GeriEkonomi Beyin avcısı ilk aşkına ev açtı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Beyin avcısı ilk aşkına ev açtı

Beyin avcısı ilk aşkına ev açtı
refid:26610524 ilişkili resim dosyası
Abone Olgoogle-news

TÜRKİYE’de beyin avcısı denince akla gelen ilk isim Şerif Kaynar, iki tutkum dediği Ayvalık ve Barbara’yı bir araya getirdi. 15 yaşında sesini duyarak aşık olduğu Barbara’nın ismini verdiği ev, aylarca sanatçıları ağırlayacak. Kaynar, “Ayvalık pek çok sanatçıya ilham verecek” diyor.

ŞERİF Kaynar, Korn/Ferry şirketinin Türkiye başkanı ve yönetici ortağı. Türkiye’de headhunter (beyin avcısı) denince de ilk akla gelen kişi. Sıra dışı kişiliğiyle ve çok yönlülüğüyle de bilinen Şerif Kaynar, dört yıldır gizli gizli bir proje üzerinde çalışıyor. Kaynar’ın bilinen iki tutkusu Ayvalık ve Barbara. Barbara, 1950’lerin sonunda Fransa’da meşhur olmuş bir şarkıcı.

Beyin avcısı ilk aşkına ev açtı


Şerif Kaynar, henüz 15 yaşındayken onun sesini ilk kez Leyla Süren’in evinde duyuyor. “Aşık oldum sesine ve sonra büyük bir hayranlık başladı” diye anlattığı Barbara’nın peşinden iki kez Paris’e konserini izlemeye gitmiş. Araziler hariç 300 bin dolar harcadığı evi de ilk aşkına adıyor, La Maison de Barbara (Barbara’nın Evi) ismiyle. 1997’de ölen sanatçının adı, Ayvalık’ta yaşayacak.

Beyin avcısı ilk aşkına ev açtı

SANAT VE SANATÇI EVİ

“Önce bu izbe evi aldım. Sonra arkasındaki bahçeyi aldım. Anıtlar Kurulu’ndan izin çıksın diye uğraştım. Sırf bu izin 1.5 yıl sürdü” diyor Şerif Kaynar. La Maison de Barbara, Kaynar’ın üçüncü tutkusu olan sanata hizmet edecek. Tulya Madra ve Fırat Aykaç’ın danışmanlığında yapılan ev, hem Türk hem de yabancı sanatçılara ücretsiz konaklama ve atölye imkanı sunacak. Taş işçiliğiyle yapılan evin dışı da ışıklandırılacak. Şerif Kaynar, evde 4-5 ay sanatçıların gelip kalacağını belirterek şunları anlatıyor: “Para almayacağız. İsveç’ten heykeltraş, Midilli’den ressam gelsin. Burada hem konaklasınlar hem de eserlerini yapsınlar. Eserlerini satıp gelirin bir kısmını sanatçıya vereceğiz, bir kısmı Ayvalık Kültür Sanat Vakfı olabilir bir vakfa bırakılacak, bir kısmını da ben alacağım. Dünyada sanatçıları böyle destekleyen pek çok örnek var.”

AYVALIK İHLAMI BAŞKA

Pek çok sanatçının ‘ışık’ takıntısını dile getiren Kaynar’a göre Ayvalık’ta hava da ışık da yaşam da çok farklı ve sanatçılara fazlasıyla ilham verebilecek keşfedilmemiş bir cennet.
Şerif Kaynar insanların bir para kazanırken iki para harcarken mutlu olduğunu hatırlatarak şöyle konuşuyor, “Ben artık para harcama moduna geçtim. Yeni dönemde patronlara, yöneticilere ‘hayat portföyü’ oluşturmalarını öneriyorlar ve bu portföyü yönetmelerini. Benim yaşam portföyümde Ayvalık, Barbara ve sanat vardı.”

Ölen ağabeyin günlüğünden kitap

ŞERİF Kaynar, kendisi henüz 7 yaşındayken 18 yaşında vefat eden ağabeyi Kaya Kaynar’ın günlüklerinden oluşan bir kitabın yayımlandığını anlatıyor. Gülten Uğurlu’nun kaleme aldığı “Hayat Dersi - Kaya Kaynar ve Dünyası” YKY’den çıkmış. Şerif Kaynar, “ABD’ye gitmeye hazırlanırken ağabeyim çocuk felcinden hayatını kaybetti. Aile için çok ağır bir kayıptı. Onun günlüğünden, yaşadığı yılları anlamak için okunabilir” diyor.

Terzi kendi söküğünü dikti

“BİR yönetici seçmek de sanattır” diyen Şerif Kaynar, yavaş yavaş çıkışa doğru yöneldiğini anlatıyor. İşleri tamamen Nilgün Langenberg’e devretmeye hazırlanan Kaynar, “Terzi kendi söküğünü dikemezmiş ama ben bu kuralı bozmak istedim. Nilgün’ü şirketin başına getiriyorum. Yavaş yavaş emekliliğe geçeceğim” diye konuşuyor.

Demet Sabancı paniği

AYVALIK’ta açmaya hazırlandığı La Maison de Barbara’yla ilgili bir anısını şöyle paylaşıyor Şerif Kaynar: “Nişantaşı’nda Barbara isimli bir yer gördüm ve benden önce biri Barbara’nın Evi’i açmış diye çok üzüldüm. Öğrendim ki orası Demet Sabancı Çetindoğan’ınmış. Sonradan anlaşıldı ki Demet Hanım, Fransız marka Barbara Bui’nin bir butiğini açmış. Ben de yok yere heyecan yapmışım.”

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle