Bakan Varank: Kuklacıları çok iyi tanıyoruz

Güncelleme Tarihi:

Bakan Varank: Kuklacıları çok iyi tanıyoruz
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 27, 2021 10:40

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank "Son dönemde aynı zihniyetin, kendine bulduğu bir kukla üzerinden, bakan arkadaşlarımıza ve partimize yönelik bir operasyona giriştiğini görüyoruz. Bunlarda kukla bitmez, ama biz kuklacıları çok iyi tanıyoruz. Türkiye'nin suç örgütleriyle kol kola girmiş, çetelerle ağız birliği yapan bir muhalefetle kaybedecek tek bir dakikası bile yoktur" dedi.

Haberin Devamı

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Türkiye'de siyaseten bir başarı elde edemeyen muhalefetin, bir sokak kabadayısının hezeyanlarından medet umar hale geldiğini belirtti.

Varank, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen Türk Standardları Enstitüsünün (TSE) 60. Olağan Genel Kurul Toplantısı'na katıldı.

Türkiye'nin demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçen 1960 darbesinin, 27 Mayıs'ta gerçekleştirildiğini anımsatan Varank, "Şehit Başbakan Adnan Menderes ve bakan arkadaşlarını rahmetle anıyorum. 27 Mayıs ülkemizin demokrasi tarihine giren darbeler silsilesinin başlangıcı olmuştur. Her darbenin kendine sözde meşruiyet zemini oluşturmak için milli irade temsilcilerine yönelik iftiralarının, kaos ortamı oluşturma çabalarının en kesif örneklerini 1960 darbesinde görürüz." değerlendirmesinde bulundu.

Varank, başta Menderes olmak üzere, Demokrat Parti yöneticilerine yönelik çok ağır bir iftira, karalama kampanyasının o dönemin cuntacı zihniyeti tarafından yürütüldüğünü hatırlatarak yalanların sınırının olmadığını ifade etti.

"O dönemde yüzlerce öğrencinin öldürülüp, kıyma makinalardan geçirilip hayvan yemi yapıldığının söylendiğini" belirten Varank, şöyle konuştu:

"Ardahan ve Kars'ın gizlice Ruslara satıldığını söylediler. Menderes'in 12 uçak dolusu altınla yurt dışına kaçtığı iftirasını attılar. Bunlar gibi daha nice yalan ve iftiralar üzerinden milli iradenin temsilcilerine itibar suikastı gerçekleştirip, kanlı darbelerine kılıf hazırladılar. Bu zihniyet maalesef hiç değişmedi. Tarihler değişti, aktörler değişti ama yöntem hep aynı kaldı. 1980 darbesinde de 28 Şubat sürecinde de benzer senaryolar devreye sokuldu. Ne yazık her seferinde bu karanlık zihniyet yöntemlerinden netice elde etmeyi başardı. Ne zaman ki Recep Tayyip Erdoğan adında çelikten bir irade bu kirli zihniyetin karşısına dikildi, işte o zaman Türkiye'nin bu makus talihi değişti. Geçmişte olduğu gibi, 19 yıllık iktidarı boyunca AK Parti'ye ve lideri Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik atılmamış iftira, söylenmemiş yalan ve edilmemiş hakaret bırakmadılar."

Varank, uluslararası mahfillerce kurgulanan, gerektiğinde açıktan desteklenmiş operasyonlar ve fiili darbe girişimlerinin karşısında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın milletin desteğiyle dimdik durduğunun altını çizerek, 27 Nisan'da, 17-25 Aralık'ta, MİT tırları operasyonunda, 15 Temmuz'da ve diğer saldırılarda kurulan tuzakların milletin desteği ile tarumar edildiğini söyledi.

"ÇETE VE SUÇ ÖRGÜTÜNÜN, TÜRKİYE'Yİ ESİR ALMASINA MÜSAADE ETMEDİK, ETMEYECEĞİZ"

Başta cuntacı zihniyet olmak üzere, her türlü vesayet odağı, çete ve suç örgütünün Türkiye'yi esir almasına müsaade etmediklerini ve bundan sonrada etmeyeceklerini dile getiren Varank, "Son dönemde de aynı zihniyetin kendine bulduğu bir kukla üzerinden bakan arkadaşlarımıza ve partimize yönelik bir operasyona girişildiğini görüyoruz. Bunlarda kukla bitmez ama biz kuklacıları çok iyi tanıyoruz. 17-25 Aralık'ta milletin Meclisini, FETÖ'nün montaj kasetlerinin yayın merkezi haline getirenler, bugün de benzer tavır içindeler." dedi.

Varank, Türkiye'de siyaseten bir başarı elde edemeyen muhalefetin, bir sokak kabadayısının hezeyanlarından medet umar hale geldiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Türkiye'de siyasetin gündemini iftiralar üzerinde esir almaya çalışanlar şunu iyi bilmeliler; Türkiye'nin suç örgütleriyle kol kola girmiş, çetelerle ağız birliği yapan bir muhalefetle kaybedecek tek bir dakikası bile yoktur. Biz karşımızda temiz muhalefet istiyoruz ama mevcut muhalefet parti yönetimlerinden de hiçbir umudumuz yok. Muhalefette temiz eller hareketinin bizzat muhalefet tabanındaki makul ve aklıselim vatandaşlarımız tarafından başlatılacağını umuyor ve bekliyoruz."

Haberin Devamı

Türkiye'nin rotasının üretim, istihdam ve ihracat olduğunu vurgulayan Varank, "Hedeflerimize giden yolda en büyük gücümüzün yerli ve milli ve üretimin olduğunu artık 7'den 70'e tüm milletimizin kavradı." diye konuştu.

Varank, ekonomik ve teknolojik bağımsızlığa giden yolun, yüksek katma değerli ve rekabetçi ürünlerin yerli imkanlarla üretilmesinden geçtiğini ifade ederek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Milli Teknoloji Hamlesi vizyonunu ortaya koyduklarını hatırlattı.

Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerinden girişimciliğe, üniversite-sanayi iş birliğinden dijital dönüşüme kadar birçok alanda hızlı aksiyon aldıklarının altını çizen Varank, bütün bunları gerçekleştirirken sanayinin daha az maliyetle, yüksek ve kaliteli üretim yapabilmesi için düzenleyici önlemleri de devreye aldıklarını dile getirdi.

Varank, ülkeler arası ekonomik ve ticari entegrasyonun devam ettirilip geliştirilmesinin ürün ve hizmetlerde standardizasyonu sağlamaktan geçtiğini söyledi.
TSE'nin küresel pazarlara erişimde kilit bir role sahip olduğunu kaydeden Varank, şöyle devam etti:

"En büyük pazarımız Avrupa Birliğinin yeşil mutabakat çerçevesinde getirmeyi planladığı yeni standartlar TSE'nin bu rolünü çok daha önemli kılıyor. Girişimcilerimizin bu ve benzeri düzenlemeler karşısında menfaatlerini koruyabilmek için standardizasyon alanındaki uluslararası çatı kuruluşlar nezdinde aktif faaliyetler yürütüyoruz. Yine kamunun ve iş dünyasının uygunluk değerlendirme alanındaki ihtiyaçlarına cevap verebilecek kapasitemizi ve kabiliyetimizi artırıyoruz. Bugün TSE, standardizasyon ve uygunluk değerlendirme alanlarındaki tecrübe ve deneyimle hem kendi coğrafyamızdaki ülkelere hem de İslam dünyasına liderlik ediyor."

Varank, TSE'yi uluslararası camiada tercih edilen öncü kuruluş haline getirmeyi amaçladıklarını ifade etti.

TSE'nin faaliyetlerine önem verdiklerini anlatan Varank, "Enstitü, bahsettiğim bu misyon çerçevesinde sanayicimize destek olmak için birçok alanda politika ve strateji ortaya koyuyor. Somut adımlarla sanayi ve teknoloji ekosisteminin gelişimine katkı sağlıyor. Bunun en güzel örneklerini salgın döneminde gerçekleştirdiği hizmetlerle göstermiş olduk." diye konuştu.

TSE'NİN 2020 FAALİYETLERİ

TSE'nin 2020'de yürüttüğü faaliyetlere de değinen Varank, "Muayene gözetim alanında 232 bin 351 belge ve rapor, 65 bin 491 deney raporu, 27 bin 865 kalibrasyon raporu, bilişim alanında 488 test ve rapor, ulaşım lojistik alanında 439 bin 662 belge ayrıca 1191 eğitim ve sertifikasyon programı düzenledi, 16 bin 917 kişiye de sertifika verdi." bilgisini paylaştı.

Varank, TSE'nin, salgın döneminde tesislerin ve iş yerlerinin güvenle faaliyete geçmesine ön ayak olduğunu anımsattı.

TSE'nin tıbbi cihazlar ve koruyucu kişisel ekipmanlar alanındaki standartları ücretsiz erişime açtığını dile getiren Varank, "TSE, standartların hazırlanması süreçlerinde teknolojik bilginin ülkemize transfer edilmesine yardımcı oluyor. Sermayenin yurt içinde kalmasını sağlıyor." ifadelerini kullandı.

Varank, Türkiye'nin nükleer enerji alanında büyük atılımlar gerçekleştirdiğine işaret ederek bir taraftan ülkenin enerji ihtiyacını sağlarken diğer taraftan nükleer enerjide yerli katkının artırılması, teknoloji transferi, insan kaynağının geliştirilmesi ve milli standartların oluşturulmasını hedeflediklerini bildirdi.

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, Nükleer Düzenleme Kurumu ve TSE arasında geniş kapsamlı iş birliği protokolleri imzalandığını anlatan Varank, "Protokollerle TSE, uygunluk ve değerlendirme faaliyetlerinden bugüne kadar edindiği tecrübeyi nükleer alana aktaracak. Böylelikle ülkemiz nükleer enerji alanında yetişmiş insan kaynağı ve teknoloji geliştirme kabiliyetlerine sahip olacak." şeklinde konuştu.

Varank, standartların uluslararası ticarette ürünlerin sınırlardan kolayca geçişini sağladığını vurgulayarak, Türkiye'nin standartlarda karar verici bir ülke haline gelmesini istediklerini söyledi.

CEP TELEFONU YENİLEME MERKEZLERİ

Elektrikli Araçlar ve Elektrikli Araç Şarj Sistemleri Temel Terimler ve Tanımlar Standardı'nın yayımlandığını hatırlatan Varank, "Bu standartla TOGG'un üreteceği başta olmak üzere elektrikli araç şarj ekosisteminin güçlendirilmesi için teknik çalışmaların zeminini ve ilk adımını attık." değerlendirmesinde bulundu.

TSE'nin, ikinci el cep telefonu sektöründe önemli bir çalışma yürüttüğünü anlatan Varank, "Bu kapsamda cep telefonu yenileme merkezleri için bir standart belirledik. Standardımız, Ticaret Bakanlığı ve sektör temsilcilerinin katkılarıyla hazırlanarak yürürlüğe girdi ve belgelendirme işlemlerine başladık. Şu ana kadar 7 firma yetkili yenileme merkezi olmak üzere başvurularını yaptı. Bir firmamız eksiklerini tamamlayarak ilk yetkili yenileme merkezi olmaya hak kazandı." diye konuştu.

Varank, ürün yenileme alanındaki bu ilk standardın, bundan sonrada ülkede kullanılmış elektrik-elektronik ürünün ekonomiye tekrar kazandırılmasının yolunu açacağını vurgulayarak böylece hem ekonomik bir değer oluşacağını hem de kullanıcıların ikinci elde güvenli ürünlere erişmesinin önünün açılacağını ifade etti.

Türkiye'deki ikinci el cep telefonu pazarının önemine dikkati çeken Varank, "Ama kullanıcılar bunları satın alırken herhangi bir garantiden faydalanamıyorlar. İşte bu yenileme merkezlerinin elinden çıkmış ikinci el cep telefonları belli bir garantiye kavuşmuş olacak. Vatandaşlarımız bunu satın aldıklarında bilecekler ki bu telefon ikinci el bir telefon ama bunun üzerinde her türlü iyileştirme ve bakım yapılmıştır. Vatandaşlarımız böylece ikinci el cep telefonu daha rahat satın almanın imkana kavuşacak." şeklinde konuştu.

Varank, son dönemde global markaların Türkiye gelerek yatırım yapmalarının önünü de açtıklarını belirterek, Türkiye'de yerli üretimi desteklerken ikinci el piyasasına da bir standart getirdiklerini kaydetti.

Burada önceliklerinin katma değerin Türkiye'de kalması olduğunu anlatan Varank, bunun önünü açacak faaliyetlere devam edeceklerini söyledi.
Varank, TSE'nin bilişim teknolojileri ve siber güvenlik alanında da hizmetler sunduğunu anlatarak Enstitünün, ölçü aletlerinin periyodik muayenelerine ilişkin de önemli hizmetleri olduğunu bildirdi.

Akaryakıt ve LPG servisleriyle hassas kütle ölçü aletlerinin muayenesinin de yapılan düzenlemeyle TSE'ye devrettiklerini ifade eden Varank, "Bu yeni düzenlemeyle kaliteyi yukarı çekip etkinliğimizi artırdık. Çifte kontrol sağladığımız bu sistemle vatandaşımız akaryakıt aldığı pompanın doğru ölçtüğünden ve daha sık kontrol edildiğinden emin olabilir." şeklinde konuştu.

"TSE'NİN TECRÜBE VE YETKİNLİĞİ ÜST NOKTALARA TAŞINACAK"

Bakan Varank, standardizasyon ve uygunluk değerlendirme faaliyetlerinin, iktisadi kalkınmanın her bir kalemine sirayet ettiğine dikkati çekerek ekonomiye yön veren ülkelerin bu alanlarda uluslararası güce sahip olduğuna işaret etti.

Türkiye'nin bu alandaki gücünü geliştirmeye yönelik çalışmalar yaptıklarını dile getiren Varank, şöyle devam etti:

"TSE'nin de teknik ve idari altyapısının iyileştirilmesi, muadili kuruluşlarla rekabet gücünün artırılması için her türlü desteği veriyoruz, vermeye devam edeceğiz. Bu yüzden TSE Temelli Kampüsü Projesi'ni de çok önemsiyorum. Bölgenin en donanımlı, en son teknolojilere sahip laboratuvarlarını ve teknik eğitim üssünü ihtiva edecek bu kampüsün inşaatına inşallah önümüzdeki aylarda başlıyoruz. TSE'nin mevcut alanlarından çok daha rahat bir alana taşınmasını, yeni aletlerin, test cihazlarının alınmasını sağlayacağız. Bu sayede TSE tüm dünyayla rekabet edebilir bir konuma gelecek."

Varank, kampüs tamamlandığında, TSE'nin Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuna büyük katkılar sunabileceğini vurgulayarak, "Çok daha geniş bir yelpazede uygunluk değerlendirme, test, sertifikasyon, kalibrasyon, deney ve belgelendirme hizmetleri sunabilecek. Sanayicilerimizin test ve sertifikasyon ihtiyaçları için yurt dışına akıttıkları milyonlarca dolar yurt içinde kalmış olacak." ifadelerine yer verdi.

Böylelikle TSE'nin tecrübe ve yetkinliğinin üst noktalara taşınacağını anlatan Varank, Enstitünün, bölgenin en etkin kuruluşlarından ve önemli oyuncularından biri haline geleceğini vurguladı.

"SANAYİ STRATEJİMİZLE UYGUN ALTYAPIYI İNŞA ETMEYE ÇALIŞIYORUZ"

TSE Başkanı Adem Şahin de Genel Kurul'da çok taraflı bir temsilin söz konusu olduğunu, kamu, üniversite ve iş dünyasının bir arada yer aldığını söyledi.
Enstitünün faaliyetlerine değinen Şahin, "Sanayi stratejimizle uygun bir altyapı inşa etmeye çalışıyoruz. Üyesi olduğumuz ve yönetiminde yer aldığımız uluslararası kuruluşlarda, yurt dışında ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyoruz. Sahip olduğumuz ve iştiraklerimiz olan şirketlerin faaliyet alanlarında başarılı olmalarının gayreti içindeyiz." diye konuştu.

Şahin, Bakan Varank'ın desteğiyle geliştirilen "Kalite Kampüsü" projesinin de hızla ilerlediğini sözlerine ekledi.

BAKMADAN GEÇME!