GeriEkonomi Diplomalarını atıp yeniden başladılar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Diplomalarını atıp yeniden başladılar

Türkiye'nin ilk ‘‘Kişisel Gelişim ve Yönetim Bilimi Dergisi’’ Kariyer Dünyası'nın Kasım ayı sayısında yayınlanan bir araştırmaya göre Türkiye, yanlış meslek seçenlerin ülkesi. Hükümetlerin yanlış eğitim ve istihdam politikaları, iş dünyasındaki popüler akımlar, bireyleri istemedikleri mesleklere yöneltebiliyor. Yıllarını tıp eğitimi için harcayanlar film yönetmeni, mühendislik eğitimi görenler sigortacı oluyor. Üstelik bu eğilimin azımsanmayacak boyutlarda olduğu görülüyor.

Kariyer Dünyası, ağırlıklı olarak işdünyasına odaklanan bir eğitim-meslek araştırması gerçekleştirdi. Değişik sektörlerden temsilcilerin de belli ölçüde katıldığı bu araştırmada, öncelikle 30-40 yaş grubu profesyonel ve yöneticiler ele alındı. Bugün belli başlı kuruluşlarda önemli pozisyonlarda görev alan pek çok profesyonel ve yöneticinin aslında eğitimiyle ilgisiz alanlarda çalıştıkları ortaya çıktı. ‘‘Neden insanlar eğitim gördükleri alanlardan uzaklaşıyorlar?’’ Gösterilen gerekçeler arasında, ‘‘mesleği sevmemek’’, ‘‘çevre faktörü’’, ‘‘iş bulamama’’, ‘‘yetersiz ücret’’ baş sırada yer alıyor.

CERRAHİDEN BİLGİSAYARA

Kalp cerrahı Ali Kocailik, tıp dünyasına ısınamadığı için, gözünü kırpmadan önlüğünü çıkartıp, bilgisayar sektörüne yöneldiğini söylüyor. Kocailik, ‘‘Mesleğimi yürütmem için uygun çevre şartlarının bulunmaması, yaptığım işin karşılığında maddi ve manevi tatmin eksikliği, mesleğin itibarının azalması, hasta-doktor ve doktor-doktor ilişkilerinin kötüleşmesi, devletin tercihini emek-bilgi yerine, özel girişim yönünde yapması. Ayrıca, elektrik-elektroniğe büyük ilgi duymam’’ diyor.

ÇEVRE MÜHENDİSİ SİGORTACI

Maddi ve manevi nedenler yüzünden ilk mesleği çevre mühendisliğini terkederek, sigorta sektörüne adım atan Doç. Dr. Giray Velioğlu, 1 Mart'tan bu yana Halk Yaşam Genel Müdürü. Velioğlu, 13 yıl süren üniversite yaşamından sonra sigortacılıkta zorlanmadığını söylüyor. ‘‘Mühendislik formasyonumu sigortacılıkta kullandığımı farkettim. Analitik formasyona sahip olan mühendisler farklı dallara çok rahat şekilde adapte olabiliyor’’ diyor.

SPOR YERİNE FACTORING

Türkiye'de üniversiteye giriş sistemindeki çarpıklık, çoğu zaman gençleri gönüllü olmadıkları alanlara yönlendirebiliyor. Ali Ergüven, puanlama sisteminin ‘‘kurban’’larından. 1980'li yılların başında spor akademisinden mezun. Dokuz yıldır finans sektöründe çalışıyor. Tekstil Factoring'de Pazarlama Müdürü olana kadar zorlanmadığını belirtiyor. ‘‘Ancak şimdi önümde bir handikap var. Factoring'de genel müdür veya genel müdür yardımcısı olabilmeniz için hukuk, maliye, bankacılık, işletme veya endüstri mühendisliğinden mezun olmanız gerekiyor’’ diyor.

ÇEVRE MÜHENDİSİ BORSACI

Gedik Menkul Değerler'in Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Erhan Topaç, makine mühendisliği eğitimi görmüş. Özel sektöre geçiş nedenini, ‘‘Makine mühendisliğini yapabileceğiniz fazla alan yok. Sayıları 30 kadar olan bizim dönem mezunlarından ikisi ya da üçü mesleğini yapıyordur’’ sözleriyle açıklıyor. Patronu olduğu aracı kurumda ‘‘vadeli piyasalar, tahvil tradingi’’ gibi matematik bilgisi gerektiren teknik konular dışında, eleman alımında diplomanın önem taşımadığını söylüyor.

EDEBİYATTAN BANKACILIĞA

Bank of New York Bölge Temsilcisi Neslihan Tombul, Fransız Dili ve Edebiyatı diplomasına sahip. Tombul, yüksek lisansı için de diplomasi konusunu seçiyor. Ama bugün bankacı olduğu için çok mutlu. Bankacılığa başlarken teknik bilgisinin olmadığını söylüyor: ‘‘Ancak bilgiyi kısa sürede edinmek mümkün. Amerika'da ve Avrupa'da eğitim aldığınız alanların dışında çalışmanız çok doğal. Örneğin, İngiltere'de sosyoloji okuyup bir bankaya başvurmanızda hiçbir sakınca yok.’’

İnsan gücü planlaması şart

Milli Eğitim eski Bakanı Köksal Toptan, Türkiye'de insanların diplomalarını atarak bir başka mesleğe yönelmelerini, kaynak israfı olarak değerlendiriyor. Toptan, görüşlerini şöyle aktarıyor: ‘‘İnsan bilerek, isteyerek seçtiği bir meslekte başarılı olabilir. Türkiye'nin acilen insan gücü planlaması, istihdam potikası ve buna entegre bir yüksek öğrenim politikası tespit etmesi gerekir. Bir işte istemeden çalışan kişinin verimli olması düşünülemez. Bu da üretimde kaliteyi, verimliliği etkiler, bundan en büyük zararı toplum görür. Türkiye'de istihdam politikaları yanlış.’’

False