Güncelleme Tarihi:
Babasının ölümünü "muazzam bir acı" diyerek duyuran Michael Douglas "Kirk Douglas'ın dünya için bir efsane, sinemanın altın çağlarından bir aktör ve insan hakları için mücadele eden bir insan olduğunu" belirtti.
Daha sonra da babasını kaybetmenin kendisi için ne anlama geldiÄŸini ÅŸu satırlarla anlattı: "Ben ve kardeÅŸlerim Joel ile Peter için "baba", Catherine için harika bir kayınpeder, bütün torunları için sevgili büyükbabaları ve eÅŸi Anne için harika bir koca."Douglas, babasının geçen 9 Aralık'ta kutladıkları son doÄŸum gününde ona da söylediÄŸi sözleri yazarak Instagram hesabından efsane oyuncuya veda etti: "Baba, seni çok seviyorum ve senin oÄŸlun olmakla gurur duyuyorum."Â
 Kirk Douglas'ın oğlu Michael'ın eşi Catherine Zeta Jones da çok iyi geçindiği kayınpederini Instagram hesabında paylaştığı "Benim sevgili Kirk'üm... Hayatımın geri kalanında seni seveceğim. Şimdiden özledim... İyi uyu" diyerek uğurladı.
Son nefesini verdiği ana kadar Hollywood'un yaşayan efsanesi unvanını koruyan Kirk Douglas'ın yaşam öyküsüne gelirsek... Gerçek ismi Issur Danielovitch Demsky olan oyuncu 9 Aralık 1916'da New York da doğdu. Annesi Bryna ile babası Herschel bugünkü Beyaz Rusya sınırları içinde doğup yaşayan Rus Yahudisi bir çiftti. Gomel kentinde hayatlarını sürdüren çift daha sonra Herschel'in ağabeyinin izinden giderek ABD'de göç etti. Rus Yahudisi olan aile ABD'ye taşındıktan sonra Demsky soyadını aldı. Aile daha önce ağabeyleri aynı soyadını aldığı için böyle bir tercihte bulundu. Kirk Douglas ise o dönemde Izzy Demsky adıyla biliniyordu.
Demsky ailesi son derece yoksuldu. Anne ev hanımı baba ise serbest meslek sahibiydi. Altısı kız biri erkek yedi çocuklarıyla zorlu bir yaşam savaşını sürdürüyordu aile. Bu dönemde Kirk Douglas ailesine destek olabilmek için çok çeşitli işlerde çalıştı. Değirmen işçilerine yiyecek taşımaktan gazete satıcılığına kadar kırk farklı işte para kazanmak için alın teri döktü. Lise yıllarına geldiğinde ise ileride sahip olmak istediği mesleği bulmuştu. Artık tek bir amacı vardı: Aktör olmak. O dönemde okul piyeslerinde sahneye çıkmaya başladı.
Kirk Douglas yoksul bir aileden gelmesine raÄŸmen bir burs bulup St.Lawrence Üniversitesi'ne girdi. Sonradan bursu geri ödemek için bahçıvanlık yaptı. Üniversite yıllarında oyunculuk yeteneÄŸi keÅŸfedildi. Åžans ondan yanaydı çünkü sınıf arkadaÅŸları arasında Hollywood'un bir dönemin damga vuran Lauren Bacall ve daha sonra eÅŸi olacak Diana Dill vardı. Kirk Douglas üniversiteden mezun olduktan sonra da Broadway'deki ilk rolünü aldı.Â
Kirk Douglas, ABD'nin İkinci Dünya Savaşı'na girdiği 1941 yılında donanmada görev yaptı. 1944'te yaralanıncaya kadar da bu görevi sürdürdü. Üniversitedeki sınıf arkadaşı Diana Dill'i 1943'de Life dergisinin kapağı olduğu sayıda gören Douglas donanmadaki bahriyeli arkadaşlarına onunla evleneceğini söyler ve 2 Kasım 1943'de evlendi.
Ordudan ayrıldıktan sonra New York'a dönen Douglas radyo tiyatrosunda iş buldu. Arkadaşı Lauren Bacall sayesinde birkaç filmde rol aldı ve begeni kazandı. Zaten ondan sonra da birbiri ardına önemli roller gelmeye başladı.
Hollywood'un altın çağında birbirinden önemli filmlerde rol alan Kirk Douglas, sekizinci film olan "Şampiyon"'da bencil ve sert bir boksörü canlandırdı. Bu tür roller artık onun ayrılmaz bir parçası olacaktır. Başarılı olmak için biraz cesaretli olması gerektiğini anlar, film şirketleriyle yaptığı anlaşmaları feshederek annesinin adı olan "Bryna Yapım" adlı bir şirket kurarak cesur işler yapmaya girişir.
Douglas 1950 ve 60'lı yıllarda çok ünlü bir oyuncu olarak zamanın önde gelen kadın oyuncuları ile birlikte sahne aldı. Lauren Bacall, Barbara Stanwyck, Doris Day, Jeanne Crain, Rhonda Fleming, Virginia Mayo, Lizabeth Scott, Laraine Day, Jane Wyman, Eleanor Parker, Lana Turner, Kim Novak, Susan Hayward, Janet Leigh ve Jean Simmons bunlar arasında yer alıyor.
Aldığı birçok rol arasında 1951 yılındaki Along the Great Divide adlı filmdeki kovboy rolü için ata binmeyi ve silah kullanmayı öğrendi ve birçok Western filmde başrolde oynadı. Lonely Are the Brave (1962) filminde ise kovboy rollerinin zirvesindedir.
Douglas ayrıca birçok farklı askeri rolde oynadı. Bunların arasında Top Secret Affair (1957), Paths of Glory (1957), Town Without Pity (1961), The Hook (1963), Seven Days in May (1964), In Harm's Way (1965), Cast a Giant Shadow (1966), ve Is Paris Burning (1966) sayılabilir. En çok bilinen rolü ise Paths of Glory'deki Albay Dax rolüdür.
Kirk Douglas'ın Vincent Van Gogh'un hayatını canlandırdığı Lust for Life (1956) filmi sanatçının iç çelişkilerini çok iyi yansıttığı için beğeni kazandı.
Douglas çok önemli aktörlerin rol aldığı "Spartacus" (1960) filminde hem oyuncu hem de yapımcıydı. Bu filmin bir özelliği de McCarthyci komünist cadı avının sonucu olarak kara listeye alınarak iş verilmeyen Dalton Trumbo'nun projede çalıştırılması ve isminin jenerikte geçmesidir. Filmin yönetmeni Paths of Glory filminde beraber çalıştıkları Stanley Kubrick'dir.
Champion, The Bad and the Beautiful ve Lust for Life filmleri ile üç defa Oscar ödülüne aday gösterilen aktör 1996 yılında aldığı sinema sanatına 50 yıllık katkı özel Oscar ödülü hariç bu ödülü kazanamadı. 2004 yılında Kaliforniya'da Palm Springs'de bir caddeye Kirk douglas Caddesi adı verildi. Ayrıca kendisine 1981 yılında Başkanlık Özgürlük Ödülü, 1985 yılında Fransız Lejyon Donör nişanı ve 2001 yılında Ulusal Sanat Madalyası verildi.
1991 yılında bir helikopter kazasından yara almadan kurtulan Douglas 1996 yılında geçirdiği kalp krizi sonrasında konuşma yetisini kısmen kaybeder.
Douglas iki kez evlendi. İlk evliliğini 1943 yılında Diana Dill ile yaptı. Bu evlilikten aktör Michael Douglas ve yapımcı Joel Douglas dünyaya geldi. Çift 1951 yılında boşandı. Douglas 1954 yılında Anne Buydens ile evlendi. Yapımcı Peter Douglas ve aktör Eric Douglas dünyaya geldi. Kirk Douglas uzun hayatında bir de evlat acısı yaşadı. Oğlu Eric Douglas 2004 yılında aşırı dozda uyuşturucudan hayatını kaybetti.
Â
Â
Â
Â
Â
Â
Â
Â














