Güncelleme Tarihi:
Son peygamber Hazreti Muhammed'in doğum günü olan Mevlid Kandili, tarihi ile pek çok Müslüman vatandaşın gündeminde yer alıyor. Hazreti Muhammed'in dünyaya teşrifi dolayısıyla hicri takvime göre rebiülevvel ayının 12'nci günü idrak edilen Mevlid Kandili, İslam toplumlarında peygamber sevgisinin kültürel hayata yansıması olarak asırlardır kutlanıyor. İşte, yılın son kandili Mevlid Kandili'nin tarihi ve kandil gecesi dualar ve ibadetleri...
2021 dini günler takvimine göre, yılın son kandili olan Mevlid Kandili 17 Ekim Pazar günü idrak edilecek.
Sözlükte "doğum yeri ve zamanı" anlamına gelen mevlid, İslam kültüründe özellikle Hazreti Muhammed'in doğumunu, bu kapsamda yapılan törenleri ve yazılan eserleri ifade etmek için kullanılıyor.
Osmanlı, Memlük, Eyyubi ve Fatimi devletleri döneminde Hazreti Muhammed'in doğum gününün resmi törenlerle kutlanılmasının yanı sıra Türk ve Arap edebiyatında peygamber sevgisinin işlendiği eserler kaleme alındı.
Özellikle İslam toplumlarının büyük bir kısmında yoğun ilgi gören Süleyman Çelebi'nin "Vesiletü'n Necat (Kurtuluş Vesilesi)" adlı mesnevisi, besteli veya kendine has bir şekilde irticalen mevlid merasimlerinde okundu.
Hz. Peygamber (s.a.s.), bazı mübarek gün ve gecelerin değerlendirilmesini tavsiye etmiştir (Tirmizî, Savm, 39). Ancak bu gün ve gecelere ait özel bir namaz veya ibadet şeklinden bahsetmemiştir. Bu bağlamda mübarek gün ve geceleri, bağışlanma ve hayatımıza çekidüzen vermek için fırsat anı olarak görmemiz gerekmektedir. Dolayısıyla müminler kandil gecelerinde, hayatlarının gidişatını gözden geçirmeli; hata ve günahları için tövbe etmeli, dua ederek, Kur’an-ı Kerim okuyup anlamaya çalışarak, kaza veya nafile namaz kılarak bu fırsatları değerlendirmelidirler.
Kandil gecelerinin gündüzlerinde yani geceyi takip eden ertesi günde oruç tutmak müstehaptır. Zira Hz. Peygamber (s.a.s.), “Şaban’ın ortasında (yani berat gecesinde) ibadet ediniz, gündüz oruç tutunuz. Allah o gece güneşin batmasıyla dünya semasında tecelli eder ve fecir doğana kadar, ‘Yok mu benden af isteyen onu affedeyim, yok mu benden rızık isteyen ona rızık vereyim, yok mu bir musibete uğrayan ona afiyet vereyim, yok mu isteyen…’ der.” (İbn Mâce, İkâmetü’s-Salat, 191) buyurmuştur.
Ey bütün kâinatı idare eden, ey bütün canlılara can veren, ey bütün âlemleri terbiyesi altında bulunduran yüce Allah’ım!
Bütün kâinatın diliyle, yarattığın tüm mahlûkatın zerrelerinin sayısınca ve hamd edenlerin hamdleriyle sana hamd ediyor ve bütün kâinatın diliyle; yarattığın tüm mahlûkatın zerrelerinin sayısınca salât ve selâm vericilerin salât ve selâmlarıyla, efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.)’ya salât ve selâm gönderiyoruz.
Ey âlemleri yoktan var eden yüce Rabbimiz! Âlemlerinin içinde bir âlem olarak kapına geldik, bu mübarek kandil gecesinde, dünyevi meşgalemizi bir tarafa bırakıp; huzurunda sana yöneldik, boynumuzu büktük, kemâli edeple senden istiyoruz bizleri boş çevirme ya Rabbi.
Sen ayetlerinde buyuruyorsun ki:
"Ey Muhammed! Kullarım sana beni sorarlarsa, şüphesiz ki ben, onlara çok yakınım. Dua edenin duasını, bana dua ettiği zaman kabul ederim. O halde onlar da benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki; doğru yolu bulmuş olsunlar." İşte bizler senin bu çağrına imanla icabet ediyor, ısrarla dualarımızın kabulünü istiyoruz.
Ya İlâhel âlemin! Bizi yoktan var eden sensin, sen yaratansın biz kuluz, bunu böyle kabul ediyoruz. Bizi kendine kul kabul eyle ya Rabbi.
İki cihan serverini tanıyor ve peygamberliğine iman ediyoruz, bizi ona ümmet, ondan bize şefaat nasip eyle ya Rabbi.
“İnnemel mü’minune ihvetün” ilkene bağlı kalarak Mü’minleri kardeş biliyoruz, bu kardeşliğe şuur ihsan eyle Ya Rabbi.
Ya Rab! Sevdiklerini bize de sevdir, yerdiklerini bize de yerdir. Dost ve düşmanlarımızı tanıma gayreti ver ya Rabbi
(Ey) Mülkün sahibi olan Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verir, dilediğinden çeker alırsın. Dilediğini yüceltir, dilediğini alçaltırsın. İyilik senin elindedir. Şüphesiz ki senin her şeye gücün yeter.
Ey Rabbimiz! Biz iman ettik. Öyleyse sen bizim imanımızı bağışla, bizi ateş azabından koru. Ya Rabbi.
Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla! Kalbimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma! Bizi ve bizden sonra gelecek olan nesillerimizi de bağışla Ya Rabbi.
Ey Rabbimiz! Bize peygamberlerine vaad ettiğin şeyleri ver, bizi kıyamet günü rezil etme Ya Rabbi.
Rabbimiz! İndirdiğine inandık, elçine uyduk, öyleyse bizi şahitlik edenlerle birlikte yaz.
Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra, kalplerimizi haktan saptırma, bize kendi tarafından bir rahmet bağışla, şüphesiz ki sen çok bağışlayıcısın bağışla bizi ya Rabbi.
Ey Rabbimiz! Bize bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz bize gücümüzün yetmeyeceği şeyleri de taşıtma. Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bizim Mevlâ’mızsın, kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et. Ya Rabbi.
......Rabbimiz! Bize dünyada güzel olanı ver, ahirette de güzel olanı ver, bizi ateşin azabından koru. Ya Rabbi.
Rabbimiz! Senin ilmin ve rahmetin her şeyi kuşatmıştır. Tövbe edip senin yoluna uyanları bağışla; onları cehennem azabından koru. Rabbimiz! İnananları ve onların babalarından, eşlerinden, soylarından iyi olanları kendilerine söz verdiğin devamlı mutluluk cennetlerine koy; şüphesiz güçlü olan, bilge olan ancak sensin. Onları kötülüklerden koru! O gün kötülüklerden kimi korursan, ona şüphesiz rahmet etmiş olursun. İşte büyük kurtuluş da budur. Bizi büyük kurtuluşa nail eyle ya Rabbi.
Ya ilâhel âlemin! İmanla yaşamayı bizlere nasib-i müyesser eyle. Son nefesimizde Kelime-i Şahadet ki; (buyurun hep beraber) “Eşhedu ella ilâhe illallah ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve Resuluh” kelime-i mübinini söyleyerek imanla huzuruna varmayı cümlemize nasip eyle ya Rabbi.
Kulluğumuzun bütün noksanlıklarına “Estağfirullah el Azim" diyoruz. Ümmet adına istiğfarımızı kabul eyle ya Rabbi.
Dualarımızı; kabul edilen duaların, içimizdeki beli bükülmüş ihtiyarların, masum yavrularımızın ve senin yanında hatırı olanların hürmetine kabul eyle Ya Rabbi, Kabul eyle Ya Rabbi, Kabul eyle Ya Rabbi! Âmin
“ve ahiru de’vahum enil hamdu lillahi Rabbil âlemin.” El fatiha…





