GeriEkonomi Merkez faizi sabit tuttu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Merkez faizi sabit tuttu

Merkez faizi sabit tuttu

Merkez Bankası dün politika faizine dokunmadı ancak sıkılaştırmayla ilgili adımlar attı. Piyasanın merakla beklediği faiz kararı dün 14.00’te açıklandı ve bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı (politika faizi) yüzde 8.25’te sabit bırakıldı. Yaklaşık yarım saat sonra yapılan bir başka açıklamayla ise sıkılaştırma adımı geldi. Reel kredi büyümesi koşullarını sağlayan bankalar için Türk Lirası ve yabancı para zorunlu karşılık oranları artırıldı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ağustos ayı para politikası toplantısını gerçekleştirdi. Banka, politika faizinde değişikliğe gitmedi. Bir hafta vadeli repo faizi yüzde 8.25’te kaldı. Faiz kararının ardından Merkez Bankası’ndan sıkılaştırmaya yönelik bir adım daha atıldı. TCMB, Türk Lirası ve yabancı para cinsinden zorunlu karşılıkları yükseltti.

Para Politikası Kurulu (PPK) sonrası yapılan açıklamada, küresel ekonomide, ülkelerin attığı normalleşme adımlarıyla üçüncü çeyrekte kısmi toparlanma sinyalleri gözlenmekle beraber toparlanmaya ilişkin belirsizliklerin yüksek seyrettiği belirtildi. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin genişleyici parasal ve mali duruşlarını sürdürdüğü aktarılan açıklamada, salgın hastalığın sermaye akımları, finansal koşullar, dış ticaret ve emtia fiyatları kanalıyla oluşturmakta olduğu küresel etkilerin yakından takip edildiği vurgulandı.

TOPARLANMA GÜÇLENDİ

Kademeli normalleşme adımlarıyla birlikte mayıs ayında başlayan toparlanmanın güç kazandığına değinilen açıklamada, “Salgın hastalığa bağlı gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerinin sınırlandırılması amacıyla yakın dönemde uygulamaya konulan parasal ve mali tedbirler, ekonominin üretim potansiyelini destekleyerek finansal istikrara ve iktisadi faaliyetteki toparlanma sürecine katkıda bulunmuştur” denildi.

NORMALLEŞME EĞİLİMİ

Son dönemde ticari kredilerde normalleşme eğilimi gözlenirken, bireysel kredilerin güçlü seyrettiği ifade edilen açıklamada, “Ertelenmiş talebe ve salgın tedbirleri kapsamında uygulanan likidite ve kredi politikalarına bağlı olarak ithalatta gözlenen canlanmanın, bu politika tedbirlerinin kademeli olarak azaltılmasıyla dengelenmesi beklenmektedir. Turizm gelirlerinde salgın hastalığa bağlı olarak gözlenen düşüşe rağmen seyahat kısıtlamalarının hafifletilmesiyle kısmi bir iyileşme başlamıştır. Mal ihracatındaki toparlanma, emtia fiyatlarının görece düşük seviyeleri ve reel kur düzeyi önümüzdeki dönemde cari işlemler dengesini destekleyecektir” ifadeleri kullanıldı.

LİKİDİTE TEDBİRLERİ

Açıklamada, salgına bağlı birim maliyet artışlarına ilave olarak döviz kuru ve kredilerde yaşanan gelişmelerin talep yönlü dezenflasyonist etkileri sınırladığı ve çekirdek enflasyon göstergelerinin eğilimlerinde yükseliş gözlendiği vurgulandı. Salgına bağlı tedbirlerle kısa vadede etkili olan arz yönlü unsurların, normalleşme sürecinin devamıyla kademeli olarak ortadan kalkacağı öngörüldüğü belirtilen açıklamaya şöyle devam edildi: “Salgın dönemine özgü finansal düzenlemelerin kademeli olarak normalleştirilmesi ve son dönemde likidite yönetimi kapsamında atılan sıkılaştırma adımlarının, makrofinansal istikrarı destekleyeceği değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, salgının ilerleyişine bağlı olarak iç ve dış talep koşullarının seyrine dair belirsizlikler önemini korumaktadır. Bu çerçevede Kurul, politika faizinin sabit tutulmasıyla birlikte likidite tedbirlerinin sürdürülmesine karar vermiştir.”

FİNANSAL İSTİKRAR

Açılamanın devamında ise şu ifadeler yer aldı: “Kurul, enflasyondaki düşüş sürecinin devamlılığının, ülke risk priminin gerilemesi, uzun vadeli faizlerin aşağı gelmesi ve ekonomideki toparlanmanın güç kazanması açısından büyük önem taşıdığını değerlendirmektedir. Enflasyondaki düşüşün hedeflenen patika ile uyumlu şekilde gerçekleşmesi için para politikasındaki temkinli duruşun sürdürülmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, parasal duruş ana eğilime dair göstergeler dikkate alınarak enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde belirlenecektir. Merkez Bankası, fiyat istikrarı ve finansal istikrar amaçları doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir.”

SIKILAŞTIRMA ADIMI GELDİ

Merkez Bankası, ikinci adımla, reel kredi büyümesi koşullarını sağlayan bankalar için Türk lirası ve yabancı para zorunlu karşılık oranlarının artırılmasına karar verdi. Zorunlu karşılık oranlarına ilişkin yapılan açıklamada, normalleşme süreci çerçevesinde 18 Temmuz’da yabancı para zorunlu karşılık oranlarının tüm bankalar için tüm yükümlülük türlerinde ve vade dilimlerinde 300 baz puan artırıldığı hatırlatıldı.

DÖVİZ VE ALTIN

Bu defa, reel kredi büyümesi koşullarını sağlayan bankaların yabancı para zorunlu karşılık oranlarının, tüm vade dilimlerinde geçerli olmak üzere, kıymetli maden depo hesapları için 700 baz puan, diğer tüm yabancı para yükümlülükleri için ise 200 baz puan artırılmasına karar verildiği belirtilen açıklamada, buna ek olarak son dönemde Türk Lirası likidite yönetimi kapsamında atılan adımlarla uyumlu olacak şekilde, reel kredi büyümesi koşullarını sağlayan bankaların Türk Lirası zorunlu karşılık oranlarının 6 aya kadar vadeli tüm mevduat/katılım fonu yükümlülükleri ve 1 yıla kadar vadeli diğer yükümlülükleri için 200 baz puan, 3 yıla kadar vadeli diğer yükümlülükleri için ise 150 baz puan artırılmasına karar verildiği bildirildi. Alınan bu kararlarla, piyasadan yaklaşık 17 milyar Türk lirası ve 8.5 milyar dolar karşılığı döviz ve altın cinsinden likiditenin çekilmesi bekleniyor.

17.7 MİLYAR DOLAR

Açıklamada, “Böylece 17 Mart 2020 tarihinden bu yana yabancı para zorunlu karşılık oranlarında indirim yapılması ve reel kredi büyüme koşullarının bazı bankalarca ilk defa sağlanması nedeniyle piyasaya verilen toplam 17.7 milyar ABD doları karşılığı döviz ve altın cinsinden likidite, 18 Temmuz 2020 tarihinde yapılan değişiklik ve bu düzenleme ile birlikte normalleşme kapsamında geri çekilmiş olacaktır.” denildi.

Borsada kolay işlem ve düşük komisyon için tıklayın

False