GeriEkonomi Dış borcun patronu Karaöz: Bu yıl 6 milyar doları aşarız
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Dış borcun patronu Karaöz: Bu yıl 6 milyar doları aşarız

Abone Olgoogle-news

HAZİNE Müsteşarlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürü Aydın Karaöz, ‘‘Bu yılın ikinci yarısında dış borçlanmada 6 milyar doları aşarız. Bu yüzden 2000 yılı hedefini büyütebiliriz’’ dedi. Karaöz, Türkiye'nin borçlanma maliyetlerinde de rahatlama olduğunu belirtti.

ALTI aylık dönemde 5.2 milyar dolarlık dış borçlanma gerçekleştiren Hazine Müsteşarlığı, 6 milyar dolarlık 2000 yılı hedefini büyütmeyi planlıyor. Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürü Aydın Karaöz, yılın ikinci yarısında, dış borçlanmada 6 milyar doların üzerine çıkılabileceğini söyleyerek, ‘‘O noktaya ulaştığımızda, programdaki hedefler açısından bir revizyon yapılabilir’’ dedi. Türkiye'nin borçlanma maliyetlerinde önemli adımlar attığını söyleyen Karaöz, ‘‘Ancak asıl iyileşme, uluslararası rating kuruluşlarından beklenen not artışlarından sonra görülecek’’ dedi. Karaöz, Hürriyet'in sorularını şöyle yanıtladı:

6 milyar dolarlık dış borç hedefini büyütmek konusunda nasıl bir strateji izleyeceksiniz?

- Ne zaman o noktaya gelirsek, o zaman programdaki hedefler açısından bir revizyon yapmak sözkonusu olabilir. Mayıs ayında bir borçlanma yapamadık. Bunun nedeni, uluslararası piyasalardaki çok yüksek türbülanstı. Önümüzdeki aylarda yine hiç kullanamayacağımız bir dönem olursa, dikkate almak zorundayız. İhtiyatlı olmak iyidir.

Borçlanma maliyeti açısından, Türkiye nasıl bir eşikte duruyor?

- Birkaç açıdan ele almak lazım. Moody's ve S&P'nin olumlu görüşlerinin ardından Helsinki dönemeci ve IMF programı gibi pozitif bakışlarla, fiyatlarımızda oldukça büyük bir ilerleme oldu. Daha sonra ABD faiz hadlerinde artış, bizim nihai borçlanma maliyetini belli bir oranda artttırdı. Ama ABD tahvil faizlerindeki artış ne kadar olduysa, bizdeki artış da aynı derecede oldu. Dolayısıyla bugün, program yapmadan önceki düzeylere geldik. Ama, bu Türkiyenin kredi değerliğinde bir sıkıntı olduğu için değil, baz alınan faiz hadlerindeki yükselmeden kaynaklandı. Sonuçta Türkiye'nin borçlanma maliyetleri büyük ölçüde gelişti. Tabii ki bulunduğumuz yer düzeyinde. Notumuz arttığında daha da iyileşecek.

Rating kuruluşlarının değerlendirmesinde, IMF programıyla öngörülen ve Hükümetin önümüzdeki haftalarda yetki yasasını kullanarak atacağı adımların etkisi ne olur?

- Önemli ama şart değil. Çünkü geçen aralıktan bu yana gerek hükümetin gerekse ekoniminin ortaya çıkardığı pozitif gelişmeler var. Reform hareketlerindeki devamlılık da eklendiğinde herhalde yeterli bir kanaatin oluşmasına yardımcı olur. Başka ek adımları beklemeleri gerekmeyebilir. r. Çünkü o zaman sonsuz ve ucu açık bir duruma dönüşür.

Cari açığın, hedefin üzerinde gerçekleşmesi dış borçlanma performansını nasıl etkiler?

- Sadece mevcut cari açığın, herhangi bir alarm çaldıracağını bugün itibariyle tahmin etmiyorum. Bunun birkaç nedeni var. Cari açığın kompozisyonuna baktmamız gerekiyor. Beklenti odur ki, ithalatta ara malı ve sermaye malı kalemleri, yılın kalan bölümünde tüketim mallarına göre artan büyüme hızıyla birlikte artsın ve daha büyük bir paya ulaşsın. İkinci husus, Türkiye'nin genel görüntüsü ve dinamikleri cari açıktaki o tutarı gözardı edebilecek durumda. Hiç dikkate almazlar demek istemiyorum ama bugünkü ivme çerçevesinde yapacakları şey bunu bir kenara not etmek, üçüncü sebebi, bu yıl turizmen çok iyi olacağı beklentileri. Cari açıktaki trend sürse bile, oradan gelecek ek dövizler önemli olacak.

Yılın ikinci yarısındaki borçlanmalarda hedef piyasalar ne olacak?

- Dolar ve Euro ana hedef olmaya devam edeceke. Yen, bu yıl tekrar açılan bir piyasa. Özellikle son yaptığımız borçlanma maliyet açısından çok avnatajlı bir borçlanmaydı. Parası da bu ayın 13-14'ünde girecek. Artık özellikle Euro ve Dolar'da yatırımcıları birbirinden çok kesin hatlarla ayırmak mümkün değil. Herkes her iki tarafa yatırım yapar hale geldi. Herhangi bir yerde dezajantajlı duruma düşmemek için, piyasalarda ödediğimiz tutarlara ve faiz oranlarına dikkat ediyoruz.

Dış borçlanma açısından özel sektörde de son zamanlarda bir hareketlilik izleniyor. Değerlendirmeniz nedir?

- Bugün itibariyle Hazine açısından bir mahsur yaratacak durumda değil. Notumuzun artacağı beklentisiyle, yurtdışı imkanların tutarı da artacak. Oradan hareketle bir sıkıntı çıkacağını tahmin etmiyorum. Veri olarak kabul etmemiz gereken bir şey var: Özel sektör borçlanıyorsa, yatırımcılar da bilançolarını ekonomik aktivitelerini dikkate alıp para vermeye karar veriyorlarsa, yapılacak işin en fazlası yapılmış demektir.

Dünya Bankası’nın CAS kredisi artacak

HAZİNE Müsteşarlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürü Aydın Karaöz, Dünya Bankası'nın ‘Ülke Değerlendirme Stratejisi’ programıyla sağlayacağı 2 milyar 250 milyon dolarlık CAS (Country Assesstmant Strategy) kredisinin, 250 milyon dolarlık bir artışla 2.5 milyar dolara çıkacağını açıkladı. Karaöz, 750 milyon dolarlık Ekonomik Reform Kredisi’nin (ERL) ilk dilimi olan 375 milyon doların da geçtiğimiz cuma günü ‘kasaya girdiğini’ söyledi. Mevcut yapısal reformlara destek niteliğindeki CAS kredisinin üç yıllık olacağını belirten Karaöz, ‘‘Görüşmeler sürüyor. Birkaç gün içinde tamamlanarak, Dünya Bankası yönetimine gidecek’’ dedi.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle