GeriGündem
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

HÜRRİYETKahire'de yapılan Birinci Arap Kadınları Zirvesi var ilk sayfada haftaya başlarken. Bizim hala türbanı tartıştığımız, oysa bu zirveye katılanların başları açık ve çok şık kadınlar olduğu belirtilmiş. Hem kadın haklarını hem de Ortadoğu sorununu tartışmışlar. Erkek egemen bir bölgede yapılan bu zirvede ilk dikkat çeken isim Ürdün Kraliçesi Rania kuşkusuz. Fas Kralı'nın kız kardeşi Lala Meryem ve Mısır'ın First Lady'si Suzan Mübarek de, 3 günlük zirveye modern görüntüleri ile damgalarını vurmuşlar. Filistin'in First Lady'si Süha Arafat ise, medyayı, Arap kadınlarını, cahil, bilgisiz, boyun eğer, çaresiz ve kandırılmış tipte olumsuz olarak yansıtmakla suçlamış. Bayan Arafat, bu zihniyetin Arap dünyası içinde ve dışında değiştirilmesini istemiş zirvede yaptığı konuşmada. Siyasi gafları nedeniyle Türk medyasının 'Dangalos' diye ad taktığı Yunanistan Kültür Bakanı Teodoros Pangalos, ileri geri konuşmaları yüzünden Başbakan Kostas Simitis tarafından görevden alınmış. Haberde Pangalos'un, Apo'yu saklama skandalı sonucu Dışişleri Bakanlığı görevinden alındığı da hatırlatılıyor. Pangalos, Dışişleri Bakanı Papandreu'yu Türkiye politikaları yüzünden eleştirmiş. 'Hitler zihniyetli' dediği Türklerle el sıkıştığını söylemiş. İşte bu sözler görevden alınmasına neden olmuş Pangalaos'un. Yener Süsoy bu hafta dünya ve olimpiyat şampiyonu Naim Süleymanoğlu ile görüşmüş. Sydney'de konsantre olamamış. O nedenle son hakkında da strese girmiş. "Yoksa ben halteri arkaya düşürmüş adam değilim" diye konuşuyor. Türkiye'ye ilk geldiği zamanları da anlatmış. O zaman 23 yaşında olduğunu, elbette kız arkadaşlarıyla eğleneceğini söylüyor. Eğer bunları yapmasa bu kez 'yobaz' ya da 'homo' yakıştırması yapacaklarını sanıyormuş etraftan. Türk hocaların sporculara seksi yasaklamasının doğru olmadığını düşünüyor. Eğer sporcunun düzenli bir seks hayatı varsa, müsabaka günü bile seks yapmasının bir sakıncası olmadığını söylemiş. İngiltere Kraliçesi Elizabeth, köpeğinin avda vurduğu sülünü yaralı olarak kendisine getirmesinden sonra boynunu koparırken kameralara yakalanmış. İşte bu hareketi İngiltere'yi ayağa kaldırmış. Hayvan severler, Kraliçe'nin bu işi zevkle yapmasından rahatsız olmuşlar. Av yanlısı İngilizler ise destek vermişler. Hayvanın acı çekmesine engel olduğunu söylüyorlarmış yaptığı bu hareketle. MİLLİYETBankaların yurtdışı işlemlerini izleyebilmek için çeşitli ülkelerle anlaşmalar imzalandığı haberi var manşette. "Kırmızı telefonla hortumcu avı" deniyor. Bu konuda açıklama yapan Bankacılık Üst Kurulu Başkanı Zekeriya Temizel, ABD Hazinesi ile böyle bir anlaşma yapıldığını, İngiltere ve Kanada ile de imza aşamasına gelindiğini söylemiş. Bu anlaşma sonrası telefonu açıp, bir banka olayı ile ilgili gereken tüm ayrıntıları karşı ülkeden anında alabiliyorlarmış. Bu uygulamanın Türkiye'nin itibarını artıracağını düşünüyormuş Temizel. Bu anlaşmaların hedefi, muhbir bankalara giden paranın takip edilmesi ve kaynağını tespit etmekmiş. AB Komisyonu Başkanı Romano Prodi, "Kıbrıs sorununu çözmeden Rum Kesimi'nin topluluğa alınmasının mümkün olmadığını söylemiş. Eğer yapılırsa ciddi problemler doğabilirmiş. İşte bu açıklamanın Atina'da soğuk duş etkisi yarattığı yazılıyor haberde. Prodi, Yunanistan'da yayınlanan Ethnos gazetesine vermiş bu demeci. "Türkiye'nin tam üyeliği için gerçekçi bir tarih hangisidir?" sorusunu da şöyle yanıtlamış: "Kimse bilmiyor. Biz de bilmiyoruz, Türkler de bilmiyor. Gerek yasa, gerekse tavır değişikliği konularında Türkiye'nin uyması gereken önşartlar var. Kopenhag kriterleri ciddi bir meseledir. Şahsen, gerekli değişikliklerin gerçekleştirilerek, Türkiye'nin Avrupa ile aynı hizaya geleceğini umut ediyorum". Deniz Seki hakkında bazı iddialar dolaşıyormuş ortada. Nail Keçili tarafından tanıştırıldığı Murat Demirel'le bir süre birlikte olduğu söyleniyormuş. Bu iddiaları yalanlayan Seki, Demirel'i bir ya da iki kez gördüğünü söylemiş. Nail Keçili'yi ise severmiş. "Çok şeker biridir. Umarım kurtulur" demiş onun için. SABAHDün Anıtkabir'de duygusal bir gün yaşanmış. Apo davası için Strasbourg'a gidecek olan şehit yakınları, önce Anıtkabir'i ziyaret etmişler. Bu ziyaret sırasında Yarbay Recep Cengiz, daha önce de medyada yer alan Yıldız Hemşire'nin elini öpmek istemiş. "Komutanın jesti" deniyor haberin başlığında. "Ulu önderimiz Atatürk, senin kurduğun vatanın beşçisi şehit evlatlarımızın yakınları olarak huzuruna geldik..." diye seslenmiş bu 49 insan Atatürk'e. Türkiye'de görülen dava sırasında yaptığı konuşmayla mahkeme başkanını bile ağlatan Yıldız Hemşire de varmış aralarında. Anıtkabir Komutanı Yarbay Recep Cengiz, işte bu tablodan etkilenerek öpmek istemiş Yıldız Hanım'ın elini, ancak o vermemiş. "Asıl eli öpülecek insanlar sizlersiniz" demiş. Yunanistan Kültür Bakanı Pangalaos'un görevden alındığı haberi de yer almış ilk sayfada. Başlıkta, "Dangalos'u şutladılar" denmiş. Yatağan Demokrasi Platformu, tarafından dün bir miting yapılmış. Çevre Kirliliğine, Özelleştirmeye, Soyguna Hayır Mitingi" Yatağan Garajı'nda yapılmış. Mitingde Tes-İş Şube Başkanı Erol Soğancı, Maden-İş Şube Başkanı Murat Bekem ve Yatağan Belediye Başkanı Haşmet Işık birer konuşma yapmışlar. Konuşmalarda "İşçiler burada, vekiller nerede. Ankara, Yatağan'ı gözden çıkardı. Ölüm tehlikesiyle yaşamak istemiyoruz" ve "Kahrolsun IMF, bağımsız Türkiye" sloganları atılmış. Mesut Yılmaz, hafta sonunda Muş ve Bingöl'de konuşmuş. "Doğu'nun kalkınmasının birinci şartı barış, birlik ve beraberliğin korunması korunmasıdır" diyen Yılmaz, Doğu kalkınmadan Türkiye'nin kalkınamayacağının da altını çizmiş. Mesut Yılmaz'la ilgili bir haber daha var. Mehmet Ağar için kurulan soruşturma komisyonun tutanakları yayınlanmış. Yılmaz burada, Topal cinayeti ile ilgili özel timcilerin ifadelerinin alındığı kasetin İstanbul eski Emniyet Müdürü Kemal Yazıcıoğlu'nun çantasında olduğunu söylüyormuş. Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ün açıkladığına göre, borcunu ödeyen bankacıya af geliyormuş. Bankacı derken, hortumlanan bankalardan söz ediliyor tabii ki. RADİKALHortumlanan bankalar konusu manşette bu gazetede. "Yap-seyret-affet" denmiş. Hükümetin affetmeye hazırlandığı Yurtbank'ın eski sahibi Ali Balkaner, bankasına el konmasının ardından tam 8 ay sefa sürmüş. Bankaya ait özel zırhlı Mercedes marka arabayı bu süre içinde kullanmış. Üstelik benzin parasını da, bankaya devlet el koyduğu için devlet sağlamış. Bu arabaya 200 milyar değer biçiliyormuş. Ancak ağustos ayında Balkaner'in korumasına 44 milyar liraya satılmış. Devlet ayrıca el koyduğu bankanın daha önce temizlik, güvenlik, ısınma, haberleşme ve yemek gibi hizmetlerini karşılayan Balkaner'in firması Yurt Hizmet A.Ş'ye yeni bir sözleşmeyle aynı işi yine vermiş. İsmet Berkan, gazetede birkaç gün önce hakkında yazılanlar konusunda Güneş Taner'in yaptığı açıklamaları yazmış bugün. "Söylemez, Dışbank' tan mahkûm oldu. Çağlar, Ziraat Bankası'na olan borcunu bakanlığı döneminde baskıyla 50 milyon dolar indirtti. Çağlar, Sabah Grubu'yla birlikte teminatı verince bankayı aldı. Madem Yüce Divan'lık işlemdi, neden herkes imzaladı? 98 Kasım'ından beri yönetimde olmayan Taner suçlu, başka herkes suçsuz mu?" diyormuş. Tuncay Özkan da, banka batıranların parayı ödemeleri halinde kurtulmalarının düşünüldüğü af tasarısı konusunu yazıyor. Adalet Bakanı Türk'ün bu konuda yaptığı açıklamalara dayanarak, banka hortumcularının da affedileceğini belirtmiş. Affın başlangıç tarihinin 23 Nisan 1999 olmasını da anlamlı buluyor. Bugüne kadar el konan bütün banka sahiplerini kapsayacakmış bu tarihten başlaması nedeniyle af. Başbakanlık Takip Kurulu, bölücü ve irticacı memurlar listesini tamamlamış. Tasarı yasalaşınca, 5 bin memurun işine son verilecekmiş. Listede 500'ü aşkın hakim ve savcı, 100'ü aşkın da vali ve kaymakam bulunuyormuş. Yatağanlıların çevre kirliliği ve özelleştirmeye karşı yaptıkları mitingin haberi de yer almış ilk sayfada. CUMHURİYETAlmanya, aşırı sağcı Alman Milli Demokratik Partisi'ni (NPD) kapatmaya hazırlanıyormuş. "Irkçı partiye yasak" deniyor manşette. NPD'nin yasaklanmasıyla ilgili girişimler, geçen günlerde yabancılara, özellikle de Musevi sinagoglarına, kurumlarına ve mezarlıklarına yönelik saldırıların artış göstermesi üzerine gündeme gelmiş. Alman halkının üçte ikisinin sadece NPD'nin değil, DVU ve Republikaner gibi diğer aşırı sağcı partilerin yasaklanmasından yana olduğu belirtiliyor. Bugün Türkiye'nin AB rüyası için kritik bir günmüş. AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanları AB Genel İşler Konseyi Toplantısı için bugün Brüksel'de bir araya gelerek AB Komisyonu'nun Türkiye için hazırladığı katılım ortaklığı belgesi konusunda ''tarihi'' bir karar vereceklermiş. AB ülkeleri arasında genel eğilimin, belgede Kıbrıs'la ilgili ifadelerin yer almasının Helsinki çizgisine uygun olduğu yönünde olduğu belirtilmiş haberde. İktidar ortağı partiler, Adalet Bakanlığı'nın af taslağını masaya yatırmaya hazırlanıyormuş. Tasarıdan Erbakan da yararlanacakmış. Af taslağında banka batıranların ''borçlarını faiziyle beraber ödemeleri koşuluyla'' af kapsamına alınması tartışma yaratmış. Bu düzenlemeye MHP'nin yanı sıra, Rahşan Ecevit de mesafeli yaklaşıyormuş. Yatağan'da dün yaklaşık 10 bin kişi özelleştirmeye ve çevre kirliliğine karşı yürümüş. Mitingde konuşan Yatağan Belediye Başkanı Haşmet Işık , desülfürizasyon tesislerinin bitirilmesini, Yatağan'ın yeşillendirilerek eski haline dönüştürülmesini istemiş. Haberde on binlerin nefes alma isteği ile yürüdüğü yazılıyor. ÖSS başvuruları için bugün son gün olduğu haberi de yer alıyor Cumhuriyet Gazetesi'nde. İyi haftalar. Asuman ALPASLAN - 20 Kasım 2000, Pazartesi

Canlı Borsa - Altın Fiyatları - Döviz Kurları için Bigpara

False