GeriEkonomi RCEP uyarısı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

RCEP uyarısı

RCEP uyarısı

15 ülkenin dahil olduğu Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması (RCEP), tüm dünyayı yakından ilgilendiriyor. Dünyanın en büyük ticari birliği oluşurken yapılan anlaşmanın dünya ve Türkiye üzerindeki etkileri değerlendirildi. Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu üyesi Nihat Zeybekci, “Türkiye’nin RCEP konusunda mutlaka milli politika belirlemesi gerekiyor” dedi.

2.2 milyar insan ve küresel hasılanın yaklaşık yüzde 30’unu kapsayan 15 Asya-Pasifik ülkesinin imzaladığı Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) Anlaşması’nın dünya ve Türkiye ekonomisine etkileri Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın düzenlediği bilgilendirme seminerinde tartışıldı.

Anlaşma ticaret, hizmetler, yatırımlar, e-ticaret, telekomünikasyon, fikri mülkiyet hakları ve telif hakları gibi alanları kapsarken, anlaşma ile gümrük vergilerinin gelecek yıllarda kademeli olarak azaltılması, belirlenecek ortak ticaret kuralları ile ticaretin kolaylaştırılması, tarife dışı engellerin kaldırılması, lojistik kolaylaştırmalar gibi uygulamalarla grup ülkeleri arasında ticaretin etkinleştirilmesi amaçlanıyor. Oluşturulan birlik, dünyadaki en geniş kapsama alanı olan ticari birlik olma özelliğini taşıyor.

Cumhurbaşkanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu işbirliği düzenlenen online seminere, Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu Üyesi Nihat Zeybekci, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, DEİK Asya Pasifik İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Murat Kolbaşı ile Ticaret Bakanlığı Uluslararası Anlaşmalar ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Doğu Asya ve Pasifik Ülkeleri Dairesi Başkanı Elçin Edis konuşmacı olarak katıldı.

RCEP uyarısı

RCEP konusunun Türkiye için çok önemli olduğuna değinen Nihat Zeybekci, “RCEP, ihmal edilmemesi gereken bir başlık. Her şeyiyle çok iyi bir şekilde anlatılması gereken bir konu. 2.2 milyar kişiyi kapsıyor. Hindistan’ın da katılması durumunda hemen hemen dünya nüfusunun yarısını etkileyecek bir anlaşmadan ve dünyada en agresif sanayi gelişmelerinin olduğu bir bölgeden bahsediyoruz. Son 10 yılda ortalama yüzde 5’lerin üzerinde büyüme yapan bir bölge. Dünya o kadar hızlı değişiyor ve dönüşüyor ki, bu gelişmeleri gözden kaçırmamamız lazım. Türkiye’nin RCEP konusunda mutlaka milli politika belirlemesi gerekiyor” diye konuştu.

AB AVANTAJI

Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği anlaşmasını tamamlamış, ekonomik olarak entegre olmasıyla, RCEP konusunda elini çok güçlendireceğini ifade eden Zeybekci, “RCEP anlaşmasında üye ülkeler serbestçe başka ülkelerle STA ve benzerleri tercihli ticaret anlaşması yapabilme imkânı veriyor. Bizler Türkiye olarak kendi bloğumuzu oluşturmamız lazım. Teknik donanım konusunda eksiğimiz yok. Bu konuda bakanlık ve birliklerimizle kurumlarımız çok güçlü bir alt yapıya sahip. Bizim bunları seferberlik anlayışıyla harekete geçirmemiz lazım. AB kozunu ve avantajları çok iyi kullanmalıyız. Daha önce Gümrük Birliği güncellemesi konusunda büyük bir aşama kat etmiştik” dedi.

ASYA PASİFİK’E YAKIN TAKİP

DEİK Asya Pasifik İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Murat Kolbaşı da, DEİK olarak Asya Pasifik bölgesi ile Türkiye arasındaki işbirliğinin güçlenmesi adına önemli çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Kolbaşı, “Asya Pasifik bölgesi son dönemde tırmanışta. Yakından takip ediyoruz. Asya Pasifik bölgesinden Türkiye’de yatırımı olan 3 bin firma var. Türkiye’de yabancı sermayeli toplam şirket sayısı 75 bin. Bunların yüzde 5’i Asya Pasifik bölgesinden. Bu bölgeye 35-40 milyar dolarlık bir açığımız var. Dış ticaretteki en fazla açık verdiğimiz bölge. Ülke olarak Asya Pasifik coğrafyasıyla yeni dönemde işbirliğimizi güçlendirmenin peşinde olmalıyız” dedi.

RCEP uyarısı

YENİ GÜÇ DENGELERİ KURULDU

Ülke olarak artık her türlü zorluğa, yeni gelişen fırsatlara ve farklı senaryolara hazırlıklı olunması gerektiğini dile getiren BTSO Başkanı İbrahim Burkay, “En önemli ticaret ortağımız olan Avrupa Birliği’nde Brexit süreci tamamlanırken, Çin ve AB arasındaki yatırım anlaşması, 25 trilyon dolarlık ABD-Kanada-Meksika Ticaret Anlaşması ve Asya Pasifik bölgesinde 15 ülke arasında yapılan tarihin en büyük serbest ticaret anlaşmasıyla yeni güç dengeleri kuruldu. Bu kapsamda Birleşik Krallık ile imzalanan serbest ticaret anlaşması ve Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesine dönük çalışmalar, dış ticaretimize ivme kazandıracak güçlü adımlardır” dedi. Çin’in Asya-Pasifik’teki hakimiyetini arttırarak bölgesel kapsamlı ekonomik ortaklık anlaşmasına liderlik etmesinin, coğrafyayı yakın gelecekte dünya ekonomisinin büyüme motoru olmaya aday bölge haline getirdiğini kaydeden Burkay şöyle konuştu: “Ülkemizin başta Malezya, Singapur ve Güney Kore ile imzalamış olduğu serbest ticaret anlaşmaları olmak üzere, Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenen 17 hedef ülkenin 7’sinin ve 28 öncelikli ülkenin 9’unun Asya ülkelerinden seçilmesi, firmalarımızın bu bölgeyle gerçekleştireceği ticaret için önem taşımaktadır.”

RCEP uyarısı

BU ANLAŞMA NEDEN ÖNEMLİ?

RCEP anlaşmasının Çin’in Asya-Pasifik bölgesindeki ekonomik hakimiyetini arttıracağı tahmin ediliyor.

ABD ve Avrupalı şirketlerin serbest ticaret bölgesinin dışında bırakılmasıyla dezavantajlı konuma düşebilirler.

Türk firmalar açısından anlaşma kapsamındaki bölgeler yatırım için fırsat olabilir.

Türk firmalar buradaki imkanlar yararlanarak, anlaşmadan sayesinde kendi tedarik zincirlerini şekillendirebilir.

Ancak bölgenin kendi içinde ticaretinin artması durumu var.

Bu da bu bölgeye ihracatımızı arttırmaya çalışırken Türkiye’nin karşısına çıkacak.

Örneğin Çin’e bir ürün ihraç etmek isterken, anlaşma kapsamında bir ülkeden bu ürünün temin edebililer.

Çünkü anlaşma kapsamındaki ülkeden vergi avantajı ile ürünü daha uygun fiyata alabilecekler.

ANLAŞMAYA İMZA ATAN ÜLKELER

Çin, Avustralya, Japonya, Güney Kore, Yeni Zelanda, Brunei, Kamboçya, Endonezya, Laos, Malezya, Myanmar, Filipinler, Singapur, Tayland ve Vietnam.

Canlı Borsa - Altın Fiyatları - Döviz Kurları için Bigpara

False