"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Ertuğrul Özkök: Milli Baba'lıktan bölgesel abiliğe

Ertuğrul ÖZKÖK

BU ayın 14'ünde İstanbul'da bir konferans başlıyor. Toplantının konusu ‘‘Liderlik 2000.’’ Konferansta ilginç kişiler konuşacak.

FUTBOLDA LİDERLİK

Sadece siyasi alandaki liderlik değil, toplumsal hayatın her alanındaki liderlik olgusu ele alınacak.

Mesela, Volkswagen şirketinin eski başkanı Carl Hahn iş hayatındaki liderlik olgusunu anlatacak.

Ünlü keman virtüözü Miha Pogacnick, orkestrada liderliğin ne anlama geldiğini inceleyecek.

Konuşmacılar arasında Liverpool futbol kulübü yöneticisi Gerard Houillier de var.

Onun konusu ise ‘‘Takım ve Kazanma.’’

Bülent Eczacıbaşı ‘‘Liderlik ve Vizyon’’u anlatacak.

Cem Boyner'in konusu ‘‘Yeni Kurallar’’.

Konferansta ben de bir konuşma yapacağım.

Benim konum, ‘‘Liderlik ve Karizma’’ olacak.

Konferansın açılış konuşmasını ise Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel yapacak.

Demirel liderlik anılarını anlatacak.

Bu konuşmayı ilgiyle izleyeceğim.

Çünkü Demirel, benim bütün hayatım boyunca gördüğüm ender liderlerden biridir.

GENÇLİĞİM VE DEMİREL

Bütün gençliğim Demirel'in temsil ettiği zihniyetle mücadeleyle geçti.

1960'lı yıllarda Demirel yönetimine karşı yapılan mitinglere katıldım.

‘‘Morrison Süleyman’’ gibi kaba saba sloganları hiçbir zaman atmadım, ama onun şahsında Adalet Partisi zihniyetini yerden yere vurdum.

Gazetecilik yıllarımda ise, Özal vizyonunu desteklediğim için yine Demirel'le karşı karşıya kaldım.

Ama siyasi haklarıyla ilgili referandumda, yasakların kaldırılması yönünde yazılar yazdım.

O nedenle de Özal'la ters düştüm.

Gerçek Demirel'i cumhurbaşkanı olduktan sonra tanımaya başladım.

Kendisiyle çok uzun sohbetlerim oldu.

28 Şubat sürecinde oynadığı tarihi rolü çok yakından biliyorum.

Bu rol ileride çok daha önemli ayrıntılarıyla gün ışığına çıkacaktır.

Eminim ki, o günlerden geriye bakan tarafsız insanlar, Demirel hakkında bugünkülerden daha insaflı ve objektif değerlendirmeler yapacaktır.

Demirel'i iki aydır görmüyorum.

Anlatılanlara göre kilo vermiş.

Sayım günü televizyondaki görüntülerini izledim.

Üzgün bir hali vardı.

Haklıdır da.

YEĞEN YÜKÜ

Yeğeni dolayısıyla yapılan bazı eleştiriler, insaf boyutunu aştı.

Demirel, Türkiye'nin son 40 yılında var.

Bu 40 yılda Türkiye'nin kat ettiği mesafeyi küçümseyenler, onun hizmetlerini de görmezlikten gelebilirler.

Türk merkez sağı, önemli ve etkili liderler çıkarmıştır.

Rahmetli Menderes ve Özal, önemli dönüşümlere ideolojik imzalarını atmışlardır.

Demirel de bu sağ geleneğin en önemli üç isminden biridir.

Siyasette 40 yıl çok uzun bir süredir.

Bu süre insanı bir yandan yüceltirken, bir yandan da yıpratır.

Tarafsız tarihçiler, zamanın yıpratıcı payını ayıklayıp geriye kalan lideri değerlendirirler.

Ben kendi payıma, bütün gençliğim boyunca mücadele ettiğim Demirel'le barıştım.

Barışmaktan öte, Türkiye'nin geleceğiyle ilgili ortak bir vizyonun menziline girdim.

Dün ABD Dışişleri Bakanı Albright'ın kendisine telefon edip Ortadoğu sorununda önemli bir misyona davet ettiğini öğrenince sevindim.

Çünkü Demirel, Türkiye'nin yetiştirdiği ender uluslararası liderlerden biridir.

Cumhurbaşkanlığı'nda geçirdiği yedi yıl, onda müthiş bir uzlaştırıcılık karakterini de geliştirdi.

Bölgenin önde gelen bütün aktörleriyle, siyasetin ve diplomasinin resmi kalıplarını aşan, bir ‘‘ağabeylik’’ konumundadır.

Bu görev onun hakkıdır.

BÖLGESEL MİSYON

Ama daha önemlisi, böyle önemli bir barış görevi için bulunmuş en doğru isimdir.

Benim tanıdığım Demirel, artık iç siyasetin yıpratıcı kulvarlarında dolaşmak yerine, böyle uluslararası ve bölgesel misyonlara açılmalı.

X