Paylaş
40 yaşından sonra domates, çilek, patlıcan gibi en sevdiğim yiyeceklere karşı gelişen alerjilerimle başa çıkmaya çalışan biri olarak bu haber çok ilgimi çekti. Zaten Amişlerin yaşantılarını da oldum olası hep çok ilginç bulmuştum.Üstüne mustarip olduğum alerji de eklenince radarlarım iyice açıldı ve haberi pür dikkat okumaya başladım.
Amişler, teknoloji karşıtı oldukları için, elektrik, otomobil, telefon gibi modern araçları kullanmıyorlar. Düşünsenize bizim elimizden bir an olsun düşürmediğimiz telefonları onlar sadece hastalık gibi acil durumlarda kullanıyorlar. Biz bir sokak ötedeki markete bile arabayla giderken onlar ulaşımda at arabası kullanıyor.
Tarım, hayvancılık ve marangozluk gibi geleneksel mesleklerle geçimlerini sağlıyorlar.
2024 itibariyle, yaklaşık 395.000 Amiş Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşıyor ve çoğunlukla Pennsylvania, Ohio ve Indiana'da yoğunlaşıyor.

Tüm bunlar mı onları alerjiden koruyor?
Bu kadar basitse ben de bir at arabası ayarlarım kendime, o çok sevdiğim domatesleri, çilekler, afiyetle yemeye devam ederim 40 yıldır yaptığım gibi... Ama maalesef Amişlerin sırrı kullandıkları at arabalarında ya da elektronik aletlere dokunamamalarından dolayı değilmiş.
Peki, Amishlerin sırrı ne?
Amish çocuklarının sadece yüzde 7'si deri prick testinde bir veya daha fazla yaygın alerjene pozitif tepki verirken, genel ABD nüfusunun yarısından fazlası bu teste pozitif tepki veriyor. Diğer geleneksel çiftçi ailelerin çocukları, çiftçi ailesi olmayan çocuklara göre alerjik hastalık oranları daha düşük olsa da, Amish çocuklarından daha alerjiktirler.

O zaman keramet çiftliklerde mi?
Washington Post’a konuşan Chicago Üniversitesi insan genetiği bölümü başkanı Carole Ober ve diğer araştırmacılar, küçük çocuklara verilebilecek koruyucu bir tedavi geliştirmek umuduyla, Amis ve diğer geleneksel çiftçi topluluklarını benzersiz kılan şeyin ne olduğunu keşfetmeye çalışıyorlar.
Örneğin, çiftlik toprağında bulunan mikroplar ve bunların ürettiği moleküller gibi maddeler içeren bir probiyotik veya uçucu yağ, çocukların bağışıklık sistemlerini alerjik hastalıkları önleyecek şekilde uyarlanabilir.
Arizona Üniversitesi'nde hücresel ve moleküler tıp profesörü olan Donata Vercelli, “Bazı tarım uygulamaları, özellikle çok geleneksel olanlar, bu topluluklarda astım ve alerjilerin neredeyse hiç görülmemesi anlamında olağanüstü bir koruyucu etkiye sahiptir.” dedi.
Amerikalı immünolog David Strachan'ın 1989 yılında yaptığı bir çalışmada ilk kez ortaya atılan “Hijyen hipotezi”, erken çocukluk döneminde mikroplara maruz kalmanın sağlıklı bir bağışıklık sisteminin gelişmesine katkıda bulunarak alerjik hastalıklara karşı koruma sağladığını öne sürdü.
Çalışma, saman nezlesi ve egzamanın daha geniş ailelerde doğan çocuklarda daha az yaygın olduğunu ortaya koydu.
Sonraki bulgular, hijyen hipotezini destekledi. Örneğin, evde daha fazla evcil hayvanla büyüyen çocukların astım, saman nezlesi veya egzama geliştirme olasılığının daha düşük olduğu görüldü ancak, belki de daha büyük kardeşlere veya evcil hayvanlara sahip olmaktan daha faydalı olan şey, bir çiftlikte büyümekti.
Bu “Çiftlik etkisi”, Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa, Asya ve Güney Amerika dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki tarım nüfusu üzerinde yapılan araştırmalarla doğrulandı ancak tarım toplulukları arasında bile en belirgin etki Amişlerde görüldü.
Ober, Vercelli ve meslektaşları tarafından 60 okul çocuğu üzerinde yapılan bir çalışmada, benzer genetik köken ve yaşam tarzına sahip başka bir ABD tarım topluluğu olan Hutteritlere kıyasla Amishlerde dört kat daha düşük bulundu.
Alerjenlere karşı antikorların gelişimi, Hutteritlerde altı kat daha yüksekti. Bunun nedenini Ober, şu sözlere açıkladı:
“Hutterit çocukları ve hamileler hayvan ahırlarına girmezler. Çocuklar, çiftlikte çalışmayı öğrenmeye başladıkları 12 yaşına kadar hayvan ahırlarında durmazlar. Amish çocukları ise erken yaşlardan itibaren gün boyu inek ahırlarına girip çıkarlar.” dedi.
Amiş ve Hutterite topluluğunda ev tozlarından alınan örnekleri analiz ettiklerinde, Amiş evlerinde mikrobiyal yükün neredeyse yedi kat daha fazla olduğunu gördüler.
Şimdi, Ober ve Vercelli, Amiş toprağının alerjik astımı önleyen koruyucu maddeleri belirlemeye başladı.
2023 yılında, çiftlik toprağını analiz ettiklerinde, mikroplar ve bitkiler tarafından üretilen moleküllerle yüklü, taşıma proteinleri buldular.
Aslında ben de tozun toprağın içinde büyüdüm bir çiftlik ortamı olmasa da mikroplara yeterince maruz kaldım ama bu alerji işi nereden çıktı hiç anlayamadım.
Beni ayrıca bir incelemeye almaları lazım aslında.
Buradan bilim insanlarına sesleniyorum. Beni alın Amişlerle bir ay yaşayım, telefon bilgisayar, araba neyim varsa alın elimden, elime bir tırmık bir kürek verin vallahi gıkım çıkmaz canla başla çalışırım çiftlikte. Yeter ki şu alerjilerimi alın benden…
Paylaş