GeriEkonomi Kutusundan 30 milyon $ çıktı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kutusundan 30 milyon $ çıktı

Kutusundan 30 milyon $ çıktı
Abone Olgoogle-news

Öğrencilik yıllarında atıldığı iş hayatında 17 yılda iki fabrikaya ulaşan Metin Çiftçioğlu, bugün Dizayn Pack markası ile 24 ülkeye ambalaj satıyor. Meyve suyu ve süt gibi gıdalar için kullanılan kutuların üretiminde büyük bir paya sahip olduklarını söyleyen Çiftçioğlu, yıl sonu ciro hedefinin 30 milyon dolar olduğunu açıkladı.

METİN Çiftçioğlu iş hayatına atıldığında Marmara İktisat Fakültesi’nde son sınıf öğrencisiydi. Baskı sektöründe üretim yaptırıp, aracı olarak satış gerçekleştiriyordu. 2001 yılında birçok markadan üretim için talep gelmeye başlayınca kolları sıvadı. Ancak bu kez ekonomik kriz kapıyı çaldı ve herkesin, ‘Sakın yatırım yapma, paranı tut’ dediği bir dönmede krizi fırsata çevirmeyi başardı. Önce İstanbul Çağlayan’da yaklaşık 200 metrekarelik bir tesiste çok eski makinalarla üretime girişti. Sonra fabrikayı büyüttü, ambalaj sektörüne adım attı ve İkitelli Organize Sanayi Bölgesinde 5 bin metrekare kapalı alana ulaştı. Ar-Ge yatırımları ise onu zirveye taşıdığında 2017 yılıydı. Aseptik ambalaj denilen meyve suyu ve süt gibi gıdalar için kullanılan kutuları üreten Metin Çiftçioğlu, 24 ülkeye ihracat yaptıklarını söyledi. Bugün 2 fabrikada üretim yaptıklarını belirten Çiftçioğlu, şirketin kuruluşunu ve büyüme sürecini şöyle anlattı:

YÜZDE 80’İNE İŞ YAPIYOR

“2007 yılında Dizayn Pack markasını yarattık. Ardından Çerkezköy Organize Sanayi içinde ikinci fabrikamız olan Flexible ambalaj tesisimizi devreye aldık. Çerkezköy tesisimizdeki ekstrüzyon üretim hattımız şuanda Balkanlar ve Ortadoğu’da bu alandaki en güçlü tesis konumuna geldi. Daha sonra Esenyurt’ta 12 bin metrekare alanda yeni bir fabrika binası aldık. Üretim hatlarımıza uygun olacak şekilde inşaata başladık. Esenyurt ve Çerkezköy’deki toplam iki fabrikamızla 25 bin metrekarede üretim yapıyoruz. Plastik ve aseptik ambalaj sektöründe Türkiye’deki yerli ve yabancı gıda markalarının yüzde 80’ine hizmet verir duruma geldik. Özellikle aseptik ambalaj dediğimiz meyve suyu ve süt gibi gıdalar için kullanılan kutular, yoğurt, peynir kutuları, boya kovaları gibi ambalajları kapsayan polipropilen baskılar yapıyoruz. Gıdaya temas eden promosyonel ürünler ve gıda mühendislerimiz kontrolünde hijyenik bölümlerde gıda dolum ve ambalajlama yapıyoruz.

45 MİLYON EURO YATIRIM

Dizayn Pack markasının kuruluşu olan 2007 ile 2017 arasındaki 10 yıllık dönemde çok hızlı büyüme kaydettik. Kurduğumuz Ar-Ge tesisimizle ambalaj alanında yenilikçi çözümlerle kaliteyi daha da yukarıya taşırken, maliyetleri aşağıya çeken çalışmalar geliştiriyoruz. Bugün, 250 kişiye ulaşan Dizayn Pack ailemizle birlikte sektördeki faaliyetimizi her geçen gün artırıyoruz. Toplamda 45 milyon Euro’yu aşan yatırımla geliştirdiğimiz iki tesisimizle Avrupa, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’ya ihracat yapıyoruz. Şuan ihracat yaptığımız ülke sayısı 24’ü buldu. 2019 yılı itibariyle bu sayıyı daha da yukarıya çekeceğiz. Faaliyet gösterdiğimiz yurtdışı pazarlarda da hızlı bir büyüme kaydediyoruz. Örneğin; Azerbaycan’da pazarın yüzde 80’i, Yunanistan’da ise yüzde 50’si gibi ciddi paylara sahip olduk. Tüm ambalajlama çalışmalarını ülkemizde yerli imkanlarla üretiyor ve ihraç ediyoruz. Bu yılı geçtiğimiz yıla kıyasla yüzde 40’lık bir büyümeyle ve yaklaşık 30 milyon dolar ciroyla tamamlamayı hedefliyoruz. 2019 yılında 32 ülkeye çıkartmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki 5 yıl içinde de Amerika’da bir tesis kurma planımız var.”

 

35 MİLYAR DOLARA ULAŞTI

TÜRKİYE’de plastik ve ambalaj sektörünün önemine dikkat çeken Dizayn Pack Yönetim Kurulu Başkanı Metin Çiftçioğlu, “Geçtiğimiz yıl Türkiye’de plastik sektörünün toplam cirosu 35 milyar dolarken, direkt ihracat rakamı ise 5 milyar doları bulmuştu. Bu verilerle Avrupa’nın en büyük ikinci plastik üreticisi konumundayız. Bu kadar kuvvetli bir üretim hacmimiz bulunurken, maalesef plastik ithalatında hala dünyada üçüncü konumdayız. Geçtiğimiz günlerde detayları paylaşılan Ceyhan’da geliştirilecek petrokimya tesisine de değinmekte fayda var. Bu kadar büyük bir sanayi için maalesef Türkiye’de yeterli polipropilen, polistren, polietilen üretilememekte. Tesisin hayata geçirilmesiyle birlikte Türkiye’nin hammadde alımında bağımlı olduğu Kore, Japonya, Hindistan, Güney Amerika, Ortadoğu ve Arap Yarımadası gibi üreticilere karşı olan ithalat rakamlarımızda hızlı bir düşüş sağlanacak.”

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle