GeriGündem 21 yıl önceki ilk raporu yazanlar konuştu: ‘Devamı gelecekti ama fırsat vermediler’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

21 yıl önceki ilk raporu yazanlar konuştu: ‘Devamı gelecekti ama fırsat vermediler’

21 yıl önceki ilk raporu yazanlar konuştu: ‘Devamı gelecekti ama fırsat vermediler’
Abone Olgoogle-news

Zafer Aktaş’ın İstanbul Emniyet Müdürü olarak atanınca ‘Fetullah Gülen ve Işık Tarikatı’ adlı rapor da yeniden gündeme geldi. 21 yıl önce Aktaş’ın da aralarında bulunduğu ‘çekirdek kadro’ niteliğinde özel bir ekip tarafından hazırlanan rapor FETÖ’ye yönelik tespit ve teşhisler içeren ilk resmi rapor olma niteliğini taşıyordu. Raporu hazırlayan ekipteki Cevdet Saral, Osman Ak ve Ersan Dalman Hürriyet’e konuştu.

1999 senesi, o zamanki adlandırmayla, ‘Fetullahçıların’ en çok konuşulduğu yıllardan biriydi. 90’ların başından itibaren emniyette ciddi bir şekilde örgütlendikleri, tayin ve terfilere etki edebilecek konuma geldikleri özellikle istihbarat gibi çok kritik şubeleri ‘ele geçirdikleri’ konuşuluyordu. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Teftiş Kurulu Başkanlığı artık basına da yansıyan bu iddialara ilişkin bir araştırma başlattı. 1999’un ocak ayıydı. Üç müfettiş görevlendirildi. Bu müfettişler Ankara Emniyet Müdürlüğü’nden yardım istedi. Dönemin Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral, ‘resmi talep’ gelirse yardım edebileceklerini söyledi. ‪10 Şubat‬’ta bu resmi talepler geldi. Ankara Emniyeti; emniyetteki ‘Fetullahçı’ yapılanmayı araştırmaya başlamıştı. İstihbarat’tan sorumlu müdür yardımcısı Osman Ak, İstihbarat Şube Müdürü Ersan Dalman, İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Zafer Aktaş ve istihbarat büro amiri Mahmut Çorumlu’dan oluşan ‘çekirdek kadro’ yoğun bir çalışmaya girişti. ‪18 Mart‬’ta raporun ilk bölümü tamamlanmıştı. 46 sayfalık ikinci bölüm ise ‪16 Nisan‬’da tamamlandı. ‘Fetullah Gülen ve Işık Tarikatı’ başlıklı rapor ‪21 Nisan‬’da DGM Başsavcılığı’na teslim edildi. Raporda yapılanmasın boyutlarına ve amaçlarına dikkat çekilerek ‘din görünümlü isyanların en sinsi, en kapsamlı ve en tehlikelisini yapabilirler’ uyarısı yapılıyordu.

“TESPİTLERİMİZ DOĞRU ÇIKTI”

O raporu 21 yıl önce kaleme alan ‘çekirdek kadro’ içindeki polis müdürleriyle konuştuk:

Cevdet Saral (Dönemin Ankara Emniyet Müdürü): “Rapordaki analizlerimizi o zaman kimse kaale almadı. FETÖ’nün devlet içindeki organları bizim yazdığımız raporu kapatmak için ellerinden geleni yaptılar. Telekulak soruşturmasıyla bizi hedefe koydular. Genel Müdürlüğün istihbarat biriminde yuvalanmış bir ekipti. Biz devletin iradesiyle bir kenara çekildik. Ama netice bizim raporda yazdığımız bütün gerçekler ve tespitlerimiz ile devlet yüzleşti. Devlet içinde örgütlenenlerin akıbeti de bu raporla hazırlanmış oldu. Orada bahsettiğimiz tehlike, rapordan 17 yıl sonra 15 Temmuz’da gerçek oldu. Zafer Aktaş bu raporun önemli kahramanlarından biriydi. Devlet için yaptığı bu hizmetlerin o dönemde takdir edilmesi mümkün olmadı.”

Osman Ak (Dönemin İstihbarattan Sorumlu Yardımcısı): “Raporumuz örtbas edildi. ‘Gerçek dışı rapor hazırlamak’ iddiasıyla suçlandım. Ankara DGM’de Fetullah Gülen’e açılan davanın temeli de bu rapordu. Örgütün en güçlü olduğu dönemdi. Soruşturmayı yürüten DGM savcısı Nuh Mete Yüksel’e de kaset komplosu kurdular. Biz 200’ün üzerinde dava ile yargılandık. En son davamız bir iki ay önce bitti. Hepsini de kazandık. İstanbul’un yeni emniyet müdürü Zafer Aktaş da o dönem çok sıkıntı çekti. Rütbelerimiz söküldü, mahkeme kararıyla geri aldık. Mahkeme kararıyla tekrar söküldü. Bütün özel hayatımız didik didik edildi. En ufak bir şey bulsalardı bizi perişan ederlerdi. İlk kez ‘haşhaşi’ ifadesini onlar için ben kullanmıştım. Zafer Aktaş’ın İstanbul’da da çok başarılı olacağına eminim.”

“RAPORUN DEVAMI GELECEKTİ”

Ersan Dalman (Dönemin İstihbarat Şube Müdürü): ‘Raporu hazırladığımız süreçte bilgisayarımıza virüsler bile gönderildi. O dönemler bizi öve öve göklere çıkaran bazı gazeteciler, yazarlar biz Fetullah Gülen’e dokunduğumuz anda bizi yerin dibine sokmaya başladı. Herkes bizim aleyhimize döndü. Biz ne yaptığımızdan emindik. Raporu hazırlarken Fetullah Gülen’in okumadığım kitabı kalmadı. Satır, satır okuduk. Raporun devamı gelecekti ama fırsat vermediler. Açığa alındık. Fetullahçıların sonraki eylemlerini gördüğümüzde hiç şaşırmadık. Hatta darbe girişimine de şaşırmadık. Çünkü biz raporumuza tahminlerimizi değil bildiklerimizi yazdık.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle