17 yıllık Özcan Deniz efsanesi! Yeniden gündemde... Eve giren hırsıza karşı meşru müdafaanın sınırı ne?

17 yıllık Özcan Deniz efsanesi Yeniden gündemde... Eve giren hırsıza karşı meşru müdafaanın sınırı ne

Kocaeli'de evine giren hırsızla yaşadığı arbede esnasında onu bıçaklayarak ölümüne sebep olan ev sahibinin tutuklanması, sosyal medyada tartışma konusu oldu. Hukukçular arasında da 'meşru müdafaa' tartışmalarını alevlendiren olay, halk arasındaki 'hukuk efsanelerini' de yeniden gündeme getirdi. Umarız hiç kimsenin ihtiyacı olmaz ancak işte 'eve giren hırsıza ancak yatak odanda müdahale edebilirsin'den 'boksörün yumruğu silah sayılır'a kadar hukuk efsanelerinin perde arkası ve bilmemiz gerekenler...

Haberin Devamı

Cinayetle son bulan hırsızlık vakası geçtiğimiz hafta Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde meydana geldi. Dubleks evinde uyuyan ve alt kattan gelen sesler üzerine uyanan Okan Karatoprak isimli vatandaş, aşağı inince çekmeceleri karıştıran biriyle karşılaştı.

17 yıllık Özcan Deniz efsanesi Yeniden gündemde... Eve giren hırsıza karşı meşru müdafaanın sınırı ne

Okan Karatoprak ile Murat Yarar isimli hırsız arasında arbede yaşandı. Bu esnada Murat Yarar’ı bıçakla yaralayan Okan Karatoprak, 112 Acil Çağrı Merkezini arayarak durumu bildirdi. Ambulansla hastaneye kaldırılan Murat Yarar, hayatını kaybetti. Yarar’ın hırsızlık suçundan sabıkasının olduğu öğrenildi. Polis ekipleri tarafından gözaltına alınan Okan Karatoprak ise çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.

Haberin Devamı

MEŞRU MÜDAFAA TARTIŞMASI

Acı olayın ardından 'meşru müdafaa' tartışması başladı.

Özellikle sosyal medyada; cinayetle de son bulsa, hırsıza özel mülkiyetinde fiziki olarak ya da silahla müdahale etmenin cezasız kalacağı şeklinde yorumların oluştuğuna dikkat çeken uzmanlar ise uyardı.

Halk arasında; "Hırsızı yatak odanda vursan ceza almazsın..." “Hırsıza ancak yatak odanda müdahale edebilirsin...” “Boksörün yumruğu silah sayılır...” “Gözlüklü birine yumruk atmanın cezası 6 aydan başlar...” “Amirin sana vurunca 3 saniye içinde refleksle geri vurabilirsin...” gibi çok sayıda gerçeği yansıtmayan efsanenin oluştuğuna değinen avukatlar dikkat çeken uyarılarda bulundu.

Halk arasındaki söylentileri Hürriyet.com.tr'ye yorumlayan Ceza Hukukçusu, Avukat Cesim Parlak "Burada dikkat edilmesi gereken ‘olayda meşru müdafaa sınırlarının aşıldı mı’ sorusudur. Genelde toplumda yaygın olan düşünce ‘eve giren hırsız yatak odasında öldürülürse suç değildir’ şeklindedir. Ancak burada hırsızla karşı karşıya kalındığında kişinin ruh hali, karşı karşıya gelme şekli, hırsızı önleme yöntemi her olayın özelinde tartışılır. Ama genel olarak bir insandan beklenen makul düzey, gece saatlerinde evin içinde bir insanla karşılaştığında panikle o kişiye saldırması ya da karşı koymasıdır. Bu durum gerçekleştiği takdirde hukuk buna bir cezai işlem uygulamıyor. Ev içindeki meşru müdafaa durumunun herhangi bir yer tanımlaması yoktur. Meydana gelen her olayın kendi gerçekliği içerisinde hukuki nitelendirmeye tabii tutulması gerekiyor. Ama ilk etapta bir insanın öldürüldüğü bir olay tutuklama gerektiren bir durumdur. Bu durumdaki masumiyet ya da suç oranı yargılama sonunda açığa kavuşacaktır" dedi.

Haberin Devamı

"BIÇAK KULLANMASI MEŞRU MÜDAFAA..."

Kocaeli'ndeki kanlı olayı da Parlak şu tespitlerde bulundu:

"Eve giren hırsıza karşı, malını ya da canını koruma gerekçesiyle bıçak kullanılması meşru müdafaa tanımına uygun bir davranış şeklidir. Kanunda meşru müdafaanın gerekçelerinden bir tanesi cana ve mala yönelen bir tehlikeyi bertaraf etmek için yapılan eylemin suç olarak kabul edilemeyeceği yani eylemin hukuka uygun olarak kabul edilmesidir. Eğer meşru müdafaa sınırları aşıldıysa bu bir suç olarak değerlendirilir."

"Bir insanı öldürmenin suçu ağırdır. Bu olayda hırsızı bıçaklayarak öldüren ev sahibinin tedbiren tutuklanması hukuka aykırı bir durum teşkil etmiyor. İlk etapta soruşturmanın selameti açısından hatta her iki taraf açısından öldürme olayı gerçekleştiği için ev sahibinin tutuklanması makul karşılanabilir. Meşru müdafaa durumunun olup olmadığını ancak yargılama sonucunda ortaya çıkar. İlk etapta savcı, sadece evine hırsız giren kişinin ifadesini aldığında durumu tam anlamıyla tespit edemeyeceği için tutuklamanın hukuka aykırı bir durumu yoktur"

Haberin Devamı

"İLK MAHKEMEDE ÇIKABİLİR"

"Keşif-evde delil tespiti yapılır, öldürme işleminin yapıldığı yer incelenir, olayın işlendiği saate ve hırsızın üzerinde kesici delici alet var mı yok mu diye bakılır. Tüm bunlar neticesinde olay bir karara bağlanır ve bu da ancak soruşturma ile yürütülür. Tüm delilerin toparlanmasıyla başlayan yargılamada, kişinin meşru müdafaa sınırları içerisinde kalma derecesine göre de karar verilir. Kişi eğer bu sınırlar içerisinde kalmışsa, herhangi bir ceza almayacaktır. Ancak bu tarz davalarda direkt adam öldürme suçundan yargılanma gibi ihtimaller de var. Burada önemli husus, meşru müdafaa sınırlarına ne kadar uyulduğudur. Soruşturma yaklaşık 3-4 ay sürebilir. Yaklaşık 5 ay içerisinde de hırsızı öldüren ev sahibi mahkemenin önüne çıkar. Ve düzenlenen ilk mahkemede de karar çıkabilir."

Haberin Devamı

'Yatak odası'ndaki hırsızın dışında, silah sayılan 'boksör yumruğu' ve 'gözlüklüye vurmanın daha ağır ceza aldığı' da hukuk efsanesi.
Ne TCK’da ne de Yargıtay’ın verdiği emsal kararlarda yatak odasına giren hırsızın öldürülebileceğine yönelik bir atıf bulunmuyor. Avukatlar da hukuki genellemeleri yanlış buluyor. Onlara göre her dosya kendi özelinde değerlendirilir.

17 yıllık Özcan Deniz efsanesi! Yeniden gündemde... Eve giren hırsıza karşı meşru müdafaanın sınırı ne?

'Yatak odası'ndaki hırsızın dışında, silah sayılan 'boksör yumruğu' ve 'gözlüklüye vurmanın daha ağır ceza aldığı' da hukuk efsanesi.
Ne TCK’da ne de Yargıtay’ın verdiği emsal kararlarda yatak odasına giren hırsızın öldürülebileceğine yönelik bir atıf bulunmuyor. Avukatlar da hukuki genellemeleri yanlış buluyor. Onlara göre her dosya kendi özelinde değerlendirilir.

"HER OLAY AYRI AYRI DEĞERLENDiRİLİR"

Hukuk efsanelerini yorumlayan ve her davanın, her soruşturmanın ayrı ayrı değerlendirildiğine değinen Avukat Hadi Dündar ise "Bu durum meşru savunma hükümleri içerisinde değerlendirilecek. Eve giren bir kişinin hırsız olup olmadığını bilmiyorsunuz. Bu kişiye müdahale etmemeniz zaruret halidir. Meşru müdafaa hükümleri çevresinde her şey yapılabilir. Ama bu eylemlerin orantılı olması ve bir saldırı anında yapılması gerekiyor. Bu madde içerisinde korku ve panik haline de yer veriliyor. Eğer bu ruh hallerinde savunma düzeyini artırırsan kanun bunu da kabul ederim diyor. Çünkü insan ne olup biteceğini bu durumlarda kestiremez. Bir arbede anında beyin değil refleksleriniz sizi yönetir" diye konuştu.

Dündar şu uyarılarda bulundu

Haberin Devamı

"Arbedenin ve ev içerisindeki yaralamanın nasıl gerçekleştiği çok önemli. Bunun açığa çıkması için de bir adli tıp raporu gereklidir. Çünkü karşılıklı bir boğuşmanın var olup olmadığının tespit edilmesi gerekiyor. Ama genel itibariyle olaya baktığınız zaman eğer ki evinizin içerisinde yabancı birini görürseniz, bu yabancı kişiye karşı geliştireceğiniz her hareketin savunma şartları altında değerlendirilmesi gerekiyor. Meşru müdafaa sınırları içerisinde değerlendirmezseniz, olay kasten yaralama suçuna dönüşüyor. Eğer ki şahsı etkisiz hale getirdikten sonra bir teşebbüste bulunuyorsanız, burada amacınız farklıdır. Bu olaydaki bıçak darbelerinin arasındaki süre bile çok önemli. Bu olayda tutuklanma bir tedbirdir. Ancak meşru müdafaa ihtimali, bize yansıtılanlar doğrultusunda çok yüksektir."

KADİR ŞEKER ÖRNEĞİ

Konya'daki Kadir Şeker vakasını hatırlatan Dündar "Kadir Şeker olayında da gördük. Meşru müdafaa sınırları içerisinde değerlendirilse de ‘oran’ konusunda Şeker, ceza aldı. Hırsızlık dediğimiz şey bilginiz olmadan bir eşyanızın alınmasıdır. Ancak sizi gördükten sonra devam ediyorsa artık bu bir yağma suçudur. Çünkü sizi korkutarak malınızı alıp gitmeye çalışıyor. Yatak odasına giren bir hırsız öldürülürse cezai işlem uygulanmaz genellemesi yapıldı ancak her dosya kendi özelinde değerlendirilir. Meşru müdafaaya baktığımızda savunma halinin olması için haksız bir saldırının olması, malınızı ya da canınıza yönelmiş bir tehdidin olması gerekiyor. Bir de eş zamanlı olması çok önemli. Size saldırı anında sizin kişiye cevap vermeniz gerekiyor’’ dedi.

17 yıllık Özcan Deniz efsanesi Yeniden gündemde... Eve giren hırsıza karşı meşru müdafaanın sınırı ne

EFSANENİN SEBEBİ ÖZCAN DENİZ'İN İSYANI

Halk arasında “hırsızı yatak odasında öldürmenin cezası yokmuş” iddiasına yaygın şekilde inanıldığı gözleniyor. Avukatlara göre; "Yatak odasında hırsızı öldürürsen ceza almazsın” şehir efsanesinin sebebi ise sanatçı Özcan Deniz. Uzmanlara göre; bu şehir efsanesinin yaygınlık kazanması Özcan Deniz’in yıllar önce, evine giren hırsıza, 'sadece yatak odasında müdahale edilebileceği'nin, başvurduğu polis merkezinde kendisine aktarıldığını beyan etmesi üzerine gerçekleşti.

Özcan Deniz olayın ardından yaptığı "Hırsız evinize girebiliyor, malınıza hamle yapabiliyor. Ancak siz ona bir şey yaptığınız zaman, onun canına kastetmiş oluyorsunuz" isyanı ve hırsıza yönelik "Laptopumu getir arkadaş" çağrısı uzun süre magazin gündeminde yer bulmuştu.

 

17 yıllık Özcan Deniz efsanesi! Yeniden gündemde... Eve giren hırsıza karşı meşru müdafaanın sınırı ne?

Özcan Deniz olayın ardından yaptığı "Hırsız evinize girebiliyor, malınıza hamle yapabiliyor. Ancak siz ona bir şey yaptığınız zaman, onun canına kastetmiş oluyorsunuz" isyanı ve hırsıza yönelik "Laptopumu getir arkadaş" çağrısı uzun süre magazin gündeminde yer bulmuştu.

 

ÖZCAN DENİZ'İN AÇIKLAMASI UZUN SÜRE KONUŞULMUŞTU

Ünlü şarkıcı Özcan Deniz'in İstanbul İstinye'deki evine 2005 yılında hırsız girmiş, Deniz'in "Yasalar hırsızları koruyor" açıklaması uzun süre tartışılmıştı.

Dubleks evinin ikinci katında uyurken, alt kata giren hırsız, ünlü şarkıcının içinde senaryo çalışmalarının ve şarkı bestelerinin bulunduğu dizüstü bilgisayarını çalmış, Deniz ancak hırsız gittikten sonra uyanabilmişti.

Özcan Deniz, şikayette bulunduğu ve "Ya yatak odama kadar gelseydi..." diye dert yandığı polis tarafından kendisine “Hırsıza ancak yatak odasında müdahale edebilirsiniz, aksi halde suçlu duruma düşersiniz” uyarısının yapıldığını öne sürmüş ve tartışmaların fitilini ateşlemişti.

Deniz o dönem Hürriyet'e yaptığı açıklamada "Polise göre evinize giren hırsızı görünce gidip yatacakmışsınız. Hırsız ancak yatak odasına girince meskene tecavüz cana kast sayılıyormuş. Peki ben salonda yatıyorsam ne olacak?" diye tepki göstermişti.

Özcan Deniz'in çalınan laptopunda sonradan yeniden kaleme aldığı beste çalışmalarının ve film senaryolarının olduğu anlaşılmıştı.

17 yıllık Özcan Deniz efsanesi! Yeniden gündemde... Eve giren hırsıza karşı meşru müdafaanın sınırı ne?

Özcan Deniz'in çalınan laptopunda sonradan yeniden kaleme aldığı beste çalışmalarının ve film senaryolarının olduğu anlaşılmıştı.

Ancak sonradan durumun aktarıldığı gibi olmadığı anlaşılmıştı. Deniz'in açıklamaları sonrası önce İçişleri ardından Adalet Bakanlığı açıklama yapmış, hukukçular da 'işin aslının aktarıldığı gibi olmadığını' haber bültenlerine bağlanarak izah etmeye çalışmışlardı.