GeriEkonomi Kriz yılında büyüdü, Türkiye'de rotayı değiştirdi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kriz yılında büyüdü, Türkiye'de rotayı değiştirdi

Kriz yılında büyüdü, Türkiye'de rotayı değiştirdi

Birçok yemek şirketinin kepenk kapattığı ve sektörden kara haberlerin geldiği geçen yılı yüzde 18'lik büyüme ile tamamladıklarını belirten Sodexo Türkiye Genel Müdürü Eşref Hamamcıoğlu, bu yılki büyüme hedeflerinin de yüzde 20 olduğunun altını çiziyor. Türkiye'deki faaliyetlerinin yaklaşık yüzde 80'ini catering hizmetlerinin oluşturduğunu ancak artık entegre hizmet yönetimi olarak adlandırılan diğer bölüme de ağırlık vereceklerini kaydeden Hamamcıoğlu ile sektörü ve şirketin yeni yolunu konuştuk.

- Geçen sene kriz yılıydı. Sizin nasıl geçti?

Biz 2009'un kötü geçeceğini tahmin etmiştik. Dersimizi iyi çalıştık ve bir takım tedbirler aldık. Böylece krizden etkilenmeden geçen seneyi Sodexo Türkiye olarak yüzde 18 büyüme ile tamamladık.

- Hazır yemekçiler geçen sene zora düşmediler mi?

Ee çok normal... Türkiye'de birşey satmak çok kolay. Ben şimdi bir çıkayım, bir haftada 100 bin yemek satarım. Ama kaça satarım, kar mı ederim, sattığımın parasını alır mıyım kimse bana sormayacak....

Türkiye'de en büyük yanılgı şu; insanlar ciro ile yaşıyorlar. Ciro sizin değil ki, başkasının parası. Önemli olan karlılık burada. İnsanlar ciroyu devamlı çeviriyor ama ne zaman kriz geliyor ya da bir müşteri onları bırakıyor, işte o zaman farkediyorlar.

- Siz ne yaptınız peki?

Biz çok seçici davrandık ve her müşteriye evet demedik, bazılarını da bıraktık. Özellikle riskli olanlarla, ödemeleri gecikenlerle veya tekstilciler gibi çok kronik duruşa girenleri bıraktık.

Bizim bir düsturumuz var, profit eşittir opinion, cash eşittir reality. (Kar eşittir fikir, nakit eşittir gerçek) Adam yüzde 20 kar etmiş ama para nerede? Tahsil edemedik... İşte ben bunun için satış ekibimi çok üzüyorum. Mesela getiriyor bir müşteri, yüzde 10... Ama müşteri ne?  Tekstil... Olmaz. Veya müşteri 45 gün vade istiyor ben de olmaz diyorum. Kriz anlarında bunu söyleyebilmek lazım.

- İşleriniz daralmadı mı o zaman?

Hizmet verdiğimiz firma sayısı düşmedi. Bıraktıklarımız oldu, bizi bırakanlar oldu. Ama kriz varsa da insanlar temizlikten vazgeçmiyor. Biz de o nedenle hazır yemek ve catering harici hizmetlere biraz ağırlık verdik. Bu durum bizim geçen seneyi iyi geçirmemizi sağlayan en önemli nedenlerden biri oldu. Ayrıca okullara da yöneldik. Sonuçta kriz varsa tatile gitmezsiniz ama çocuğu da okuldan almazsınız. Biz bunları dengeledik.

Bir de geçen sene uzaktan çalışmayı destekledik. 'Her gün gelmek şart değil' dedik, ister evinde ister cafede çalış. Bu randımanı da artırdı, insanlar şirkete gelme stresinden kurtuldu.

Az darbe alan veya gelişen sektörlere de ağırlık verdik. Bu alanlarda yeni işler aldık.

- Bundan sonraki rotanız ne olacak?

Eren GÜLER yazıyor
hurriyet.com.tr

Bizim işlerimizin yüzde 80'i catering. Ama artık diğer taraflara da ağırlık vereceğiz. Bizim buradaki en büyük avantajımız paket yapabiliyor olmamız, yani entegre hizmet yönetimi. Ben diyorum ki firmalara, catering'ini de benden al, temizliğini de ben yapayım, binanı da ısıtayım, çiçeklerini de sulayayım, hatta diğer taşeronlarını da yöneteyim. Personel servislerini bile bana bırak, onu da yöneteyim.

- Bu yeni bir uygulama mı?

Bütün dünya buna gidiyor. Tek sözleşme, tek muhattap, tek fatura. Artık şirketler ayrı ayrı hizmetlerle uğraşmak istemiyor. Tek bir firmadan bütün hizmetleri almak istiyor. 

Artık bu işlerin satın alması da değişiyor. Mesela uluslararası bir şirket ihale açıyor, 40 ülkedeki uzantılarını da aynı şirkete veriyor. Ben bir tek İngiltere'de bu hizmeti alacağıma 40 ülkede alayım ama kaça yaparsın diyor. Böyle olunca onların maliyeti de düşüyor ve avantajlı hale geliyor.

Bize talep özellikle yabancı şirketlerden geliyor. Çünkü yöneticileri bu sisteme alışık.

- Türkiye dünyadaki Sodexo içinde ne kadar büyük?

Sodexo 84 ülkede 380 bin kişi ile faaliyet gösteriyor ve geçen seneki cirosu 15 milyar euro. Türkiye'nin yeri maalesef küçük ama bunun iki nedeni var. Birincisi Türkiye Sodexo genç bir ülke, ikincisi Türkiye'de hizmet fiyatları çok düşük. Ortalama yemek satış fiyatı 2 euronun altında. Bunun en mihenk noktası M Donalds'taki bir combo menüdür. Yani en az onun kadar olmalı. O da 6.5-7 lira.

- Tedariğinizin ne kadar Türkiye'den?

Tamamı Türkiye'den. Biz yılda 50 milyon euroluk alım yapıyoruz. Ve mümkün mertebe bölgesel alım yaparız. Ulusal tedarikçilerimiz de var ama meyve sebzeyi bölgenin halinden alırız.

- İstihdam?

Bizde 5 bine yakın personel çalışıyor. Bu sene de yüzde 20 büyüme hedefimiz çerçevesinde 800-850 kişilik daha istihdam yaratacağız.

- Et fiyatlarındaki artış sizi nasıl etkiliyor?

/images/100/0x0/55eabdaff018fbb8f893bb19
Sadece et değil ki gıda fiyatları çok yükseliyor. Enflasyon halen büyük problem bence. Fiyatlardaki artışı nasıl dengeleyeceksiniz? O yüzden biz sabit fiyatla iş almayız. Mesela geçen sene batanların çoğu kamu işlerine dalıp sabit fiyatla iş alanlar. Et 20 lira iken 40 lira olunca bir sürü firma battı. Buradaki anahtar elastik fiyat.

Aslında Türkiye'deki işin tersliği şurada: Çalışanların yemek parasını patron veriyor. Normalde işveren maaşı verir, yemek imkanını da sağlar, isteyen parasını verip istediğini yer. Bence uzun vadede Türkiye'de böyle olacak.

- Planlarınızda şirket satın alma var mı?

Organik büyüyoruz ama şirket satın almak için de takipteyiz. Hem cateringde hem de diğer tarafta bazı arayışlarınız var.

Bazı satın almaları önümüzdeki 1 yıl içinde gerçekleştirebiliriz.

- Görüştükleriniz var mı?

Biz şimdilik bir liste yaptık, daha ileri gidemedik. Türkiye'de genelde zor durumdaki firmalar alınır ama bize göre bunun bir faydası yok. Biz, olmadığımız bir yerde olmadığımız işi yapan iyi firmaların peşindeyiz. Zarar eden firma bana yaramaz.

Bir de satın alma yaparken herşeyin şeffaf olması lazım ama Türkiye'de bu çok zor. Adam görüşmeye elinde ajanda ile geliyor size. Benim cirom şu diyor, nerede diyorsun, yok...

- Özel ilgi göstereceğiniz bir alan olacak mı?

Artık çalışma şekilleri değişiyor ve insanlar gittikçe iş yerlerinin dışında çalışacaklar. Haberleşme imkanı kolaylaştıkça ve işyerleri pahalılaştıkça iş buraya gidecek. Sahada, evde, cafede... Bu durum şu andaki haliyle bizim işimize gelmez ama biz de buna uygun ürünler geliştirmeye çalşıyoruz. Bir şekilde işyeri dışında çalışan tüketiciyi yakalamalıyız.

Bir de insanların hizmet beklentileri artıyor. Çalışmaktan kendinizle ilgili birşey yapamaz hale geliyorsunuz. Bütün gün işyerindeyseniz mesela araba yıkatmak kuru temizlenmeciye elbise götürmek gibi ufak işler bile zor hale geliyor. İşte önümüzdeki dönemde hizmetin bu tarafı da çok gelişecek. Düşünün, bir işyerinde 1000 kişi yaşıyor. Bu hizmetleri vermek lazım.

Canlı Borsa - Altın Fiyatları - Döviz Kurları için Bigpara

False