Esmer Güzel Kadın hapisten çıkmalı mı?

Yavuz GÖKMEN

Eşber Yağmurdereli,açıkçası şeytanın aklına gelmeyecek bir yolla hapisten çıkarıldı. Önce Eşber Yağmurdereli'den söz edeyim.

Biz Eşber'le fakülteyi birlikte okuduk. O zaman da gözleri görmezdi. Tanışmazdık da.

Onun terör suçundan hüküm giyerek yıllarca yattığını biliyorum. Gözleri görmeyen bir insanın evinde nasıl silah bulundurduğuna aklım ermedi; hâlâ da ermiyor. Arkasından Eşber bir yerde konuşma yapmış ve bu konuşmasında, ‘‘dağlarda çoğalıyoruz’’ gibi laflar söylediği iddiasıyla dava açılmış.

Dosya incelendiğinde Eşber'in ‘‘Ben bu sözleri söylemedim’’ dediği anlaşılıyor. Ortada bu ve benzeri sözlerin söylendiğine dair delil yok. Suçlanan kişi söylediklerini kabul de etmiyor.

İddia sadece, o toplantıyı dinleyen bir zatın tuttuğu notlara dayanıyor.

Biz gazeteciler bize verildikten sonra yalanlanan demeçleri tuttuğumuz notlarla ispata kalksak, gülünç oluruz. Bu yüzden herkes elinde teypler taşıyor. Kaldı ki bunlar bile mahkemede delil kabul edilmiyor. Ses ve görüntü bantları şakır şakır montajlanıyor.

Eşber bir iddia üzerine hüküm giydi ve bir TV programından sonra yaka paça içeri tıkıldı. Şartlı tahliye edildiği için daha yıllarca yatacaktı.

Devlet Eşber'i adeta zorla cezaevinden çıkardı.

* * *

Eşber'in cezaevinden çıkarılmasının nedeni, devletin düşünceyi ifade suçunu kabul etmediğinden değildi.

Eşber'in görmeyen gözlerini pek sevdiğinden hiç değildi.

Devlet buna zorunlu kalmıştı. Çünkü Batı bizi bu konuda fena muaheze etmişti. İç kamuoyumuz da gözleri görmeyen bir adama yapılan muameleye dayanamamıştı. Devlet burada ava giderken avlanmıştı.

Şimdi aynı tepkiler, Batı'dan Leyla Zana için geliyor. Esmer Güzel Kadın'ın hapisten çıkarılması için yoğun Batı baskısı bulunuyor.

Bürokratik devlet burada da Tarzan gibi zor durumda kaldı. Leyla Zana'yı hapisten çıkarmak için planlar yapıyor.

Onun cezasını da sağlık nedenleriyle erteletmeye çalışıyor.

Üstelik Esmer Güzel Kadın'ın sağlık durumu gerçekten iç açıcı değil. Zaten ufacık tefecik bir kadıncağız ve hapiste bu kadar uzun süre kalan bir insanın sağlığı da mutlaka bozuluyor.

Ama Leyla Zana, kendince haklı nedenlerle ertelemeyi kabul etmiyor.

Etmemekte bence de haklı. Bu tepki ona yakışıyor.

* * *

Çünkü devlet, Zana'yı hapisten çıkarmayı aslında hiç istemiyor. Devlete göre, kendisine yan bakanların tümü ya hapiste, ya mezarda olmalıdır.

Devlet bu kafayı değiştirmiyor. Kendisine din gibi bir ideoloji izafe ediyor, sonra da laiklikten söz ediyor. Aslında kendi dinini kendi yaratıyor. Kıyamet buradan kopuyor.

Çözüm, Zana'nın cezasını ertelemek ve hapisten çıkarmak değildir.

Çözüm, devletin artık bu kafayı değiştirmesi ve bir siyasi genel af ilanıyla, tüm siyasi tutuklu ve hükümlüleri dışarı çıkarmasıdır.

Yani, devletin önce kendisini affetmesidir.

Aksi halde hepimiz müebbet küreğe mahkûmuz demektir.

X

Refah kapatılabilecek mi?

Öncelikle belirteyim ki, bir siyasal partiyi yasal olarak kapatmak, onu toplumsal gerçekliğin dışına itmek anlamına gelmez. Benim tartışmak istediğim, bu noktalardan hem birincisi hem de ikincisidir.

Yavuz GÖKMEN

 

Önce ikinci soruyu yanıtlayayım; çünkü onun yanıtı basit ve kısadır. Refah Partisi'ni kapatmak, onu toplumsal gerçekliğin dışına itmek anlamına gelmeyecektir. RP başka bir isim altında belki de daha da güçlenerek -ki bu güçlenmenin anlam olarak derinliğine tartışılması gerekir- varolacak ve Türkiye siyasal yaşamına damga vuracaktır.

Ancak, şimdi birinci sorunun yanıtına geçmeliyiz. Refah Partisi, Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılabilecek midir? Bu soruya da iki türlü yanıt aramak gerekir.

1- Anayasa Mahkemesi, RP'yi hukuken kapatabilir mi?

2- Anayasa Mahkemesi, RP'yi siyasal bir kararla kapatabilir mi?

 

İşte mesele bu iki noktada odaklanmaktadır.

Yazının Devamını Oku