GeriEkonomi 98 iyi başladı, sıkıntılı bitti
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

98 iyi başladı, sıkıntılı bitti

Ekonomide 1998 yılı iyi başladı, sıkıntılı bitti. Yılın ilk yarısında makroekonomik dengelerde sağlanan iyileşme, etkileri devam eden global mali krizin yanısıra, ikinci yarıda, Türkiye'nin önde gelen dış ticaret partnerlerinden Rusya'da ağırlaşan ekonomik krizin etkisiyle tersine döndü.

Enflasyonda düşüş trendi ikinci yarıda da sürdü. Ancak bu durum, global mali kriz ve bundan da çok Rusya krizinin etkisiyle ekonomide yaşanan soğuma, reel kesimdeki küçülme ve talepteki daralmadan kaynaklandı. Büyüme oranı hızlı bir düşüş gösterdi. Dış ticaret geriledi. Sanayinin kapasite kullanım oranı düştü, üretim artışı durdu. On binlerce işçi işten çıkarıldı. Reel kesimdeki bu olumsuzluklar, ekim ayında hükümetin düşürülmesi ile ortaya çıkan siyasal belirsizlik ortamında ivme kazandı.

Global mali krizin etkisiyle gelişmekte olan diğer ülkeler gibi Türkiye'nin de dış borçlanma olanakları giderek ortadan kalkma noktasına geldi. İç borç faizlerinde ilk yarıda sağlanan düşüş, ikinci yarıda tersine döndü, faiz yıllık bileşik bazda yüzde 150'ye yaklaştı.

İlk yarıda Merkez Bankası'nın döviz rezervinde kaydedilen hızlı artış, ikinci yarıda Rusya krizi ile yoğunlaşan sermaye kaçışına bağlı olarak yerini gerilemeye bıraktı.

Enflasyon hedefi 6 puan saptı

1997 yılında üç haneli rakamlara yaklaşan enflasyon konusunda Anasol-D Hükümeti toptan eşya bazlı hesaplamaları dikkate alarak kendine yüzde 50 hedefini koydu. Bu hedef doğrultusunda program uygulandı. Toptan eşya fiyatlarında 1997'nin Kasım ayı sonu itibariyle yüzde 88.4 olan yıllık artış, 1998'in Kasım sonunda yüzde 58.6'ya indi. Tüketici fiyatlarındaki yıllık artış da yüzde 95.8'den yüzde 72.8'e geriledi. Maliye Bakanı Zekeriya Temizel'in önceki günkü açıklamalarına göre toptan eşyada yıl yüzde 56'lık, tüketici fiyatlarında da yüzde 72'lik bir artışla bitiyor.

Büyüme yüzde 4.5'in altında kalacak

YILIN ilk çeyreğinde yüzde 9, ikinci çeyreğinde yüzde 4 olan büyüme oranı, üçüncü çeyrekte yüzde 1.9'da kaldı. Üçüncü çeyrekte sanayide yalnızca yüzde 1.1'lik bir büyüme kaydedilirken, inşaat sektörü yüzde 3.5, ticaret sektörü yüzde 0.9 geriledi. Tarımdaki yüzde 5.7, ulaştırma-haberleşmedeki yüzde 4.5'lik oranlar, büyüme oranının daha da düşük çıkmasını önledi. Yılın son çeyreğinde büyüme oranının negatif çıkacağı tahmin ediliyor. 1997'de yüzde 8.3 düzeyinde gerçekleşen büyüme oranının 1998'de yüzde 4.5'lik hedefin de altında kalması bekleniyor.

Durgunluk ithalatı Rusya, ihracatı vurdu

YILIN ilk on ayında ihracat 21.4 milyar, ithalat 38.1 milyar, dış ticaret açığı da 16.7 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. İhracat son beş, ithalat da son üç aydır sürekli geriledi. On aylık dönemler itibariyle ihracatın 1997 ile aynı düzeyde, ithalatın ise yüzde 2.9 daha düşük olduğu belirlendi. İthalattaki azalmanın hem sermaye malı ve ara mallarda hem de tüketim mallarında yaşandığı dikkati çekti. İhracatta yaşanan gerilemede Rusya krizi etkili oldu. 1998'de yıllık ihracatın 27.5 milyar, ithalatın 49.5 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmesi bekleniyor.

Döviz varlığı önce arttı, sonra düştü

YILIN ilk yarısında Merkez Bankası'nın döviz rezervinde hızlı bir artış gözlendi. 1997 sonunda 18.4 milyar dolar olan döviz rezervi, haziran sonunda 26.4 milyar dolara yükseldi. Ancak TL faizinin yükselmesi, sermaye kaçışı gibi nedenlerle rezerv geriledi. Kasım sonunda 19.7 milyar dolara kadar inen rezerv, 18 Aralık itibariyle de yine 19.7 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Ticari bankaların 1997 sonunda 7.6 milyar dolar düzeyinde bulunan döviz rezervleri ise eylülde 12.6 milyar dolara kadar çıkıp sonra gerilemeye başladı, aralık başında 10.4 milyar dolar düzeyinde oluştu.

Devlet borçlandı bankalar kazandı

BANKACILIK sektörü bir yandan krizden etkilenirken, diğer taraftan da Hazine'nin borçlanma ihtiyacı sayesinde güldü. Bankalar en büyük rahatsızlığı yeni vergi yasasıyla yaşadı. Çünkü, hazine bonosu ve devlet tahvilini belirli takvimlere bağlayıp, vergilerini erteleme olanakları ortadan kalktı. Bankacılık sektörünün 1998'in ilk yarısındaki toplam kârı 621 trilyon lirayı buldu. Bu rakam, 1997'nin aynı dönemine göre yüzde 103 büyüdü. Ancak, yılın ikinci yarısında bankalar da önemli sıkıntılar yaşadı. Bu yüzden yıllık bilançolarda bu kârlılığın biraz düşmesi bekleniyor.

Beyaz ve elektronik eşya ihracatla güldü

ELEKTRONİK eşya sektörü, 1998'de üretim ve ihracatta iyi bir performans gösterdi. Türkiye'de beyaz ve elektronik eşya sektörünün toplam cirosunun 3 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. 1998'in ocak-ekim döneminde elektronik eşya üretimi 1997'ye oranla yüzde 40 oranında artarken, asıl patlama ihracatta gerçekleşti. 1998'in 10 ayındaki televizyon ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 101 arttı. Beyaz eşya üretimi ise 1998'in ocak-ekim döneminde 1997'nin 10 ayına göre yüzde 0.8'lik bir düşüş gösterdi. Üretimdeki bu düşüşün 98'in ortalarında yaşanan global krizden kaynaklandı.

Çiftçi bereketi ve enflasyonu yakaladı

1998'de hava koşullarının uygun gitmesi tarımda bereketli bir yıl yaşanmasına neden oldu. Buğday üretimi 1997 yılında 20.5 milyon ton iken, 1998'de 21 milyon tona çıktı. 1998 yılında yaş çay yaprağı alım fiyatı 82 bin lira olarak açıklandı. Hububat alım fiyatları, ortalama yüzde 61 oranında artırıldı. Tariş, 1998 ürünü kuru incir baz fiyatını 350 bin lira, fındık ilk alım fiyatı, kilo başına 675 bin lira, ayçiçek alım fiyatı ise kiloda 110 bin lira olarak açıklandı. Geçen yıl selden dolayı zarara uğrayan üreticilerin vergi ve kredi borçları ertelendi.

Memur eylemde işçi grevde

1998 çalışma hayatı açısından sıkıntılı ve hareketli bir yıl oldu. Hükümet IMF'yle imzaladığı yakın izleme anlaşmasını gerekçe göstererek memura yarıyıl zammını yüzde 20'de tuttu. DTP’nin baskısı üzerine, hükümet temmuz ayı için yüzde 20, ekim ayı için de ilave yüzde 10'luk ücret artışını onayladı. Ekim ayında ise memurlara, önümüzdeki yılbaşında yüzde 27.5 oranında zam yapılacağı açıklandı. Kamuda çalışan işçiler 1998 yılını 1999'da imzalayacakları toplu sözleşmeyi bekleyerek geçirirken, özel sektör işçileri için 1998 grev ve işten atılmalarla geçti. Tekstil sektöründe çalışan 80 bin işçi 12 Ocak'ta greve çıkma kararı aldı. Pek çok özel sektör kuruluşu, ekonomik kriz gerekçesi ile işçi çıkarmaya başladı.

Turizm sektörü yerinde saydı

TÜRKİYE son 10 yıldır turizmde yüzde 17'lik büyüme yakalıyor. Ancak 1998 pek parlak geçmedi. 1998'de turizm gelirlerinin GSMH içindeki payı yüzde 5.0, ihracat içindeki payı ise yüzde 32.0 oldu. 1997 yılında bu oranlar yüzde 4.5 ve yüzde 28.3 olarak gerçekleşmişti. Altı aylık rakamlara göre 1998'de Türkiye'ye 3 milyon 836 bin turist geldi. Turizm geliri ise 2 milyar 733 milyon dolar oldu. Bir önceki yıl turist sayısı 3 milyon 868 bin, turizm geliri ise 2 milyar 616 milyon dolar olmuştu. Turizm kaynaklı vergilerin ekonomiye katkısı da 500 milyon doları geçiyor.

Bilgisayar sektörü yüzde 40 büyüdü

1997 yılında bilgisayar sektörünün toplam hacmi 1.5 milyar dolar seviyesindeydi. Söz konusu hacmin yüzde 72'ini donanım pazarı oluşturuyor. Yazlım sektörünün hacmi ise 204 milyon dolar ile sektörün yüzde 13'lük bölümünü oluşturuyor. Bilgisayar sektöründeki diğer kalemler ise 200 milyon dolarla hizmet ve 35 milyon dolarla tüketim malzemeleri. Sektörün hacmi, 1996-1997 döneminde dolar bazında yüzde 26 büyüdü. 1998'de yıllık reel büyümenin yüzde 35-40 olması bekleniyor. Sektörün toplam hacminin 2 milyar dolara, satılan PC sayısının 450 bine çıkacağı tahmin ediliyor.

Tekstil sektörü fena darbe yedi

TÜRK ekonomisinin lokomotifi olan tekstil ve konfeksiyon, 1998 yılını iflaslar ve işten çıkarmalarla hatırlayacak. Global krizin Türkiye'ye yansıması ile en fazla etkilenen sektör olan tekstil ve konfeksiyonda, 1998'de bütün işletmelerde kapasite düşürüldü. Çok sayıda işletme kapanırken, binlerce kişi işsiz kaldı. 1998'de tekstil ve konfeksiyonda, işler ilk altı ayda iyi gitti. Sektörün ihracatı ocak-haziran aylarında bir önceki döneme göre yüzde 6.8 arttı. 1997 yılı Ocak-Haziran döneminde 7.5 milyar dolar olan ihracat, 1998'in aynı döneminde 8 milyar dolara yükseldi.

Halka açılma 20 şirkette kaldı

1998 yılında yaşanan krizin daha önce yaşanan krizlerden en büyük farkı ve özelliği Türkiye'nin tamamen yurtdışı piyasalara göre hareket etmesi olarak gösteriliyor. 1998'in ilk yarısında Türkiye ekonomisinin göstergeleri son yılların en iyi sonuçları verirken, İMKB Ulusal 100 endeksinde tarihi yükselişler yaşandı. Borsada her şeyin yolunda gittiği 1998'in ilk aylarında halka açılan şirket sayısında da artış oldu. 1998 yılı içinde 20 şirket halka açıldı. Yılın ikinci yarısında piyasalarda yaşanan büyük dalgalanmalar borsaya da yansıdı. Halka açılmalar durdu.

Otomotiv kriz ve boykot mağduru

GLOBAL krizden ve İtalya'ya yönelik boykottan en fazla etkilenen sektörlerin başında otomotiv yer aldı. 1997'nin ilk 10 ayında 257 bin 797 adet otomobil satılırken, 1998’in aynı döneminde bu rakam 254 bin 784 adete düştü. 1998'de toplam otomobil satışlarının 310 bin civarında olması bekleniyor. Bunun 210 bin adedinin yerli üretimden oluşacağı tahmin ediliyor. Yerli hafif ticari araçların satışı 1998'de yüzde 46.3 artarak, 46 bin 805 adete yükseldi. İthal edilen araç sayısı ise yüzde 8.8 gerileyerek 52 bin 954 adete düştü. Otomobil ihracatı ise 1.2 milyar dolar oldu. 1998’de Tofaş Palio ve Siena modellerini, Renault ise Megane Wagon modelinin üretimine başladı. Toyotosa ise yeni Corolla'yı Türkiye'de üreterek satışa sundu. Koç Holding'in Ford'la ortaklaşa yaptığı Ford-Otosan İzmit fabrikasının temeli temmuzda atıldı.



Borsada kolay işlem ve düşük komisyon için tıklayın

False