GeriEkonomi Merkez Bankası, yüzde 50 enflasyona kilitlendi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Merkez Bankası, yüzde 50 enflasyona kilitlendi

Merkez Bankası, IMF'yle imzalanan anlaşma doğrultusunda dün yüzde 50 enflasyon hedefine uyumlu para programını açıkladı. Merkez Bankası, ‘‘Yılın ikinci yarısında yüzde 50'lik enflasyon hedefiyle tutarlı bir para ve kur politikasına devam edilecektir’’ mesajı verdi.

Merkez Bankası, ikinci yarıda yüzde 50'lik yıl sonu enflasyon hedefiyle uyumlu bir para ve kur politikası izleneceğini bildirildi. Yılın ilk yarısı için rezerv para hedefi ekseninde para programı açıklayan Merkez Bankası'nın ikinci yarıyıla ilişkin programında hedeflenen yeni büyüklük olarak ‘‘net iç varlıklar’’ kalemi öne çıktı.

Merkez Bankası yılın ikinci yarısında uygulayacağı para programını açıkladı. Programda, hedeflenen düşük enflasyon oranıyla tutarlı bir para talebinin tahmin edilmesinin önemine işaret edildi. Programda, enflasyonun düşüş sürecinde para talebinde tahmin edilemeyen gelişmelerin ortaya çıkma olasılığına dikkat çekilerek, bu olasılığın da ‘‘Merkez Bankası'nın parasal durumu etkileyebilmesini devam ettirecek yeni bir göstergeyi hedeflemesi’’ni gerekli kıldığı belirtildi.

YENİ HEDEF

Bu amaçla Merkez Bankası bilançosunda ‘‘net iç varlıklar’’ kalemi hedeflenen yeni bir büyüklük olarak belirleniyor. 30 Haziran itibariyle eksi 1 katrilyon 778 trilyon liraya gerileyen net iç varlıkların, yılın ikinci yarısında biraz artması hedefleniyor. Yıl sonu net iç varlıklar hedefi eksi 1 katrilyon 514 trilyon lira olarak öngörülüyor.

Merkez Bankası yılın ikinci yarısında hızlı döviz rezervi artışı hedeflemiyor. Bu yolla ortaya çıkacak fazla likiditenin göreli olarak azalacağı belirtiliyor. Bu nedenle Banka, günlük likidite yönetimindeki müdahalelerini göreli olarak azaltmayı amaçlıyor. Ancak, kamu sektörüne kredi açılmaması politikasına devam edilerek, net iç varlıklar kaleminin sıkı kontrolünün devamı amaçlanıyor.

Net iç varlıklar hedefinin, ‘‘ödemeler dengesinde hedeflenen net uluslararası rezerv artışı ile tutarlı bir net dış varlık’’; ‘‘enflasyon ve büyüme oranı hedefleri ile uyumlu bir rezerv para öngörüsü’’ ile tutarlılığının sağlandığı ifade ediliyor. Bankadan yapılan açıklamaya göre, yılın ilk yarısında döviz-efektif piyasaları aracılığıyla yapılan işlemler ile açık piyasa ve bankalararası para piyasası işlemleri, para programı hedefleri doğrultusunda etkin bir şekilde kullanıldı.

REZERV PARA

Rezerv para büyüklüğü, 30 Haziran itibariyle Mart 1998'e göre yüzde 13.1 oranında artış göstererek 1 katrilyon 575 trilyon liraya çıktı ve böylece ikinci 3 ay için öngörülen 1 katrilyon 587 trilyon-1 katrilyon 615 trilyon aralığının altında kaldı. Rezerv para, yılbaşına göre ise yüzde 32.8 oranında arttı. Bu şekilde, rezerv parada yılın ilk 3 ayında yüzde 17.3, ikinci 3 ayında ise 13.1 oranında artış kaydedilerek, hedef aralıklarının da altında bir gelişme sağlandı.

PİYASALARA BORÇ

Açıklamaya göre, mart ayından itibaren görülen olumlu gelişmeler ve devlet iç borçlanma senetlerinin ikincil piyasa faizlerindeki düşme, Merkez Bankası'nın açık piyasa ve bankalararası para piyasası işlemleri ile piyasalardaki fazla likiditeyi çekmesini de gerektirdi.

Merkez, yıl sonuna kadar ne yapacak?

1998 sonunda net iç varlıklar eksi 1 katrilyon 514 trilyon lira olacak.

Merkez Bankası, günlük likidite yönetimindeki müdahalelerini göreli olarak azaltacak.

Yılın ikinci yarısında döviz rezervinde hızlı artış olmayacak.

Kamu sektörüne kredi açılmaması politikası sürdürülecek.

Döviz devir kararı, faizlerin kurlar üzerindeki etkisini artıracak.

Piyasa oyuncuları için hassas dönem

MERKEZ Bankası Para Programı'nda, faiz oranlarının likiditeye, kurların ise faiz oranlarına ve likiditeye duyarlılığının göreli olarak arttığı bir döneme girildiğine de dikkat çekildi ve ‘‘Sonuç olarak hem Merkez Bankası, hem de piyasa oyuncuları açısından oldukça hassas denilebilecek bir dönem başlamıştır’’ uyarısında bulunuldu.

Devir ve satışlarla ilgili açıklamadan sonra çok kısa süreli bir belirsizliğin meydana geldiği, bankaların likidite yöntemlerini daha etkin şekilde yaptığı da vurgulanan açıklamada, daha sonra şu görüşlere yer verildi:

‘‘Son dönemde alınan kararlar, kur-faiz platosunun aşağıya çekilmesini sağlamış, kurlarda günlük dalgalanmaların göreli olarak yükseltilmesi, aylık devalüasyona ilişkin belirsizliği bir ölçüde arttırmış ve döviz alışı yoluyla hızlı döviz rezervi artışının yavaşlamasına neden olmuştur.’’






Borsada kolay işlem ve düşük komisyon için tıklayın

False