GeriEkonomi 'Yüksek enflasyon kul hakkıdır'
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    5
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

'Yüksek enflasyon kul hakkıdır'

'Yüksek enflasyon kul hakkıdır'
Abone Olgoogle-news

Merkez Bankası eski Başkanı Durmuş Yılmaz, yarın yapılacak faiz toplantısı öncesinde Merkez Bankasına Taylor kuralını anımsattı. Ekonomik göstergelerin faiz artırımı yapılması gerektiğine işaret ettiğini belirten Yılmaz, “Taylor’ın hesabı yüzde 18 diyor” değerlendirmesi yaptı.

Yüksek enflasyon kul hakkıdır

İyi Parti Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Durmuş Yılmaz, bir grup gazeteciyle sohbetinde şöyle söyledi:

TAYLOR YÜZDE 18 DİYOR

(Perşembe günü Para Politikası Kurulu toplanacak-Merkez Bankası faizi ne olmalı?) Ne yapacağını bilemem ama ne yapması gerektiği konusunda bir fikir beyan edebilirim. Öncelikle Merkez Bankası iletişim politikasında kargaşaya son vermek için sadeleşmeye gitmeli ve tek bir politika faizi ilan etmelidir. Piyasayı 1 haftalık repo faizinden fonlamalıdır. Büyüme rakamlarını ve ekonominin içinde bulunduğu talep koşullarını, enflasyonu dikkat aldığımızda Merkez Bankası sıkılaştırmaya gitmeli. Ne kadar yapmalıdır? Bu Merkez Bankasının olayları, elindeki verileri nasıl okuduğuna bağlıdır. Ama Taylor kuralı diye bir kural var. Taylor, ‘gerçekleşen enflasyon ile hedef enflasyonun toplamı, sizi hedefe götürecek faiz oranıdır’ diyor. Türkiye’de enflasyon yüzde 12.98; Merkezin hedefi de yüzde 5. Taylor’a göre sizi yüzde 5 hedefine götürecek yıllık faiz oranı 13+5 = 18. Ama ben merkez bankasının bunu yapacağını düşünmüyorum.

(Siz olsanız yapar mıydınız?) Kısa vadede mutlaka faiz artışına ihtiyaç var, ama uzun vadede yapısal sorunlar var. Yapısal sorunların üzerine gitmediğimiz sürece kısa vadeli faiz artışları geçici çözümdür.

ENFLASYON KUL HAKKIDIR

“Enflasyonla mücadele, sürdürülebilir büyümenin ön şartlarından birisidir. 2005 yılında attığımız 6 sıfır sonucunda piyasaya çıkardığımız yeni 100 Türk Lirasının bugünkü satınalma gücü 35’lere düşmüş durumda. Paranın değeri kayboldukça ekonomide bize dolarizasyonu getiriyor. Biz 2001 krizinden hiç ders almamış gibi görünüyoruz. 2001 krizine giden yolda bankalardaki mevduatın yüzde 70’e yakını yabancı paraydı ve dolayısıyla Türkiye’de ücretler, maaşlar, kiralar, yabancı parayla yapılıyordu. Hızlı ve sürdürülebilir büyümek isteyen yönetimler mutlaka fiyat istikrarını sağlamalılar. Bu aynı zaman diliminde yaşayan farklı gelir grupları ve de farklı zamanlarda yaşayan nesiller arasındaki gelir adaletsizliğinin ortadan kaldırılması için önemlidir. Enflasyon kul hakkıdır.

HALK TEFECİ FAİZİYLE BORÇLANIYOR

Durmuş Yılmaz, önceki gün açıklanan yüzde 11.1’lik üçüncü çeyrek büyüme rakamlarını ise Twitter hesabından şöyle değerlendirdi:
“Küçümsemeyelim enflasyonda şampiyonuz. Unutmayın mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış çeyreklik büyüme yüzde 1.2. Tarım eksi yüzde 0.2, imalat sanayi eksi yüzde 1.3. Sürdürülemez kredi genişlemesi ve iç tüketime dayalı hormonlu büyümenin sokağa yansımadığının en çarpıcı kanıtı işçilerin, memurların ve emeklilerin milli gelirden aldığı payın hızla düşüyor olmasıdır. Panik içinde ekonomiyi kısa süreli büyütmek için enflasyonu patlatıp, halkın alım gücünü eritiyorsunuz. Parası yetmeyen vatandaşı tefeci faizleri ile borçlandırıp tüketime teşvik ediyorsunuz. Bunun faturasını önümüzdeki yıllarda milletçe ödemek zorunda kalacağız. Borç ile finanse edilen iç tüketime dayalı büyüme modeli iflas etmeye mahkumdur. Halkımızın toplam borcu 520 milyar TL’yi aşmıştır ve izlenen politikalar sonucunda altından kalkamayacağı bir hızla hala da borçlandırılmaktadır.”



False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle