‘Kooperatifçilik üreticiye kazandırır’

‘Kooperatifçilik üreticiye kazandırır’

Dünyada kooperatiflerin ekonomik ve ticari hayatta kendine has artıları olan başarılı birer girişim haline geldiğinin altını çizen Ziraat Bankası Kredi Politikaları Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Göğebakan, “Türkiye’de de kooperatifçiliğin gelişmesi gerekiyor. Böylece birçok sorun da aşılır. Tarladan sofraya olan düzende kooperatifçiliğin gelişmesiyle kazanan taraf aracılar değil, üreticiler olur” diye konuştu.

Haberin Devamı

Türkiye’de son yıllarda en çok tartışılan konular arasında yükselen gıda fiyatları ve üreticinin artan maliyetleri yer alıyor. Hem tüketiciyi hem de üreticiyi rahatlatmak için birçok öneri ve yöntem denense de bazı durumlarda yapılanlar sınırlı kalabiliyor. Ancak Ziraat Bankası Kredi Politikaları Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Göğebakan, yaşanan sıkıntıların aşılması için kullanılacak en önemli yöntemin ‘bir araya gelmekten, toplu hareket etmekten’ geçtiğini ifade etti.

KRİZ DE DAHİ DEVAM

Tarım kredilerinde sektörde yüzde 65’lik paya sahip olan, yaklaşık 54 milyar TL’lik tarım kredisi kullandıran Ziraat Bankası’nın Genel Müdür Yardımcısı Göğebakan, kooperatifçiliğin geniş anlamda bir ekonomik işbirliği şekli, ortak amaçlara ulaşmak isteyen kişiler tarafından oluşturulan bir örgütlenme modeli olduğunu söyledi. Kooperatifleri en iyi anlatan tanımın ise, tek başlarına az ilerleme gösterecek veya hiçbir bir ilerleme gösteremeyecek kişilerin bir araya gelip bir pazar gücü oluşturmaları ve bu yolla fakirlikten ve zayıflıktan kurtulmayı sağlayabilmeleri olduğuna dikkat çeken Göğebakan, “Günümüzde ise kooperatifler, yalnızca zayıf kesimlerin dayanışma kuruluşu olmaktan çıkmış, ekonomik ve ticari hayatta kendine has artıları olan başarılı girişim örnekleri haline gelmişlerdir.

Günümüzde derin ekonomik krizler, giderek artan gıda güvenliği ihtiyacı, artan çevre kirliliği ve iklim değişiklikleriyle karşı karşıyayken kooperatiflerin ortaya koyduğu ekonomik işletme modeli daha fazla dikkate alınmaya başlandı. İşsizliğin önlenmesi ve sürdürülebilir istihdam politikalarında da kooperatifler, önemli bir ekonomik aktördür. Kooperatifler, atıl kaynakların harekete geçirilmesi, sermayenin tabana yayılması, dezavantajlı kesimlerin kendini ekonomik ve sosyal güvenceye alarak ekonomiye dahil olması ve küçük girişimlerin birleşerek büyük aktörlere dönmesini sağlama noktasında en etkili girişim modeli olarak öne çıkıyor. Tüm dünyada genelinde hissedilen ekonomik kriz zamanlarında da kooperatifler faaliyetlerini hız kesmeden sürdürmeyi başarabilmiştir” diye konuştu.

Haberin Devamı

Kooperatifçilikte güç birliği oluşturulabileceğine vurgu yapan Göğebakan, küçük ölçekli finansal rantabileteden uzak olan işletmelerin bir araya gelerek ekonomik ölçeğe kavuşabileceğinin altını çizdi. Ölçeğin büyümesiyle, teknoloji kullanımının artacağını ve kullanılan teknolojinin maliyetinin azalacağını ifade eden Göğebakan, “Ölçek büyük olursa üretim maliyetleri düşer. Kârlılık ve verim artar. Sermaya birikimi yükselir, finansmana erişim kolaylaşır” dedi.

Haberin Devamı

TARLADAN SOFRAYA

Küçük işletmelerin ürünlerinin fiyatını kendilerinin belirleyemediğine değinen Göğebakan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İşletme küçük olunca, tarımsal ürünler de işlenmeden, ham olarak satılıyor. Tarladan sofraya ya da tarladan sanayiye diye tarif edilen zincir, tarımsal üreticilerin organizasyonları ile birlikte kurulmalı. Eğer bu zincir tarımsal üretici organizasyonu olmadan dizayn edilirse, ürünü yetiştiren değil, ürünün alım satımına aracılık eden kesim kazanan taraf olur. Aracılık edenlerin yaptığı ticarette yanlış bir şey yok. Buna kimse de itiraz edemez ama sistemin işler olabilmesi için asıl kazananların ürerim yapanlar olması gerekiyor.”

Haberin Devamı

ABD, FRANSA VE İNGİLTERE ÖNDE

Birleşmiş Milletler’in tahminine göre dünya genelinde 800 binden fazla kooperatifin faaliyet gösterdiğini dile getiren Göğebakan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kooperatiflerde yaklaşık 100 milyon kişi çalışıyor. Ayrıca yaklaşık 1 milyar kişi bu kooperatiflere ortak. Avrupa Birliği içerisinde ise yaklaşık 165 milyonu aşkın kooperatif ortağı ile 250 bin civarında kooperatif bulunuyor ve bu kooperatifler aracılığıyla 5.4 milyon kişiye iş imkanı sağlanıyor.

Bu veriler kooperatiflerin ekonomik gücünü göstermesi açısından büyük önem taşıyor. Uluslararası Kooperatifler Birliği (ICA), Birleşmiş Milletler (BM) ve diğer uluslararası kuruluşların yaptıkları araştırmalar neticesinde en çok kooperatif örgütü ile öne çıkan ilk beş ülkenin ABD, Fransa, İngiltere, İtalya ve Japonya olduğu görülüyor. Günümüzde Türkiye’de Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görev ve sorumluluk alanında, 35 farklı konuda faaliyet gösteren 53 bin 258 kooperatif, 7 milyon 422 bin 964 kooperatif ortağı bulunuyor.

Haberin Devamı

Faaliyet alanına göre en fazla sayıdaki kooperatif 27 bin 361 ile konut yapı alanında bulunuyor. İkinci sırada ise 7 bin 201 ile tarımsal kalkınma kooperatifleri geliyor. Kooperatif ve ortak sayıları ile ilgili ayrıntılı analizler yapıldığında, tarımsal amaçlı kooperatiflerde kooperatif başına düşen ortak sayısının daha fazla, tarım dışı kooperatiflerde ise daha az olduğu görülüyor.”

KOOPERATİFLER NEDEN BAŞARISIZ

Diğer ülke sistemleri ve uygulamaları ile karşılaştırıldığında, Türkiye’de kooperatifçiliğinden kendi potansiyeline göre beklenen performansı elde edemediğine değinen Cengiz Göğebakan, bu kapsamda, başarılı dünya örneklerine göre Türkiye’nin yaşadığı eksiklik, aksaklık ve yetersizlikleri sıraladı. Göğebakan, “Eksik üst örgütlenme nedeniyle, kooperatiflere yönelik eğitim, finansman, denetim, danışmanlık, teknik ve yasal destek sunumu yetersizdir.

Haberin Devamı

Türkiye’de kooperatiflerin, ‘Milli Gelir, Üretim, İstihdam, Yatırım, Dış Ticaret’ rakamları içindeki payı ile faaliyet gösterdikleri sektör içerisindeki payları yeterince bilinememektedir. Türkiye’de kooperatifler ancak sayısal açıdan (kooperatif sayısı) bir gelişme gösterebilmiş, güçlü bir kooperatifçilik yapısı ve anlayışı oluşmamıştır. Toplumun kooperatifleşme oranı düşüktür.

Türkiye’de daha çok konut yapımı ve tarım alanında yoğunlaşan kooperatifçilik, diğer ülke uygulamalarında olduğu gibi perakende, kredi-finans, sigortacılık, enerji üretimi, eğitim, sağlık gibi sektörlerde yer
alamamıştır” dedi.

KREDİ DIŞINDA ALTERNATİFLERE İHTİYAÇ VAR

Türkiye’de kooperatifçiliğin başarılı olması için yapılması gerekenler olduğunu belirten Cengiz Göğebakan, “Devlet-kooperatif kavramları birbirine karıştırılmamalıdır. Kooperatifler ortaklarca sahiplenilmeli, ortaklık bilinci geliştirilmelidir. Kooperatifçilik hareketinin başarısı açısından ortaklar, yöneticiler ve yerel halkın eğitimi büyük önem arz ediyor.

Örneğin İngiltere’de, kooperatif çalışanlarının ve ortakların temel eğitimi 1919 yılından bu yana Manchester’da ‘The Cooperative College’de gerçekleştiriliyor. Yine Almanya’da, ‘Alman Kooperatifler Akademisi (ADG)’ kooperatiflere yönelik eğitim hizmeti sunuyor.

‘Kooperatifçilik üreticiye kazandırır’

Türkiye’de ise ortaklar, çalışanlar, yöneticiler ve halkın kooperatifçilik konusunda eğitilmesine maalesef önem verilmiyor. Bu yüzden kooperatifçilik konusunda bilgilendirilme ihmal edilmemelidir. Kooperatifler kârın maksimizasyonu için uğraş vermelidir. Kooperatiflerin sermaye yetersizliği sorunu çözülmelidir. Kooperatiflerin banka kredileri dışında, farklı yöntemlerle de borçlanabilmelerinin, uygun koşullarda kredi temini olanaklarını arttırılması gerekiyor. Bu çerçevede, son yıllarda dünya kooperatifçiliğinde uygulama alanı bulmaya başlayan ‘yatırımcı ortaklık’ ve ‘tahvil ihracı’ gibi enstrümanlara işlerlik kazandırılmasına yönelik çalışmalar yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Haberle ilgili daha fazlası: