Güncelleme Tarihi:
Evleneceğin kişiyi rüyada görmek için elma kabuğu ritüeli yapılıyor. Halk arasında Hızır "darda kalanlara yardımcı olma", "bereket getirme", "gelecekte dilekleri gerçekleştirme" manasında kullanılmaktadır. "Hızır gibi yetişmek", "Hızır babaya adak adamak", "Hıdrellezde buluşalım", "Kul bunalmayınca Hızır yetişmez" gibi deyim ve atasözleri yörede bu anlamlara gelecek şekilde söylenmektedir. Hıdırellez ritüelleri bu yıl da merak ediliyor. Peki, Hıdırellez Bayramı nasıl kutlanır? Hıdırellez elma kabuğu ritüeli nedir, yastığın altına elma kabuğu koymak nasıl yapılır? İşte merak edilenler...
Hıdırellez’in gelişi toprağın uyanması, suların çağlaması ve bereketin gelmesinden anlaşılmaktadır. Halk, bugünlerde hazırlıklar yaparak mesirelik yerlerde piknik yapmaya, eğlenmeye ve dinlenmeye gider. Hazırlıklara 5 Mayıs günü başlanarak o gün bitirilir. Dilek ve inançlara yönelik olarak yapılan hazırlıkların başında sağlık, bolluk-bereket, kısmet ve şans taleplerine yönelik hazırlıklar başta gelmektedir.
5 Mayıs Hıdırellez gecesi elma kabuğu ritüeli olarak yastığın altına konulur. Hıdırellez'de yastığın altına elma kabuğu koymak rüyada kadın ya da erkeğin evleneceği kişiyi görmesi için yapılır.
Elma kabuğu koparılmadan soyularak yenir ve niyetlenerek yastığın altına koyup yatılırsa rüyada kiminle evlenileceği görülür.
20-30 yıl evvel, genç kızlar, baharın gelişiyle kendi aralarında "baht açma oyunu" adı altında bir takım eğlenceler tertip ederlerdi. Bunun için ağzı kapalı bir bakraç içine su ile birlikte gül, kopça (düğme), boncuk gibi şeylerden bir tanesini her genç kız koyardı. Sesi güzel olan bir genç kız, bakraçın içerisindekileri birer birer çıkararak, her çıkardığı eşyaya bir mâni söylerdi. Söylenen mâni ile bakraçtan çıkan eşyanın sahibi arasında münasebet kurulur, söylenenlerin de olacağına inanılırdı. Yaşı geçmiş kızlar ve erkekler, evlenebilmek için yaşmak veya gömleklerini göle ve kutsal sayılan yerlere atarlardı. Özellikle hıdrellez günü, kadınlar arasında yapılan "baht açma oyunu"nda aşağıdaki mâniler söylenirdi: "Ay doğar sini gibi Sallanır selvi gibi Geliyor yârin kokusu Isparta gülü gibi, Ay doğar aşmak ister Gül yanak yaşmak ister. Bu benim garip gönlüm Yâre kavuşmak ister Baht-ı bârın bol olsun İçi dolu bol olsun. Seni bir oğlan sevmiş Dağlar taşlar yol olsun Baht-ı bârın bol olsun İçi dolu yağ olsun Beni yârdan ayıran İki gözü kör olsun."
Hıdırellez’in kutlandığı hemen her yerde Hıdırellez’in 5 Mayıs gecesi, halk, bahçesindeki ağaçların topraklarına, sahip olmak istedikleri mal veya eşyaların resimlerini çizerler veya taştan, çöpten şekillerini yaparak dilek tutarlar. Aynı gece yine bazı kimseler, kapılarının önlerine kül elerler. 6 Mayıs sabahı bu kül üzerinde oluşan şekil veya resime göre geçimlerini hangi alanda sağlayacaklarını öğrenirler. Kül üzerinde bir hayvan şekli oluşmuşsa hayvancılık alanında, ağaç veya bitki şekilleri oluşmuşsa çiftçilik alanında bol kazançları olacağına inanılır. 5 ve 6 Mayıs gecesi yağmur yağarsa o yılda bolluk ve bereket olacağı inancı vardır. Hıdırellez günü Hızır’ın evlere gelerek una, şekere, yağa vb. yiyeceklere dokunarak bunların bereketini arttıracağına inanılır. Bu nedenden dolayı yiyeceklerin kaplarının ağzı açık bırakılır. Genç kızlar genellikle gelecekte kuracakları yuvanın erkeğini, eşini, varsa sevgilisine kavuşma dileklerini niyet olarak tutarlar.
Eskiden genç kızlar, bu gecede bahçedeki yeşil soğanların iki yaprağını birer iple bağlayıp, dilek tutarlardı. Bu soğanın yaprakları uzarsa, dileğin gerçekleşeceğine uzamazsa dileğin gerçekleşmeyeceğine inanılırdı. Yine gelinlik kızlar Aydoğmuş’ta Cebeli Sultan Dede, Kaplanlı Köyü’nde Ahmed Baba Tekkesi, Boyalı, Emirgazi denilen yerlerde dualar edip "açıl bahtım, geldi vaktim, gelin olma vaktim" diyerek dilek tutarlardı. Aynı şekilde gül ağaçlarına da ip veya mendil bağlayarak dilekler tutulurdu.





