GeriEkonomi E-pazarlar mercek altında
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

E-pazarlar mercek altında

E-pazarlar mercek altında
Abone Olgoogle-news

Rekabet Kurumu son dönemde çok fazla şikâyete konu olan e-ticaretyerlerini mercek altına alıyor. Kurul bünyesinde oluşturulan ekip e-pazaryerlerinde tüketici ve satıcıların yaşadığı sıkıntıları, veri ve rekabet ihlallerini inceleyecek. En düşük fiyat zorunluluğu ya da ayrımcılık durumunda da cezalar kesilecek.

Rekabet Kurumu, son aylarda bankalara ilişkin ön inceleme, zincir marketlerin soruşturması, pandemi döneminde yaş meyve sebze başta olmak üzere gıda piyasasına yönelik fahiş fiyat uyarıları, otomotiv devlerine açılan soruşturmanın ardından şimdi de rotasını elektronik ticaret pazarına çevirdi. COVID-19 ile birlikte tüketicinin akın ettiği e-pazar yerlerinin çalışma şekli, fiyatlama, platform hizmetleri ve tedarik davranışları, tüketici ve perakendecilerin yaşadığı sıkıntılar, rekabet ihlali olup olmadığı, mevzuat eksiklikleri gibi bir dizi başlıkta pazarı mercek altına almak üzere altı kişilik ekip kuruldu. Ekip başkanlığını yapan 2. Denetim ve Uygulama Dairesi Başkanı Hatice Yavuz, “E-pazaryerlerinin internet ortamında satıcıları ve tüketicileri bir araya getiren ve bu alışverişe aracılık eden platform” olduğunu belirterek bu alanda Türkiye’de faaliyet gösteren başlıca e-pazaryerlerinin Amazon, Hepsiburada, Gittigidiyor, N11, Trendyol gibi firmalar olduğunu anımsattı.

NEDEN MERCEK ALTINA ALINDI?

“Bu platform isimlerini ve örnekleri kolay anlaşılması için veriyorum yoksa somut bir tespitten yola çıkarak söylemiyorum” diyen Yavuz, sektör incelemesine neden ihtiyaç duyulduğunu şöyle anlattı: “Özellikle pandemi döneminde internet üzerinden alışveriş eğilimi arttı. Yeterli bilinirliliği olmayan küçük işletmelerin daha fazla müşteriye erişmesi açısından pazaryerleri çok önemli. Satıcı tarafındaki bu rekabet, tüketiciye ürün ve fiyat çeşitliliği şeklinde fayda sağlıyor. Bu kazanımların uzun dönemde korunması için Rekabet Kurumu olarak madalyonun diğer tarafını gözetmek de bize düşüyor. İşte e-pazaryerlerinden beslenen tüm rekabetçi ve rekabet karşıtı etkileri anlayabilmek ve bunlara yönelik uygun politika belirleyebilmemiz için bu işletmeleri tanımamız ve bu alanda rekabeti işler kılan ve/ya aksatan unsurlar ne? Yeni kurallara, araçlara ihtiyacımız var mı ortaya koymamız gerekiyor.”

E-pazarlar mercek altında

KAYIRMA VAR MI?

“İncelemeniz sırasında hangi rekabet ihlallerinin varlığını sorgulayacaksınız?” sorumuzu ise Yavuz, şöyle yanıtladı: “Bu sorunun cevabı bakımından liste aslında çok uzun ama en çok taraftar toplayan ve bu anlamda kabul gören rekabet ihlali tartışmaları, platformların fiyatlama davranışı ile platform hizmeti ve eşanlı rollerinden (hem platform sahibi-hem satıcı) kaynaklı dışlayıcı ve/veya sömürücü uygulamalarda bulunabileceklerini konu alıyor. Bu minvalde rekabet otoritelerinin önüne sıklıkla gelen rekabet sorunları en çok kayrılan müşteri, platform sahibinin aynı zamanda satıcı olduğu yerlerde diğer satıcıları liste dışı bırakma veya görünümlerini kısıtlama, ürün listelemede objektif davranmama, tüketicilerden ve tedarikçilerden temin edilen bilgileri kendi ürünlerine haksız avantaj sağlayacak şekilde kullanma, riski orantısız şekilde satıcılar üzerinde bırakma, satıcılara yüksek komisyon uygulama ve satıcıları ilave hizmeti kabule zorlama, algoritma ve veri kullanımının rekabeti kısıtlayıcı anlaşmaları kolaylaştırması gibi başlıklarda oluyor.”

VERİLER REKABETİN SEYRİNİ ETKİLER

Bir diğer rekabetçi endişenin de, e-pazaryerleri tarafından toplanan verilerin kullanımına dair olduğuna dikkat çeken Hatice Yavuz, “Siz herhangi bir pazaryerinin internet sitesine girdiğinizde/alışveriş yaptığınızda çok kapsamlı bilgilerinizi de paylaşmış oluyorsunuz. Bulunduğumuz dijital çağda bu bilgilerin ticari değeri aslında çok yüksek ve pazardaki rekabetin seyrini etkileme gücüne sahip. Bedava, diye yansıtılan bir dünyada tüketiciler verileri ile önemli bir bedele katlanıyor. Bu ise tüketici refahını ilgilendiren bir mesele ve e-pazaryerinin sahip olduğu tüketici verisi önemli bir rekabetçi avantaj sağlamakta. Bu veri avantajının gerek tüketicinin sömürülmesi, gerekse satıcıların veya diğer platformların sömürülmesi/dışlanması şeklindeki haksız kullanımı Rekabet Kurumu olarak bizim radarımıza giriyor” dedi. Yavuz, sürecin sonucunda neler olabileceğini ise şöyle özetledi:

“Bu sürecin sonucunda rekabet hukuku araçları ile müdahale etmemiz gereken alanlar tespit edilecek, ayrıca yeni rekabet ve ticaret düzenlemelerine ihtiyaç olup olmadığı ortaya çıkacak. Belirlediğimiz yol haritası, bu pazarların geleceğini tayin edecek, Rekabet Kurumu olarak bunun bilincindeyiz. Bu nedenle sağlam ve gerekçeli adımlar atmamız gerektiğine, bunu ise veri odaklı bir inceleme ile başarabileceğimize inanıyoruz.”

E-pazarlar mercek altında
Soldan sağa: Selçuk Yılmaz, Betül Ayhan, Ebru İnce, Hatice Yavuz, Cemile Yüksek ve Funda Göktepe

AVANTAJ SAĞLIYORLAR MI?

E-pazaryerlerinde farklı kategorilerde çok sayıda ürünün sergilendiğine dikkat çeken Hatice Yavuz, “Örneğin, Hepsiburada’nın internet sitesini, Hepsiburada’nın sahipliğinde sanal bir tezgâh veya hâl olarak düşünebiliriz. Bu tezgahta farklı kategoride birçok firmanın ürünleri sergileniyor ama Hepsiburada aynı zamanda bazı kategorilerde ürünün satıcısı konumunda da olabiliyor. Yani tezgâhta kendi ürünleri ile de yer alıyor. Tezgâhta hangi satıcının ürününe ne şekilde yer verileceğinde, tüketicinin hangi ürünü ilk olarak göreceğine, tüketicinin dikkatini hangi ürünlerin çekeceğinde Hepsiburada söz sahibi. Nihayetinde tezgâh onun. İdeali tezgâhın üstündeki ürünlerin ve sıralamalarının tüketici tercihine göre tayin edilmesi. Ancak Hepsiburada ilk sıraları kendi ürününe de ayırabilir, reklam yeri olarak da kullanabilir veya başka güdülerle de hareket edebilir” dedi.

MAĞDURİYET OLABİLİR

Satışı yapılan ürünün Hepsiburada’ya ait olması durumunda tüketicinin ürün için ödediği ücretin tamamıyla Hepsiburada’nın kasasına gideceğini, üçüncü şahıs satıcıların ürününün satılması halinde ise sadece komisyon alacağını belirten Yavuz, “E-pazaryeri sahip olduğu gücü, kendi ürünlerine haksız avantaj sağlamak üzere kullanabilir, satıcılara objektif olmayan sözleşme koşulları getirebilir veya sektörde rekabeti kısıtlayan, fiyat katılığını besleyen birtakım davranışlarda bulunabilir. Bu nitelikteki uygulamaların tüm sektöre sirayet etmesi halinde ise hem satıcıların hem de tüketicilerin mağduriyeti söz konusu olabilir” diye konuştu

REKABETİ TEHDİT EDER

Örneğin Trendyol’un satıcılarına ‘en düşük fiyatla benim platformumda satacaksın’ demesinin de, satıcıların düşük fiyat sunma motivasyonlarını zayıflatacak bir uygulama olacağını belirten Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ya da Amazon’un sahip olduğu tüketici ve satıcı verisi avantajıyla, satıcı olarak yer almaya karar verdiği kategorilerdeki diğer satıcıları, e-pazaryerinin sahibi olarak liste dışı bırakması veya alt sıralarda listelemesi diğer rekabet otoritelerinin hâlihazırda incelediği önemli konular arasında. Pazaryerinin tüketici tercihlerini göz ardı edip kendi satışını yaptığı bisikleti veya herhangi bir satıcıyı ön plana çıkarmaması gerekiyor. Bu pazarın rekabetçi işleyişini tehdit edebilecek bir uygulama bizim açımızdan.”

E-pazarlar mercek altında

KAMUOYUNA ANKETLERİ DOLDURMA ÇAĞRISI

E-Pazaryeri Platformları Sektör İncelemesinde hangi bilgi kaynaklarının kullanılıp, kimlerle işbirliği yapılacağını ise Yavuz şöyle anlattı: “Kaynak çeşitliliği ve veri derinliğinin, böylelikle paydaşların azami katılımının sağlanması önceliklerimiz arasında. Ancak bu şekilde, kapsamlı ve somut bir fotoğrafın ortaya konulabileceğini düşünüyoruz. Bu bağlamda hem tüketicilere hem satıcılara yönelik anket uygulamalarımız olacak, incelemenin esas muhatabı olan e-pazaryerlerinden de bilgi talebi ile verileri bir araya getirmeyi planlıyoruz. Katılımcı bilgilerinin gizli tutulacağı bu anketler ile tüketicilerin alışveriş davranış ve eğilimleri, satıcıların ise platformlar ile çalışma şekilleri ve karşılaştıkları sorunları tespit etmeyi hedefliyoruz. Ayrıca, sektör paydaşları ile tarama toplantıları da ajandamızda yer alan başlıklardan. Bu arada kamuoyunun desteğine ihtiyacımız olacak, e-pazaryerlerinden alışveriş yapan tüketicilerden ve bunlar üzerinden satış yapan firmalardan anketlerimizin doldurulmasını rica ediyoruz. Anket duyuruları Kurumumuz internet sitesinden yapılacak.”

DÜNYADA DA İNCELENİYOR

Endişelerin yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını kaydeden Yavuz, “Küresel çapta inceleme altına alınan ve bu alanda en çok dikkat çeken platform ise Amazon. AB Komisyonu, Almanya, Fransa, Hindistan gibi pek çok ülkede Amazon’a yönelik incelemeler devam ediyor. Ayrıca bu alan özelinde olmasa da, e-pazaryerlerinin içerisinde olduğu e-ticaret bakımından yeni rekabet araçları geliştirme konusunda çalışmalar da sürdürülüyor. İngiltere Rekabet Otoritesinin, Avrupa Komisyonu’nun e-ticarete yönelik incelemeleri ve raporları var. Özetle tüm dünyada e-ticarete yönelik bir politika oluşturma çabası var” ifadelerini kullandı.

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle