den 1 milyon dolar almakla suçlanan gazeteci Rauf Tamer sorular sormaya devam ediyor. Suçlandığı günlerde neden kıyameti koparmadığını merak ediyormuş. MİLLİYETMİT Müsteşarı Şenkal Atasagun'un açıklamaları, bu gazetede de sür manşette. "Apo'yu biz astırmadık" demiş. Bunun sebebinin korku değil, ülke menfaati olduğunu açıklamış. "Apo'yu herkes kullandı, biz de kullanalım" diye düşünmüşler. PKK'nın intifadaya özendiğin, hala yurtiçinde 500, yurtdışında da 5000 kadar silahlı adamları olduğunu söylüyor. Halkı kazanmak için Kürtçe yayın yapılması gerektiğini, askerin de aynı fikirde olduğunu açıklamış. Fethullah Gülen'i o da seyretmiş. "Ağlayan, sümük çeken bir adam" olarak tanımlıyor. Yardımcısı Mikdat Alpay'ın tayini ABD'ye çıkmış. Alpay başarılı olduğu için çıkmış bu tayin. Orada CIA ve FBI ile çalışacakmış. Manşette Galatasaray Başkanı Faruk Süren var. "Naylon Süren" denilen haberde Süren'in Orhan Aslıtürk'ün kurduğu naylon fatura şirketi üzerinden 48 trilyon liralık hayali ihracat yaptığının belgelendiği yazılıyor. Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları saptamış bu olayı. ASCOR adlı şirket, hayali ihracat yapacak şirketle vurgun miktarı üzerinde anlaşıp naylon fatura buluyormuş. Gümrük ve banka işlerini de bu şirket hallediyormuş. Habere göre büyük patronlar da, hiç uğraşmadan hayali ihracat yapıp devleti soyuyorlarmış. Bu işi yapanların Top 10 listesi de var haberde. Cavit Çağlar ilk sırayı alırken Süren 5. sırada. Bush'un Beyaz Saray'ın kapısını büyük ölçüde araladığı haberi de yer alıyor ilk sayfada. Dikkat ederseniz artık yoğurdu üfleyerek yiyor tüm basın organları. Resmi açıklama yapılmadan "bu iş tamam" demiyorlar. "İşte First Family" denilen haberde, Bush'un eşi ve iki kızıyla çekilmiş bir fotoğrafı yer alıyor. Yalova'da tüm eşeklere sağlık karnesi verilecekmiş. Tarım Müdürlüğü ekipleri başlamış bu karneleri vermeye. Bir çiftçi, "Benim bile sağlık karnem yokken eşeğimin var. Çağ atlıyoruz" diye konuşmuş. SABAHVergi konusu manşette bu gazetede. Esnaf ve serbest meslek sahibinin vergi matrahı, her yurtdışına çıkışta 900 milyon lira artacakmış. Bu uygulama, kelle vergisine benzetilmiş. Şükrü Kızılot'un yazdığına göre, Hayat Standardı Esası'na göre yapılacakmış bu uygulama. Eş ve çocukları da kapsayan uygulama, 2001 Mart ayında verilecek beyannamelerle başladığı için, bu yıl yapılan gezileri de kapsıyormuş. Yani eş ve 2 çocuğu ile geçen yıl yurtdışına çıkan bir doktor, 720 milyon lira ek vergi ödeyecekmiş. Ancak Hac ve tedavi gezileri kapsam dışı bırakılmış. Hac gezisinin kaçıncı olduğuna bakıyorlar mı acaba? Merak ettim. Sabah Gazetesi muhabirleri, kapatılan Refah Partisi eski milletvekili Hasan Mezarcı'nın kendisini "Mesih" ilan etmesinden sonra Hıristiyan dininin önde gelen isimleriyle görüşmüşler. Bu yetkililer, bu iddiaların kanıtlanması gerektiğini söylüyorlarmış. Haberde, tarihte bu tip iddialar ortaya atanların engizisyon mahkemelerinde yargılandıkları, yakıldıkları hatırlatılmış. Ama şimdi gülümseme ile yaklaşıyormuş Vatikan bu tip vakalara. Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Amerika'nın New York kentinde basının ve siyasi çevrelerin ilgi odağı olmaya devam ediyormuş. Ortadoğu'da süren çatışmalara diplomatik çözüm bulmak amacıyla Amerika Başkanı Bill Clinton tarafından oluşturulan Uluslararası Arabulucu Komisyonu'nun 5 üyesinden biri olan Demirel, ilk günden itibaren büyük bir itibarla ağırlanıyormuş. Haberin başlığı, "Baba'dan New York şov" DSP milletvekili Rıdvan Budak'ın başkanlığında Küba'ya giden 8 milletvekili, 5 işadamı ve 16 gazeteciden oluşan grup önceki günü Havana'nın ünlü Varadero Plajı'nda geçirmiş. Grupta bulunan MHP'li Mehmet Gül ile Budak arasındaki siyasi tartışma, burada da devam etmiş. MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun, gündeme bomba gibi düşecek açıklamalar yapmış. Kürtçe TV'ye yeşil ışık yakan Müsteşar, "Apo'yu getiren de biziz, asılmaması için en büyük mücadeleyi veren de biziz" diye konuşmuş. RADİKALBayındırlık Bakanı Koray Aydın, "Konutta Türk mucizesi" yarattık demiş deprem konutları konusunda. İşte bu 'mucize'nin anlatıldığı haber manşette bugün. "Al sana mucize" deniyor. Koray Aydın, bakanlığının bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki sunuş konuşmasında, depremzedelerin mağdur edildiği yolundaki eleştirileri yanıtlamış. 200 bin nüfuslu bir kentin altyapısıyla birlikte yeniden inşa edildiğini ifade ederek, "Yağmur, çamur, gece, gündüz demeden büyük bir özveriyle çalışan Türk insanı, prefabrik konutların inşasında adeta destan yazmıştır" diye konuşmuş. Haberde bakanın övünmesine rağmen depremzedelerin bu ramazanı da çadır ve prefabriklerde geçireceği, kalıcı konutların söz verildiği gibi Aralık ayı sonunda bitirilmesinin gerçekten de mucize olacağı belirtiliyor. IMF Birinci Başkan Yardımcısı Stanley Fischer, Türkiye'nin uygulamaya koyduğu 'enflasyonla mücadele ve yapısal uyum' programında, şimdiye kadar önemli sonuçlar alındığını söylemiş. İki dilim kredi yoldaymış. Bu gidişatın 2001 yılında da süreceğine inanıyorlarmış. ABD'de seçimlerin düğümlendiği Florida, önceki gece eyaleti, dolayısıyla başkanlığı Cumhuriyetçi Bush'un kazandığını ilan etmiş. Gore sonuçları tanımayınca son sözün yine yargıya kaldığı belirtiliyor. Bush ise yeni yönetimi kurmak için kolları sıvamış. Florida'da arka arkaya yapılan sayımların hepsinde Gore'u geçtiğini vurgulayan ve 'yardımcısı Dick Cheney'le birlikte ABD'nin bir sonraki başkanı ve başkan yardımcısı olarak hizmet verme sorumluluğunu üstlendiklerini' söyleyen Bush, Gore'u bütün davalardan vazgeçip çekilmeye davet etmiş. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, '19 firma mikroplu su satıyor' diyen İTO raporlarını, 'tahlil numuneleri kaynaktan değil' diye önemsememiş. İTO Başkanı ise sormuş: "Su kaynaktan mı içiliyor?" CUMHURİYETCezaevlerinde süren ve ölüm orucuna dönüşen açlık grevleri manşette. 99 hükümlü ve tutuklunun sürdürdüğü eylemler için Adalet Bakanı göreve çağrılmış. Çeşitli cezaevlerinde siyasi tutuklu ve hükümlülerin ''F tipi cezaevleri ve cezaevlerinde yaşanan sorunlar'' nedeniyle başlattığı ölüm orucu eyleminin 39. gününü doldurduğu belirtiliyor. Ölüm orucu eylemcilerinin sayısı 99'a ulaşırken açıklama yapan Özgür Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Yardımlaşma Derneği (TAYAD) tutuklu ve hükümlülerin ölüm sınırına yaklaştıklarını belirterek Adalet Bakanı'nı bu nedenle göreve çağırmış. Ölüm orucundaki tutuklu ve hükümlülerin istekleri de sıralanıyor haberde. F tipi cezaevlerinin kapatılmasını istiyorlarmış. Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı'nın ortak imzaladığı üçlü protokol de kaldırılmalıymış. DGM'ler ve Terörle Mücadele Yasası'nın da tüm sonuçlarıyla kaldırılması ve Buca, Ümraniye, Diyarbakır, Ulucanlar, Burdur cezaevlerinde yaşananlardan sorumlu olanların yargılanıp cezalandırılması da istekleri arasında. Hastaların tedavileri yapılmasını da isteyen eylemciler, gözaltındayken sanıklara işkence yapanların da cezalandırılmasını istiyorlarmış. Dört yazar örgütü de destek veriyormuş bu eylemlere. FP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu, hapishanelerin pimi çekilmiş bombaya dönüştürüldüğünü belirtmiş. Af söylentilerinin işkenceye dönüştüğünü açıklamış. Afşin-Elbistan A Santralı için ayrıcalıklı hükümlerle devleti zarara uğratacak sözleşme imzalanmış. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Afşin-Elbistan A Santralı'nın işletim hakkını, maden sahaları da bedava olmak üzere ERG-VERBUND şirketine 20 yıllığına verirken, TEAŞ'ın uyarılarını dikkate almamış. PKK içinde çıkan oruç kavgasında 4 kişi ölmüş. Kuzey Irak Geliye Biçava'daki PKK kampında bulunan teröristlerden 6'sı oruç tutmak istemişler. Kamp yönetiminin buna izin vermemesi üzerine çıkan kavganın silahlı çatışmaya dönüştüğü yazılıyor haberde. 1994 yılından beri İTO tarafından yapılan 'en fazla döviz girdisi sağlayan kuruluşlar' sıralamasında birinci sırada yer alan THY'nin mali durumu, yatırımları, personel başına düşen ücretli yolcu sayısı bakımından verimliliği ve uçaklarının doluluk oranı özelleştirme gerekçelerinin tümünü çürütüyormuş. Haberin başlığında, "THY özelleştirme batağında" deniyor. İyi günler. Asuman ALPASLAN - 28 Kasım 2000, Salı
False