GeriEkonomi Borsazedeler için daha son perde oynanmadı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    18
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Borsazedeler için daha son perde oynanmadı

Borsazedeler için daha son perde oynanmadı
refid:8393609 ilişkili resim dosyası
Abone Olgoogle-news

22 yıllık İMKB tarihinde, 52 şirketin tahtası kapatıldı. Bu hisselerde 310 bin bakiyeli hesap ve kapanış tarihi itibariyle halka açık kısım için 600-700 milyon dolarlık bir değer var.

UZMANLAR NE DİYOR ?

Ancak bu 52 şirketten 13 tanesi kot dışı pazarda da olsa işlem görmeye devam ediyor. Yani bunlar için hala bir umut var. Bunun yanında kot dışı pazardan da çıkarılan 4 şirketle ilgili dava hakkı sürüyor. Yine İhlas Finans’la ilgili beklentiler BDDK açıklamalarına rağmen sürüyor. Sonuçta 310 bin yatırımcıdan 190 bin yatırımcı için henüz son perde oynanmadı.

Ekonomist Dergisi, bu hafta yayımlanan sayısında borsazedeleri mercek altına aldı...

1986 yılında faaliyetlerine başlayan İMKB, o günden bugüne büyük bir gelişim ve değişim gösterdi. Bugün gelinen noktada piyasanın toplam değeri 280 milyar YTL seviyesinde. 300’ün üzerinde şirketin hisse senedi borsada işlem görüyor. İMKB’deki yabancı payı yüzde 72 seviyelerinde. Yine bir ara 1.4 milyon adet olan bakiyeli hesap sayısı, son yıllarda gerilemekle birlikte 1 milyon adedin üzerinde seyretmeye devam ediyor. Yani borsa, Türkiye’de de önemli yatırım araçlarından biri haline gelmiş durumda. Ancak yukarıda da belirttiğimiz gibi çeşitli nedenlerden dolayı bakiyeli hesap sayısında 400 binlik bir kayıp söz konusu.
İMKB’nin yatırımcı kaybetmesinin temelinde yatan konu ise tahtası kapalı şirketler. Özellikle Şubat 2001 kriziyle birlikte batık şirket ve mağdur yatırımcı sayısında ciddi sıçramalar oldu.

Batak 600-700 milyon $

Ancak son iki yılda yabancı takas oranının yüzde 40 seviyelerinden yüzde 72 seviyelerine geldiğini de belirtmek gerekiyor. Çeşitli nedenlerle tahtası kapanan şirketlerin sayısının artması, hem yeni halka arzlar hem de yeni hesap şeklinde gelen müşteri sayısını sınırlıyor.

İMKB tarihine bakıldığında 1999 yılına kadar 21 şirket, 2000-2001 yıllarında 20 şirket borsa kotundan çıkarıldı. 2001 krizinin yansımalarının devam etmesiyle birlikte günümüze kadar olan süreçte bu rakam toplamda 52’ye ulaşıyor. Bu hisselerdeki bakiyeli hesap sayısı 310 bin civarında. Yani bir yatırımcının sadece bir hissede battığını düşünürsek, 310 bin borsa mağduru var. Bu şirketlerde batan paranın da, hisselerin işleme kapatıldığı tarih itibariyle 600-700 milyon dolar arasında olduğu tahmin ediliyor.

Bu rakamlar dikkate alındığında son dört yılda İMKB’deki yükselişten yerli yatırımcının neden faydalanmak istemediği, borsadan uzak durduğu anlaşılabiliyor. Yerli yatırımcılar, genel olarak İMKB’ye küsmüş durumda.

Dönem dönem borsanın kanayan yarası batık şirketlerle ilgili çalışmalar yapıldı. Ancak bu gün gelinen noktada, bu çalışmalardan sonuç alınamadığı görülüyor. Örneğin Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 2005 yılında imtiyaz sözleşmesi iptal edilen enerji şirketlerinin (Çukurova, Kepez ve Aktaş Elektrik) ortaklarıyla, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredilen banka (Demirbank, Toprakbank, Esbank, Yaşarbank) ortaklarının zararlarının tazminine yönelik hazırlanan kanun ve madde taslağı önerilerini hükümete sunmuştu. Bu yedi şirkette toplamda 67 bin 477 adet hesap sayısı, tahtaların kapanışı itibariyle 188.8 milyon YTL batan para bulunuyordu. Ancak bu hisselerdeki ümitler de son buldu.

18 şirkette son umut

Aslında merak edilen konu, İMKB kotundan çıkarılan 52 hissenin hepsinde hiçbir umut da mı yok? Biz de buradan yola çıkarak Yatırımcının Danışmanı köşesinin yazarı Avukat Mehmet Aslan’la birlikte bir çalışma yaptık. Yaptığımız değerlendirmeye göre bazı şirketlerde umut var.

Alfa Menkul Değerler, Arat Tekstil, Egeser Giyim, EGS Finansal Kiralama, EGS Holding, Lio Yağ, Medya Holding, Nergis Holding, Polylen, Sabah Pazarlama, Sabah Yayıncılık, Sifaş ve Uki Konfeksiyon’un hisse senetleri, İMKB Yönetim Kurulu’nca Borsa kotundan çıkarılarak Kot Dışı Pazar kaydına alındı. Böylece bu hisseler, şimdilik geçici olarak İMKB pazarlarında işlem görmekten men edilmiş oldu. Bu 13 şirket için, Kot Dışı Pazar’dan da çıkarılmadıkça her şey bitti sayılmamalı.

Yine bu 13 şirket dışında Demirbank, Gümüşsuyu Halı, İntermedya Yayıncılık, Koniteks şirketlerinde yatırımcıların dava açma hakkı var. İhlas Finans’ın yeniden faaliyete geçmesi yönünde çalışmalar yapılmaya başlandı. Burada da bir umut var gibi görünmekle birlikte geçen hafta cuma günü BDDK, İhlas Finans’ın yeniden faaliyete geçeceği yönündeki haberlerin yanıltıcı olduğunu belirtti. Yine de bu şirketteki gelişme ve haberler, yatırımcılar açısından bir umut ışığı olmaya devam edecek.

Kot Dışı Pazar’da da olsa işlem görme hakkı olan 13 şirketle, dava hakkı olan dört şirket ve İhlas Finans’ta toplamda 190 bin yatırımcı için henüz son perdenin oynandığı söylenemez. Ancak bu hisseler için büyük bir umut içinde de olmamak gerekiyor.

İki kesimden zarar

Batan şirketlere bakıldığında bireysel yatırımcıların özellikle iki kesimden zarara uğradıklarını söyleyen Avukat Mehmet Aslan, bunların kamu kurumları ve şirket yöneticileri olduğunu belirtiyor. BDDK’nın 2000 yılında yaşanan krizin ardından el koyduğu bankalar ve onların iştiraki konumundaki şirketlerden dolayı piyasada yatırımcıların ciddi bir zarar gördüğünü söyleyen Aslan, “Yine şirket yöneticilerinin yaptıkları usulsüzlükler nedeniyle batan şirketlerden de zarar gören yatırımcı sayısı azımsanmayacak oranda” diyor.

Yatırımcı kaderiyle baş başa

BORYAD Başkanı Ali Bahçuvan, kötü yönetimin yanında, devlet uygulamalarından da yakınıyor. Son olarak, Sabah Grubu’ndan umutlu olduklarını ifade eden Bahçuvan, “Fakat son yapılan ihalede TMSF tarafından arzulanan rakamlara ulaşılamadı. Bu da yatırımcıya herhangi bir ödeme yapılmaması tehlikesi yaratıyor” diyor.

Şirketlerin hepsinin işlem sıralarının kapanış nedenlerinin farklı şekillerde olmakla birlikte sonuçta mağdur olan borsa yatırımcılarının olduğunu söyleyen Sermaye Piyasası Hukukçusu Murat Esen, genel durumun borsa yatırımcılarının kaderleriyle başbaşa bırakılmış olmalarından ibaret olduğunu belirtiyor. Esen, sözlerine şöyle devam ediyor:

“Yatırımcı daha etkin bir şekilde korunmalı. Şirketlerin halka açık hissesini elinde bulunduran yatırımcıların şirkette hiçbir şekilde yönetim ve/veya denetimi söz konusu dahi olmazken onlar adına bu konuda denetim ve gözetimi olan kurumların, yatırımcı haklarını sağlamak adına yapacakları şeyler olmalı.”

Umutlu değiller

Bu ve benzeri türden batık şirketlerle karşılaşmamak, bunlara birikimleri kaptırmamak için yapılacaklar, alınacak önlemler konusunda ise Bahçuvan pek de umutlu konuşmuyor. Bu anlamda Bahçuvan’ın görüşü şöyle:

“Devlet tarafından yapılan uygulamaya yakalanmamak tamamen şans. Çünkü örneğin Medya Holding İMKB-30’da, Sabah da İMKB-100 içinde yer alıyordu. Yani ‘küçük şirketlerden kaçınayım, yalnızca büyük şirketlerin hisse senedini alayım, böylece yatırımım sağlam, garantili olur’ türünden bir hareket biçimi de ne yazık ki bu iki örneğe baktığımız zaman yatırımcıya bir çözüm sunmuyor.”

Tahtası kapalı şirket yatırımcılarının mağduriyetinin giderilmesiyle ilgili fon kurulması konusunda ise SPK, gelişmiş piyasalarda böyle bir uygulamanın genel olarak olmadığını belirtiyor. Murat Esen ise “Bu yönde AB Uyum Yasaları kapsamında Almanya ile birlikte yürütülen yasal düzenleme çalışmaları söz konusu. Ancak bir yatırımcının tüm zararının telafisi söz konusu olmayacak, belirli limitler ve kıstaslar olacaktır” diyor. Esen, limiti aşan zararlar açısından da özel durum açıklamalarının daha sağlıklı yapılmasının sağlanmasını istiyor.

Yatırımcıların borsanın sadece bir alım-satım alanı olmadığını bilmesi gerektiğini ifade eden Murat Esen ise “Yatırımcıya, borsa yatırımcısı olarak sağlanan statünün gerek hukuki gerekse ekonomik önem ve anlamı daha iyi anlatılarak yeni yatırımcılar kazanılmalı, piyasanın önü açılmalı” diyor.

ALİ BAHÇUVAN / Borsa Yatırımcıları Derneği Başkanı:
“Mağduriyetlerin telafisi sağlanmalı”

“Bugüne kadar İMKB’de işlem sırası kapanan birçok şirket var ve bu şirketlerin mağdur ettiği birçok yatırımcı söz konusu. Şirketlerin batmasının; kötü yönetim, yolsuzluklar, zorlu rekabet koşulları, dış etkenler gibi birçok farklı nedeni var. Bununla beraber devlet uygulamalarından kaynaklanan hatalar da söz konusu. Özellikle el koymalar ve imtiyaz iptalleri.

Maalesef şirketler de yatırımcılardan tıpkı şirketin kârlı zamanlarında olduğu gibi iflas döneminde de, bu riski kendileriyle paylaşmasını bekliyor. Sorunun çözümü için öncelikle geçmişteki mağduriyetlerin telafisi sağlanmalı. Kanun ve benzeri düzenlemelerle yeni mağduriyetleri yaratmayacak değişiklikler yapılmalı. Bunun ardından ise yatırımcıyı tekrar piyasaya çekecek tanıtım ve eğitim kampanyası düzenlenmeli.”



 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle