GeriEkonomi Sıra 18. Stand-By anlaşmasında
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sıra 18. Stand-By anlaşmasında

Abone Olgoogle-news


Yeni ekonomik program ve dış finansman ayağıyla birlikte, IMF ile yapılacak 18. Stand-By anlaşmasının hazırlıkları tamamlanma noktasına gelirken, yeni Niyet Mektubu'nun da içeriği belli olmaya başladı.

18. Stand-By anlaşmasının temelini oluşturacak yeni Niyet Mektubu, yaklaşık 30 sayfadan oluşuyor.

Devlet Bakanı Kemal Derviş ile Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti'nin imzalarını taşıyacak olan yeni Niyet Mektubu'nun yaklaşık yarısını, Fon'daki bankalar ve kamu bankalarının görev zararları ile gecelik borçlanma maliyetlerinin nasıl tasfiye edileceği konuları oluşturuyor.

Yetkililer, IMF ve Dünya Bankası'ndan gelecek olan 14.3 milyar dolarlık kredinin önemli bir kısmını ve harcama önceliğini, bankacılık sektörünün oluşturacağını vurguluyorlar.

Niyet Mektubu'nda, Fon'daki bankalar ve kamu bankalarının özelleştirilmesi konusuna bu yıl içinde çözüm bulunacağı ifade ediliyor.

Mektup'ta, ekonomide öncelikle istikrar ve büyümenin sağlanacağı, daha sonraki aşamada ise enflasyon hedeflemesine geçileceği belirtiliyor.

Dış kaynağın belli olması nedeniyle, programın para politikası, iç borçlanmayı hafifletecek bir şekilde değişiyor. Yani, bu yılki iç borçlanma gereği, 80 katrilyondan 65 katrilyon liraya geriliyor.

Türkiye, şuana kadar IMF ile 17 Stand-BY düzenlemesi gerçekleşti. 17.Stand-By düzenlemesi Aralık 1999'da yürürlüğe girdi.

SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK ?

Niyet Mektubu'nun, yeni dış kaynağa göre şekillenmesinin ardından, halen Washington'da bulunan Devlet Bakanı Kemal Derviş tarafından imzalandıktan sonra, IMF Türkiye Masası yönetimine sunulacak.

Türkiye Masası uzmanları, bu mektuba IMF yazışma şekli kazandırıp, kendi düşüncelerine de ekleyecekler.

Daha sonra IMF İcra Direktörleri Kurulu, yaklaşık 10 gün içinde toplanarak, Türkiye'nin yeni Stand-By düzenlemesini görüşecek. Bu düzenlemenin, Mayıs ayının ilk yarısına kadar onaylanarak yürürlüğe gireceği belirtiliyor.

Önceki anlaşmalardan kalan 4.3 milyar doların yanı sıra yeni 10 milyar dolarlık ek destekle birlikte, bu yıl toplam 14.3 milyar doları bulacak mali yardımın belirli bir kısmı, IMF ve Dünya Bankası tarafından hemen serbest bırakılacak.

PERFORMANS KRİTERLERİ ÖNEMLİ

Kredinin geri kalanı ise IMF Heyetininin, her bir ya da üç aylık periyodlar halinde yapacağı incelemelerin ardından, belirlenen performans kriterlerinin tutturulması karşılığında serbest bırakılacak.

Bu yılın performans kriterlerinin, ağırlıklı olarak, yapısal önlemler ve yasal düzenlemelerin uygulanmasından oluşacağı ifade ediliyor.

Bu arada IMF'nin, Ek Bütçenin çıkarılmasını da bekleyerek, ilk dilimi, Ek Bütçeyi gördükten sonra serbest bırakacağı görüşü ağırlık kazanıyor.

BU YIL ALINACAK MUHTEMEL KREDİLER

Öte yandan Türkiye'nin, IMF ve Dünya Bankası'nın yanı sıra Japonya ve AB'den gelecek kredilerle, bu yıl içinde alacağı toplam kredi miktarı 17 milyar doları bulabilecek.

Japon Uluslararası İşbirliği Bankası'nın (JBIC), Dünya Bankası'nın vermeyi planladığı Mali Sektör Uyum Kredisi'ne (FSAL) paralel, co-finansman kredisi olarak, Türkiye'ye enaz 750 milyon dolar kredi verme taahhüdünde bulunduğu belirtiliyor.

FSAL 1 ve FSAL 2'nin toplam 1.5 milyar dolarlık bir krediyi kapsadığını vurgulayan yetkililer, FSAL 1'in, yaklaşık 375 milyon dolarlık kısmının kullandırıldığını, Japonya'nın da, Dünya Bankası'nın tavrına bakarak, mali sektör için vereceği kredi oranının 1.5 milyar dolara çıkabileceğini kaydediyorlar.

Dünya Bankası'nın, Ülke Yardım Stratejisi (CAS) çerçevesinde, Türkiye'ye, üç yıl için 5 milyar dolarlık bir kredi imkanı sunduğunu hatırlatan yetkililer, FSAL ve özellikle sosyal projeler ağırlık olmak üzere Türkiye'nin, bu yıl içinde 1.5 milyar dolarlık bir kaynaktan faydalanabileceğini vurguluyorlar.

Avrupa Birliği Yatırım Bankası'ndan da, proje kredisi olarak 400-450 milyon dolarlık bir kredi alınması planlanıyor.

Yetkililer, bu orandaki bir dış kaynağın, programın bu yılki makro ekonomik hedefleri gerçekleştirmek için yeterli olduğunu, IMF ile yapılacak anlaşmanın ardından, özel borçlanma imkanlarının da Türkiye'ye açılacağına işaret ediyorlar.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle