Güncelleme Tarihi:
Havana sendromu gündemde yer alıyor. ABD hükûmeti Küba'yı bu semptomlara neden olan belirsiz saldırıları kasten gerçekleştirmekle suçladı. ABD buna yanıt olarak büyükelçiliğindeki personel sayısını minimuma indirdi. 2018'de Çin'deki ABD'li diplomatlar, Küba'da bildirilenlere benzer sorunların yanı sıra, diğer ülkelerde faaliyet gösteren ve bu ülkelerle dünyadaki Rus gizli operasyonlarına karşı koymanın yolları konusunda müzakere eden gizli CIA ajanları bildirdi.
En çok merak edilen noktalardan biri de bu hastalığın belirtilerinin ne olduğu yönünde. Bugüne kadar Havana sendromuna yakalananlar kulak ağrısı, şiddetli baş ağrısı, yüksek düzeyli sesler duyma, baş dönmesi, görme ve hafıza sorunları gibi şikâyetlerde bulundular.
ABD Ulusal Bilimler Akademisi yaptığı araştırma sonucunda yayınladığı raporunda Havana Sendromu’na yönlendirilmiş radyo frekansının (mikrodalga enerjisi) yol açtığı ifade edildi. Ulusal Bilimler Akademisi raporunda rahatsızlıklar için "yönlendirilmiş, darbeli radyo frekansı enerjisinin etkileriyle tutarlı göründüğünü" söyledi. Raporda, diplomatların bu enerjiye nerde ve nasıl maruz kaldıkları belirtilmedi.
ABD Bilimler Akademisi tarafından Aralık 2019’da yayımlanan bir raporda, söz konusu hastalığa, yönlendirilmiş mikrodalga radyasyonunun yol açmış olabileceği fakat henüz net bir çıkarım yapılamayacağı söylendi.
Havana sendromu, Küba'daki Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada büyükelçiliği personelinin yaşadığı bir dizi tıbbi belirti ve semptomdur. Ağustos 2017'den itibaren, Küba'daki Amerikalı ve Kanadalı diplomatik personelin 2016'nın sonlarına kadar uzanan çeşitli sağlık sorunları yaşadığı ortaya çıktı.
ABD hükümeti Küba'yı bu semptomlara neden olan belirsiz saldırıları gerçekleştirmekle suçladı. ABD büyükelçiliğindeki personeli asgariye indirdi ve ABD Başkanı Trump Ekim 2017'de saldırılardan Küba'nın sorumlu olduğuna inandığını açıkladı.



