GeriEkonomi Gerçekten istikrar istiyor muyuz?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gerçekten istikrar istiyor muyuz?

ABD İdaresi'nden para geleceği beklentisi yeniden yeşerdi. Piyasalar ikinci tezkere ile beraber paraların ucunun göründüğü izlenimiyle döviz kurlarını düşürdü. Biraz geriden de gelse, faizler de düşüyor.Piyasaların tepkisini şöyle yorumlamak mümkün: ABD'den gelecek paralarla döviz kuru riski ortadan kalkıyor, ama iç borçların çevrilebilmesine yönelik kaygılar devam ediyor. Gelecek paraların derde deva olup olmayacakları nasıl kullanılacağına bağlı. Piyasalar bu konuda daha net bilgilere sahip olmak istiyor.KAYNAK MI?ABD'den gelecek paralara hükümetin nasıl baktığı konusunda çelişkili sinyaller var. Hükümet Irak sorunu nedeniyle gelecek paralara harcamaların finansmanında kullanılabilecek bir kaynak olarak bakıyor. Kaynak olarak düşünülmeseydi, geçen pazartesi günü açıklanan önlemler iki ay önce açıklanıp bütçe de bağlanırdı, IMF ile görüşmeler de tamamlanırdı.Tezkerenin Meclis tarafından kabul edilmemesiyle paraların gelme olasılığı sıfırlandı. Hükümet istemeyerek ek gelir getiren ve harcamalardan daha fazla tasarrufu içeren önlemleri almak zorunda kaldı. Ama, ikinci bir tezkere yoluyla paralar gelirse, alınan önlemlerden geri dönülebileceği sinyalleri de şimdiden verilmeye başlandı.ABD'den para gelirse, yeni bir kaynağa kavuşmuş olduğumuz hissine kapılmamız kısa dönemde ekonomik istikrarın önünde en büyük engellerden birini oluşturuyor. Gelecek paralar, yeni bir kaynak olarak değil, devlet borçlarının yeniden yapılandırılmasını sağlayabilecek bir araç olarak algılanmalıdır.Bu konudaki hakim görüş ABD'den alınacak dolarla iç borcun azaltılmasıdır. Bu şekilde, faizler düşecektir. Bütçe üzerindeki faiz yükü hafifleyecektir. Dolayısıyla, hükümet rahatlayacaktır. Gerçek hayat elbette bu kadar basit ve statik bir bakış açısıyla yorumlanamaz. Olay çok daha karmaşıktır.BORÇ KAPATMABir ilke olarak, döviz borcu döviz borcunun kapatılmasında, TL borcu da TL borçlarının kapatılmasında kullanılmalıdır. Aksi taktirde, bir para cinsinden borçlanılan paranın diğer bir para cinsinden olan borçların kapatılmasında kullanıldığında, döviz kurları devreye girecektir. Bugün faizler yoluyla bütçeyi sıkıntıya düşüren etkenler yarın döviz kurları yoluyla bütçeyi sıkıntıya sokabileceklerdir.ABD'den borçlanılacak paralar öncelikle Hazine'nin Merkez Bankası'na olan borçlarının kapatılmasında kullanılmalıdır. Merkez Bankası döviz ile TL arasında bir portföy yapma durumunda olmadığından, Hazine'nin Merkez Bankası'na olan TL borçlarının dolarla kapatılmasının döviz kuru etkisi olmayacaktır. Kalan para kısa vadeli döviz borçlarının kapatılıp ortalama döviz borçlarının vadelerinin uzatılmalarında kullanılmalıdır.Gerçekten istikrar istiyorsak ve istikrarın kalıcılığını garanti altına almak istiyorsak, TL borçları üzerindeki faizleri yüksek tutan etkenleri ortadan kaldırmak zorundayız. Borçlanılacak dövizler sayesinde, para basmak yoluyla ya da kurları düşürerek ekonominin sorunlarına kalıcı çözümler bulmak mümkün değildir.

Borsada kolay işlem ve düşük komisyon için tıklayın

False