GeriEkonomi Türkiye'deki 'İdari Engeller' tartışıldı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Türkiye'deki 'İdari Engeller' tartışıldı

Abone Olgoogle-news


Hazine Müsteşarlığı ile Dünya Bankası tarafından yürütülmekte olan "Türkiye'de Yatırımlarda Karşılaşılan İdari Engeller" projesinin tanıtımı ve "Yatırım Ortamı Durum Tespiti" çalışmalarının sonuçları Hazine'de bugün düzenlenen bir toplantıda ele alındı.

Hazine Müsteşar Yardımcısı Aydın Karaöz, kriz dönemlerinde dahi dengeli bir tutum içinde olan doğrudan yabancı sermaye üzerinde daha fazla duracaklarını söyledi

Müsteşar Yardımcısı Karaöz toplantının açılışında yaptığı konuşmada, son 20 yıldır birçok ülkenin yabancı ve yerli yatırımı arttırmak amacıyla ekonomilerini serbestleştirmeleri hususunda ciddi önlemler aldığına işaret etti.

Serbestleştirme yönünde atılan adımlara, birçok hukuki ve politik girişime rağmen birçok ülkelerde yatırımlarda beklenen gelişmenin sağlanamadığını dikkat çeken Karaöz, artan dünya ticaret hacmi ile birlikte daha büyük rakamlara varan sermaye akımının büyüme ve istihdamı artıracak şekilde verimliliğin ve üretkenliğin yükselmesine neden olduğunu kaydetti.

Giderek birbirine bağımlı hale gelen dünya ekonomisinin bir parçası olmanın bazı potansiyel riskleri ve tehlikelerde beraberinde getirdiğini belirten Karaöz, portföy yatırımının birtakım spekülatif unsurlardan kolayca etkilendiğini, "gelmesi kadar gitmesi de kolay" olan sermaye akımı olduğunu bildirdi.

Çeşitli nedenlerden dolayı doğrudan yabancı sermayeden Türkiye'nin gerekli ve yeterli payı alamadığını belirten Karaöz, şöyle dedi:

"Amacımız, Türkiye'deki yatırım ortamanın daha iyi bir hale getirilmesi bu amaçla mevzuat ve uygulamada gerekli değişikliklerini yapılarak hem yerli hem de yabancı yatırımcının kolaylıkla faaliyet gösterebildiği platform zemin oluşturmaktır.

Yatırım ortamı genel ekonomik ve siyasi atmosferin rolünü oynadığı belli kurum ve kuruluşlar ile sınırlı kalmayan yatırımın niteliğinde kuruluş yerine bağlı olarak değişebilen yatırım yapılması faaliyete geçirilmesi aşamasında vergi, gümrük, eğitim, adli sistem, idari sistem ve bunları da içine alan bir süreçtir. Bunların hepsi bir arada ve uyumlu bir şekilde çalışması halinde düzgün ve cezbedici bir yatırım ortamından banhsetmek ancak mümkün olabilir. Bundan dolayı herkese çok büyük görevler düşmektedir"

CHHIBBER: AVRUPA TÜRKİYE'NİN ARKA BAHÇESİNDE

Dünya Bankası Türkiye Temsilcisi Ajay Chhibber, son 10 yılda küresel düzeyde yatırım hacmi dikkate alındığında Türkiye'nin payının 1 milyar dolardan az olduğunu belirterek, "Türkiye'nin doğrudan yabancı sermaye çekmemesi için hiçbir sebep yok" dedi.

Hazine Müsteşarlığı ile Dünya Bankası tarafından yürütülmekte olan "Türkiye'de Yatırımlarda Karşılaşılan İdari Engeller" projesinin tanıtımı ve "Yatırım Ortamı Durum Tespiti" çalışmalarının sonuçları Hazine'de bugün düzenlenen bir toplantıda ele alındı.

Türkiye'ye 1 milyar dolardan az doğrudan yabancı yatırım gelirken geçen 10 yıllık sürede, 7-8 milyar dolar tutarında portföy yatırımının geldiğini bildiren Chhibber, bu tür yatırımların çok tehlikeli olduğunu söyledi.

Yabancıların doğrudan yatırımlarının Türkiye'nin kalkınmasında çok önemli bir rol oynayabileceğini kaydeden Chhibber, Türkiye'nin içinde bulunduğu stratejik konum nedeniyle "Türkiye Avrupa'nın arka bahçesinde değil, Avrupa Türkiye'nin arka bahçesinde. Avrupa, Türk ürünleri için ciddi bir pazar oluşturuyor." dedi.

Chhibber, Türkiye'de çok iyi bir yetişmiş insan gücü potansiyeli, sağlam bir alt yapısı ve AB ile gümrük birliğine gitmesine rağmen diğer ülkelere oranla daha az doğrudan yabancı sermaye çekebildiğini kaydetti.

Türkiye ekonomisinin kapalı değil açık bir ekonomiye sahip olduğunu belirten Chhibber, yerli girişimcilerin son 10 yılda yaptıkları yatırım tutarının GSMH'ye oranın yüzde 19 olduğunu vurguladı. Chhibber, şöyle dedi:

"Özel girişimciler yatırım yapıyorsa yabancı yatırımcılar da yatırım yapmalıdır. Ama böyle olmuyor. Bu bir bilmece... Bunun açıklığa kavuşturulması gerekir. Türk özel sektörü birkaç istisna dışında doğrudan yabancı sermayeyi teşvik etmek konusunda pek fazla istekli davranmadı. Türkiye'nin doğrudan yabancı sermaye çekmesi konusundaki düşüncesinin yavaş yavaş değişeceğine inanıyorum. Yabancı ve yerli sermaye birbirine rakip değil birbirlerinin tamamlayıcısıdır."

Türkiye'nin yeterli doğrudan yabancı sermaye çekememesinin birçok nedeni olduğunu belirten Chhibber, hükümetin doğrudan yabancı sermayeyi çekme konusunda çok kararlı gördüklerini bildirdi.=

FİAS ÇALIŞMALARI

Dünya Bankası'na bağlı Yabancı Sermaye Danışma Servisi (FİAS) üst düzey yöneticilerinden Frank Saden de yaptığı konuşmada, FİAS'ın çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Doğrudan yabancı sermayenin kalkınmanın kilit unsuru olduğunu vurgulayan Saden, Türkiye'nin doğrudan yabancı sermaye çekebilmesi konusunda içinde bulunduğu bölgede çok büyük bir potansiyelinin olduğunu söyledi.

TÜRKİYE'YE VERİLECEK DESTEK

Öte yandan, Dünya Bankası Türkiye Temsilcisi Chhibber, Hazine'den ayrılırken gazetecilerin bir sorusu üzerine, Banka'nın Ülke Yardım Strtejisi (CAS) dahil olmak üzere Türkiye'ye verilecek desteğin boyutlarını gelecek hafta Washington'da ele alınacığını söyledi.

Kendisinin de bu görüşmelere katılmak üzere yarın Washington'a gideceğini belirten Chhiber, bir soru üzerine, "Türkiye'ye mali destek gelmelidir" yanıtını verdi.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle