‘Para istemem’ diye işe girdi 15 milyon dolarlık patron oldu

Güncelleme Tarihi:

‘Para istemem’ diye işe girdi 15 milyon dolarlık patron oldu
Oluşturulma Tarihi: Haziran 28, 2005 01:47

Çalışma hayatına, ‘para da istemem, yeter ki iş öğreneyim’ diyerek Lever’de başlayan Serhat Özeren, orada edindiği birikimle bilişim alanında outsource hizmet veren şirket kurdu. Erenet’in sahibi Özeren, bugün 15 milyon dolar cirolu 3 şirkete ulaştı.

ERENET Bilgisayar A.Ş.’nin sahibi Serhat Özeren, Lever’de iş öğrenmek için başlayan ‘ücretsiz çalışma’ hayatından sonra Türkiye’de bilişim sektöründeki ‘outsource’un öncüsü oldu. Özeren, şu anda 140 kişinin çalıştığı 15 milyon dolar cirolu 3 şirketin sahibi ve 30 milyon Euro cirosu olan büyük bir IT perakendecisinin de ortağı.

BİLGİSAYAR MERAKINDAN:

Serhat Özeren, İTÜ’de uçak mühendisliği okurken başlayan bilgisayar merakından, girişimciliğe uzanan öyküsünü anlatmaya şöyle başlıyor: ‘İzmirliyim; annem ve babam askeri öğrenciydi. (1960 öncesi kadınlar da subay olabiliyordu). İlk orta ve liseyi İzmir’de okudum. 1984’te İTÜ’de Uçak Mühendisliği okumaya geldim. Uçak mühendisliğini çok seviyordum ama bilgisayardan bir türlü kopamıyordum. Derslerden vakit buldukça ve bazen dersleri de asarak bilgisayarla uğraşıyor, program yazıyordum. Bir program için birkaç gün uykusuz kaldığım oluyordu.’

OKUL BİTTİ LEVER’E:

1989’da İTÜ’den mezun olan Serhat Özeren, Lever’de işe başlar. Özeren şöyle devam ediyor: ‘Beşiktaş’ta oturuyordum ve Lever’de çalışan bir ağabeyimiz vardı. Ben de ona ‘orada çalışabilir miyim’ diye sordum. Bir müracaatta bulundum. Bilgi işlem müdürü Dr. Mehmet Kebapçı’ydı ve bana eleman ihtiyaçları olmadığını söyledi. Ben ısrar ettim ve ‘benim paraya ihtiyacım yok, burada birşeyler öğrenmek istiyorum müsaade edin gelip gideyim’ dedim. O da bana ‘akşam saatlerinde gelebilirsin’ dedi. 3 ay boyunca akşamları 18.00’de gidip sabaha kadar orada çalıştım. Bir gün bir ‘back up kartuşu’nun fabrikaya götürülmesi gerekiyordu. ‘Bunu kim götürecek’ dediler. Hemen atıldım ‘ben götürürüm’ dedim. Mehmet Bey beni o gün operatör kadrosuna aldı.’

ÇOK ŞEY ÖĞRENDİM:

Serhat Özeren, Lever’de kadrolu eleman olmasını ‘hayatının dönüm noktası’ olarak tanımlıyor ve o dönemde Türkiye için ilk sayılan bir çok sistem uygulamasının tam içinde yer aldığını, çok şey öğrendiğini anlatıyor. Özeren, ‘İki fabrika, on satış deposu ile merkezi sistem arasındaki komünikasyon sisteminin kuruluşuna katıldım. Günde 14-15 saat çalıştık ve 3 ay boyunca bu alanda sorumlu eleman olarak çalıştım. Sonra sistemlerin tamamından sorumlu olarak 1994’e kadar devam ettim’ diyor.

LEVER İÇİN OUTSOURCE:

1994’te Lever’den ayrılan Serhat Özeren, kendi şirketi Erenet’i kurar ve Lever’e IT’de (bilişim) outsource hizmet vermeye başlar. Erenet, IT işinde Türkiye’de hatta dünyada outsourcing hizmetlerinde öncü şirketlerden biri olur. Unilever’den sonra Algida, Gilet, Citibank, BAT, Borusan, BİM, Bridgestone, Selpak, ÇBS; Eczacıbaşı, DAF, Pfizer gibi büyük şirketlerle Erenet’in outsourcing müşteri sayısı hızla artar 100’e yaklaşır. Serhat Özeren’in 4 kişi ile kurduğu şirket 1 yıl içinde 140 kişilik bir şirkete dönüşür.

Çok hızlı büyüdük

SERHAT Özeren, ‘Çok hızlı büyüdük çünkü IT işinde outsourcing pek yoktu. Outsourcing denince akla sadece yemek, temizlik, güvenlik gibi hizmetler geliyordu’ diyor ve şöyle devam ediyor anlatmaya: ‘1995’te Eresoft’u kurduk. Türkiye’de ilk SAP uygulamasını da biz yaptık. Bir de teknik servis şirketi olarak Eretek’i kurduk. Sonra networking şirketimiz de oldu. Onun da adı Eresis. Böylece çok yönlü sinerji yakaladık. 1997 sonuna geldiğimizde 4 şirketimiz vardı ve yaklaşık 350 kişilik kadroya çıkmıştık.’

Yazılımı güçlendirdi AB için Euroka yaptı

SERHAT Özeren, Eresoft ile yazılım alanındaki faaliyetleri de güçlendirir ve Avrupa Birliği (AB) için projler geliştirir. Euroka projesi ile 33 ülkeyi kapsayan bir araç takip sistemi kurulur. Sonra 6’ıncı çerçeve kapsamında projeler de yapılır. AB için Technotower Konsorsiyomu kurulur ve 33 üyeli bu konsorsiyumda 20 ülkeden, üniversiteler, şirketler yer alır. Erenet buraya 6 proje sunar, koordinatörlük yapar. Bu projelerden en ilginci Anadolu’daki tarihi ve turistik yerlerin 3 boyutlu görüntüleri ile ulaşım bilgilerine turistlerin her an erişebilmesini amaçlayan TOUCH projesi olur. Şu anda çalışmaları süren projede turistlere görüntülü yol yardımının yanısıra, acil durumlar için ilk yardım, tamir veya en yakın restoran, otel ve trafik durumu gibi farklı bilgiler de cep telefonu ya da internet aracılığıyla iletilecek. Projede ayrıca görme engelliler için Profesör Warrent Viant’ın geliştirdiği dokunma ile resimlerin hissedilmesi tekniği kullanılacak ve görme engelli turistler Anadoluya ait turistik yerlerin görüntülerini dokunarak hissedecek. 15-20 milyon Euro’luk projenin 2-3 senede tamamlanması hedefleniyor. Erenet, yaşam riski bulunan hastalar için de yine AB Projesi olarak, SIMIT projesini de hazırlıyor. Bu projede de özel sensörler takılan hastaların durumu her an takip ediliyor. Hastalarla ilgili veriler bir merkezde toplanıyor.

Cep telefonuyla doğalgaz faturasını ödeten program

ERENET Bilgisayar’ın son dönemde geliştirdiği önemli yazılımlardan biri İGDAŞ ile kullanıma girdi. Serhat Özeren, bu yazılım hakkında şu bilgileri veriyor: ‘1 ay önce İGDAŞ projesi tamamlandı. Bu projede cep telefonu üzerinden kredi kartıyla İGDAŞ faturasını ödemek mümkün oluyor. GPRS ve wap uyumlu cep telefonlarından wap.igdas.com.tr adresine bağlanarak mobil ödeme programını telefona indirmek yeterli. Sistem şimdilik Nokia 6600, 7610, 5140, 6230, 6630 model telefonlarda kullanılıyor. Diğer modellere entegrasyon yakında tamamlanacak. Sistem daha küçük ölçekte de uygulanabilir. Mesela, lokantalarda da cep telefonundan hesap ödeyebilirsiniz. Şu anda Bursagaz ile görüşülüyor, diğerleriyle de görüşülecek. Bu hizmeti Turkcell ayın ürünü olarak tanıtacak ve kendi abone merkezlerinde ürünü satacak.’

Shoe&Me’ye yabancı ortaklık teklifi geldi

AYAKKABI
mağazaları zinciri Shoe&Me’ye yabancı ortaklık teklifi geldi. 15 yıllık marka olan Shoe&Me’nin İstanbul, Ankara, Adana, Mersin,İzmir, Bursa ve Marmaris gibi önemli merkezlerde şubeleri bulunuyor. Antalya Rixos’un açılışı sırasında gerçekleşen ortaklık teklifi dünyaca ünlü bir hazır giyim firmasından geldi. Teklifin kendilerini çok onurlandırdığını söyleyen Shoe&Me’nin sahibi Kemal Türkkan ‘Markamızı daha da büyütmek için ortaklık görüşmelerinde bulunuyorduk. Rixos Premium’da imaja yönelik bir vitrin oluşturduk. Bu vitrinimizde ürünlerimizi ve broşürümüzü gören dünyaca ünlü bir markanın en büyük hissedarı bizimle temasa geçti,g örüşmelerimiz sürüyor’ dedi.

Ayak kokusuna son veren krem yaptı, ihraç ediyor

ŞAHİN
İtriyat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, iki yıl önce Antalya’da üretmeye başladığı Pediflex44 adlı kremi Almanya, İtalya, Bulgaristan, ABD ve Türk cumhuriyetlerine ihraç ediyor. Ayak kokusunu dert olmaktan çıkaran ürün tek kullanımlık özelliğe sahip ve bir kullanımda 90 gün etkili olabiliyor. Son dönemde askeri kurumların da ilgisini çeken ürün iç piyasada da satılmaya başlandı. Askeri kantinlerde satılmaya başlanan Pediflex44 ayrıca tüm eczanelerde de 18.5 YTL fiyattan pazara sunuldu.

İTO yılın başarılı KOBİ’lerini seçecek

İSTANBUL
Ticaret Odası (İTO) başarılı Küçük ve Orta Boy İşletme (KOBİ)’leri bu yıl da ödüllendirecek. Birincisi geçen yıl yapılan yarışma geleneksel bir kimlik kazanacak. İTO ve Türk Yan Sanayi Borsası üyelerinin katılabileceği yarışma bu yıl da girişimcilik, kadın girişimci, ihracat başarısı, teknoloji uygulama ve ihracat başarısı adı altında 5 ayrı dalda yapılacak. Son başvuru tarihi 30 Haziran 2005 olan yarışmaya çoğunluk hissesi İTO Yönetim Kurulu Üyeleri ve çalışanlarına ait firmalar katılamayacak. Başvurular İTO Türk Yan Sanayi Borsası’na yapılacak.

Ekonomist gizli şampiyonlar arıyor

EKONOMİST
Dergisi ve Finans Leasing, Türkiye’nin öne çıkmayan şirketlerinin başarılarını iş dünyasıyla paylaşmayı amaçlayan dev bir araştırma başlatıyor. Küçük ve orta ölçekli şirketler kapsamına giren, girişimci ruhlarıyla ekonominin gelişimine katkıda bulunan, Anadolu kaplanları efsanesini yaratan ‘Gizli Şampiyonlar’, bu araştırmayla bir araya gelecek. Batı’da ‘Hidden Champions’ adıyla yapılan bu araştırma, Türkiye’nin öne çıkmayan, büyüme şampiyonlarını öne çıkaracak. Başvuru yapacak şirketlerin Capital500 ve İSO 500 listesinde yer almamış olması gerekiyor. Ekonomist ve Finans Leasing’in bu önemli araştırmasına katılmak için www.ekonomist.com.tr sitesine girip, kısa formun doldurulması yeterli. Şirketler, başvurularını ağustos ayı sonuna kadar yapabilecek.

Türk seramik sektörü yol haritasını çizdi

ABANT
’ta toplanan Türk seramik sektörünün temsilcileri arama konferansı yaparak global rekabet için yapılacakları tartıştı. Türkiye Seramik Federasyonu (TSF) Başkanı Adnan Polat, Türk seramiğinin daha yüksek pazar payı yakalayabilmesi için marka imajını geliştirmesi gerektiğine dikkat çekti ve Avrupa pazarında Türkiye’nin imajından kaynaklı bir takım sıkıntılar yaşadıklarını, enerji fiyatlarının da sektörün rekabet gücünü negatif etkilediğini kaydetti. OAİB Çimento ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Vekili ve Kale Export Dış Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Bahadır Kayan ise ‘Sektörümüz birlikte iş yapma, ortak akıl üretme konusunda son derece kararlıdır’ dedi.

KOBİ’lere kolay kredi nasıl alınır dersleri

KOSGEB ile Bahçeşehir Üniversitesi işbirliğinde düzenlenen ‘Basel II ve Türkiye’deki KOBİ’lere Etkileri’ başlıklı 3 hafta sürecek eğitim programı Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun’un da katılımı ile başladı. 2006 sonunda uygulamaya girecek Basel II Kriterleri, bankaları ve banka kredisi alacak kurumları (KOBİ’leri) yakından ilgilendiriyor. Kredi başvuruları, bundan sonra risk ölçümlerine göre değerlendirilecek ve fiyatlamalar buna göre belirlenecek. Bahçeşehir Üniversitesi’nin KOSGEB’le birlikte, BDDK’nın desteğini de alarak başlattığı eğitim ve takip çalışmasından sonra KOSGEB tarafından taranan 47 bin sanayi işletmesinin mali ve finansal performansı daha kolay izlenebilir ve rapor edilebilir hale gelecek.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!