GeriEkonomi Aygün: 2007 yılında kriz bekliyoruz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Aygün: 2007 yılında kriz bekliyoruz

Aygün: 2007 yılında kriz bekliyoruz
refid:5542356 ilişkili resim dosyası

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, cumhurbaşkanlığı seçimi arifesinde piyasalarda bir kriz beklentisi oluştuğunu belirtirken, "2007 yılındaki siyasi çalkantıyla beraber bir kriz beklentisi içine girmiş durumdayız. Rakamlar böyle söylüyor. Parası olan tedbirini alıyor." dedi.

Aygün, Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) üyeleriyle dün akşam yemeğinde bir araya geldi. Son günlerde ekonominin gidişiyle ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın "sürekli olarak rekorlardan bahsettiğini, Türkiye’nin hiç olmadığı kadar büyüdüğü, hatta bundan bazılarının kıskançlık duyduğu" yönündeki sözlerini anımsatan Aygün, “Ama piyasalara, çarşıya pazara baktığınız zaman bunun böyle olmadığı da net olarak ortaya çıkıyor” diye konuştu.

Aygün, Başbakan olmadan önce 11 Kasım 2002’de Erdoğan’a Türkiye ekonomisine ilişkin bir tutanak imzalattıklarını hatırlatarak, söz konusu tutanakta yer alan ekonomik göstergelerle bugünkü göstergeler arasındaki farka dikkat çekti. Aygün, o dönemde Türkiye’nin 207 milyar dolar olan iç ve dış borcunun bugün yaklaşık 150 milyar dolarlık artışla 361 milyar dolara çıktığını ifade etti.

HÜKÜMETİN KARNESİ ZAYIF”

Başbakan Erdoğan’ın söylediği gibi Türkiye’de her şeyin “pempe” olmadığını ifade eden Aygün, büyüme ve borç, kişi başına gelir ve borç ve cari açık gibi alanlarda hükümetin karnesini açıkladı. Aygün, Hükümetin büyüme ve borç, kişi başına gelir ve borç, istihdam ve işsizlik, dış ticaret-cari açık ve gelirler politikasında zayıf olduğunu kaydetti. Aygün, nominal faiz ve enflasyon konusunda hükümete iyi not verirken, mali disiplin konusunda ise pekiyi verdi.

CARİ AÇIK

Aygün’ün yaptığı değerlendirmeye göre, 2002 yılında 2 bin 598 dolar olan kişi başına gelir 2006 yılında 349 dolara çıktı. Ancak kişi başına gelirdeki bu artış da kişi başına düşen borç miktarı 1792 dolar artırılarak sağlanabildi. 2002 yılında 3 bin 204 dolar olan kişi başına borç 4 bin 933 dolara kadar yükseldi. Cari açıkta Türkiye tarihinin en yüksek rakamına ulaşıldığını kaydeden Aygün, 1923’den 2002 tarihine kadar geçen 80 yılda 56 milyar dolar cari açık rakamının 81 milyar dolara ulaştığını ifade etti. Aygün, 80 yılda verilen cari açık rakamın yüzde 50 fazlasının AKP hükümeti döneminde gerçekleştiğini kaydetti.

PEMBE BİR TABLO YOK, KRİZ ŞARTLARI OLUŞTU”

“Anlatıldığı gibi pembe bir tablo yok. Biz 2000-2001 yılında da aynı şeyi, ülkenin tehlikeli bir duruma gittiğini söylüyorduk. Ama dinlemiyorlardı. Kriz gününde Başbakan Bülent Ecevit bizi çağırdı, ‘ne yapacağız, dolar 1 milyona yaklaştı’ dedi. Bir kaos bir kaotik ortam vardı. Şimdi bir kriz olur mu olmaz mı? O günkü şartlara bakıyorum, 1994-1999’a bakıyorum, Türkiye’nin krize yakalandığı şartlara bakıyorum, bugünkü kriz şartlarının çok daha fazla oluştuğu, çok daha fazla kriz olma ihtimalinin olduğu şartlar, ama niye kriz olmuyor diye düşünülebilir.”

“CARİ AÇIK FİNANSE EDİLMEZSE NE OLACAK”

Cari açığın sıcak parayla finanse edildiğini, 1000 doların beş yılda 6000 dolar olduğunu kaydeden Aygün, “Cari açık finanse edildiği sürece önemli değil” yönündeki sözleri de “Finanse edilemezse ne yapacaksınız” diye eleştirdi. Aygün, özel sektörün 110 milyar dolar borçlu olduğunu, devletin kendi borcunu özel sektöre attığını savunarak, “Özel sektör bu kadar borçlandı da. Türk özel sektörü 110 milyar dolarlık nereye yatırım yaptı. Yeni açılan bir fabrika var mı” diye sordu. “Öyle bir pembe tablo var ki” diyen Aygün, borsa yükselirken döviz kurunun düşmesinin “ülkeye felaket getireceğini” savundu. Aygün, şunları kaydetti:

“Bir gün gelecek bu bitecek. Hele cumhurbaşkanlığı seçimi arifesinde piyasalarda bir kriz beklentisi oluştu. Dövize mevduatları artmaya başladı. 2007 yılındaki siyasi çalkantıyla beraber bir kriz beklentisi içine girmiş durumdayız. Rakamlar böyle söylüyor. Parası olan tedbirini alıyor. Döviz borcu olan, alıyor dövizini koymaya başladı. Ankara’da gezdiğim işyerlerinde gördüğüm, insanlarda bir umutsuzluk olmaya başlamış. ’Başkanım kriz çıkar mı çıkarsa döviz ne olur’ demeye başlamış. Cumhurbaşkanlığı seçimi önemli bir süreç ortam gerileyecek diye korkuyoruz.”

“VERGİ İADESİ KALKTI DİYE ESNAF BAYRAM EDİYOR”

Aygün, vergi oranlarının yüzde 30’dan 20’ye indirilirken, yatırım teşvikinin kaldırılmasını “kurnazca oynanmış bir oyun” olarak değerlendirdi. Devletin milleti “kaz” olarak gördüğünü savunan Aygün, “O kadar seviyorlarsa benzindeki vergiyi indirsinler” dedi.

Vergi iadesinin kaldırılmaması yönündeki uyarılarının dikkate alınmadığını ifade eden Aygün, “Vergi iadesi kalktı diye esnaf bayram ediyor” dedi. Aygün, vergi iadesinin kaldırılmasının ardından esnafın fiş kesmeyeceğini ifade eden Aygün, “Yakalayacaklarmış, hangi birini yakalayacaksınız. Yakalayınca 170 milyon ceza keseceklermiş. İsterseniz 1170 milyon ceza kesin hiç umurunda bile değil adamın. O yüzden vergi iadesinin kalkması yine kayıt dışını körüklüyor” diye konuştu.

TÜİK’İN RAKAMLARINI CİDDİYE ALMIYORUM”

Sinan Aygün, Başbakan Erdoğan’ın 2 milyon kişiye iş bulunduğu yönündeki açıklamalarına da değinerek, “2.5 milyon işsiz olduğu söyleniyor, 2 milyon kişiye iş bulduk deniliyor. Bu rakamların hepsi çelişkili ve yanlış. Ben artık TÜİK’in rakamlarını üzülerek söylüyorum pek ciddiye almıyorum” dedi. Başbakan Erdoğan’ın “Satınalma gücü düştüyse bana oy vermeyin” dediğini, ancak vatandaşların satınalma gücünün düştüğünü ifade eden Aygün, “Başbakan çay ve simit hesabı da yapıyor. Ancak insanlar sadece çay içip ve simit yemiyor. İnsanlar dolmuşa biniyor, elektrik, doğalgaz kullanıyor. Bunlara baktığınız zaman da satınalma gücünün artmadığını görüyorsunuz” dedi.

“10 ÇEKTEN 8’İ KARŞILIKSIZ”

Karşılıksız çek ve protestolu senet sayısındaki artışa dikkat çeken Aygün, “Kimse artık piyasada senet çek ödemiyor. Bankaya yollanan 10 çekten 8’inin karşılıksız çıktığından, senetlerde protesto oranının yüzde 60’lara ulaştığından ve büyük bir nakit sıkıntısı olduğundan söz ediliyor” dedi.

“NEDEN İTHALAT RAKAMLARI AÇIKLANMIYOR”

TİM Başkanı Oğuz Satıcı ve Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen tarafından büyük organizasyonlarla ihracat rakamlarının açıklanmasını da eleştiren Aygün, “Allah rızası için bu ülkede birisi de ithalat rakamı açıklamıyor. İthalat rakamı çıkmıyor mu? Dış Ticaret Müsteşarlığı sadece ihracattan sorumluymuş gibi, büyük salonlar süsleniyor ve büyük toplantılarla ihracat rakamları açıklanıyor. Bir kişi de kalkıp biz bu kadar ithalat yaptık diye açıklamıyor” dedi.

Borsada kolay işlem ve düşük komisyon için tıklayın

False