Gözaltındaki şişlerime hemoroit kremi sürerim

Türkiye’nin ilk ve tek kaynana, gelin, damat uzmanı kimdir diye sorsalar, Ebru Akel’den başka biri gelebilir mi aklınıza? Bunca zamandır ne ‘Ben Evleniyorum’ kaldı sunmadığı, ne ‘Biz Evleniyoruz’, ne ‘Sevda Masalı’, ne ‘İkinci Bahar’, ne de ‘Gelinim Olur musun’...

Şimdi de Kanal D’de izlenme rekorları kıran ‘Size Anne Diyebilir miyim’ adlı yarışma programıyla geliyor her gün karşımıza. Gelin görün ki, ela gözlü, güzeller güzeli Ebru Akel hálá bekar!

Ebru Akel, Ortaköy sırtlarında Boğaz’ın maviliğinin ayaklar altına serildiği, modern tablolarla bezediği bir dairede oturuyor. Evin duvarlarında nazar boncuğu asılmayan boşluk yok. Salonu süsleyen geniş beyaz koltuklara ancak Ebru gibi ince ve uzunlar oturabilir.

Ebru ekranda olduğu gibi özel yaşamında da vücut dilini çok kullanıyor. Söylediklerinin yarısını elleriyle anlatıyor dersek daha doğru. Vurguları, tonlaması, diksiyonu, spontane esprileri çok ustaca, Türkçesi de aynı şekilde. Bunlara bir de soğukkanlılığını ve kendine olan güveni ekleyin, sonuç mükemmel.

Ebru’nun Türkiye’nin en güzel saçlı ve bacaklı kızı olduğunu söyleyenler yerden göğe kadar haklı. Eteğinin boyunu kendi ellerimle ölçtüm, tam bir buçuk karış geldi. Var mısınız, bu kez ‘Karar Odası’na Ebru Akel’i davet etmeye. Milyonlarca izleyicisine ilk kez anlatsın sırlarını, aşklarını, gelmişini, geçmişini, geleceğini. Sevgili Ebru, bu zor kararını açıklamak için hazır mısın?

Ebru Akel kimdir, kimlerdendir, nereden gelip nereye gider, bileniniz var mı?

- Ben 1 Mart 1976 İzmir Alsancak doğumluyum. babam Selahattin Akel, İzmir’in ilk tekstilcilerinden, annem gibi Denizli Sarayköylü. Biz 3 kız kardeşiz, en küçüğü benim; ortanca olan Şeniz, en büyüğümüz ise Deniz. Deniz’le ben İstanbul’dayız, Şeniz ise ailemizle İzmir’de yaşıyor. Şeniz, diş protez mezunu ama, bir İngiliz firmasında ihracat sorumlusu olarak çalışıyor. Annem Nedret Akel, ANAP kurulduğu günden beri faal olarak siyasetin içinde. Son seçimlerde bu partinin İzmir 1. bölge milletvekili adayıydı. Sonra AKP’ye geçti, halen İzmir İl Başkan Yardımcısı ve Halkla İlişkiler Başkanı.

Babamla annemin siyasi görüşleri hiç uyuşmaz. Mesela annem milletvekili adayıyken babam gidip başka partiye oy atmış. Ben ana kuzusuyum Yener Ağabey, hálá annemin bebeğiyle yatan küçük kızıyım. Annem saçıma röfle yaptırmama bile 2 sene önce zorla izin verdi, Ona göre kaşlarımı ancak nişanlandığımda aldırmam gerekiyordu. İyi ki çocukluğumdan beri annem beni böyle büyütmüş, şimdi ortaokul öğrencilerinin bile saçları sapsarı. Annemden bugüne kadar hiçbir şeyimi gizlemedim, hiç yalan söylemedim.

Kenan sevdiğim bir sanatçı, o kadar

Ebru Akel adını Türkiye ilk kez ünlü bir pop şarkıcısının büyük aşkı olarak duydu, balerin olarak değil.

- Çünkü ben İzmir’de yaşayan, orada sahneye çıkan, adı yeni yeni duyulan bir balerindim. Yazları birkaç ay İstanbul’a Deniz ablamın yanına tatile geliyordum. Deniz o zaman klip yönetmenliği yapıyordu, Mimar Sinan Üniversitesi tiyatro mezunu, İzmir’de yıllarca sahneye çıktı. Deniz’le aramızda 11 yaş fark var, ben sanat çevresinde büyüdüm. Deniz’in tekstlerini ezberleyip sahnede ona sufle verirdim, ünlülerin arasında büyüdüm ben. Deniz 1995’te bir sürpriz yapıp beni Suat Suna’nın ‘Hasret Fenerleri’ klipinde oynattı. Ondan sonra yağmur gibi dizi teklifleri gelmeye başladı, hiç mankenlik yapmadım. Yener Ağabey, ‘Kenan’ın sevgilisi’ lafından kurtulmak için çok uğraştım. Ben sadece o sıfatla gündeme gelmeyi, anılmayı hiç hak etmedim. Birinin sevgilisi olarak anılmak, bana, hayata bakış açıma, aile yapıma aykırı. Kenan takdir ettiğim, sevdiğim bir sanatçı, o köprünün altından çok sular geçti. Ben o dönemde ekranlarda iki ayrı program sunuyor, iki ayrı dizide de oynuyordum. Popçular ve aşkları daha önemli görüldüğü için benim yaptıklarımla kimse ilgilenmedi. Bugüne kadar her şeyi Ebru olarak tırnaklarımla yaptım, yapıyorum, yapacağım.

Bunca yıl konservatuvarda bale eğitimi al, sonra çık ekranlarda sunuculuk yap. Hem de bu kadar güzel, etkin, doğru Türkçe’yle.

-
Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale Bölümü’nde 10 yıl okuyup 1997’de yüksek bölümünden mezun oldum. Bunun içinde 6 yıl da piyano-solfej eğitimim var. Mezuniyetten sonra dans için Amerika’ya gitmeyi planlıyordum ama, bel fıtığı rahatsızlığım ortaya çıktı. Bunu öğrendiğim gün dünyam karardı, Modern Dans Topluluğu’na katılma hayallerim de yıkıldı. Ameliyat ve fizik tedavilerden sonra baleye devam edebilecektim ama, hiçbir zaman eski performansımda olamayacaktım. Ne acıdır ki, sadece 2 yıl balerinlik yapabildim. Okuldayken edebiyat ve tarih hocam, bütün derslerde uzun metinleri bana okuturdu, diksiyonum o zaman da çok düzgündü. Derken önemli geceleri ben sunmaya başladım, demek içimde varmış. Ekranlara da ilk kez sunuculuk yaparak geçtim. CTV’de kendi başıma ‘Motor-life’ diye bir program yaptım. Onu BRT’deki ‘Sihirli Ayna’ adlı moda programı izledi. O dönemde ‘Kara Melek’ dizisinde oynayarak oyunculukta da kendimi gösterdim. 9. Kanal’da her gün öğlenden sonra çok ciddi konuların ele alındığı canlı bir program yaptım. derken 2000 yılında bir güzellik yarışması sunarak daha büyük topluluklara kendimi tanıttım. Sahneyi çok erken bıraktığım için alkış sesine çok açtım, başarımın sırrı bu belki.

Babama göre biz seçilmiş aileyiz

Ebru’nun sağ elinin üzerindeki oval koyu bir leke hiç dikkatinizi çekti mi?

- Bu doğuştan gelen bir ben, bunun tıpatıp aynısı Deniz’in belinde, Şeniz’in ise sırtında var. Halbuki annem hamileliğinde ne hurma çalmış, ne zeytin, ne ciğer. Babama göre bunlar özel işaret, biz seçilmiş bir aileymişiz. Bu dünyada yapmamız için bize önemli görevler verilmiş. Bu, çocukluğumdan beri benim uğurumdur, eskiden sınavlara girerken öperdim, şimdi de televizyona çıkarken öpüyorum. Elinde ben olanlar güzel yemek yaparmış derler, gerçekten ben de çok güzel yemek yaparım. Bir de maşallah deyip üç kere tahtaya vurup kulak çekme takıntım var, artık kulak memelerim uzadı.

Temizlik takıntım yüzünden sürekli saçlarımı yıkarım

Gözaltı şişliğinin en etkili ilacı, hemoroit kremi. Avrupa’da bütün mankenler podyuma çıkmaya hazırlanırken bunu kullanıyor. Ayrıca her gün yüzüme saf C vitamini sürüyorum.

Çileği çok severim ama, alerjim var, çok yiyince kabarıyorum. Bir de alerjik farenjitim var, onun için elimden mendil düşmez.

Boyum 1.72, şu anda 52,5 kiloyum ama, dans ederken 47 kiloya kadar inmiştim, En çok 55 kilo oldum.

Temizlik takıntım olduğu için yüzümü ve saçlarımı sürekli yıkarım. Sabahları kalktığımda bazen gözlerim şiş oluyor, bunun için göz çevresinde kağıt peçete içinde 5 dakika buz dolaştırıyorum.

Yarışmadan kaçtım

Ebru Akel’le aynaların arasından su sızmadığına hiç şüphe yok.

- Kendimi güzel bulurum ama, aslında benim anlamlı bir ifadem var. Bilmeyen çoktur, ben 1997’de Star’ın güzellik yarışmasına katıldım. Yarışmadan bir gün önce babamın ve Deniz ablamın isteğiyle bir mayolu fotoğraf çektirip müracaat ettim. Bizi 12 günlük kampa aldılar, elemeler başladı. İnsan ilk 20’ye alınırken ağlar mı, ben sevinçten değil, gitmek istediğim için ağlıyorum. Bir gece kaldıktan sonra ertesi gün jüriye yarışmadan ayrılacağımı söyledim. Giderken onlara ‘Ben bu kadar yıllık eğitimi mayoyla sahneye çıkıp kendimi jüri beğendirmek için almadım’ dedim. Bana ‘Lütfen gitme, sen ilk 3 favorimizden birisin’ dediler ama, yine de kaçtım. Şimdi düşünüyorum, 11 gün daha kalıp bir tacım olsaydı da, çocuklarıma anlatsaydım.

Semra Hanım gibi kaynanam olabilir

Ebru Akel bunca deneyiminden sonra artık tartışmasız Türkiye’nin ilk ve tek gelin, damat ve kaynana uzmanı.

- Semra Hanım gibi bir kaynanam olabilir, çünkü ben insanlarla anlaşmasını çok iyi bilirim. Annemin de bazı katı kuralları vardır ama, Semra Hanım gibi biri değil. Semra Hanım aslında çok iyi yürekli bir insan, aylar boyu terapi yapar gibi bana her şeyini anlattı. Gözlerindeki endişeyi hep gördüm, onu gerçekten seviyorum. Hayatı boyunca bin bir zorlukla savaşmış, karşılıklı çok ağlaştık. Ama ben o programda yarışmacı olsaydım, asla kendime laf ettirtmezdim. Anında cevabını verirdim, araya da belli bir mesafe koyardım. Ben bütün yarışmacıları seviyorum, Semra Hanım’ı da sevdim. Bugüne kadar sunduğum bütün yarışmalarda gördüğüm şu: Kaynanalar, gelinlerinin kendisinden başkasına ilgi göstermelerini istemiyorlar.

Can’la birbirimize aşığız

Salondan içeri güler yüzlü, uzun saçlı yakışıklı, ateş gibi bir genç adam girdi. O anda Ebru’nun yüzündeki güller daha açtı, gözleri daha parladı.

- Can’ı çok seviyorum, birbirimize aşığız, doğrusu bu beni güçlü kılıyor. Can bana ilişkinin ne demek olduğunu, güveni ve sağlam iletişimi öğretti. Onunla tanışıncaya kadar çocukça kıskançlıkları olan biraz şımarık bir tiptim. Aramızda sonuna kadar dürüstlük var, yalanımız yok, bir büyü var kendi içimizde. Can’la tanışalı 2,5 yıl oldu, bu hikaye de aslında çok enteresan. Can, benimle tanışıncaya kadar bütün yakın arkadaşlarımın ahbabıymış. O grup içinde Deniz ablam da var, hep birlikte sinemalara, yemeklere gittiler, tek tanışmayan bendim. Tüm bu insanların olmadığı bir akşam Can’la birbirimizi karşılıklı gördük, adını bile bilmiyorum. Birbirimizin elini sıktıktan sonra, tam 4 saat karşılıklı konuştuk, beni büyüledi. Can uluslararası sigorta ve reasürans brokeri, iki sigorta şirketinin yönetim kurulu başkanı. İstanbul doğumlu, 26 yıllık milli sutopçu, çok sayıda şampiyonluk madalyası var. 39 yaşında, sigorta işi yapıyor. Eşinden 4 yıl önce ayrılmış, 2 çocuğu var.
Yazarın Tüm Yazıları