Özince: Banka şube sayısı tarihin en yüksek düzeyine çıktı

TBB’nin 51. Genel Kurulu’na sunulmak üzere hazırlanan “Bankalarımz 2007” başlıklı raporun sonuçlarını değerlendiren Ersin Özince, bankaların 2008 Mart itibariyle toplam toplam aktif büyüklüğünün 612 milyar YTL (468 milyar dolar) düzeyinde olduğunu açıkladı. Özince, bankacılık sisteminde toplam aktiflerin milli gelire oranının 2002’ye göre 6 puan artarak yüzde 68 düzeyine çıktığını, temel bilanço kalemlerinde önemli değişimler yaşandığını söyledi.

Özince, temel göstergeler itibariyle bankacılık sektörünün 2007 yılını olumlu tamamladığını ve 2008’in ilk döneminde de uluslar arası çalkantılara rağmen sektörün iyi bir rotada olduğunu, bankacılık sisteminin büyümeye devam ettiğini, dış şoklara dayanma gücünün de arttığını belirtti.

TBB’nin 51. Genel Kurulu’na sunulmak üzere hazırlanan “Bankalarımz 2007” başlıklı raporun sonuçlarını açıklayan Ersin Özince, kredilerin GSYİH’a oranının 2002 yılında yüzde 19 olduğunu, bu oranın 2008 Mart itibariyle yüzde 34’e çıktığını, menkul kıymetlerin oranının da yüzde 5’lik düşüşle yüzde 20’ye indiğini açıkladı. Özince, kamu kesiminin borçlanma ihtiyacının azalması sayesinde kredi stokunun büyüme kaydettiğini, bu şekilde bankaların özel sektörü fonlayarak ekonomik büyümeyi desteklediğini dile getirerek, kredi stokundaki artışın 2008 ile birlikte yeniden yükselişe geçtiğini ve Nisan 2008 itibariyle bu artışın yüzde 37 olduğunu söyledi.

ŞUBE SAYISI 7.852 İLE TARİHİN EN YÜKSEK RAKAMINDA

Sektörle ilgili bilgi veren Özince, sistemde halen 50 bankanın faaliyet gösterdiğini, bankaların şube sayısında tarihsel olarak büyük bir artış yaşandığını ve Mart 2008 itibariyle toplam şube sayısının 7 bin 852’ye ulaştığını, çalışan sayısının da 163 bin kişi olduğunu kaydederek, çalışanların yüzde 63’ünün, şubelerin de yüzde 47’sinin üç büyük il olan İstanbul, Ankara ve İzmir’de toplandığını bildirdi.

ATM SAYISI 19 BİN 500, İNTERNET MÜŞTERİSİ 11.5 MİLYON

Şube sayısındaki artış yanı sıra alternatif işlem kanalları olarak ifade edilen ATM ve internet bankacılığı rakamlarını veren Özince, Mart 2008 sonunda ATM sayısının 19 bin 500’e, POS cihazı sayısının 1 milyon 500 bine ulaştığını, internet bankacılığı hizmetlerine kayıtlı bireysel müşteri sayısının 10 milyon kurumsal müşteri sayısının da 1.5 milyon civarında olduğunu söyledi. Banka kartı sayısının 56 milyonu, kredi kartı sayısının da 38 milyonu aştığını hatırlatan Özince, bu kartlarla yapılan işlem hacminin 291 milyar YTL olduğunu ve bu rakamın GSYİH’nın yüzde 33’üne denk geldiğini bildirdi.

-KAYNAKLARIN VADESİ ÇOK KISA

Özince, Mart 2008 verileriyle bilanço içinde YTL varlıkların payının yüzde 69, YTL kaynakların payının da yüzde 65 olduğunu belirtirken, kredilerin bilanço içindeki payının ciddi yükseliş göstererek 2008 ilk çeyrekte yüzde 50’ye çıktığını aktardı. Mevduatın krediye dönüşme oranında 2002’ye göre 44 puanlık bir artış olduğunu ve bu oranın yüzde 82’ye çıktığına işaret eden Özince, yurtdışından borçlanma sayesinde kaynakların vade yapısının uzamakla beraber mevduatın ortalama vadesinin 3 ay gibi kısa olması nedeniyle kaynakların hala çok kısa vadeli olmasından yakındı.

ÖZKAYNAKLAR 73 MİLYAR YTL

Özkaynakların son beş yılda büyümeye devam ettiğini ve Mart 2008 itibariyle 73 milyar YTL ve 61.5 milyar dolar olarak gerçekleştiğini söyleyen Özince, bu büyüklüklerle AB ve dünya ortalamaları yanında Türk bankacılığının çok sığ ve küçük kaldığına vurgu yaptı. Özince “ Uluslar arası göstergelerle ülkemizde hem bankacılık hem de sermaye piyasası henüz büyüme aşamasındadır. Başka bir açıdan bakıldığında da finansal sektör yüksek bir büyüme potansiyeline sahiptir.Ancak ülkemizde finansal sektörün küçük ölçekte ve sığ olduğu bir gerçektir. Bu nedenle finansal sektör ekonomik ve politik gelişmelerden kolayca etkilenebilmektedir” dedi.

PAZARDA CİDDİ REKABET VAR

Finansal kurumlar içinde bankaların payının yüzde 88 gibi çok yüksek bir düzeyde olduğunu hatırlatan TBB Başkanı Özince, pazar payında sektörde ciddi bir rekabet yaşandığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Bankacılık sektöründe yoğunlaşma 2002 yılına göre artış eğilimindedir. Toplam aktiflerde ilk beş bankanın payı yüzde 62 ve ilk 10 bankanın payı da 85’tir. İlk 10 banka mevduatta yüzde 89, kredide de yüzde 83 pazar payına sahiptir. Özel sermayeli bankaların toplam aktifler içindeki payı yüzde 52, yabancı sermaye mevduat bankaların payı yüzde 16 kamusal sermayeli bankaların payı da yüzde 29 düzeyindedir. Kalkınma ve yatırım bankaları ise yüzde 3’lük bir paya sahiptir.”

RATİNG ŞİRKETLERİ GELİŞEN PAZARLARIN CAZİBESİNİ AZALTAMAZ

Toplantı sonunda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Ersin Özince kredi kartları ile “ Fazla karamsar olmaya gerek yok. Hayat devam ediyor. Kredi kartları tümüyle kaldırılsa bile ticari

sonuçları olur ama dünyanın sonu olmaz. Ama şu önemli bir problem olur,Türkiye Cumhuriyeti’nde serbest piyasa ekonomisiyle ilgili gerekli olmayan bir düzenleme yapılmış olur kaygısındayım. Ama onun gerekli olup

olmadığına da benim kanaatim değil TBMM karar verir.Biz her şeyin serbest piyasa şartları içinde oluşmasını istiyoruz. Her şeyin başı rekabet rekabet rekabet diyorum” şeklinde karşılık verdi.

Rating şirketlerinin gelişmekte olan ülkelerle ilgili değerlendirmeleri konusunda ise Özince, “Gelişmiş piyasalarda bankacılık sisteminin çok ağır bir finansal kriz yaşadığına tanık oluyoruz. Çok daha basit ve konvansiyonal bankacılık ürün ve hizmetlerle faaliyet gösteren gelişen piyasalarda durum çok iyi. Ekonomik büyüme potansiyeli sayesinde dünya fon akışı bu bölgelere kayıyor. Rating şirktetlerinin değerlendirmeleri gelişmekte olan ve gelişen piyasaların bu cazibesini düşüremez. Çünkü dünyanın bu bölgeleri cazibeyi hak ediyor” dedi.
Haberle ilgili daha fazlası: