GeriEkonomi Beşinci Vites
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Beşinci Vites

Abone Olgoogle-news

Ufuk SANDIK

Trafik canavarları pazartesiyi seviyor

Trafik kazalarının en çok, günlerden pazartesi, aylardan ise aralıkta yaşandığı belirlendi. Trafik kazalarının, yağışlı, sisli havalara oranla, açık ve güzel havalarda artış gösterdiği saptandı.

Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı'nca hazırlanan 1996 Trafik İstatistik Yıllığı verilerine göre, 1996'da Türkiye'de toplam 344 bin 641 kaza meydana geldi. Bu kazalarda 5 bin 428 kişi yaşamını yitirdi, 104 bin 599 kişi de yaralandı.

1996 da, en çok trafik kazası aralık ayında yaşandı. Aralık ayında, 35 bin 600 trafik kazası meydana geldi. Bu kazada toplam 413 kişi yaşamını yitirdi. Yıl içinde en çok ölümlü trafik kazası da tatil ayı olan Ağustos'ta meydana geldi. Ağustos ayında 28 bin 702 trafik kazası yaşanırken, bu kazalarda toplam 578 kişi yaşamını yitirdi.

Trafik kazalarının günler itibariyle hesaplanan istatistiklerine göre, en çok kaza Pazartesi günü meydana geliyor. En az trafik kazasının Pazar günü yaşanmasına karşın, ölümlü sonuçlanan kazalarda aynı gün ilk sırada yeralıyor. Pazartesi günü, 1996 yılı içinde 53 bin 468, Pazar günü ise 41.825 trafik kazası yaşandı. Pazar günü trafik kazasının oranının düşük olmasına karşın, bu günlerde 908 kişi yaşamını yitirdi.

Trafik kazalarının hava durumuna göre çıkartılan istatistik verilerine göre, bulutlu, yağışlı, sisli ve karlı havalara karşın en çok kaza açık havada yaşanıyor. Açık havalarda 238 bin 187 trafik kazası yaşanırken, bu kazalarda 3 bin 861 kişi yaşamını yitirdi. Bulutlu havalarda ise 52 bin 476 trafik kazasında 649 kişi, yağmurlu havalarda ise 46 bin 930 trafik kazasında 750 kişi yaşamından oldu. Karlı, sisli ve fırtınalı havalarda ise kaza sayısı oldukça azalıyor.

50'lik delikanlı

Tüm otomobilseverlerin rüyalarını süsleyen Ferrari, 50'inci yılını kutluyor. 50'inci yıl kutlamaları için Ferrari'nin 50 yılını anlatan bir kitap basıldı. Sadece 2 bin adet basılan ‘‘Ferrari 1947-1997’’ kitabı, Ferrari tutkunları için bir hazine değerinde. 400 sayfa olarak hazırlanan, 1000 resmin bulunduğu kitap iki ayrı bölümden oluşuyor. Birinci bölümde, teknik özellikler ‘‘Fikirler’’ başlığı altında anlatılıyor. 1947 yılından günümüze kadar olan tüm teknolojik yeniliklerin anlatıldığı bu bölüm, ünlü fotoğrafçı Karl E. Ludvingsen tarafından hazırlandı. Tarihsel gelişimin anlatıldığı ve Gianni Cancellieri tarafından hazırlanan ‘‘Çalışmalar’’ başlıklı ikinci bölümde ise Ferrari'nin öyküsü 10'ar yıllık dönemlerle aktarılıyor. Ferrari 1947-1997 kitabına Milano'daki Otomobil Kütüphanesi ve Maranello'daki Ferrari Galerisi'nden ulaşmak mümkün. Bu kitaba sahip olmak için İtalya'daki 00 39 76 00 66 24 nolu telefona başvurabilirsiniz.

Ferrari'nin öyküsü

Enzo Ferrari tarafından 25 yıl boyunca düşü kurulan ve 1947 yılında hataya geçirilebilen Ferrari otomobilleri 50 yaşında. Küçük yaşta otomobil yarışçısı olma hayelleri kurmaya başlayan Enzo Ferrari, Birinci Dünya Savaşı'nda babasını ve kardeşlerini kaybedip, yoksul bir yaşam sürmeye başlamasına rağmen yılmadı. Birçok karoser atölyesinde çalışan Enzo, Sicilya'daki ünlü Targa Florio otomobil yarışına katılarak, düşlerini gerçekleştirmek için ilk adımını attı. Bu yarışta elde ettiği başarı ve gösterdiği cesaret 1920 yılında Alfa Romeo takımına girmesini sağladı. Bu takımda ünlü olan ve kendi takımını kuran Enzo Ferrari, 1946 yılında arkadaşları için ilk otomobil tasarımı olan 815 modelini gerçekleştirdi. 11 Mayıs 1947 tarihinde, Maranello'da ilk Ferrari markasını taşıyan Ferrari 125 S'i üretti. Bu tarihten sonra Ferrari yollarda ve pistlerde gücün, hızın, prestijin simgesi haline geldi.

DAF, yılın kamyonu

Dünya kamyon sektörünün önde gelen gazetecilerinden oluşan uluslararası jüri, DAF 95 XF'i yılın uluslararası kamyonu seçti. Avrupa'dan 14 ülkenin temsil edildiği jüri, DAF 95 XF'i birinciliğe layık gördü. Yılın kamyon ödülü, DAF Trucks NV Yönetim Kurulu Başkanı Cor Baan'a yılın ilk uluslararası kamyon fuarı, Amsterdam RAI'de 4 Şubat 1998 tarihinde düzenlenen bir törenle verilecek. Piyasaya sürüldüğü 1996 başından bu yana 12 bin 500 adetten fazla satılan 95 XF modelini satın almak için 5 ay beklemek gerekiyor. Talebe, DAF Trucks'ın günde 100 adet kapasitesi yetmiyor.

Otoda Türk erkekleri İtalyanlar'a, kadınları ise Fransızlar'a benziyor

Türklerin otomobil beğenisini Avrupalılara benziyor. Bunu Ford Motor Company'nin Fransız şef tasarımcısı Claude Lobo söylüyor. Ford'un Fransa'da bulunan tasarım merkezinin şefi olan Lobo'ya göre Türk tüketiciler Avrupalılardan farklı değil. Lobo, Türk erkeklerininin otomobil beğenisini İtalyanlara, Türk kadınlarınınkini ise Fransızlara benzetiyor.

‘‘Türk otomobilseverler Avrupalı. İtalyan, Fransız ve Almanlardan farkı yok’’ diyen Lobo, özellikle Türk erkeklerinin İtalyanlar gibi otomobilde güç ve dış görünüme önem verdiklerini söylüyor. Lobo, Türk kadın sürücülerin otomobil beğenisini ise Fransızlara benzetiyor.

Otomobilin tasarımı yapılırken, hedef kitlenin yaşam biçimi, yaşadıkları çevre, ev yaşantısı, giysileri gibi özelliklere dikkat edildiğini belirten Lobo, müşterilerin ihtiyaçlarına göre tasarım yapıldığını açıkladı. Otomobil tercihinde coğrafyanın da etkili olduğunu belirten Lobo, şunları söyledi: ‘‘Yaşanılan coğrafya da otomobil tercihini etkiliyor. Örneğin renk tercihinde coğrafyanın ve iklim özelliklerinin rolü büyük. Koyu renkler sıcak bölgelerde tercih edilirken, açık renkler soğuk İskandinav ülkelerinde talep görüyor. Yine aynı şekilde güney bölgelerinde küçük camlı otomobiller ilgi görürken, güneşin az görüldüğü havanın soğuk olduğu kuzeyde geniş camlı otomobiller isteniyor.’’

Amerikalıların Avrupalılardan farklı özelliklere sahip olduğunu söyleyen Lobo, Amerikalıların herşey de olduğu gibi ‘‘büyük otomobiller’’ istediğini belirtti. Bunun en büyük nedeninin Amerika'da yol ve park problemi olmamasından kaynaklandığını söyledi. Avrupalıların ise park problemi nedeniyle küçük otomobilleri tercih ettiğini kaydetti.

Geleceğin tasarımı: New Edge

Ford'un Detroit, Köln, Japonya, Brezilya, İspanya, İtalya ve Avustralya'da olmak üzere 7 tasarım merkezi bulunuyor. Ford'un otomobil tasarımında yeni bir felsefesi var. New Edge adı verilen bu felsefeyle Ka ve Puma üretildi. Araç yüzeyinin daha temiz, birleşme çizgilerinin daha pürüzsüz ve rafine olduğu ‘‘new edge’’ felsefesi Bilgisayar Destekli Endüstriyel Tasarım (CAID) teknolojisiyle gerçekleşiyor. Ford'un yedi ayrı merkezdeki tasarım stüdyolarında çalışan ekipler sürekli on-line bağlantı halinde. Aynı anda aynı model üzerinde çalışabiliyorlar. Bilgisayar ekranında iki boyutlu olarak tasarlanan model, beş akslı freze makinesiyle üç boyutlu modele dönüştürülüyor. Freze kompüterden aldığı verileri kilden yapılan makete aktarıyor. Ve ortaya kusursuz bir model çıkıyor. Ama tabii ki bilgisayar kalkıp sizin için bir otomobil yapmıyor. İnsan becerisi yine ön planda.

7 bin 709 araç hurdaya çıktı

Yılın on ayında 388 bin 700 adet motorlu taşıt trafiğe çıkarken, 7 bin 709 adet taşıt ise hurdaya ayrıldı. Bu dönemde, trafiğe kayıtlı araçlar arasında yüzde 61 ile otomobil yine ilk sırada yer alırken, bunu yüzde 15.7 ile motosiklet, yüzde 8.9 kamyonet, yüzde 6.1 ile kamyon izledi. Trafiğe kayıt yaptıran minibüs, yol ve iş makinaları, otobüs ile özel amaçlı taşıtların oranı ise yüzde 7.9 oldu. Geçen ekim ayında ise trafiğe 45 bin 832 adet motorlu taşıt kayıt yaptırdı. Trafiğe çıkan taşıtlar arasında 26 bin 542 adet ile otomobil ilk sırada yer aldı. DİE verilerine göre, Ekim ayında trafiğe kayıt yaptıran motorlu taşıtlar arasında otomobili yüzde 18.9 ile kamyonet, yüzde 7.8 ile motosiklet, yüzde 5.5 ile de kamyon izledi. Aynı dönemde trafiğe kayıt olan araçların yüzde 9.9'unu ise minibüs, yol ve iş makinaları, otobüs ve özel nitelikli taşıtlar oluşturdu.

Avrupalılar Detroit'te şov yapıyor

Yılın ilk otomobil fuarı dünya otomotiv sanayiinin merkezi Detroit'te açıldı. Her yıl Amerikan firmalarının gövde gösterisine sahne olan fuar, bu yıl Avrupalı ve Japon üreticilerin akınına uğradı. ABD'nin üç büyük otomobil firması Ford, GM ve Chrysler'in merkezi olan Detroit'te düzenlenen fuar, bu yıl oldukça hareketli geçiyor. Birçok Avrupalı ve Japon üretici yeni modellerini ve konseptlerini bu fuar için hazırladı.

Araplar hacıları Mercedes'le taşıyacak

Mercedes-Benz Türk, Suudi Arabistan'a otobüs ihracatına devam ediyor. Suudi Arabistan'a geçtiğimiz aylarda ilk kez 10 adet 0 350 tipi şehirlerarası otobüs ihracatı gerçekleştiren Mercedes-Benz Türk, şimdi de VİP hacı ve umre transferi yapan otobüs şirketlerinden biri olan Al Jarizah Transport'a 10 adet 0350 SHD tipi şehirlerarası otobüs satışı daha gerçekleştirdi. Böylece Mercedes-Benz Türk'ün 1997 yılında Suudi Arabistan'a otobüs ihracatı 20 adede yükseldi. Otobüsleri teslim almaya gelen Al Jarizah Transport şirketinin sahibi Şeyh Hayder Bin Laden, Mercedes otobüslerini hacı ve umre adaylarına daha iyi hizmet vermek için seçtiklerini belirtti.

Kaplumbağa yola çıkmaya hazır

Detroit'te show yapan Avrupalı firmaların başında Volkswagen grubu geliyor. Volkswagen grup bünyesinde bulunan Audi'nin A6 modelinin versiyonlarının yanı sıra Türkiye'de kaplumbağa olarak bilinen ‘‘Bettle’’ modelini de sergiliyor. Yola çıkmaya

hazırlanan kaplumbağanın son hali Detroit’te otomobilseverlerin beğenisine sunuluyor. Merakla beklenen ‘‘Bettle’’ ABD'de 1998 ilkbaharında, Avrupa'da ise sonbaharda satışa sunulacak. Kaplumbağanın satış fiyatı 15 bin ile 18 bin dolar arasında olacak.

Honda'nın ABD çıkarması

Honda yeni minivan konsept aracını Detroit Motor Show'da sergiliyor. Minivanın 1999 yılında seri üretimine başlanacak. ABD pazarında satılması planlanan minivan Alliston, Ontario Kanada'da kurulan fabrikada üretilecek. Honda'nın lüks bir sedan olan Acura TL-X'in konsept aracı da Detroit'te sergileniyor. Bu yeni sedanın satışına 1998 sonbaharında başlanacak.



False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle