Uzan Grubu'na el konuldu

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), yeni çıkarılan Bankacılık Yasası'na dayanarak Uzan grubuna ait 219 şirketin yönetimine alacakların tahsili için el koydu. TMSF'nin kararı uyarınca Uzan Grubu'nun şirketlerindeki yöneticiler de değiştirildi.

Haberin Devamı

Üst düzey bir emniyet yetkilisi, ''İmar Bankası soruşturması çerçevesinde birçoğu hakkında ihtiyati tedbir kararı bulunan Uzan Grubu'na ait 200 şirketin yönetimine, 'alacakların tahsili ve mal kaçırılmasını önlemek amacıyla' el konulduğunu'' söyledi.

Aynı yetkili, ''TMSF'nin, 219 şirketi barındıran medya, GSM şirketi, çimento ve diğerleri olmak üzere 4 ayrı gruba 5'er kişilik 'kayyum' (belli bir malın yönetilmesi veya belli bir işin yapılması için görevlendirilen kişi) ataması yaptığını'' kaydetti.

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) tarafından yönetimine el konulduğu belirtilen şirketlerden İstanbul'da bulunan Uzan ailesinin sahibi olduğu holding, televizyon ve gazete ile GSM şirketinin yer aldığı binalarda, Mali Şube Müdürlüğü, Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü ve ilçe emniyet müdürlüklerine bağlı ekiplerce güvenlik önlemi alındı. Star gazetesi ve Star TV'nin de yer aldığı binanın dışında bu kuruluşlara ait tabelaya rastlanmazken, sadece Türk Bayrakları olması dikkat çekti.  Uzanların, İstanbul Çubuklu'daki evine de baskın düzenlendi.

TMSF: UZANLAR, MAL VE PARA KAÇIRIYORDU

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), batık İmar Bankası'ndan doğan kamu alacağının tahsili için uygulanan tüm yaptırımlara karşın Uzan Grubu şirketlerinde mal ve para kaçırmanın sürdüğünü, Grup şirketlerine yapılan operasyonun bu süreci durdurmayı amaçladığı bildirildi.

Fon'dan yapılan yazılı açıklamada, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) 3 Temmuz 2003 tarihinde aldığı bir kararla, İmar Bankası'nın, bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığı ve anılan Banka'nın yönetim ve denetiminin TMSF'ye geçtiği anımsatıldı.
 
Söz konusu kararın ardından İmar Bankası'nın, toplam mevduat yükümlülüğünün saptanması amacıyla yapılan incelemelerde, daha önce İmar Bankası'nda yapılan denetimlerde ve Banka'nın resmi kayıtlarında görünen mevduatın 10 katından daha fazla mevduat yükümlülüğünün bulunduğunun belirlendiğine dikkat çekilen araştırmada, "Böylece, dünya finans tarihinde eşine ender rastlanan bir para ve mal kaçırma operasyonunun gerçekleştirildiği tespit edilmiştir" denildi.
 
Kayıt dışı mevduat sahiplerinin ellerindeki belgeler ile çeşitli operasyonlar sonucunda tespit edilen Banka'nın gizli bilgisayar kayıtlarının karşılaştırılması ve gerçek hak sahiplerinin belirlenmesi amacıyla aylar süren çalışmalar sonunda hesaplanan yaklaşık 7.5 katrilyon liralık mevduatın, hak sahiplerine peşin ya da vadeli olarak ödenmesi için gerekli kaynağın TMSF tarafından Ziraat Bankası'na aktarıldığı anımsatıldı.

"ACIMASIZ KAMPANYALAR DÜZENLENDİ"

İmar Bankası hakim ortaklarından kamu alacağının tahsili için uygulanan yasal yaptırımlar bahane edilerek ve bazı insani duygular sömürülerek, kamu alacağının takip ve tahsili ile görevli kişi ve makamlara karşı acımasız kampanyalar düzenlendiği belirtildi.

"MAL VE PARA KAÇIRMA SÜRÜYOR"

Bu kampanyalarda, grup çalışanlarına ücret ödememelerinin sorumluluğunun kamu görevi yapan kişi ve organların omuzlarına yüklenmeye çalışıldığı, buna karşılık ücret dışındaki bazı büyük ödemeleri (RTÜK payları gibi) yapacak kaynağı rahatlıkla bulabildikleri kaydedildi.

Görevliler tarafından tespit edilen buna benzer sayısız olayın, kamu alacağının tahsili için uygulanan yaptırımlara karşın şirketlerden mal ve para kaçırıldığını gösterdiği belirtildi. Bankalar Yasası'nın ilgili hükümlerinin, Fon alacağının tahsilini olanaksızlaştıran bu gibi durumların saptanması halinde Banka hakim ortaklarının, yakınlarının, yöneticilerinin ve onlar adına hareket edenlerin doğrudan ya da dolaylı sahip oldukları ya da kontrol ettikleri şirketlerin yönetim ve denetiminin ve yasada belirtilen ortaklık haklarının TMSF tarafından devralınacağını öngördüğü anımsatıldı.

Bu kapsamda İmar Bankası'nın  hakim ortaklarının, yakınlarının, yöneticilerinin ve onlar adına hareket edenlerin doğrudan veya dolaylı sahip oldukları ya da kontrol ettikleri şirketler ile ilgili olarak başlatılan işlemin, kamu alacağının tahsili için Bankalar Yasası'nın ve diğer ilgili yasaların amir hükümlerinin uygulanması olduğu vurgulandı.

ATANANLAR BELLİ OLDU

Uzan grubuna ait 219 şirketin oluşturduğu 4 ayrı grupta görev yapacak 4 yönetim kurulu başkanı, 12 yönetim kurulu üyesi ile 7 denetleme kurulu üyesinin isimleri belli oldu.

TMSF'den alınan bilgiye göre, bünyesinde 74 şirketin yer aldığı medya grubunun yönetim kurulu başkanlığına Adem Gürses getirildi. Bu grubun yönetim kurulu üyeliklerine ise Uğur Hayırlı, Ömer Küçüközcan, Hasan Tahsin Emre ile Yusuf Toklu atandı. Bu grubun denetleme kurulu üyeliklerine de Mehmet Ali Kaynar ile Zeynel Koç getirildi.

Bünyesinde 67 şirket bulunan çimento-inşaat grubunun yönetim kurulu başkanlığına da Hidayet Nalçacı atandı. Bu grubun yönetim kurulu üyeliklerinde Servet Kaçamak, Serhat Uçak, Mustafa Turgut ve Fatih Zülfikar görevlendirildi. Çimento-inşaat grubunun denetleme kurulu üyeliklerine de Veysel Karabasmaz ile Mehmet Rüştü Kırmacıoğlu atandı.

64 şirketin oluşturduğu telekomünikasyon grubunun yönetim kurulu başkanlığına Mehmet Tozaltın getirilirken, yönetim kurulu üyeleri de Yaşar Akgün, Uğur Hayırlı, Ömer Küçüközcan ve Halil Özkentli'den oluştu. Bu grubun denetleme kurulu üyeliklerine de Salih Öktem ile Lütfi Dalgıç getirildi.

Metal, gıda, tekstil gibi 14 ayrı şirketin oluşturduğu grubun yönetim kurulu başkanlığına da İsmet Tuğul getirildi. Bu grubun yönetim kurulu üyeleri de Mustafa Öcalan ile Ercan Ergül'den oluştu. ''Diğer şirketler'' adı verilen bu grupta Faysal Kara da denetleme kurulu üyesi olarak görev alacak.

''HUKUKA YARDIMCI OLSUNLAR''

TMSF'den üst düzey bir yetkili, Fon'un İmar Bankası'nın borcu olan 7.5 katrilyon lirayı 14 Ocak'ta Ziraat Bankası'na ödeyerek, Uzan grubundan alacaklı duruma geldiğini hatırlatarak, bugün başlatılan işlemin, bu alacakların kaçırılmaması, şirketlerdeki mal varlıklarının ve paranın korunması yönünde olduğunu bildirdi.

İşlemin bir ''kayyum'' ataması şeklinde olmadığını, ''kayyum''un mahkeme tarafından bir kişi olarak atandığını hatırlatan üst düzey yetkili, TMSF'nin Uzan grubuna ait 219 şirketi 4 ayrı grup altında toplayarak, buralara yönetim kurulu başkanı, yönetim kurulu üyesi ve denetleme kurulu üyesi atadığını kaydetti.

Şirketlerdeki mevcut çalışan kadrosunun korunacağını, şimdilik herhangi bir kısıtlamaya gidilmeyeceğini belirten üst düzey yetkili, şöyle konuştu:

''Mevcut personelle çalışmaya devam edilecek. Çalışanlardan isteğimiz hukuka yardımcı olmalarıdır. Şirketlerin yüzde 49 hissesininçalışanlara verileceği vaadiyle çalışanların yeni yönetime karşı direnişe zorlandığı yönünde duyumlar alıyoruz. Ancak, 2003 yılında yürürlüğe giren 4969 sayılı Kanun'un 20'nci maddesinin 3'ncü fıkrası ave b bendi, 'Haklarında soruşturma başlatılan banka sahiplerine, ortaklarına, yönetim kurulu üyelerine yardım edenler, onlar adına hareket eden kişiler, onlar gibi 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu'nun 2 ve 10. maddesi uyarınca soruşturmaya tabi tutulurlar' diyor. Bu şekilde hareket eden kişiler, borcun ortağı olurlar. Şirket görevlileri bu şekilde suç işleyerek mağdur olmasınlar.''

Haberle ilgili daha fazlası: