GeriGündem
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Abone Olgoogle-news

HÜRRİYET"Yürüye yürüye geldim, yürüye yürüye giderim" demiş. Baba. Anayasa değişikliği oylamasının ardından ilk kez Hürriyet'e konuşmuş. Meclisteki işlerin kendisi dışında cereyan ettiğini söylüyor Demirel. Cumhurbaşkanının iki kez seçilmesinin oylandığını, bunun kendisi ile ilgisi olmadığını belirtiyor. "Tacımdan tahtımdan olmadım ya! Ben demokrat adamım" demiş...Siyasi konulardaki soruları yanıtlamamış. Olayın çok taze olduğunu, biraz zaman geçtikten sonra konuşacağını söylemiş. İsmet Solak, kamuoyu araştırmalarının sonucunda halkın artık Demirel'i istemediği sonucunun çıktığının söylendiğini sorunca vermiş bu cevabı...Devlet Tiyatrolarının Nisan galasında bir skandal yaşanmış. Taksim Sahnesinde Tarık Buğra'nın yazdığı, Sakıp Sabancı'nın hayatını konu alan 'Patron' adlı oyun sahnelenmiş. Oyunun bitiminin ardından verilen kokteyl sırasında oyunculardan Ali Sürmeli, hep birlikte yapılan fotoğraf çekimine katılmak istememiş. Oyunun çok kötü olduğunu söylüyor. 25 yıllık devlet memuru olduğunu, Bakanın dayatmasıyla bu kötü oyunda oynatıldığını anlatmış. Röportaja dayanarak böyle bir oyun yazıldığını, bunun olmaması gerektiğini belirtmiş ve bardakları kırmış. Bu sırada gülümseyen Kültür Bakanı İstemihan Talay'a da, "Gülme. İstifa et!" diye bağırmış. Görevlilerce dışarı çıkarılmış sanatçı. Bakan Talay, dayatma olmadığını söylemiş. "Beğenmiyorsa istifa etsin. Özel tiyatrolar var" diyor Bakan... Sakıp Sabancı ise, "Ben bu tepkiye şapka çıkartırım. Herkes fikrini söylemekte özgürdür" demiş...Ahmet Mete Işıkara yine rahatlatmış. "Marmara'daki fayın tek parça olarak değil, birkaç defada kırılacağını savunan bilim adamlarına katılıyorum" diyor. Ama sürekli yinelediği şeyleri yine söylemiş. Mutlaka deprem olacak ve en azından kişisel hazırlıklarımızı yapmalıyız. Bulunduğumuz her mekanda bir senaryomuz olmalı.Erken uyarı sistemi ile ilgili çalışmalarda son aşamaya gelmiş Marmara için...MİLLİYETGenelkurmay Başkanı Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun, Başbakan Ecevit'e "Biz bu işte yokuz" mesajını yolladığı konuşuluyormuş Çankaya konusunda...Başbakan'a yakın bir kaynak söylemiş bunu. Kıvrıkoğlu'nun orduyu siyasi süreçlerden uzak tutma çabası, koalisyon ortaklarınca da memnunlukla karşılanıyormuş. Mesut Yılmaz ve Hüsamettin Özkan, Ordudan en ufak bir ima ya da telkin gelmediğini, tamamen siyasi sürecin işlediğini söylemişler...Liderler zirvesinde Ecevit'in "Partinizden aday çıkarmayın. Uzlaşarak belirleyelim" demesi bekleniyormuş. Taha Akyol böyle düşünüyor..."Dinler Halil İbrahim sofrasında buluştu" deniyor bir başka başlıkta. Müslüman, Hıristiyan ve Museviliğin temsilcileri, diyalog için Harran'da buluşmuş. 3 dinin temsilcisi de "Artık dinlerden değil, dinden söz edelim" demiş.Çiller Yılmaz'a bir çalım atmış. Mesut Yılmaz Galatasaray maçı için Leeds'e gitmekten vazgeçince, Tansu Çiller fırsatı kaçırmamış ve Leeds'e gitmeye karar vermiş. Ölen İngiliz'in eşi Susan Speight ise "Ne olur gelmeyin" diyor maç için. "Olayların büyümesini ve başka masum insanların acı çekmesini istemiyorum. Şiddete kalkışmak isteyen İngilizler de maçtan uzak dursun" TBMM Komisyonu, Kamu Görevlileri Sendika Yasasını kabul etmiş. Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle de grev hakkı verilmemiş memurlara...Üreme hızları çok düşük olduğu için nesli tükenme noktasına gelen pandaları kurtarmak için viagra kullanılacakmış. Erkek pandanın 20 saniye olan çiftleşme süresi, bu ilaçla 20 dakikaya çıkarılacakmış...Ali Şener Umur Talu'ya, "Senin gibiler bulanık suda boğulup gittiler. Arkana dön ve bak " demiş. Talu arkasına baktığında İpekçi'yi, Emeç'i ve Mumcu'yu gördüğünü yazıyor.Geçenlerde Ali Şener'in, Çankaya'nın mutfak masrafını 7 yıldır kendisinin karşıladığı sözleri üzerine bir yazı yazmıştı Talu. Ali Şener buna cevap vermiş. Cevap çok 'edebi'. Örneğin bir yerinde, "Eline geçirdiğin ve bir gün bir yerlerine batacak o sivri uçlu kalem..." gibi edebi ifadelerle dolu...SABAHDemirel Güniz Sokakta oturacak, Kuleli Sokak 15 numarada çalışacakmış 16 Mayıs sonrası. Yavuz Donat, Güniz Sokaktaki evin artık Demirel'e dar geleceğini yazıyor. Yurt dışı dostları da fazlalaştı ya!!! Yeni çalışma mekanı 5 salon ve 8 odalıymış. Sahibi de tanıdık. Biraz önce yazmıştık. Hani şu Umur Talu'ya edebi bir yazı gönderen Kayınbirader Ali Şener...Bu mekanı zaten kullanıyormuş Cumhurbaşkanlığı. Ancak dedikodu olmasın diye bedelsiz olarak kiralanmış. Şimdi kiracı hanesine Demirel yazılacakmış...Yavuz Donat, Mesut Yılmaz'ın önce 'Aday değilim' açıklaması yapıp, daha sonra da 'Adayımız Yıldırım Akbulut' demesini bekliyor...Başbakan Ecevit'e hastalığı sırasında iğne yapan hemşire Satı Moğultay, çok heyecanlanmış... Ecevit bunun üzerine "Sakin olun, ben hazırım" diyerek rahatlatmış hemşireyi...Yüce Altıhan adlı yurttaş, dinini değiştirmek için mahkemeye başvurmuş. Şaman olmak istemiş. Mahkeme Dünyada ve Türkiye de böyle bir kurum olmadığını söyleyerek başvuruyu kabul etmemiş...Galatasaray-Leeds maçı konusunda Devlet harekete geçmiş. Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü, maçın tarafsız sahada ve seyircili oynanmasını isterken, Dışişleri Bakanı İsmail Cem, İngiltere'ye mektup yollamış. Irkçı hareketlerin önlenmesini istiyor Cem mektubunda...Devlet Kurumlarının kamplarına yerleştirilen depremzedelerden, buraları boşaltmaları istenmiş. Yaz geliyor ya! Hazretler tatil yapacaklar...Lazio maçında tekrar sakatlanan Brezilya'lı futbolcu Ronaldo'nun sahalara dönmesinin zor olduğu yazılıyor bir başka haberde... Sakatlandığı andaki acısı ve attığı çığlıklar korkunçtu Ronaldo'nun...RADİKALÇankaya'ya aday olup olmadığı hala belirsizliğini koruyan Mesut Yılmaz'ın bu tutumunun uzlaşmayı güçleştirdiği yazılıyor gazetenin başlığında. "Yılmaz bilmecesi" denmiş...İsmet Berkan'ın yazdığına göre DSP ve MHP ortak tutum belirlemek amacıyla diplomasiyi hızlandırmışlar. Yılmaz'ın bu tutumu MHP'yi, "DSP'li ve solcu bir aday olmaz" noktasından, "Biz öyle demedik " noktasına getirmiş...Zirveden Yılmaz'a adaylık vizesinin çıkmasının zor olduğu belirtiliyor yazıda. Bir aday üzerinde anlaşsalar bile ANAP'ın uzlaşmaya sadık kalıp kalmayacağı da bilinmiyormuş.Berkan, uzlaşma olmazsa ne olacağını da Ecevit'in daha önce açıkladığını yazıyor. "Seçim, partilerin içinde ve partiler arasında ciddi sorunlar yaratır" demişti Başbakan...MHP de "Teklif var ısrar yok" demiş. ANAP'ın Yılmaz'ın adaylığı konusunda MHP'nin direncini kırmak için Bahçeli'nin adaylığını gündeme getireceği yazılıyor bir başka başlıkta. MHP ise aslında istermiş ama ısrarcı olmayacakmış...Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü, Dünya spor camiasından özür diledi dün, ölen iki İngiliz taraftarla ilgili olarak... "Siyaset sahaya indi" deniyor bu haberin başlığında. Milletvekillerini maça götürmek için Başbakanlığa ait ATA uçağı tahsis edilmiş. Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in de İngiliz meslekdaşı Cook'a bir mektup yazarak, gerekli önlemlerin alınmasını istediği yazılıyor haberde...Bugün yeni GSM ihalesi var. Geçen gün yapılan ihalede arda kalan 4 firma, yeni şebeke için yarışacak. En az teklif 2 milyar 525 milyon dolar olacak yasaya göre...İş Bankasının ortağı TİM'in Genel Müdürü, rekabet dolayısıyla cep telefonu hizmetlerinde ucuzluk olacağını söylüyor...CUMHURİYETAynı konu Cumhuriyet Gazetesinin de başlığında. "Dördüncü cep telefonu şebekesi ihalesine de büyük katılım bekleniyor. İkinci yarış bugün" denmiş...Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Recep Önal, önceki gün yapılan ihaleyle, bir yıllık özelleştirme gelirleri hedefinin yüzde 33'üne ulaşıldığını söylemiş...GSM ihalesine siyasi tepkiler de gelmeye başlamış. DSP milletvekili Uluç Gürkan, "Türkbank'taki gibi yapılsaydı, milyar doları zor aşardı" derken, MHP'li Enginyurt, "Şaibe karıştırılmadığı zaman rakamın nerelere varacağı görüldü" diye konuşmuş...Doğu Almanya Gizli Servisi Stasi'nin Helmut Kohl'ü 1975'ten beri dinlediği ortaya çıkmış. Bu olay Almanya'yı karıştırmış. Şimdi de bu dinleme belgelerinin basına verilip verilemeyeceği tartışılıyormuş. Ne biçim adam bunlar ya!!! Tartışmaya ne gerek var bunları. Verin gitsin...Dışişlerinin Leeds maçı için Londra'dan güvence istediği yazılıyor diğer bir haberde. UEFA ise İngiltere'den 'Devlet garantisi' istenmesinin söz konusu olamayacağına dikkati çekiyor...Mehmet Eymür, Internetten yaptığı yayınlara devam ediyor. ABD'de yaşayan Eymür, bu kez de Çakıcı ile Erol Evcil arasındaki konuşmaları yayınlıyor. Çakıcı'nın elinde bulunan bir kasete Tansu Çiller'in 150-200 milyon dolar vereceği öne sürülüyor Erol Evcil'in iddiasıymış bu... Bunu da ona Mehmet Ağar söylemiş..."Bir Bilen, çok bileniyor" demiş Mustafa Balbay. 16 Mayıs sonrasını yazmış. Ve Merkez sağın geçtiği yolları. "Bakalım bu tablo karşısında bir bilenen, affedersiniz bir bilen; bilenip bilenip kendisine ne kadar pay yontabilecek?" diyerek bitirmiş yazısını...İyi tatiller...Asuman ALPASLAN - 14 Nisan 2000, Cuma
False