Güncelleme Tarihi:

Mitingde yapılan konuşmalarda şöyle denildi: “Bu alanda Günter Sare, 30 yıl önce polis panzerinin altında kalarak can vermişti. Biz, onlarca yıldır kaybettiklerimizi anıyoruz. Bu sistemin bu saldırılara ihtiyacı var. Bu sistem dünyayı bitiriyor. Bugün de Hanaulu kardeşlerimizi anıyoruz. Hanau’daki faşist katliamın üzerinden bir sene geçti.”
“Devlet ve polisin bu katliamda nasıl bir rol oynadığı konusunda hâlâ yeni bilgiler alıyoruz. Hâlâ ne aydınlatma, ne adalet, ne de sonuçlar var. Onun yerine her gün ırkçı kışkırtma devam ediyor. Onun yerine Hanau’dan altı ay sonra kayıpların anılmasını bile yasaklamaya çalıştılar. Saldırganın babası silahları geri istiyor ve polisten özel koruma alıyor. Aynı polis kent merkezlerinde sürekli göçmen gençlere şiddet uyguluyor ve korkutuyor.”
“Onların gözünde koyu saçlı olmak suçtur. Artık yeter, Hanau’nun birinci yılı bir dönüş noktası olmalı. Bugünden itibaren biz değil faşistler korkmalı. Biz kendimizi savunacağız. Ya sorunun ya da çözümün parçası olacaksınız. Artık bunun ortası yok. Adalet yerini buluncaya kadar, tüm gerçekler ortaya çıkıncaya kadar devam edeceğiz.”
Konuşmalarda ayrıca, Almanya’nın birleşme tarihi 1990 yılından beri 200’den fazla insanın ırkçı terörün kurbanı olduğu, ırkçılığın Almanya’da kurumsallaştığı, göçmen gençlerin ve mültecilerin emniyet güçleri tarafından sebepsiz şekilde sokaklarda durdurulup terörize edildiği iddia edildi. Yürüyüş Gallus semtinde son buldu.
Etkinliğe Ferhat Ünvar’ın babası Metin Ünvar ile Hessen milletvekili Turgut Yüksel de katıldı. Baba Metin Ünvar, ırkçı Tobias Ratjen’in babasının saldırı silahını mahkemeden geri istediğine dikkati çekerek “‘Oğlumun yarım bıraktığı işi ben tamamlayacağım’ dediği yönünde duyumlar aldık. Göçmen gençler ve kurban aileleri hayatlarından endişe ediyor. Çok korkuyoruz. Oğlum burada doğdu, biz bu ülkeye katkıda bulunduk. Daha ne yapalım?” dedi.
Aradan bir yıl geçmesine rağmen katliamla ilgili hâlâ aydınlığa kavuşmayan birçok konu olduğunu belirten kaydeden Hessen milletvekili Turgut Yüksel ise şunları söyledi: “Düşüncesi sakat olan bir kişinin ruhsatlı silah taşıması, bu kişiye bir avcılar derneğinde atış imkânı verilmesi büyük sorumsuzluktur.”
“Saldırganı takip eden genç, acil servisi dört kez aradığı halde polise ulaşamıyor. Polis bilerek telefona cevap vermeyip daha çok insanın öldürülmesine sebep olduğunu söylemek istemiyorum. Bir sorumsuzluk varsa ifade edilmeli. 110’a gelen acil çağrıya cevap verip anında müdahale edilmeliydi.”
“Hessen Almanya’da aşırı sağ eylemlerin merkezi haline geldi. Hâlâ NSU davasında açıklığa kavuşturulmayan noktalar var. Dosyaların büyük bölümü kapatıldı. Westerbach’ta Eritreli bir vatandaşa saldırıldı.”
“NSU 2.0 adıyla başta avukat Seda Başay Yıldız olmak üzere pek çok kişinin kimlik bilgileri, polis bilgisayarından alınarak kendilerine tehdit mektupları gönderildi. Polis teşkilatında ırkçı sohbet grupları ortaya çıktı. Hanau’da dokuz kişi, Kassel’de Vali Lübcke öldürüldü. İçişleri Bakanı Beuth görevini yerine getiremiyor. Derhal gereğini yapmalıdır.”
Başkent Berlin’de Neukölln Belediyesi binasının önünde gerçekleşen etkinlikte Almanya’da ırkçı saldırılarda hayatını kaybedenler için saygı duruşunda bulunuldu ve mumlar yakıldı. Törene katılan Neukölln Belediye Başkanı Martin Hikel, Hanau’da kökenleri Almanya’da olmayan ancak kendileri Alman olan insanların ırkçılar ve aşır sağcılar tarafından sözde yabancı oldukları gerekçesiyle öldürüldüklerini belirterek, “Ödürülenler Neuköllnlüler de olabilirdi. Bu demokrasimize ve hepimize yapılan bir saldırıydı. Bundan dolayı hepimiz dayanışma içinde burada birlikteyiz. Biz onların unutulmaması için burada onları anıyoruz” şeklinde konuştu.
Bu tür olayların bir daha yaşanmaması için çoğulculuğun normal bir şey olduğu yönünde toplumda zihniyet değişikliğinin gerçekleşmesi gerektiğini ifade eden Hikel, “Güvenlik birimlerimizin de kendilerini düzenli bir şekilde denetlemesi gerekiyor. Aşırı sağcı terörü de bu şekilde nitelendirmemiz ve buna göre hareket etmemiz gerektiğini düşünüyorum” dedi.
Törende konuşma yapan ‘Rudow empört sich’ derneğinden Claudia von Gelieu de aşırı sağla daha kararlılıkla mücadele edilmesi gerektiğinik, Almanya’da 2020’de silah ruhsatı bulunan aşırı sağcıların sayısının yüzde 35 arttığını ve 500’ün üzerinde şiddet yanlısı aşırı sağcının kayıplara karıştığını belirtti. Birçok sivil toplum örgütü temsilcisinin de katıldığı etkinlik kapsamında belediye binasının balkonuna üzerinde 19 Şubat 2020’de Hanau’da öldürülenlerin fotoğrafları ve isimlerinin yer aldığı pankart asıldı.
Saldırgan Tobias Ratjen 19 Şubat 2020’de iki nargile bara yaptığı baskında Ferhat Ünvar, Gökhan Gültekin, Fatih Saraçoğlu, Sedat Gürbüz ile Hamza Kurtovi (Bosnalı), Mercedes Kierpacz (Polonyalı), Kaloyan Velkov (Bulgar), Vili Viorel Pun (Romanyalı), Said Nasser El Hashemi’yi (Afganistanlı) katletmişti. Rathjen, saldırının ardından evine dönerek annesi Gabriele Rathjen’i öldürdükten sonra intihar etmişti.











