Gençlik sırrı nerede

Bugün, genç kalmanın en önemli sırrını açıklıyoruz. Konunun hepinizi çok heyecanlandırdığını biliyorum.

Çaktırmak (!) istemeseler de birçok insan özellikle orta yaş ve sonrasında - kendisini daha genç, daha sağlıklı ve mutlu hissetmenin çaresini arıyor. O, mucize gençlik iksirinin veya hapının ya da iğnesinin peşinde koşuyor. Bunun için ciddi servetler harcayanlar bile var. Gençliği bazıları, estetik ameliyatlarında, büyüme hormonlarında, bazıları DHA tabletleri, MACA özlerinde bulmaya çalışıyor. Testesteron hormonuyla, östrojen destekleriyle, protein tozlarıyla amacına ulaşmak isteyenlerin sayıları da bir hayli fazla.

ÇÖZÜMÜ UZAKTA ARAYANLAR VAR

Kısacası herkes bir yol tutturmuş gidiyor. İşi daha da ciddiye alıp, çözümü çok uzaklarda arayanlar da var. Bunlar bazen Tibet’e, Nepal’e, bazen de Chiva-Som’a gidiyorlar! Taa Amerikalara kadar (Canyon Ranch) gidenler de var. Daha hızlıları ise o detoks kampı senin, bu detoks merkezi benim, koşuşturup duruyor. Türkiye’de en çok Sapanca ve Bodrum’daki detoks merkezleri tercih ediliyor. Tecrübeli olanlar iş bu noktaya geldiğinde o meşhur tekrarlamayı anımsayıp gülümsüyor. "Az gittik uz gittik dere tepe düz gittik! Bir de baktık ki bir arpa boyu yol gitmişiz". Peki bu işi nasıl başaracağız? Genç kalmanın gerçek bir sırrı yok mu? Varsa nedir?

YOK OLUŞA İNANIN

Biliyorsunuz, ben de uzun yıllardır "genç kalmanın" değilse de iyi bir hayat sürmenin yollarını öğrenip size aktarmaya çalışıyorum. Bana göre genç kalmanın kendini iyi ve huzurlu hissetmenin önemli hem de çok önemli sırlarından biri, bu hayatın ölümlü olduğuna inanmaktır. "Hayatın ölümlü olduğuna inanıp onu keyifle, coşkuyla ama akıllıca, bilinçli bir şekilde, inanarak, kendini hayatın zenginliklerinden koparmadan" yaşamaktır.

KALICI ŞEYLER ÜRETİN

Daha önce de yazdım. Benim başucu kitaplarımdan biri de Dr. Toksöz Karasu hocanın "Huzurlu Yaşama Sanatı" isimli mükemmel eseridir. O kitaptan aldığım bazı cümlelerde Karasu hoca size anlatmak istediklerimi benden daha iyi anlatıyor:

Yazar Albert Camus ne güzel söylemiş: "Hayata karşı işlenilen bir günah varsa, bu günah, hayattan umut kesmekten çok başka bir hayat umup bu hayatın muhteşemliğini gözden geçirmekte yatar." Dr. Toksöz Karasu şunları da ekliyor: "Ne başarılılar, ne güzeller, ne güçlüler, ne zenginler, ne de bilgeler ölümden esirgenirler. Napolyon öldü. IIX. Henry, Kanuni Sultan Süleyman ve Firavun Tutan Kamun da öyle. Eserleri ve namları bugün hálá yaşayan birkaç yüz kişinin adını hatırlayabiliriz, ama davaları için yiğitçe savaşmış, güzel mektuplar yazmış geleceğin bilim adamlarını, sanatçılarını, yazarlarını ve filozoflarını yönlendirip ileriyi görmüş-ama- isimleri belleklerimizden tamamen silinmiş olan milyonlarca olmasa bile daha binlerce insan vardır. Her ne şekilde olursa olsun tüm insan bedenleri işlevlerini yitirmek ve sessizce inorgonik bir duruma dönmek üzere programlanmışlardır. Chopin’in müziği yüreklerimizde yankılanır, Cezanne’ın resimleri gözlerimize yansır, Mevlana’nın şiirleri ruhumuza işler. Bunlar ölümsüzlüğümüzün olağanüstü örnekleridir." (Huzurlu Yaşama Sanatı Boyner Yayınları 2004/ Dr.Toksöz B.Karasu)

HOŞ BİR SEDA BIRAKIN

Eğer bu hayatta gerçekten kazık çakmak istiyorsanız (!) en azından öldükten sonra da şöyle 40-50 yıl kalıcı olabilmeyi aklınızdan geçiriyorsanız gelecek nesillere bir şeyler bırakmaya yani "Baki kalan gökkubbede hoş bir seda olmaya çalışmak" genç kalmanın en önemli sırrıdır. Ben bunu "anılma- akılda kalma yaşı" diye tanımlıyorum. Biyolojik yaşınız da, kronolojik yaşınız da siz bu dünyada yaşarken lazımdır. "Anılma yaşınız" ise sizden sonra...

Enerji içecekleri tehlikeli olabiliyor

Bir kutu enerji içeceğinin içinde neredeyse vücudunuzun bir günde dayanabileceği maksimum kafein miktarının daha fazlası bulunabiliyor. Enerji içeceğinin verdikleri enerjiler de eğer kafeinden geliyorsa zararlı olabiliyor. Bu içeceklerin kanatlandırdığına da uçurduğuna da pek inanmayın. Uçursalar bile yolculuğunuz meçhule olabiliyor. Ölçülü tüketmekte, özellikle alkolle karıştırmamakta fayda var.

Tiroid bezinin az çalışması cinsel gücü azaltıyor

Tiroid bezi ihtiyacınız olan hormonu üretemediğinde bundan yalnız cildiniz, saçınız, tırnağınız değil kalbiniz, beyniniz, cinselliğiniz olumsuz yönde etkileniyor. Norveç’te yapılan yeni bir araştırma tiroid bezi tembelliğinin özellikle kadınlarda başta kalp krizi olmak üzere bazı kalp hastalıklarına davetiye çıkardığını gösterdi.

Menopozda düşük doz östrojen tedavisi işe yarıyor mu

Son yıllarda yapılan geniş çaplı araştırmalarda menopozda kullanılan östrojen hormonunun fayda ve zararları çok tartışılır olmuştur. Östrojenin kemikler üzerine faydalı olduğu bilinmektedir. Hafızaya iyi geldiği söylenmekle beraber, işe yaramadığını da söyleyen bazı yayınlar vardır. Tek başına uzun süreli kullanıldığında rahim kanserini arttırdığı tesbit edildiğinden, yanına koruyucu progesteron hormonu eklenerek kullanılmaya başlanmıştır. Bu sefer de meme kanserinde ve biraz da olsa derin damarlarda tıkanma hadiselerinde artışlar görülmüştür. Oysa ki, menopoz sonrası görülen şikayetlerin, özellikle sıcak basmalarının tedavisinde, eksik olanın yani östrojenin yerine konması esastır.

Bugün gelinen son nokta ise ultra düşük doz östrojen ilaçlarının gereken en kısa süre

(6 ay -1 sene) gibi kullanılmasıdır. Bu amaçla ciltten emilen ve sadece östrojen’i çok az dozda içeren krem ve flaster bantların kullanımı yurtdışında başlamış olup, uzun kullanım sonuçlarının beklenmesi gerekmektedir.

Ağırlık kaldırma ile kan basıncı arasında ilişki var

Ağırlık kaldırma, kan basıncının sürekli yüksek olmasına yol açmaz. Ancak, geçici olarak artışlara yol açabilir. Bu artış, ne kadar ağırlık kaldırdığınıza bağlıdır.

Eğer kan basıncınız yüksekse, direnç egzersizleri yaparken işinize yarayacak bazı ipuçları: Yeni bir egzersiz programına başlamadan önce mutlaka doktorunuzla görüşün. Ağırlık kaldırırken, olası incinme, burkulma gibi kazaları en aza indirmek amacıyla, uygun stilleri öğrenin ve mutlaka uygulayın. Nefesinizi tutmayın. Güç harcarken nefesinizi tutmak kan basıncının aniden yükselmesine ve kalbin iş yükünün artmasına yol açar. Düzenli olarak, sakin bir şekilde nefes alıp verin. Az ama belirli bir ritm ile ağırlık kaldırın.

DİYET GÜNLÜĞÜ

Sorularınız için: Tel: (0212) 236 73 00

Öğle ve akşam yemeklerinden sonra yoğun bir uyku hali yaşıyorum. Yediklerimle alakalı olabilir diye de kendi kendime düşünüyorum. Bu durumu nasıl düzeltebilirim?

Sorun sizde mi yoksa yediklerinizde mi

Ana öğünlerinizde yaptığınız yiyecek seçimleri ve ana öğüne çok aç oturma halleriniz yemek sonrasında şekerleme dakikalarını beraberinde getirecektir. Bir süre sonra şekerlemenin ardından uyandığınız anda gerçek bir şekerleme yeme isteği başlayacak ve alışkanlık kazanmanızı sağlayacaktır. Bu durum uzun süren açlıklar ardından ana öğün yemeye başlama ve seçimlerin de sorunlu besinlerden oluşmasıdır. Sorunlu besinler çok kolay hazmedilip, çok hızlı emilen ve kana aynı süratle karışan yiyeceklerdir. Bu besinlerle kısa bir sürede çok fazla kalori alabilirsiniz. Bu besinleri yedikten sonra beyniniz ve mideniz arasındaki ilişkiye bağlı ortaya çıkan tokluk sinyallerinin oluşmasına zaman bile kalmaz.

Sorunlu besinlere en iyi örnekler fastfood ürünler, mayonezli sandviçler, kızartılmış yiyecekler, patates cipsleri olabilir. Kremalar, mayonez, yağlı, şekerli hazır sebze sosları ile masum bir sebzeyi de sorunlu hale getirebilirsiniz. Bu nedenle akıllı besinlerle (sebze ve meyveler, baklagiller, balık, yoğurt, tam tahıllar ve çeşitli kahvaltı gevrekleri) süslediğiniz bir sofra kilo kontrolü için de bir avantaj oluşturacaktır.

Göbeğim erimiyor

18 yaşındayım. Sadece göbeğimin erimesi için ne yapabilirim?

Bölgesel zayıflama için akla gelen en etkili ve basit yöntem egzersiz yapmaktır. Diyetlerle göbeğinizi eritmeye çalışırsanız boşu boşuna zaman kaybetmiş olurunuz. Çünkü sadece bir bölgeyi eritebilecek bir yiyecek veya yiyeceklerden oluşan diyet gibi bir mucize henüz bulunmadı. Benim size önerebileceğim en önemli uyarı şu olacaktır; kilo artışınız var ise ilk önce bu artışı durdurun ve vücut ağırlığınızı korumaya çalışın. İkinci adım: Hareketsiz bir hayatınız var ise, gününüzün büyük bir kısmı ders çalışarak yani oturarak geçiyorsa aralara yürüyüşlerden oluşan molalar ekleyin. Karın hareketleri için bir egzersiz uzmanı veya fizyoterapistten yardım isteyin.
Yazarın Tüm Yazıları