Tüzmen: Biz Osmanlı çocuğuyuz, Avrupa ne çocuğu olduğunu bilir

Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın Türkiye’nin Avrupalılığını vurgulamak amacıyla ‘Hepimiz Bizans’ın çocuklarıyız’ şeklindeki sözlerine, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Tunus'tan sert karşılık verdi. Tüzmen, "Biz Osmanlı çocuğuyuz, Avrupa'nın ne çocuğu olduğunu Avrupalılar bilir" dedi.

DEVLET Bakanı Kürşad Tüzmen "Hepimiz Bizans'ın çocuklarıyız" diyen Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'a Tunus'tan ağır bir yanıt verdi. Tüzmen "Biz Osmanlı çocuğuyuz, Avrupa'nın ne çocuğu olduğunu Avrupalılar bilir" dedi. Serbest Ticaret Anlaşması imzalamak üzere Tunus'a giden Tüzmen, üç günlük gezisinin sonunda gazetecilerle bir sohbet toplantısı düzenleyerek Türkiye- AB ve Türkiye-IMF ilişkileri üzerine değerlendirmeler yaptı.

17 Aralık'ta Türkiye'nin bir tarih alacağı kanısında olduğunu belirten Tüzmen, Türkiye-AB ilişkileri konusunda daha önce yaptığı aşk ve evlilik benzetmesini tekrarladı. Aralık'taki zirvede nişanın yapılacağını, bu tarihte evlilik gününün de belirleneceğine inandığını söyleyen Tüzmen, bir gazetecinin "Peki ya çocuk?" sorusuna ise, "Çocuklar ortada. Onlar evlilik dışı" yanıtını verdi. Türkiye'nin AB üyeliğinin, fonların bittiği bir döneme denk geldiğine dikkat çeken Tüzmen şunları söyledi:

"Ama eskiye göre çok daha kuvvetli durumdayız. Türkiye bu tarihi alabilmek için elinden geleni yaptı. Top artık AB'de. Eski fon alacaklarımızın yeni projelere aktarılması bence çok faydalı olur. Portekiz, İspanya ve İtalya'nın aldığı 20'şer milyar dolarlar artık yok. Ama biz dış ticaretteki başarılarımızla pek çok Avrupa ülkesinden daha fazla pay almaya başladık."

DARBELER OLMASAYDI

Tüzmen yeni stand-by anlaşması ile 17 Aralık tarihi arasında bir ilişki olup olmadığı sorusuna ise şu yanıtı verdi:

"Bunlar birbiri ile bağlantılı değil. Dünya üzerinde bütün gelişmekte olan ülkelere uygulanan programların aynısının bir benzeri Türkiye şartlarına uyarlanmış ve hükümetin de kendi programını yaparak aradaki farkları biraz olsun giderebildiği bir program söz konusu. Ama eğer biz 1960-1980 darbelerini yaşamasak, 1974'de bize yapılan AB teklifini kaçırmasaydık, bugün belki IMF ile hiçbir anlaşma yapmaya gerek kalmazdı. Bu kesintiler nedeniyle AB'ye çok önemli bahaneler, malzemeler vermiş olduk."

'Düşük faturayla mal satıyorduk' itirafı

İSTANBUL
Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Gülle, imzalanan serbest ticaret anlaşmasının tekstil ihracatçıları için büyük potansiyel içerdiğini vurguladı. Anlaşmayı değerlendiren Gülle, bir itirafta da bulunarak "Çok da yasal olmayan yollarla mal satılıyordu. Vergiler yüksek olduğu için düşük faturalar kesiliyordu. Anlaşmayla bu illegal durum ortadan kalktı" dedi. Anlaşmanın en büyük yararının Avrupa'nın Tunus'tan aldığı kumaşın ikamesinin Türk ihracatçılarla gerçekleştirilmesi olduğunu ifade eden Gülle, 400 Avrupalı ve Tunuslu tekstil firmasının Türk firmalarına ilgi gösterdiğini belirtti.

Damardan şırıngalar yapıldı seks sorununu çözmeye çalıştık

1980
öncesi dönemi değerlendirirken "Bize damardan şırıngalar yapıldı" diyen Kürşad Tüzmen şöyle devam etti: "Kimimiz sağcı kimimiz solcu olduk. Ülkeyi oralardan kurtaracağımızı düşündük. Şimdi pek çok arkadaşımız aramızda yok. O dönemde Türkiye çok önemli insan kaynağını kaybetti." Artık damardan şırınga alınmadığını söyleyen Tüzmen, "1970-1980 arası fraksiyonları, 1980 sonrası ekonomiyi, 1990-2000 arasında da karşı cinsle ilgili sorunu çözmeyi öğrendik. Türkiye seks problemini çözmeye çalıştı" diye konuştu.
Haberle ilgili daha fazlası: