Merkez Bankası rezervini çeşitlendirdi

Merkez Bankası rezervini çeşitlendirdi

Merkez Bankası’nın rezervleri ile ilgili değerlendirmelerde bulunan İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, “Merkez’in pandemi başlamadan önce altın rezervi 9.5 milyar dolar seviyelerindeydi, şimdi ise 40 milyar doları aştı. Böylece Merkez’in rezervi de çeşitlendirilmiş oldu. Bu yöntemi diğer gelişmekte olan ülkeler de uyguladı” dedi.

Haberin Devamı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Merkez Bankası’nın rezervleri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Merkez Bankası’nın kendi dönemlerinde güç bulduğuna dikkat çeken Erdoğan, “Başbakanlığım döneminde 135 milyar dolara kadar döviz rezervimiz çıktı. Şu anda da döviz rezervimiz kendini toparlamaya başladı” dedi. Biz de Merkez Bankası rezervlerinin son durumu ve ekonomik gelişmeleri İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Sefer Şener ile konuştuk. Son dönemlerde dövizde bir hareketlilik olduğunu ifade eden Şener, “Merkez Bankası rezervleri geçmişte 130 milyar doları geçerek tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. O dönemlerde uluslararası sermaye çok yaygındı. Sürekli bir sıcak para girişi vardı. Türkiye bu süreçte rezervini kullanma ihtiyacı hissetmedi. Ancak 2013’ten sonra Türkiye çok badire atlattı.

Türkiye-ABD, ABD-Çin gerginlikleri yaşandı. Bu yüzden ticaretin yapısı değişti. Arkasından pandemi süreci başladı. Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin yabancı sermaye ihtiyacı arttı. Bu noktada rezervlerin daha çok kullanılması gerekti. Dünyanın bu zamana kadar görmediği bir krizle mücadeleye girişildi. Rezervlerin büyük kısmı kullanıldı demek yanlış olur. Merkez’in pandemi başlamadan önce altın rezervi 9.5 milyar dolardı. Sonrasında Merkez Bankası altın rezervini 43 milyar dolara çıkardı. Böylece Merkez’in rezervi de çeşitlendirilmiş oldu. Bu yöntemi diğer gelişmekte olan ülkeler de uyguladı. Çin ve Rusya gibi ülkeler de yaptı. Şimdi faizler de yükselmeye başladı. Reel getiri sağlandı. Pandemide de yumuşama başlayınca uluslararası sermaye daha çok dolaşmaya başlayacaktır. Gelişmekte olan ülkelere daha çok sıcak para girişi olacaktır. Son süreçte Merkez’in rezervleri de zamanla yeniden yükselişe geçecektir” diye konuştu.

REFORM PAKETİ ÖNEMLİ

Haberin Devamı

Bundan sonraki süreç için de değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Sefer Şener, “Şu anda beklenen en önemli gelişme Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanacak olan reform paketi. Pakette özellikle Türkiye ekonomisinin kronik sorunları olan cari açık, enflasyon ve istihdama yönelik önemli düzenlemelerin olması bekleniyor. Ayrıca yabancı yatırımcıların önünü açmaya yönelik maddelerin yer alacağı ifade ediliyor. Atılacak adımlarla Türkiye’nin yabancı yatırımcı açısından daha cazi olması hedefleniyor. Hem ekonomik reform paketi hem de Merkez’in sıkı duruşuyla birlikte nisandan sonra özellikle makro ekonomik verilerde yukarı yönlü hareket bekliyoruz” dedi.

İSTİHDAM VE ENFLASYON

Haberin Devamı

Tüm bu gelişmelerin enflasyon ve istihdama olumlu yönde büyük katkısı olacağına vurgu yapan Şener, “OECD de Türkiye’nin 2021 enflasyonunu yüzde 11 olarak tahmin etti. Merkez’in beklentisi de bu yönde. Enflasyonun aşağı inmesi ile kurlarda da stabil bir durum oluşacaktır. Atılacak adımlar üretim artışı ile desteklenirse bu istihdama da yansıyacaktır. Pandemi sürecinde de olumlu haberlerin gelmesiyle özellikle KOBİ’leri rahatlatacaktır. Makro ekonomik verilerin iyileşmesinin yanında bu durumun halka yansıması önemli bir nokta. İstihdam artışı halkın refahını olumlu etkileyecektir. Tüm bu gelişmeler bir araya geldiğinde Türkiye ekonomisinin özellikle makro tarafta pozitif yönlü ivmeleneceğini söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.

Haberin Devamı

TURİZM BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR

Turizm sektöründe yaşanacak gelişmelerin Türkiye ekonomisi için büyük önem taşıdığına vurgu yapan Prof. Dr. Sefer Şener, “Özellikle dünyada aşı çalışmalarının hızlanması ve aşılanmanın artmasıyla birlikte seyahatlerin artması bekleniyor. Bu da Türkiye gibi turizm ülkeleri için olumlu bir gelişme olacaktır. Hükümet, turizm sektöründe hızlı bir normalleşme için Türkiye’ye turist gönderen ülkelerle görüşmelerini sıklaştırdı. Turizmde mayıstan sonra bir toparlanma olacağı belirtiliyor. Eğer bu çabalar meyvesini verirse, cari açık sorununa da çözüm üretilmiş olur. Turizme sadece cari açığı kapatacak bir sektör olarak bakmak ise yanlış olur. Çünkü turizm, havayollarından küçük esnafa kadar birçok sektörü besliyor. Turizmde yaşanacak hızlı geri dönüş kendisiyle birlikte beslediği sektörleri de ayağa kaldıracaktır. Ayrıca istihdamın artmasın sağlayacaktır” diye konuştu.

Haberle ilgili daha fazlası: