GeriEkonomi Bakan Albayrak: Komisyonculuk tarihe karışacak
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bakan Albayrak: Komisyonculuk tarihe karışacak

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, sebze ve meyve fiyatlarındaki manipülasyonu ve suni süreçleri azaltacak Hal Yasası’nın çok yakın süreçte TBMM’ye geleceğini bildirerek, "İnşallah artık komisyonculuk tarihe karışacak. Satışta rekabet üst düzeye çıkacak ve yeni haller, yeni satış alanları, üretici ve üretici örgütlerinin satış imkânlarının artırılması sağlanacak" dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, "Hedef 2023 Büyük Türkiye Zirvesi"nin açılışındaki konuşmasında, organizasyon için yeni havalimanının seçilmesinin önemine işaret etti.

Ay sonu itibarıyla yeni havalimanı projesinin ilk fazının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla açılacağını anımsatan Albayrak, projenin 2023 Türkiye'sinin en net habercilerinden biri olacağını söyledi.

Albayrak, 2023 Türkiye'sinin afaki bir hayal değil, adım adım devreye alınan hep birlikte yaklaşılan, gerçekçi ve vizyoner bir hedef olduğuna dikkati çekti.
"Hem yapmayalım, yıkalım, karşıyız diyeceksiniz hem de bu benzeri muhteşem projeleri görünce, ağzınız açık bakacaksınız." diyen Albayrak, şunları kaydetti:

Bakan Albayrak: Komisyonculuk tarihe karışacak

"Bizler yapmakla, inşa etmekle, Türkiye'yi büyütmekle mükellefiz. Ama buna sonsuz muhalefet edenler, yakalım yıkalım diyenler, bu eserler ortaya çıkınca da bıyık altından bakıp, çaktırmadan da ziyaret edip, ilk uçak bileti için sıraya girecek olan da bunlar olacak. Uzunca bir dönem, malum bir kesim tarafından Türkiye'nin başat projeleri var ya, bilinçli bir itibarsızlaştırma süreci yürüttüklerine şahit olduk. Köprüler öyleymiş, tüneller böyleymiş, araştırma gemileri, altyapı süreçleri, havaalanları...

OMUZ OMUZA

Cumhuriyet tarihimizde görülmemiş bu eserlere, bilinçli şekilde birileri, hep ipi dışarıda olan, kökü dışarıda, bu topraklarda olmayan birileri, bilinçli şekilde bunu yaptı. Ama ete, kemiğe bürünüp, bu noktada eserler ortaya çıktıkça, dünyayı gezip, bu projelerin ne kadar büyük bir tebrik, kıskançlık, teveccüh gördüğüne şahit oldukça, hakikaten büyük ve güçlü Türkiye yolculuğuna, adım adım nasıl ilerlediğimize şahit oldular."

Ekonomi politikaları ve diplomasinin öneminin yanında farklı duygularla birlikte, çok değişik tecrübelerin yaşandığı bir haftanın geride bırakıldığına işaret eden Albayrak, salı günü başlatılan Enflasyonla Topyekün Mücadele Programı'nı anımsattı.

Albayrak, yeni ekonomi programının en önemli ayağı olan enflasyonla mücadele için tüm STK, iş insanları, Birlik ve özel sektöre yapılan çağrılar sonrası, tamamen gönüllülük esasına dayalı başlatılan desteklerin adeta seferberliğe dönüştüğünü anlattı.

Ülkenin önde gelen marka ve perakende zincirlerinden mahalle bakkallarına, pazarcılara kadar herkesin omuz omuza verdiğini belirten Albayrak, şu ifadeleri kullandı:

"Özellikle haftasonundan itibaren mücadelenin logosunun bulunduğu afişlerin birçok mağaza ve dükkanlarda yer aldığını gördük. Mücadeleye destek veren herkese teşekkür ediyorum.

Enflasyonla mücadelede önce ekim ayı rakamlarıyla birlikte, sonra kasım ve aralıktaki rakamlarla aşağı yönlü trendi sürdürerek, bu mücadelenin meyvelerini tüm ekonomimizde hep beraber toplayacağız. Yapısal adımlarla desteklemeye başladığımız bu sürecin sonunda enflasyon ve faiz denen iki prangadan ekonomimizi adım adım kurtardığımızı hep birlikte göreceğiz."

ENFLASYONLA MÜCADELE PROGRAMI

Albayrak, enflasyonla Mücadele programının hemen ardından Endonezya'da G20, IMF ve Dünya Bankası toplantılarına katılmak için yola çıktıklarını anımsattı.

Berat Albayrak, çok sayıda küresel yatırım fonu ve banka yöneticileriyle birebir toplantılar yaptıklarını aktararak, "Büyük geniş katılımlı toplantılarda yeni ekonomi programımıza ilişkin detayları birebir sunduk, anlattık, ifade ettik." şeklinde konuştu.

Türkiye'yle ilgili temmuz ve ağustos aylarında başlayan ve eylül ayında devam eden yoğun bir şekilde ekonomik saldırı altındaki dönemin dağılmaya güçlü şekilde başladığını dile getiren Albayrak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Yatırımcıların, küresel oyuncuların ülkemize olan güveni her geçen gün güçlenerek artmaya devam ediyor. Şunu tüm dünya çok net şekilde görüyor; Türkiye'nin karşı karşıya olduğu tüm spekülatif ataklarla herhangi bir ülke karşı karşıya kalsaydı çok büyük bir krizin ortasına düşerdi. Ama atılan adımlar ve tüm bu spekülatif ataklara karşı hayata geçirilen aksiyon planları ve süreçleri doğru teşhis eden ayakları yere basan rasyonel bir orta vadeli program, Yeni Ekonomik Program'la (YEP) birlikte Türkiye, her bir paydaşın güvenini kazanacak bir süreci başarıyla orta koydu."

Bakan Albayrak: Komisyonculuk tarihe karışacak

Albayrak, kurdaki volatilitenin önüne geçilmesiyle birlikte aşağı yönlü seyrin kendisini gösteremeye başladığını vurgulayarak, "Bu sürecin attığımız adımlarla daha da güçlenerek, sağlam şekilde gerçekleşeceğinden hiçbir insanımızın şüphesi olmasın. Ekonomide dış ticaret rakamlarının ardından dengelenmenin başladığını görmeye hepimiz şahidiz." diye konuştu.

Son açıklanan verilere işaret eden Albayrak, "Geçtiğimiz gün Ticaret Bakanı'mızla ekim ayı rakamlarını konuştuk. Ekim, çok güçlü başlamış, farklı bir rekoru görme ihtimalimiz çok yüksek dedi ki inşallah ekim ayının bu minvalde çıkması yıl sonu hedeflerimiz açısından çok önemli bir noktayı ortaya koyacak." diye konuştu.

Albayrak, son rakamların ihracatın arttığını ve dengelenmenin yürüdüğünü güçlü bir şekilde ortaya koyduğunu anlattı.

“DENGELENME İTHALATA DAYALI CARİ HARCAMALARDAKİ DÜŞÜŞTE YAŞANIYOR"

Türkiye ekonomisinin cari açığı kalıcı olarak bitirecek ve dışa bağımlılığı kalıcı olarak azaltacak projelere yöneldiğini anlatan Albayrak, sanayide kullanılan ithal ara girdilerin yerlileşmesini sağlamaya odaklandıklarını söyledi.
Albayrak, “Tüm alanlarda altyapımızı buna göre kurgulamamız gerekiyor. Türkiye olarak tüm bunları gerçekleştirecek kapasiteye ve donanıma ve en önemlisi insan gücüne sahip bir ülkeyiz. Yeter ki gerekli iradeyi ve gerekli sinerjiyi güçlü bir şekilde ortaya koyabilelim.” diye konuştu.
Albayrak, ekonomide şehir efsanelerinin birer birer yıkıldığını ifade ederek, “Türkiye olarak biz ithalata dayalı ihracat yapıyoruz. Ne kadar düzenlenirse düzenlensin, bizim ithalatımızı dizginlememiz mümkün değil.” şeklindeki önyargının da tarihe karışmaya başladığını söyledi.
Son dönemde ithalata dayalı cari harcamalardaki düşüşe dikkati çeken Albayrak, “Son 3-5 aylık dengelenme nerede yaşanıyor? İthalata dayalı cari harcamalardaki düşüşte yaşanıyor. Gereksiz, yerli ikamesi olan, lüks tüketim veya gereksiz tüketime dayalı ithalatı, köpüğü aldıkça, ihracat-ithalat dengesindeki makas (daralıyor.)” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin turizm ve yurt dışı müteahhitlik işleri ile ciddi bir döviz girdisine sahip olduğunu belirten Albayrak, Türkiye’nin cari fazla verme dönemine girmesinin mümkün olduğunu kaydetti.

“ATTIĞI ADIMLAR TÜRKİYE’Yİ ÇOK DAHA GÜÇLÜ BİR NOKTAYA HAZIRLADI”

Albayrak, küresel ekonomide yeni zorlukların belirdiği bir döneme yaklaşıldığını ifade ederek, Türkiye’nin böylesi bir döneme güçlü altyapı hazırlıklarıyla girdiğini söyledi.

Albayrak, “2019-2020 Yılında bir de bakacağız ki Türkiye’nin bu 2018 yılında yaşadıkları ve bağışıklık sistemini, ekonomik reel sektör sistemini, finans sistemini, sermaye piyasaları sistemini dönüştürmek için attığı bu adımlar Türkiye’yi çok daha güçlü bir noktaya hazırladı.” dedi.
Ekonomi yönetimi olarak kısa, orta ve uzun vadeli stratejilerin yanı sıra “çok kısa vadeli” stratejiler de hazırlamak durumunda kaldıklarını anlatan Albayrak, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Çok kısa diye strateji mi olur? Küresel olarak böyle bir operasyon olursa çok kısa stratejiler de olur. İşte tüm bu adımları, çok kısa vadede atılması gereken adımların çoğunu da tamamladık. Bu süreçte geliştirdiğimiz güçlü reflekslerle, hızlı aksiyon planları ve ihtiyaç duyulması halinde günün gelişmelerine cevap verecek ani müdahaleleri yaptık, yapıyoruz, gerekirse gene yapacağız. Ancak bundan sonraki süreçte kısa ve orta vadeli stratejilerimizin artık adım adım hayata geçtiğine hep birlikte şahit olacağız.”

“SATIŞTA REKABET ÜST DÜZEYE ÇIKACAK”

Bakan Albayrak: Komisyonculuk tarihe karışacak

Sebze ve meyve fiyatlarındaki manipülasyonu ve suni süreçleri azaltacak Hal Yasası’nın çok yakın süreçte TBMM’ye geleceğini anlatan Albayrak, "İnşallah artık komisyonculuk tarihe karışacak. Satışta rekabet üst düzeye çıkacak ve yeni haller, yeni satış alanları, üretici ve üretici örgütlerinin satış imkanlarının artırılması sağlanacak. Soğuk hava depolarıyla lojistikteki kayıpların da önüne geçilecek. Çünkü Türkiye’de bu ekosistemin kurulması sadece enflasyon açısından değil aynı zamanda gıda ürünlerine çok daha makul fiyatlarla erişilmesi açısından da önemli.” değerlendirmesinde bulundu.

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, bu yasal düzenlemenin yanında belki dünyada örneği olmayacak bir modeli çalıştıklarını belirterek, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Çok başarılı bir modelle diyoruz ki; Tarladan çatala kadar çok güçlü bir ekosistem oluşturularak, çok profesyonel ve yetkin bir alt yapı oluşturularak hem ürün kalitesi, hem maliyeti, hem zamanlaması, hem de israfı noktasında çok kritik bir ekosistem oluşturacağız. Sadece tarımda değil tüm alanlarda sağlanacak güçlü koordinasyonla üretici fiyatlarındaki artışa neden olan süreçlere karşı aksiyon adımları güçlü bir şekilde atılacak. Tüm üretim ve girdi maliyetlerini düşürmek için reel sektöre destek veremeye devam edeceğiz."

Albayrak, Türkiye'nin aynı anda hem gelişmiş ülkeler nezdinde yaşanan kritik süreci hem de kendisine yönelik oluşturulan bu spekülatif saldırıları çok büyük bir başarı ile beklenenin çok altında bir hasarla atlattığının altını çizdi.

Bakan Albayrak, "Bazıları farkında veya değil, günü gelince onlara belki detaylı anlatacağız bugün yeri değil. Ama ağustos ayında yaşanan süreç Türkiye Cumhuriyeti tarihinin maruz kaldığı en büyük ekonomik saldırıdır. Hacmi, derinliği, koordinasyonu... Eylül ayı. 12 Eylül darbesinde dahi muhatap olmadığı ekonomik operasyonlara maruz kaldı Türkiye." şeklinde konuştu

"İTALYA'NIN DURUMUNU ENDİŞEYLE TAKİP EDİYORUZ"

Albayrak, ekim ayına gelindiğinde atılan adımlar sayesinde bu süreçlerin teker teker geride bırakıldığını kaydederek, "Dün Türkiye'nin bu süreçten nasıl çıkacağını, çıkabileceğini tribünden izleyenler, gülerek özellikle, bugün İtalya'nın Avrupa için oluşturduğu riskten nasıl kurtulacaklarını kara kara düşünerek konuşuyorlar. Şu anda gündem o bölgede ve dünyada." diye konuştu.

Bu durumun, Türkiye için felaket tellallığı yapanların aslında bölgelerinde, dünyada, farklı ülkelerde karşı karşıya kalabileceği daha büyük sorunları ortaya koyduğunu dile getiren Albayrak, şunları söyledi:

"İhracat kalemi olarak dünyaya en fazla çeşitte ürün ihraç eden İtalya'nın durumunun AB ile İtalya arasında ne kadar derin tartışmalara, sorunlara sebep olduğunu, AB ile Amerikan ekonomisi arasında ne tür sorunlara sebep olduğunu endişeyle yakından takip ediyoruz, takip etmemiz lazım. İşte yaşanan süreçler bize şunu gösteriyor; Dünyanın birinci gündemi ekonomi ve ekonomide de kendi çıkarları her ülkenin birinci önceliğidir. Herkes dünyanın çok ciddi kırılmalar yaşadığı bu dönemde kendi çıkarlarını korumak, finansal yapılarını güçlendirmek için kendisine özgü modelleri devreye sokuyor." - "Türkiye çok daha güçlü ve pozitif ayrışacak"

Bakan Albayrak: Komisyonculuk tarihe karışacak

Albayrak, Türkiye'nin de dünyada yaşanan tüm bu gelişmeleri detaylı olarak takip ettiklerini, tartıştıklarını, atmaları gereken adımları ve devreye sokmaları gereken stratejileri, aksiyon planlarını, stratejileri adım adım devreye soktuklarını anlattı.

"İşte her geçen gün çok daha güçlü adımlarla Türkiye'nin ekonomisi, makroekonomik göstergeleri, para birimiyle birlikte çok daha güçlü ve pozitif ayrışacağı yeni bir sürecin arefesindeyiz." diyen Albayrak, dünyanın 2008'den bugüne miras olarak kalan, hala çözülemeyen bazı sorunların etkisinin artarak devam ettiği bir iklime doğru 2020'lere hızla ilerlediğini, Türkiye'nin çok daha güçlü alt yapı adımlarıyla bu sürece hazırlandığını vurguladı.

Albayrak, "Yeter ki suni gündemlere takılıp ortak akılla ana meselelere çözüm bulmaktan uzaklaşmayalım. Çok büyük bir sıçrayışı 2023 hedefi doğrultusunda hep birlikte sağlayacağız. İşte bu yüzden bu ve benzeri panellerin, zirvelerin büyük önem taşıdığını düşünüyorum." ifadelerini kullandı.  

BAKAN DÖNMEZ'DEN DOĞALGAZ MÜJDESİ

İstanbul Yeni Havaalanında gerçekleştirilen ‘Türkiye 2023 Zirvesi’nde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “Bu yıl sonuna kadar doğalgaz gitmeyecek hiçbir şehrimiz kalmayacak” dedi.

Bakan Albayrak: Komisyonculuk tarihe karışacak

'Türkiye 2023 Zirvesi' İstanbul Yeni Havaalanında gerçekleşti. Zirveye Hazine ve Maliye Bakanı Dr. Berat Albayrak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir, Enerji Bakan Yardımcısı Mithat Cansız, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, ASELSAN Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün ve birçok konuşmacı iş adamı katıldı.

Zirvede konuşan Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, doğalgaz müjdesi verdi.

"BU YIL SONUNA KADAR DOĞALGAZ GİTMEYECEK HİÇBİR ŞEHRİMİZ KALMAYACAK"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, "70 yıllık demokrasi tarihimizde ekonomide, siyasette, güvenlikte, dış politikada pek çok inişli çıkışlı zamanlar yaşadık. Yerli ve milli bir duruş sergileyerek Türkiye'yi büyütme gayreti içerisinde olanların çabalarına hep birlikte şahit olduk. Adeta mevcut düzene meydan okuyarak Türkiye'yi küresel bir güç haline getirmek için atılan her adımın karşısında olanların çabalarına da Türkiye'nin enerjide yakın tarihine baktığımızda net bir şekilde görebiliyoruz. Türkiye uzun yıllar zayıf koalisyon hükumetlerinin elinde köhnemiş bir siyaset anlayışına maruz kaldı. 2002 seçimlerinin ardından yepyeni bir dönem başladı. Türkiye her alanda yenilenme dönemine girmiş oldu. Halkın gerçek manada iktidarı da bu dönemde başladı. En büyük atılımlardan biri de enerji sektöründe yaşandı. Enerji alt yapımız her yönüyle modernize edildi. Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için yerli ve yenilenebilir kaynakların payı da arttırıldı. Türkiye'nin 65 yıllık rüyası nükleer enerjide somut adım yine bu dönemde atıldı. Kendi gemilerimizle denizlerimizde arama ve sondaj faaliyetleri de yine bu dönemde başladı. Bor cevherini ileri teknoloji ürünlere dönüştürecek süreci de başlatmış olduk. Bu yıl sonuna kadar doğalgaz gitmeyecek hiçbir şehrimiz kalmayacak" dedi.

“ARTIK PATİNAJ YAPACAK ZAMANIMIZ YOK”

Enerjide yerli ve milli olmanın milli bağımsızlıkla yakından ilişkili bir durum olduğunu söyleyen Bakan Dönmez, “Bizler bunun için 2 yıl önce milli enerji ve maden politikamızı açıklarken bağımsız enerji güçlü Türkiye sloganıyla yola çıktık. Bağımsız enerji güçlü bir ekonominin güçlü diplomasinin güçlü bir güvenlik politikalarının temel taşlarından birisidir. Her türlü dış ve iç engellemelere rağmen Türk ekonomisi 16 yılda büyük bir başarıya imza attı. Dinamik, güçlü ve güven veren bir ekonomik alt yapı oluşturuldu. Şimdi artık bu başarıyı daha yukarıya taşıma zamanı geldi. Bizlere sorun teşkil edebilecek her türlü meseleyi bir an önce çözerek hızlı bir yükselişe geçmek zorundayız. Artık patinaj yapacak, duracak ya da bekleyecek zamanımız yok” diye konuştu.

Türkiye’nin cari açığında en büyük kalemlerinden birinin enerji ürünlerinin ithalatı olduğunu belirten Bakan Dönmez, “Son 10 yılda enerji ithalatına yıllık otalama 40 ila 50 milyar dolar ayırmak zorunda kaldık. Bunun için de yapacağımız tek şey var. Yerli ve yenilenebilir kaynakların enerji sepetindeki ağırlığını artırmak. Dışa bağımlı olduğumuz kaynaklarda kontrol edilebilir bir düzeye gelmek zorundayız. Dünyanın 10 büyük ekonomisinden birisi olmayı hedefliyoruz. Bu hedefe dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme ile ancak ulaşabiliriz. Bu büyümenin temel dinamiği ise uygun maliyetli, kaliteli ve farklı kaynaklarla desteklenen enerji arzı olarak önümüzde durmaktadır” şeklinde konuştu.

“GÜNEŞ ENERJİSİ KURULU GÜCÜMÜZ BUGÜN 5 BİN MEGAVATI AŞMIŞ DURUMDA”

Son iki yılda yerli ve yenilenebilir kaynakların elektrik üretimindeki payını yüzde 50’nin üzerine çıkardıklarını ifade eden Dönmez, “Dünyada yenilenebilir enerjide kurulu gücü en fazla ülkelerden birisi oldu Türkiye. Son 10 yılda yenilenebilir enerjideki kurulu güç değişimimiz aslında bunu gösteriyor. Hidroelektrik santrallerinde yüzde 50, rüzgar, jeotermal ve biokütlede yüzde 95 oranında artış sağladık. Güneş enerjisi kurulu gücümüz bugün 5 bin megavatı aşmış durumda. Toplam yenilenebilir enerji kurulu gücümüzün yaklaşık yüzde 70’ini de son 10 yılda gerçekleştirdik. Yerli kömür üretimine verdiğimiz destek ve teşviklerle başarı yakaladık. Rezervimizi 18 milyar tonun üzerine çıkardık. Yıllık kömür ithalatının yarısını yerli kaynaklarla üreteceğiz” diye konuştu.

Yerli ve milli olmanın her şeyden önce kendi kaynaklarına sahip çıkmak olduğunu söyleyen Bakan Dönmez, “Bugün Avrupa’da yapımı devam eden 30’a yakın santral var. Türkiye yıllarca nükleerden uzak durdu ya da durduruldu. Çeşitli sebeplerle. Nükleer enerji belli ülkelerin tekelinde kaldı. Çünkü nükleer enerji sadece enerji üretmek anlamına gelmiyor. İleri teknoloji, gelişmişlik göstergesi olarak görülüyor. Barındırdığı yüksek teknolojiyle sağlık, endüstri, ulaştırma, haberleşme, uzay teknolojileri gibi pek çok alanda da çığır açıcı gelişmelere de hep ön ayak olmaktadır. Türkiye Akkuyu ile bu alanda ilk adımı atmış oldu. Bunun devamı da gelecektir inşallah. Sadece elektrik üretiminde değil, diğer alanlarda da nükleer enerjinin nimetlerinden yararlanacağız” ifadelerini kullandı.

“MADENLERDE DE YERLİ ÜRETİM AR-GE VE İNOVASYON DÖNÜŞÜMÜNÜ BAŞLATMIŞ BULUNUYORUZ”

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Dönmez, madenlerde yeni bir döneme başladıklarını belirterek, “Madenlerde de yerli üretim Ar-Ge ve inovasyon dönüşümünü başlatmış bulunuyoruz. Biz bu güne kadar madenlerimizi çoğunlukla hammadde olarak ihraç ediyorduk. Teknoloji eksikliğinden dolayı bu hammaddeyi işleyerek katma değeri daha yüksek uç ürünlere maalesef dönüştüremiyorduk. Madenlerde yeni bir dönüşümle yeni bir döneme başlıyoruz. Madenin işlenmesi için gerekli bütün teknolojik alt yapı ve yatırımlar artık burada yapılacak. Maden sahalarımızı yarı mamül ve nihai ürün üretecek fabrikaların kurulması şartıyla ihale etmeye başlıyoruz. Fabrika kurulumu ve Ar-Ge yapılmasını zorunlu kılan bir sistemi hayata geçiriyoruz. Artık hammaddeyi 1’e satıp dışarıdan 100 katına 200 katına geri alma dönemini geride bırakmamız gerekiyor” dedi.

EPDK BAŞKANI: YATIRIM KÜLTÜRÜNÜ DEĞİŞTİRDİK

 Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı (EPDK) Mustafa Yılmaz, farklı iş kollarından birçok insanın enerjiye yatırım yapmaya başladığını belirterek, "Son 15 senede Türkiye'nin yatırım kültürünü değiştirdik. Lisanssız güneş enerjisinde 6 bin megavatlık kapasite kuruldu, bu 6 milyar dolarlık yatırım demek. Çatılarda güneş enerjisi santrali kurulumları için de gerekli düzenlemeleri yaptık ve artık Türkiye'de enerji üretmeyen ev kalmayacak." dedi.

Yılmaz, İstanbul Yeni Havalimanı'nda düzenlenen Türkiye 2023 Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin sıfır seviyesindeki güneş ve biyokütle enerjisi ile rüzgar enerjisi kapasitesinde ciddi mesafeler aldığını anlattı.

Türkiye'nin yerli kaynaklarının ekonomiye hızlı ve cesur bir şekilde kazandırılması gerektiğinin altını çizen Yılmaz, "Enerjiyi sürekli dışarıdan enjekte etmek ne kadar sağlıklı Dolayısıyla bu enerjiyi yerinde üretmek lazım." diye konuştu.

Yılmaz, Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihaleleri ve bu ihalelerde çıkan fiyatların rekabetçi olduğuna dikkati çekti. Bu kapsamda gelecekte enerjideki teşvik sisteminin mevcut durumdan çok farklı olacağının altını çizen Yılmaz, şunları kaydetti:
"Türkiye'de farklı iş kollarından birçok insan enerjiye yatırım yapıyor. Son 15 senede Türkiye'nin yatırım kültürünü değiştirdik. Lisanssız güneş enerjisinde 6 bin megavatlık kapasite kuruldu, bu 6 milyar dolarlık yatırım demek. Çatılarda güneş enerjisi santrali kurulumları için de gerekli düzenlemeleri yaptık ve artık Türkiye'de enerji üretmeyen ev kalmayacak. Belki ileride çatıdan ürettiğimiz enerjiyi ısınmada da kullanacağız ama tabii bunun için daha zamana ihtiyacımız var. 2023'te üretiminizin yüzde 70'ini kendiniz sağlıyorsanız, enerjide bağımsızsınız ve hedefiniz gerçekleşmiş demektir."  

False