GeriGündem 40 yıllık erozyon zaferi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

40 yıllık erozyon zaferi

Rüzgar erozyonu nedeniyle terk edilmesi bile gündeme gelen Konya'nın Karapınar İlçesi'nde, 40 yıl boyunca ‘‘vatan savunması’’ olarak kabul edilen örnek bir erozyonla mücadele çalışması yürütüldü.

Türkiye'de kara kumulu olarak bulunan 465 bin 913 bin hektar alanda rüzgar erozyonu sorunu yaşanıyor. Bu alanın yaklaşık yüzde 70'i Konya sınırları içinde yer alırken, 103 bin hektarı da Karapınar İlçesi'nde.

İLK ÇALIŞMA 1962'DE

Erozyonla birlikte topraklar verim gücünü kaybetti ve ilçenin güneybatısında 43 bin dekar alan kara kumulu ile kaplandı. Öyle ki Karapınar-Adana Karayolu kum yığınları ile kapanarak geçit vermemeye başladı..

İlk erozyonla mücadele çalışmaları 1962 yılında Toprak Su Genel Müdürlüğü'nce tel örgü ile çevrilen 130 bin dekarlık bir alanda başladı.

1985 yılında kurulan Konya Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü erozyonla mücadele çalışmalarını etkili bir şekilde yürüttü. Uçsuz bucaksız kumulların üzerine kurulan kamış perdeler yardımıyla rüzgarın hızı kesildi ve kum hareketleri durduruldu.

Daha sonra belli aralıklarla kurulan bu perdelerin arasındaki alanlar kuraklığa ve sıcağa dayanıklı bitkilerle yeşillendirildi. Bu perdelerin arasına çeşitli ağaçların fidanları da dikildi.

Zamanında kuru tarım yapılan ve çölleştikten sonra terkedilen 10 bin dekar tarım alanı ise tekrar ekilecek duruma getirilerek çiftçilere teslim edildi.

700 BİN BADEM AĞACI

Erozyonun etkili olduğu Ketir Tepesi'ne 700 bin adet badem ağacı dikilirken, diğer alanlarda da meralaştırma ve bağ-bahçe kurma çalışmaları hızlandırıldı.

Bugün, bölgede kumul tepelerinin bulunduğu 43 bin dekarlık saha ağaçlandırma çalışmaları ile tamamen suni bir orman haline getirilirken, her yıl buraya binlerce ağaç dikilmesine devam ediliyor.

Yaklaşık 20 bin dekarlık alan üzerinde nadas-hububat şeritvari ekim metodu uygulanarak, bölge erozyondan korunduğu gibi ürün alınması da sağlanıyor. 40 bin dekarlık başka bir alan ise koruma altına alınarak, mera haline getirildi ve tabii bitki örtüsünün toprağı kapatması sağlandı.

Üniversite dersi oldu

1962 yılından itibaren aralıksız çalışmaların devam ettiği Karapınar; rüzgar erozyonu önleme, kontrol sahasında erozyonunun önlenmesinde model olarak kullanılabilecek başarılı bir örnek proje ortaya kondu. Halen Avrupa ve ABD'de çeşitli üniversitelerde bu başarılı çalışma mastır konusu olarak okutulmaya devam ediliyor.

ASKERDEN BÜYÜK DESTEK

Türkiye'de erozyonla mücadelede zaferin simgesi haline gelen Karapınar, erozyonun yaşandığı başka bölgelere de önemli bir örnek oldu. Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri de burada yürütülen çalışmalara, 1 milyon 238 bin 500 metrekare alanda kurduğu ‘‘Türk Silahlı Kuvvetleri Hatıra Ormanı’’ ile büyük katkı sağladı.

YOK OLUŞTAN KURTULDU

Karapınar bu süre içinde yürütülen ve halk ile sivil toplum kuruluşlarının da destek verdiği mücadele ile kumlar altında kalarak toplu göçlerle yok olmaktan kurtuldu. Bugün bölge, Meke ve diğer obrukgölleriyle ve son yıllarda ortaya çıkarılan yer altı şehirleriyle turizmden de önemli bir pay almayı hedefliyor.

RÜZGAR EROZYONU

Konya'dan sonra rüzgar erozyonu alanı sıralamasında 122 bin 741 hektar alanla Niğde ikinci, 12 bin 894 hektar alanla Kayseri üçüncü, 2 bin 910 hektar alanla da Kars dördüncü sırada. Son derece sıcak ve kurak bir iklime sahip Karapınar'da, yanlış tarım ve hayvancılık uygulamaları yüzünden 1960'lı yıllarda çölleşmeyle beraber toplu göç tehlikesi baş gösterdi.

Ayakkabı boyayıp fidan dikiyor

EROZYONLA 40 yıldır süren savaşa, Karapınarlılar da her şeyleriyle destek veriyor. Daha önce de haber konusu olan ayakkabı boyacısı Sabri Akyıl, 20 yıldır satın aldığı fidanları dikiyor. Erozyonla mücadeleye ‘‘kendi çapında’’ katılan Akyıl, bugüne kadar 2 bin fidan diktiğini söylüyor.

Canlı Borsa - Altın Fiyatları - Döviz Kurları için Bigpara

False