GeriEkonomi ‘Sıfırcı hocalar’a karşı milli adım
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Sıfırcı hocalar’a karşı milli adım

‘Sıfırcı hocalar’a karşı milli adım
Abone Olgoogle-news

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından hak ettiği notu alamadığı gerekçesiyle ulusal rating ajansı kurmayı uzun zamandır gündeminde tutan Türkiye, önemli bir adım attı. Türk bankaları ve finans kuruluşları JCR Avrasya’nın çoğunluk hissesini satın aldığını duyurdu.

Aralarında Türkiye Bankalar Birliği (TBB), Borsa İstanbul, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin de (TSPB) bulunduğu finans sektörünün öncü kurumları, JCR Avrasya’nın yüzde 85.05 hissesini satın aldı. TBB’nin anlaşmaya ilişkin açıklamasına göre, JCR Avrasya’nın kurucu ortaklarından satın alınması ve şirketin Japonya’nın kredi derecelendirme kuruluşu olan Japan Credit Rating Agency (JCR) ile olan ortaklığının devam ettirilmesi konusunda anlaşmaya varıldı. Türkiye’nin yerli ve milli rating ajansı vizyonu için önemli bir adım olarak görülen bu yeni ortaklık ile finansal piyasalardan borçlanmak isteyen şirketlerin kredi değerliliği tespit edilecek.

JCR Avrasya’nın kalan yüzde 14.95 hissesi, Japon Credit Agency’ye (JCR) ait. JCR Avrasya ve Japon Credit Agency arasında ayrıca 2007 yılından bu yana işbirliği anlaşması bulunuyor.

TBB’nin konuya ilişkin açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Uluslararası niteliğe, bilinirliğe ve tecrübeye sahip JCR ile yapılan bu stratejik ortaklık, ulusal derecelendirme şirketinin faaliyetlerinin kısa sürede uygulamaya geçmesi ve uluslararası piyasalarda tanınırlığı için avantaj sağlayacak. Ulusal derecelendirme kuruluşu özellikle risk yönetimi ve borçlanma piyasalarının etkinliği açısından önemli bir görev üstlenerek yerel şirketlerin kredi derecelendirmesi konusunda daha aktif olacak. Kredi notu kullanımının yaygınlaşmasıyla finansal kaynaklar daha etkin dağıtılacak, sürdürülebilir büyümeye katkı sağlanacak. JCR Avrasya, yeni yönetim ekibi ile birlikte, derecelendirme faaliyetlerinin kapsamını önemli ölçüde genişleterek özel sektör tahvil piyasasının gelişimine ve Türk şirketlerinin finansal yapılarının güçlendirilmesine katkı sağlayacak. Dünya örneklerinde olduğu gibi finansal kesimin tamamını kapsayan ortaklık yapısıyla bağımsız ve objektif bir rating yaklaşımı sunmak amacıyla gerçekleştirilen işlem, bankaların kredi riski ölçümünde standart bir yaklaşımın hayata geçmesine de imkan tanıyacak. Kredi derecelendirme uygulamasının yaygınlaşmasıyla hem sağlıklı kredi kullanımı artacak hem de kaynaklar daha etkili ve verimli şirketlere aktarılacağı için ekonomik gelişim daha sağlıklı olacak.”

ALBAYRAK: SAĞLIKLI BÜYÜMEYE DESTEK

HAZİNE ve Maliye Bakanı Berat Albayrak da dün Twitter’dan JCR Avrasya ile ilgili şu açıklamayı yaptı: “Yerli rayting şirketimiz, BIST ve Türkiye Bankalar Birliği ortak girişimi ile kuruldu. Özel sektörün kredi değerliliğini hızlı ve doğru tespit ederek kaynakların daha verimli kullanılmasına ve ekonomide sağlıklı büyümeye destek sağlayacak bu girişim, ekonomimiz için hayırlı olsun.”

BÜYÜK ORTAK BORSA İSTANBUL

JCR Avrasya’nın büyük ortağı yüzde 18.50 hisse ile Borsa İstanbul olacak. Japan Credit Rating Agency yüzde 14.95 hisseye sahip olurken, Finansal Kurumlar Birliği, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği, Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği de yüzde 6’şar hisseye sahip olacaklar. Ziraat Bankası, Halkbank, İş Bankası, Vakıfbank, Garanti BBVA, Yapı Kredi, Akbank, QNB Finansbank, Türk Eximbank, Kuveyt Türk, Albaraka Türk, Türkiye Finans, Türkiye Sınai Kalkınma Bankası, Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ve Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın ise yüzde 2.86’şar hissesi bulunuyor.

JCR AVRASYA NE FAYDA SAĞLAYACAK

TÜRKİYE özellikle 2008 küresel kriz sürecinde ‘yatırım yapılabilir’ seviyede kredi notu olan Yunanistan, İtalya, İspanya ve Portekiz gibi ülkelerin oldukça derin etkilenmesinin ardından tartışmalı hale gelen uluslararası kredi kuruluşlarından hak ettiği notu alamadığı yönündeki tespitlerini uzun zamandır dile getiriyor. Hatta ekonomi yönetimi bir süredir Türkiye’nin kendi kredi ajansını kurmayı da gündemine almıştı. Birçok ülke yerli kredi derecelendirme kuruluşlarının olmasına özen gösteriyor. Bu kapsamda Çin’de Dagong, Hindistan’da CRISIL, Güney Afrika’da GCR 2000’ler öncesinde kurulun kuruluşlar olarak dikkati çekerken, Rusya da 2015’te ACRA isimli kredi derecelendirme şirketini kurmuştu. Kredi derecelendirme alanında sıfırdan bir şirket kurma yerine Türk finans sektörünün öncü kurumları aracılığıyla JCR Avrasya’nın çoğunluk hisselerini satın alan Türkiye, hem zaman ve maliyet avantajı yakaladı, hem de uluslararası piyasalarda kredibilitesi olan ‘milli’ bir reyting şirketine sahip oldu. Türkiye’nin bu satın almayla ‘bir taşla 3 kuş avladığı’ değerlendirmesini yapan konuya yakın kaynaklar neden satın almanın tercih edildiğini şöyle anlatıyor: “Sıfırdan bir şirket kurulması halinde, çalışan istihdamı, modelin geliştirilmesi için gerekli olan verilerin toplanması, modellerin geliştirilmesi/validasyonu ve BDDK tarafından modellerin onaylanması için geçecek en az dört yıllık süre dikkate alınarak, mevcut bir şirkete ortak olunmasının sağlayacağı zaman ve maliyet etkileri değerlendirmesi yapıldı.”

Objektif, bağımsız ve sistematik ölçümünün yapılabilmesi ve derecelendirme alanında karşılaştırılabilir bir referans oluşturmada JCR Avrasya’nın önemli rol oynayacağını vurgulayan analistler, uluslararası kredi ajansına sahip olmanın avantajlarını şöyle özetliyor:

Ülkede derecelendirme kullanımının yaygınlaşması.

Bankaların tahsis ve izleme süreçlerinde kullanılarak verimlilik sağlamak.

Uzun vadede KOBİ’lerin kredi riskinin hızlı ve doğru şekilde ölçülmesine katkıda bulunmak.

Risk ve fiyatlama ilişkisinin doğru tesis edilmesine sağlıklı girdi sağlamak.

Kaynakların daha verimli şirketlere kullandırımı için objektif bilgi sağlamak. 

KREDİ ALACAK ŞİRKETLERE RATİNG ŞARTI

KONUYA yakın kaynaklar, BDDK’nın yeni bir düzenlemeyle kredi talebinde bulunan şirketlerin derecelendirme notunu isteyebileceğine dikkat çekiyor. Söz konusu değişikliğin yapılması durumunda bankalar, kredi alan şirketlerin derecelendirme notunun tekabül ettiği kredi kalitesine göre sermaye yeterliliği hesaplayabilecek. Böylece halen tüm krediler için en yüksek risk ağırlığı üzerinden sermaye yeterliliği oranı hesaplamak durumunda olan bankaların sermaye yeterliliğinde artış olması beklenebilir. Bu sebeple bankaların ve kredi kullanan şirketlerin kredi derecelendirme hizmeti almayı isteyeceği tahmin ediliyor. Ayrıca BDDK’nın yapacağı düzenlemelere bağlı olmakla birlikte ilk aşamada belli bir ciro büyüklüğünün üstündeki firmaların derecelendirilmesi, sonrasında orta ve küçük ölçekli firmaların derecelendirilmesi teşvik edilebilir veya zorunlu hale getirilebilir.

GECİKMİŞ BİR OLUŞUM

JCR Avrasya’nın, Hazine’nin veya bankaların kredi notlarını değil, finansal sektörden kredi kullanan müşterilerin kredi değerliliğini tespit edeceğine dikkat çeken kaynaklar, “Benzer yapılar çok sayıda gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde mevcuttur. Ülkemiz açısından finansal sektörde eksikliği hep hissedilen, gecikilmiş bir oluşumdur” değerlendirmesini yapıyor. JCR Avrasya’nın BDDK tarafından derecelendirme faaliyetleri ile ilgili olarak yetkilendirilmiş tek şirket olması satın almada etkili olduğu öğrenildi. Ayrıca JCR Avrasya’nın yüzde 14.95 hissesinin Japan Credit Rating Agency’ye (JCR) ait olduğunu ve bu iki şirket arasında 2007 yılından bu yana işbirliği sözleşmesinin bulunduğunu hatırlatan sektör temsilcileri, “Bu anlamda Türkiye’de faaliyet gösteren yerel derecelendirme şirketlerinden uluslararası bağlantısı ve iş modeli olan yalnızca JCR-ER’ın olduğunu’dir. Bu nedenle JCR-ER şirketi seçilmiştir” ifadesini kullanıyor.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle