GeriEkonomi Temiz enerji için dönüşüm fırsatı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Temiz enerji için dönüşüm fırsatı

Temiz enerji için dönüşüm fırsatı
Abone Olgoogle-news

Koronavirüs salgını tüm dünyada temiz hava kalitesinin önemini bir kez daha ortaya çıkardı. Hava kalitesinin düşük olduğu bölgeler salgın için daha riskli olarak tanımlanırken sanayinin yavaşlamasına bağlı santrallerin az çalışması ile büyük kentlerin de hava kalitesi de yükseldi. İşte bu noktada hem yenilenebilir enerjideki kaynaklarının hem de temiz havanın insan yaşamı üzerine etkisi bir kez daha ortaya çıkarken bu dönemin de dönüşüm için bir fırsat olduğu belirtiliyor.

TÜM dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını hızla yayılmaya devam ediyor. Salgının etkisini azaltmak için Türkiye’de de çeşitli önlemler alınıyor. Bu önlemler 30 büyük şehir ve Zonguldak’ta ise en ciddi şekilde uygulanıyor. 30 büyük şehirde bu önlemlerin alınmasının ana nedeni aşırı nüfus yoğunluğu ve hareketlilik olarak gösterilirken Zonguldak için tek neden kent sakinlerinin yaşadığı kronik akciğer sorunu ve solunum problemleri. Koronavirüs salgınıyla birlikte gözler salgının ağır seyretme etkisini artırabilme ihtimali olan hava kirliliğine, dolayısıyla hava kirliliğinin yoğun olarak yaşandığı Zonguldak gibi şehirlere çevriliyor. Kömürlü termik santrallerin salgın hastalıklara karşı bulundukları bölge halkını daha açık hale getirmesi sadece içinde bulunduğumuz döneme ait bir konu değil. Carnegie Mellon ve Montreal üniversitelerinin yaptığı çalışmaya göre 1918 İspanyol Gribi salgını kömür yakan kentlerde diğer kentlere oranla çok daha yüksek sayıda ölüme sebep olmuş.

KAPASİTE DÜŞTÜ

Kötü haber 1918 yılına oranla günümüzde hava kirliliğini etkileyen birçok farklı etken var, iyi haber ise kömürün artan çevresel maliyeti, düşen yenilenebilir enerji maliyetleri karşısında pahalı kalması, hava kalitesine ve halk sağlığına etkileri nedeniyle dünyada hızla terkedilmesi. Carbon Tracker’ın son raporu, 2020 yılında dünyadaki kömürlü termik santrallerin neredeyse yarısının zarar edeceğini ortaya koyarken, geçtiğimiz haftalarda yayımlanan Yükseliş ve Çöküş 2020 raporu ise yapım ve proje aşamasındaki kömürlü termik santral kapasitesinin 2015 yılına göre yüzde 66 düştüğünü açıkladı.

TÜRKİYE’DEN YENİLENEBİLİR ATAĞI

Tüm dünyada planlanan kömürlü termik santral kurulu gücü ardışık olarak son 4 yıldır azalmaya devam ediyor. Dünya bu dönemde rüzgar ve güneş başta olmak üzere yenilenebilir enerjiye daha fazla yatırım yapıyor. Yenilenebilir enerji potansiyeli çok yüksek olan Türkiye’de de devlet destekli politikalarla güneş ve rüzgar enerjisi yatırımları destekleniyor. Yatırımcılara alım garantileri veriliyor. Türkiye’de son yıllarda dünyanın en büyük güneş enerjisi santralları yapılırken rüzgar santralları da hızla yaygınlaşıyor. Yenilenebilir enerji üretimi gittikçe artıyor.

Dünyada kömürlü termik santraller bu nedenlerle hızla kapanırken, bu dönüşüm dolayısıyla hem kentlerin hem de nüfusun karlı çıktığı birçok örnek mevcut. İşte bu örnekler:

Güneşe döndü
Nanticoke Enerji Santrali - Kanada

Bir zamanlar Kuzey Amerika’nın en büyük kömürlü termik santrali olan Nanticoke bugün 150 hektarlık arazisine yayılan 192.431 photovoltaic panellerle 44-megawatt enerji üreten bir güneş enerjisi santrali. Erie Gölü kıyısındaki Ontario şehrinin yakınlarında yer alan santral 7 bin 200 evin ihtiyaç duyacağı enerjiyi üretebilecek kapasitede. Kömür santrali bacalarının yıkımının üzerinden bir yıl geçmeden şebekeye bağlanan güneş enerjisi santralinin ortakları bölgede yaşayan yerli halk. Santral bölgede yaşayan iki yerli halk topluluğuna uzun dönemli gelir kaynağı sağlayacak.

Cazibe merkezine dönüştü
Bankside Enerji Santrali - İngiltere

Günümüzde Londra’nın kültür-sanat yaşamının temel taşlarından birisi olan Tate Modern Sanat Galerisi 1981 yılına kadar Bankside Enerji Santrali adını taşıyordu. Londra merkezinde inşa edilen son enerji santrali olan Bankside petrol fiyatlarında 1970’lerden itibaren yaşanan yükselişin operasyon maliyetlerini artırması nedeniyle kapatıldı. Tate Modern 2018/2019 döneminde 5.8 milyon ziyaretçiyle İngiltere’nin en çok ziyaretçi çeken cazibe merkezi haline gelmiş durumda.

Veri merkezi oluyor
Fisk Street Enerji Santrali - ABD

Chicago’daki santral açıldığı 1903 yılında 5 megawatt’lık enerji üretim kapasitesi ve dünyanın o güne kadar gördüğü en güçlü buhar türbiniyle teknolojinin gelecekte ulaşacağı noktayı gösteren bir mucize olarak kabul ediliyordu. 2011 yılında kapatılana kadar yerleşim yerlerinde yaşanan birçok sağlık probleminin nedeni olarak gösterilen Fisk’in bundan böyle bir veri depolama ve işlem merkezi olarak kullanılması planlanıyor. 2040 yılına kadar elektrik üretiminde karbon emisyonlarını sıfırlama kararı alan New York eyaletinde de kömürlü termik santraller data merkezi ve teknoloji parkı olarak kullanılmaya devam ediyor. Bu ay içinde kapanan son termik santral Somerset santralinde 55 kişi çalışırken yeni kurulacak veri merkezinin 165 kişiye istihdam sağlaması bekleniyor.

Sanayi mirası
White Bay Enerji Santrali - Avustralya

1917 yılında açılan santral faaliyetlerine son verilen 1983’ten beri Avustralya’nın önde gelen sanayi mirası alanlarından biri olarak kullanılıyor. Matrix, Muhteşem Gatsby ve Red Planet gibi birçok filme ev sahipliği yapan santral ziyaretçileri için rehberli turlar düzenleyerek enerji üretiminde kömür kullanılan tarihe dair bilgi sunuyor.

Enerji müzesi ziyaretçilerini bekliyor
Santralistanbul- Türkiye

Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk kent ölçeğindeki elektrik santrali Silahtarağa Termik Santrali 1911 yılından 1983 yılına kadar İstanbul için elektrik üretiminde kullanıldı. Santral, Türkiye’nin kültür ve sanat alanında gerçekleşen en kapsamlı dönüşüm projelerinden biri olarak 2007 yılından beri Bilgi Üniversitesine ev sahipliği yapıyor. Eski santral enerji müzesi olarak ziyaretçi kabul etmeye devam ediyor.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle