5 maddede Paris İklim Anlaşması

Güncelleme Tarihi:

5 maddede Paris İklim Anlaşması
Oluşturulma Tarihi: Eylül 24, 2021 07:00

İklim politikaları açısından dönüm noktası kabul edilen Paris Anlaşması, liderlerin New York’taki BM Zirvesi sırasında yaptıkları açıklamalar ile yeniden gündemde. Ekim sonundaki Glasgow Zirvesi öncesi Türkiye de bu anlaşmayı onaylayacağını ilan etti. Türkiye, halihazırda bu metni onaylamayan tek G20 ülkesi konumunda.

Haberin Devamı

Muhammed KAFADAR- Peki anlaşmaya imza atan ve ulusal katkı beyanını açıklayan ilk ülkelerden olmasına karşın Türkiye neden söz konusu metni parlamentosundan geçirmedi ve şimdi ne değişti de bu adımı atıyor?

1- PARİS ANLAŞMASI NEDİR

Aralık 2015’te 200’e yakın ülkenin imzasıyla kabul edilen ve 4 Kasım 2016 itibarıyla yürürlüğe giren anlaşma ile ortalama küresel yüzey sıcaklığındaki artışı yüzyılın sonuna dek 1.5 derece ile sınırlandırmak hedefleniyor. Küresel ısınmaya neden olan sera gazı emisyonlarının azaltılması için ortak bir hedef dayatmak yerine her ülkenin kendi ulusal katkı beyanına göre hareket etmesini öngören anlaşmaya 197 ülke imza attı. Türkiye’nin yanı sıra Yemen ve Eritre ile petrol ihracatçıları İran, Irak ve Libya imzacı oldukları halde anlaşmayı onaylamadılar.

Haberin Devamı

2- TÜRKİYE NEYE İTİRAZ ETTİ

Çevre ve Şehircilik ile Dışişleri bakanlıklarının açıklamalarına göre Türkiye, iklim fonlarına ya da başka bir deyişle yeterli finans kaynağına ulaşamamaktan şikâyetçi. Gelişmiş ülkelerin sıralandığı Ek-1 listede yer aldığı için anlaşma kapsamında oluşturulan destek fonundan yararlanma olanağını kaçıran Türkiye, gelişmekte olan ülke şeklinde sınıflandırılmak istiyor. Söz konusu fon, 2020-2025 dönemi için yıllık 100 milyar dolardan oluşsa da henüz 80 milyar dolar toplanabildi.

3- BUGÜN NE DEĞİŞTİ

Türkiye’nin girişimleri sürse de aslında statüsünde henüz bir değişiklik olmadı ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, anlaşmanın ekim sonundaki Glasgow Zirvesi’nden önce onaylanacağını söyledi. Uzmanlara göre, anlaşmaya katılmamanın ekonomik maliyetinin, katılmanın maliyetinden daha büyük olabileceğinin görülmesi, bu kararda etkili. AB’nin emisyon odaklı yeni gümrük rejimine uyumlanmamanın ihracat üzerinde önemli bir ek maliyet oluşturacağı, ayrıca anlaşmanın onaylanmasıyla Türkiye’nin Glasgow konferansında oy hakkına sahip olabileceği yapılan yorumlar arasında. Anlaşmanın onaylanmaması, diğer çok taraflı ve ikili iklim finansmanı olanaklarından yararlanamama sorunu da doğuruyor.

5 maddede Paris İklim Anlaşması

Haberin Devamı

4- HEDEFE YAKLAŞILIYOR MU

Toplam emisyonun yüzde 90’ından sorumlu 57 ülkeyi izleyen endeks, yeterli ilerleme sağlanamadığını ve bu şekilde devam edilmesi halinde 2100’de ısınmanın 3 derecenin üzerinde gerçekleşeceğini öngörüyor. Peş peşe yayımlanan raporlarla trenin kaçmak üzere olduğu uyarıları yapılsa da olumlu gelişmeler yok değil:

Önceki günkü BM Konferansında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ülkesinin bundan böyle yurtdışındaki kömür santrallarına yatırım yapmayacağını açıkladı. Pekin, emisyon artışının 2030’dan önce zirveyi göreceğini ve 2060’da karbon nötr bir ülke olacaklarını da bildirmişti.

Yine BM Konferansında ABD Başkanı Biden da yoksul ülkelere iklim yardımları için ayrılan kaynağın iki katına çıkarılarak 11.4 milyar dolar olarak belirleneceğini ilan etti. Biden daha önce, ABD’nin 2030 yılına kadar emisyon miktarını 2005 seviyesine göre yüzde 50 azaltacağını taahhüt etmişti.

Diğer önemli ekonomiler olan İngiltere ve Almanya 2030’a kadar 1990 seviyelerine göre sırasıyla yüzde 78 ve yüzde 65 emisyon azaltımı yapacaklarını ilan ettiler. Bu vaatlere ne kadar uyulduğu 2023’ten itibaren her 5 yılda bir yapılacak toplantılarla değerlendirilecek.

Haberin Devamı

5- TÜRKİYE NE TAAHHÜT ETTİ

Ulusal Katkı Beyanını 30 Eylül 2015’te BM’ye sunan Türkiye, mutlak azaltım vaat etmedi. Mevcut politikaların sürmesi halinde emisyon üretiminin 2030’da 1.17 milyar tona çıkacağını hesaplayan Türkiye, ek önlemlerle bunu 2030’da 929 milyon tonda tutacağını bildirdi, yani artıştan yüzde 21 düşüş öngördü. Bu da beyanın iletildiği tarihe göre emisyon miktarında iki kat artışa denk geliyor.

TÜRKİYE 16’NCI SIRADA

Küresel emisyonların yüzde 50’sinden Çin, ABD, AB ve Hindistan sorumlu. Toplam emisyonların yüzde 1’inden sorumlu olan Türkiye en kötüler listesinin 16’ncı sırasında.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!