Eğlencede bir marka

Dile kolay, tam çeyrek asırdır İzmir ve Kuşadası’nda eğlenceye yön veren isimlerin başında geliyor. Şimdi bunlara bir de Antalya’yı ekledi. 25 yılı geride bıraktığı mesleki yolculuğunda çok sayıda mekanı hayata geçirdi. Çalıştırdığı işletmelerde her zaman başarıyı yakaladı. Hepsini çocuğu gibi gördü. O, eğlence dünyasının kaliteli ve modern yüzlerinden. İnanılmaz hoşgörülü, sabırlı, güleç, ilkeli, öngörülü, işine bağlı ve saygılı bir insan. Aynı zamanda inanılmaz çalışkan, disiplinli, yenilikçi, meraklı ve detaycı. Öyle ki, mekanlarının iç tasarımını bile kendisi yapıyor. Zaten başarısının sırrını da bu prensiplerine bağlıyor. Mesleki değerlere de son derece sadık. Hala ilk günkü gibi heyecanlı ve hevesli. “Sektör yeniliklere her zaman gebe. Mimari yapınızdan iç dekorunuza, çaldığınız müzikten konseptinize kadar sürekli yeniliklere açık olmanız gerekiyor. Sıradan olmadığınız sürece karşılığını mutlaka alıyorsunuz” diyor. Her şeyin tek başına başarılmadığının farkında. “Benimde arkamda yıllardır birlikte çalıştığım ve çok güvendiğim, artık aile gibi olduğumuz bir ekibim var” diyebilecek kadar da özgüvenli. Mesleği zirvedeyken bırakmak istiyor. “Bu en büyük hayalim ama zamanını bilemem” diye de ekliyor. İşte karşınızda Tibet Özer...

KİMDİR?
Adı: Tibet Özer
Doğum yeri ve yılı: Nazilli, 1970
Eğitimi: Miami FIU Üniversitesi
İşi: Eğlence sektörü. Kuşadası Jade Beach Club ve Nicci Port, İzmir Vertigo ve Nicci Lounge, Kumrucu Şevki, Antalya Nicci’nin sahibi.
Medeni durumu: Mina Creative Studio’nun ortağı Seda Özer’le evli. 8 yaşında, ‘Dünyalar güzeli’ dediği ‘Bekter Duru’ isimli bir kızı var.

Eğlencede bir marka

HAYAT FELSEFESİ
Benim hayat felsefem yenilik ve merak üzerine kurulu. Hangi meslekte olursak olalım içimizdeki araştırmacı ruhu her zaman ön planda tutmak gerektiğine inanıyorum. Mesleğime yenilikler katmak için hem kendi sektörümdeki, hem de diğer sektörlerdeki gelişmeleri takip ediyorum. Sonra bu keşifleri müşterilerimle buluşturuyorum. Her şeyden önemlisi, maddi-manevi ne kadar iyi bir noktaya gelmiş olsak da ‘Ben oldum’ dememek, egomuza yenik düşmemek ve ilk günkü heyecan ve hevesle yolumuza devam etmek.

OTOMOBİL
Adını ‘Balım’ koymuştum

* İlk arabam 1990 model 3.15 BMW’ydi. Kendi paramla aldığım ilk otomobil olduğundan benim için yeri çok ayrıydı. Renginden dolayı adını ‘Balım’ koymuştum.
* Beş yıldır 2008 model beyaz renkte bir Cadillac Escalade’m var.
* Arabamı özel durumlar olmadığı sürece kendim kullanıyorum. Direksiyonda olmayı sevdiğim için şoföre ihtiyaç duymuyorum.
* Çok sık seyahat ettiğim için ailecek rahat edeceğimiz geniş otomobilleri tercih ediyorum. Çok hız tutkum olmasa da seri ve güçlü araçları seviyorum.
* Baba olduğumdan olsa gerek trafikte temkinli ve sakin bir sürücüyüm.

BESLENME
Vazgeçemediğim tek şey tatlı

* Günümün çoğunluğu işletmelerimde geçtiği için gündüz öğünlerimi buralarda çözüyorum.
* Yıllardır gece sektöründe olmanın verdiği alışkanlıkla sabahları güne çok erken başlayamıyorum ve kahvaltıyla öğle yemeğini birleştiriyorum.
* Öğün sayıma özen gösteremesem de içeriğine olabildiğince dikkat ediyorum. Sebze ve beyaz et ağırlıklı besleniyorum. Çok sevsem de asitli içeceklerden uzak duruyorum.
* Ara öğünlerimi küçük atıştırmalıklar veya meyveyle yapıyorum.
* Seyahatlerimde olabildiğince farklı tatlar denemeye çalışıyorum ve asla yemek seçmiyorum. Eşimin mutfağına bayılırım, bu yüzden akşamları evde onunla olmaya özen gösteriyorum. Zaten günün en güzel öğünü bu oluyor.
* Eşim beni mutfağa pek sokmaz. Zaten soksa da bu konuda tecrübeli değilim. Yapmaktansa yemeyi daha çok seviyorum.
* Vazgeçemediğim tek şey tatlı... Hiç ayrım yapmam ve kendimi ne kadar frenlemeye çalışsamda sık tüketirim.

Eğlencede bir marka

MEKAN
Öncelikle tuvaletine bakarım

* İzmir, Kuşadası ve Antalya’da olmak üzere toplam altı işletmem var. Bu mekanlarla ilgilenmekten gezmek için çok vaktim olmuyor. Çok sevdiğim meslektaşlarımın mekanlarını dahi iş yoğunluğumdan ziyaret edemiyorum. Mesleğimiz hizmet sektörü olduğu için mekanlarımıza gelen misafirlerimiz işletme sahibini orada görmek istiyor. Bundan keyif alıyorum. Zaten mekan yaparken de öncelikle kendimin keyif alacağı, güzel yemek yiyip, iyi vakit geçireceğim yerler oluşturmaya özen gösteriyorum. Meslek takıntısı olarak bir mekana ilk gittiğimde dekor ve menüsünü incelerim. Ne derece kaliteli olduğunu tuvalet dekorasyonu ve hijyenine göre belirlerim.

SPOR
Koyu Fenerbahçe taraftarıyım

* Aynı zamanda Kuşadası Fenerbahçeliler Derneği Başkanı’yım. Kendimi bildim bileli gerek maçları takip ederek, gerek lisanslı ürünlerini satın alarak taraftar olarak üzerime düşeni yapıyorum. Düzenli spor hayatım olmasada gün içinde mümkün olduğunca yürüyüş yapmayı tercih ediyorum. Yazları da yüzüyorum.

Eğlencede bir marka

TATİL
Dinlenmek ve ilham almak demek

* Yılda iki defa yurtdışı seyahatim oluyor. Uzun süreli kaçamaklar yapamadığım için mümkün olduğunca Avrupa’yı tercih ediyorum. İki yıl önce eşim ve yakın arkadaş grubumuzla gittiğimiz Uzakdoğu tatili benim favori tatilim diyebilirim. Ko Samui Adası’nı görmeyenlere mutlaka tavsiye ediyorum.
* Tatil benim için hem dinlenmek, hem de ilham almak demek. Gezdiğim yerlerin yemek ve eğlence kültürleri her zaman benim için ilgi odağı olmuştur.

HOBİ
Atları ve at binmeyi seviyorum

* Yazları eşimin annesine ait Antalya’daki binicilik kulübünde at biniyorum. Atları ve at binmeyi çok seviyorum.
* İşim gereği müzikle aram çok iyi ve her türünü sevdiğimi söyleyebilirim. Çalabildiğim bir enstrüman yok ancak Nicci Meyhane’de hafta sonları fasıl ekibini severek dinliyorum. Özellikle kanun benim için çok ozel bir enstrüman. Eğer bir seçim yapmam gerekseydi bu kanun olabilirdi.
* Kitap tercihimi polisiye romanlardan yana kullanıyorum.

Eğlencede bir marka

KARİYER
Anneme çamaşır makinesi almıştım

* İlk, orta ve lise oğrenimimi Nazilli’de tamamladim. 1987’de babamın işi sebebiyle Kuşadası’na taşındık. O yıllarda dil eğitimi almak için Amerika’nın Miami kentindeki FIU Üniversitesi’ne gittim.
* Küçükken birçok çocuk gibi bende pilot olmak isterdim.
* Kazandığım ilk parayı (bugün de yaptığım gibi) işletmelerime yatırım olarak kullanmış ve rahmetli anneme bir çamaşır makinesi almıştım.
* Mesleki değerlerime olan sadakatimle yıllarca bu sektörde ipi başarıyla göğüslediğime inanıyorum. Kaçıncı mekanımı açarsam açayım her seferinde sanki ilk açılışımmış gibi heyecanlanıp hevesleniyorum. Bunu da işime olan bağlılığıma ve saygıma veriyorum. Neticede 25 senedir farklı şehirlerde farklı yaş gruplarına en iyi eğlenceyi sunmaya çalışıyorum. Tabiki her şey tek başına olmuyor. Benimde arkamda yıllardır birlikte çalıştığım ve çok güvendiğim, artık aile gibi olduğumuz bir ekibim var.

GÜNE BAŞLANGIÇ
Günümü uyuyarak oldürmeyi sevmem

* Mesleğim gereği hafta sonları çok geç saatlerde yatıyorum. Hafta içleri bu durumu biraz daha dengelemeye çalışıyorum. Ancak ne kadar geç yatarsam yatayım hiçbir zaman öğlenlere kadar uyuyan biri olmadım. Günümü uyuyarak öldürmeyi sevmiyorum. Kendimi yorgun hissettiğim zamanlarda akşamüstü 1-2 saatlik uykularla dinleniyorum. Gündüzleri işletmemde ya da varsa toplantıda oluyorum. Akşamüstü kızımın okul çıkış zamanı, onunla gezme saatlerimizdir. Fuar’da veya Kordon’da birlikte yürüyüş yapıyoruz. Duru’yla geçirdiğim saatler üzerimden iş yükünü attığım ve keyiflendiğim anlar. Onun enerjisi beni her zaman güçlendirir.

MODA
Herkesin bildiği üzere renkliyim

* Modayı takip ederim ve alışveriş benim için gerçek bir tutkudur. Özellikle ayakkabı almayı çok severim. Birlikte çalıştığım modacım yok. Farklı yerlerden değişik ürünler bulmaya özen gösteririm. Herkesin iyi bildiği üzere renkli kıyafetleri severim. Canlı renklerin karakterim üzerinde pozitif etkisi olduğuna inanırım.

Eğlencede bir marka

TEKNOLOJİ
Sevgili eşim neyi uygun görürse

* Bizim evimizin teknoloji uzmanı eşimdir. Yeni ürünleri yakından takip edip keşif yapmayı sevdiğinden ona pek karışmam ve uygun gördüğü ürünleri kullanırım. Sosyal paylaşım hesaplarında her işletmemin ayrı ayrı Facebbok, Twitter ve Youtube hesapları ve bunları takip eden profesyonel kadromuz var. Gençlerin teknoloji konusunda daha yetenekli olduğuna inanıyorum. O yüzden hesaplarımın takibini ekibime bırakıyorum. İşimden kalan vaktimi daha sakin geçirmeyi hedeflediğimden Facebook’ta şahsi hesap açmıyorum. Bunun beni yoracağını düşünüyorum. Zaten her hafta ekibimizden gelen raporları takip etmek zorunda kalıyorum.

ASTROLOJİ
İnandığım halde takip etmiyorum

* İkizler burcuyum. Astrolojiye bilimsel ve dinsel olarak inandığım halde pek takip etmiyorum.

SEVİMLİ DOSTLAR
Eve girdiğim andan itibaren paçamda

* 7 yaşında, bembeyaz yoğun tüyleri olduğu için ‘Pamuk’ ismini verdiğimiz İran kedimiz var. İlk aldığımda oyuncak gibi küçücük bir şeydi. İlk yıllar miyavladığını bile duymadık. Eve girdiğim andan itibaren paçamdan ayrılmayan, kendini zorla sevdiren, kıskanç bir şey. Aynı zamanda yıllardır sahiplendiğim birçok köpek mevcut.

Eğlencede bir marka

X

Cevap hakkına saygım sonsuz/3

GELELİM, Ayvalık Zeytin Hasat Festivali’ne...

 

14’üncüsünde sanırım sıkıntı yok.
İşin mali süreci ATOLAB üzerinde yürüyor ve kasaya 94 milyon 907 bin 17 TL giriyor.
Belki de ipleri koparma noktasına getiren 15’inci festivalle ilgili gelişmeler ise 9 Temmuz 2019’da ATO Yönetim Kurulu’nda ‘Çeşitli Konular’ başlığında alınan 437 nolu kararla başlıyor.
O gün yapılan toplantıda Ayvalık Uluslararası Hasat Günleri’nde zeytin, zeytinyağı ve turizm komitelerinin birlikte çalışmasına, bunların en kısa zamanda toplanıp bir yol haritası çıkarmasına ve organizasyon komitesi oluşturulmasına karar veriliyor.
Ve bu oybirliğiyle alınıyor.
31 Temmuz 2019’daki ATO Meclisi’nde söz konusu komitede yer alacak 14 isim (ki, bunlara Ayvalık Belediyesi ve Ayvalık Ziraat Odası’nın bildireceği isimlerin de ekleneceği belirtiliyor) belirleniyor.

Yazının Devamını Oku

Cevap hakkına saygım sonsuz/2

AYVALIK dosyamıza bugün de kaldığımız yerden devam ediyoruz.

ATOLAB A.Ş.’den gelen yazıda şöyle diyordu:
“ATOLAB A.Ş.’nin ana gelir kalemi hologram satışından elde edilmektedir. Bu kalemin gelirlerinde zaman içinde gerileme olduğu doğrudur. Bunun sebebi de Ayvalık zeytinyağı coğrafi işareti yönetiminin ve denetiminin, tescil sahibi kuruluşun tek yetkilisi ve hukuki sorumlusu olduğunu söyleyen kişi tarafından düzgün olarak yapılmamasıdır.”
“Sebebi” bölümünden önce ana gelir kalemine bir parantez açmakta fayda var sanırım.

‘GELİR’ KONUSUNA BAKARSAK
Ayvalık’ta yıllardır bu işi yapan üreticilerden öğrendiğim kadarıyla, ilçe sınırlarında 2 milyon zeytin ağacından her yıl ortalama 4 bin 500 ton yağ elde ediliyor. Ki, bunun 3 bin tonu natürel sızma.
Fiyat bugün 27 TL (litrede değil, kilogramda).
Litresi ortalama 45 TL’den satılıyor.

Yazının Devamını Oku

Cevap hakkına saygım sonsuz/1

ATOLAB A.Ş. Yönetim Kurulu adıyla, imzasız ve şahsi bir mail hesabından bilgilendirme notu aldım.

Objektif ve tarafsız yayıncılık gereği bu görüşlere yer verirken birer parantez açarak düşüncelerimi de paylaşmak istiyorum.
“Sayın Adnan Kaya, 16 Ocak’ta ‘Ayvalık’ta neler oluyor?’ başlığıyla yapmış olduğunuz haberi incelemiş bulunmaktayız. Öncelikle belirtmek isteriz ki, Ayvalık Ticaret Odası kayıtlı 11 yönetim kurulu üyemizin 7’si zeytinyağı marka sahibi sektör üyesinden, 4’ü de ticari faaliyette bulunan iş adamlarından oluşmaktadır. Yapmış olduğunuz haberde tarafınıza ulaştırılan birçok hatalı bilgi bulunmaktadır” deniliyor.
Ve şu örnekler veriliyor:
* Ayvalık Ticaret Odası’nın marka tescili hakkında bilgilendirilmediği: ATOLAB A.Ş. yönetim kurulunun, yönetim kurulu başkanı dahil 3 üyesi, Ayvalık Ticaret Odas’nın 7 kişilik yönetim kurulunun üyesidir. ATOLAB A.Ş. yönetim kurulunda alınan kararlar Ayvalık Ticaret Odası Yönetim Kurulu’nda görüşülmüş, kendilerine konu hakkında sözlü ve yazılı bilgi verilmiştir. Ekte bulunan karar fotokopileri de bunun ispatıdır.
(Bana gönderilen iki karar metni var. Biri 12 Kasım 2019 tarihli. 4’üncü maddede, (aynen) “Ayvalık Sızma Zeytinyağı ATOLAB marka tescilinin alınmasına karar verilmesi. Ayvalık Zeytinyağı ATOLAB marka tescil başvurusunun yapılmasına” diye yazıyor. 20 Mart 2020 tarihli olanın 9’uncu maddesinde ise, (aynen) “Türk Patent Enstitüsü’ne ATOLAB adı ile zeytinyağı marka tescili için yapılan başvuru hakkında bilgi verildi” cümlesi yer alıyor. İlkinin en üstünde, (aynen) “ATO Laboratuvar Hizmetleri Gıda Sanayi Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Toplantısı”, ikincisinin en üstünde de, (aynen) “ATO Laboratuvar A.Ş. Yönetim Kurulu Toplantı Tutanağı” ibareleri mevcut. Yani bilgilendirme ATO Yönetim Kurulu’na veya ATO Meclisi’ne değil, ATOLAB Yönetim Kurulu’na yapılmış. ATOLAB Yönetim Kurulu’nun aldığı kararın zaten imzaları ve bilgileri olması gereken ATOLAB Yönetim Kurulu üyelerine yapılmasını pek anlayamadım. Acaba alınan kararlar ve yapılan işlerden üyelerin de mi sonradan haberi oldu?)
* Zeytinyağı marka tescili yapıldığı: ATOLAB A.Ş. ekte yer alan TÜRK Patent Kurumu’nun tescil beyanında görüldüğü üzere kendi şirket adını ve logosunu tescil ettirmiştir.
(Buna dair gönderilen belgede başvuru tarihinin 13 Mayıs 2020, tescil tarihinin 11 Aralık 2020, tescil yayın bülten tarihinin 29 Ocak 2021, marka adının ATO Zeytinyağı Analiz Laboratuvarı olduğu görülüyor. Eğer yazım bir kez daha dikkatlice okunursa ATOLAB’ın zeytinyağı marka tescili yaptırdığı yönünde bir ibare olmadığı açık.)

Yazının Devamını Oku

Kaldığımız yerden devam

AYVALIK’TA neler oluyor, diye sordum.Ticaret Odası Başkanı Mustafa Büyükçıvgın’ın kişisel Facebook hesabından yaptığı paylaşımla başlayan, Oda’ya bağlı Laboratuvar Hizmetleri Gıda ve Kimyasal Maddeler Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin kurumun resmi Instagram hesabından yayımladığı yanıt niteliğindeki duyuru ile devam eden gelişmeleri sizlerle paylaştım.


Her iki yazımda da aynı çatı altında yaşananların Ayvalık’a ve sektöre olumsuz yansıyacağını düşündüğümü ifade ettim.
Konunun bir an önce çözüme kavuşmasını, sağduyunun galip gelmesini dilediğimi aktardım.
“Ama görünen o ki, sosyal medya üzerinden yürüyen bu soğuk savaş kolay kolay bitmeyecek.
Eskilerin deyimiyle bu pilav daha çok su kaldıracak” diye de ekledim.
Nitekim, öyle de oldu.
Haliyle bana da yine yazmak düştü.

Yazının Devamını Oku

Bu pilav daha çok zeytinyağı kaldırır!

HATIRLAYACAKSINIZ, Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Mustafa Büyükçıvgın’ın Oda’ya bağlı Laboratuvar Hizmetleri Gıda ve Kimyasal Maddeler Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından ‘ATOLAB Ayvalık Natürel Sızma Zeytinyağı’ markasıyla filtresiz 750 ml zeytinyağı üretilip 75 TL’den satışa sunulmasını şahsi Facebook hesabından paylaşıp...


“Ticaret odalarının amacı üyelerine rakip olmak değil, ticari faaliyetlerinin önünü açmaktır. Bu yetkisiz ve hukuksuz uygulamadan ATO Başkanlığı’nın ve üyelerinin bilgisi yoktur. Uygun bulmuyorum. Yanlışlarından dönmezlerse konuyu vergi mahkemesine taşıyacağım” sözlerini aktarıp, sormuştum:
“Ayvalık’ta neler oluyor?”
Peşi sıra da, “Belki yanıtlanır” düşüncesiyle akla gelen birkaç soruyu paylaşmıştım.
Geçtiğimiz cuma akşamı, ATOLAB’ın Instagram hesabından, somut bir isim yerine, ‘ATOLAB A.Ş. Yönetim Kurulu Üyeleri’ imzalı, kamuoyuna bir duyuru yayımlandı.
Özetle deniyor ki:
***

Yazının Devamını Oku

Ayvalık’ta neler oluyor?

SAHİ, neler oluyor?Herkesin ilk o unvana sahip olacağı konusunda neredeyse hemfikir olduğu Türkiye’nin AB coğrafi işaretli zeytinyağı sıfatını Milas’a kaptıran Ayvalık’ta sular durulmuyor.


Şimdi de Ticaret Odası Başkanı Mustafa Büyükçıvgın ile Oda’ya bağlı Zeytinyağı Analiz Laboratuvarı yönetimi arasında yeni bir kriz patlak verdi.
Ayvalık Ticaret Odası Laboratuvar Hizmetleri Gıda ve Kimyasal Maddeler Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından ‘ATO LAB Ayvalık Natürel Sızma Zeytinyağı’ markasıyla filtresiz 750 ml zeytinyağı üretilip 75 TL’den satışa sunulması adeta bardağı taşıran son damla oldu.
Başkan Büyükçıvgın, Facebook hesabından yaptığı paylaşımda, söz konusu markayla ilgili Ayvalık Ticaret Odası’nın herhangi bir bilgisi ve dahli olmadığını duyurdu.
Ayvalık’ta yaklaşık 5 bin ailenin zeytinyağı ticaretiyle geçindiğini, ayrıca bu işi yapan 100’den fazla ulusal ve uluslararası markanın Ayvalık Ticaret Odası üyesi olduğuna dikkat çeken Büyükçıvgın, isyanını şöyle dile getirdi:
***
“Ticaret odalarının amacı üyelerine rakip olmak değil, ticari faaliyetlerinin önünü açmaktır.

Yazının Devamını Oku

Evet; bu bir bölge yarışı değil, ülkemizin yarışı

“Milas tarih yazdı peki kim bunun farkında?” diye sordum.


Milas zeytinyağının AB’den coğrafi işaret alan ilk ve tek Türk zeytinyağı olarak eşi benzeri görülmemiş bir başarıya imza attığını, adeta bir tarih yazdığını düşündüğümü paylaştım.
Adları Milas’a kıyasla zeytinyağı ile daha çok özdeşleşmiş yörelerimizin bu konuda hangi aşamada olduklarını merak ettiğimi dile getirmeye çalıştım.
Sağolsun, Ayvalık Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Büyükçıvgın, Whatsapp’tan uzun uzun yazdı.
Öncelikle, “Geçen hafta Bloomberg’te katıldığım canlı yayında Milas’ı ve MİTSO Başkanı Reşit Özer’i kutlayıp teşekkür ettim” diyerek, bir anlamda bu konuda Ayvalık olarak kıskançlık yapmadıklarını paylaştı.
Ayvalık’ın dosyasını Dr. Fahri Yemişçioğlu’nun hazırladığını ve önümüzdeki aylarda başvuruyu eksiksiz tamamlamış olacaklarını aktardı.
Bu arada, dosyalarını tamamlayıp AB tescil başvurusu yapan tüm yörelere ve ürünlere de başarı dileğini iletti.

Yazının Devamını Oku

Milas tarih yazdı tamam da kim bunun farkında?

2020 tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs pandemisinin gölgesinde kabus gibi geçti.


Her sektör gibi zeytin ve zeytinyağı da bu olumsuzluktan payına düşeni aldı.
Ama yılın son çeyreğinde ardı ardına gelen haberler yüz güldürdü.
Bunlar arasında hiç kuşkusuz en öne çıkanı, Milas zeytinyağının AB’den coğrafi işaret alan ilk ve tek Türk zeytinyağı olmasıydı.
Daha düne kadar hor görülen ‘Memecik’ türü zeytinle Milas, adeta bir tarih yazdı.
Zeytinyağı sektöründe eşi benzeri görülmemiş bir başarıya imza attı.
Bazı köşe yazarları bu müthiş gelişmeyi birkaç üreticiye mal etse de bence en büyük pay Milas Ticaret ve Sanayi Odası’nın.

Yazının Devamını Oku

Kim tutar sizi!

ZEYTİNYAĞI sektöründe uluslararası arenadaki yarışmaların en prestijlilerinden biri de hiç kuşkusuz İsrail’de düzenlenen Terra Olivo...

 

Bu yıl 3 kategoride toplam 345 ödül dağıtıldı, 34’ü ülkemize geldi.
Ülkemizin değişik bölgelerinden toplayarak Ayvalık’taki fabrikasında erken hasat ve soğuk sıkım yaparak işleyen Nova Vera, İtalya’dan yine ‘beşibiryerde’ yaptı.
‘Trilye’ çeşidiyle, organizasyonun en büyük ödülü olan ‘Top Ten’ (En İyi 10) arasına girmeyi başaran firma, Türkiye’den katılan yağların en iyisi seçilerek ‘Best of Turkey’ ödülüne de layık görüldü.
‘Trilye’ ve ‘Beylik’le büyük prestij altın ödülüyle taçlanan firma, ‘Hayat’, ‘Yamalak Sarısı’ ve ‘Memecik’le de prestij altının sahibi oldu.
Kuruluşunun 3’üncü yılında 107’nci madalyasını alan Nova Vera’yı kutluyorum.
Ve inanıyorum ki, bunlar daha başlangıç.

Yazının Devamını Oku

Tümden yasaklanmalı

BU köşeyi takip edenler hatırlayacaklardır.

 
Havai fişek üzerine bir değil, iki değil, üç değil, onlarca kez yazı yazdım.
“Yeter artık! Fişeğiniz batsın” dedim.
“Vara yoğa patır patır patlattığınız havai fişek işkencenizden bıktık artık” dedim.
Etkili, yetkili isimlere seslendim.
“5 dakikalık bir gösterinin vereceği keyif yüzünden canlıların ölmesine, insanların zehir solumasına, havamızın, suyumuzun ve toprağımızın kirlenmesine müsaade etmeyin” dedim.
Ama bir Allah’ın kulundan tık çıkmadı.

Yazının Devamını Oku

Piyango bu kez bize vurdu belki de yarın sıra sizdedir

GEÇEN hafta ailece İzmir dışındaydık.



Pandemi sürecinde yaklaşık 3 ay eve hapsolan kızımızı alıp tatile çıktık.
Bir de köpeğimiz olduğu için denize sıfır sayılabilecek bir bungalovda kaldık.
Marmaris Orhaniye’de, doğanın içinde, sessiz, sakin, dingin bir 7 gün geçirdik.
Bu arada -merkez üssü dinlendiğimiz bölge olan- iki de ciddi büyüklükte deprem atlattık.

Yazının Devamını Oku

Bizim çılgın zeytinyağcılar

 SİZLERLE ayrı kaldığımız süreçte önce Japonya’dan, ardından da İtalya’dan güzel haberler geldi.


Türk zeytinyağı markaları uluslararası arenada bir kez daha yüzümüzü güldürdü.
Olive Japan 2020’de 9 altın, 16 gümüş madalya kazandık.
(Alfabetik sırayla) Hermus, Kisthene02, Nermin Hanım, Nova Vera, Oleamea, Purio ve Zeytinel birincilik kürsüsüne çıkarak hepimize büyük gurur yaşattı.
Aynı zamanda ‘ülkenin en iyisi’ ödülüne layık görülen Nova Vera yine fark yarattı ve bu 9 altın madalyanın 3’üne birden imza attı.
Alhatoğlu, Anafortis, Eget Vakfı, Hermus, Kisthene02, Kristal, Nova Vera, Oleamea, Olizzi, Troy, Tuay ve Zethoveen da ikinci olarak ülkemize gümüş ve puan kazandırdı.
Hermus ve Nova Vera 3’er gümüş madalyayla öne çıkarken, beni en çok mutlu eden şeylerden biri de, ilk günden beri dış pazarda Türkiye’nin ancak ‘özellikli’ ürünlerle başarı kazanabileceğini savunan ve buna örnek olarak da yıllar önce Rusya için üretmeye başladıkları çocuklara özel ‘Kidsolio’yu gösteren Alhatoğlu’nun bu markasıyla ödül alması oldu.

Yazının Devamını Oku

Kadının gücü ve bereketi bu pastanede hayat buldu

ASLINDA açılalı yaklaşık dokuz ay olmuş.

 


Ama uzun zamandır Bornova Küçükpark’a yolum düşmediğinden görmemişim.
Onlardan, eşimin instagram hesabından yaptığı paylaşım sonrası haberim oldu.
Bir de tüm çalışanlarının tamamının kadın ve işletme ortağı olduğunu öğrenince daha da ilgimi çekti.
Dilek Çetmen, Zehra Yenilmez, Senem Aslantaş, Fatma Soyer, Gökçe Özmay, Vahide Güllü, Nesrin Azizoğlu, Narin Cömert, Makbule Demirçivi, Ceren Çanlı, Merve Erim, Aslı Aydın, Aysu Saydam, Süreyya Aydoğdu ve Seren Yılmaz adlı bu 15 kadının yolu, Pastacılar Fırıncılar Derneği’nin açtığı pastacılık kursunda kesişmiş.


Yazının Devamını Oku

Güzel şeyler de oluyor

SON sözümü en baştan söyleyeyim ki, sonradan bir yanlış anlaşılma olmasın.

 


Bu, bir firmayı öne çıkarma ya da reklamını yapma yazısı değildir.
Yaşadığımız zorlu günlerde güzel şeyler de olabildiğini paylaşma amaçlıdır.
***
Doğal olarak şu günlerde hepimiz koronavirüsle yatıp, koronavirüsle kalkıyoruz.
Tüm algılarımız bu konu üzerine yoğunlaşmış durumda.

Yazının Devamını Oku

Bir virüs yazısı da benden

İZMİR’de en sevdiğim mekanlardan biri de Red Dragon’dur.

 

Bana sorarsanız, yerli malzemelerle Uzakdoğu lezzetlerini en iyi sentezleyen restoranlardan biridir.
1993 yılından bu yana kalitesinden, tatlarından, hijyenden ödün vermeden işini aşkla yaparken...
Çoğu ilk günden beri çalışan 20’den fazla kişiye de istihdam sağlar.
Ancak geçen hafta yine ailecek gittiğimiz mekanda, her zaman dolu görmeye alıştığımız masaların bazılarının boş oluşu dikkatimizi çekti.
Nedeni ise malum!

Yazının Devamını Oku

Bana bunlarla gelin!

BU köşeyi takip edenler hatırlayacaklardır.

 


Dönem dönem, “STK’lar ne iş yapar?” diye sorarım.
Zira, -istisnalar hariç- çoğunun ne üyelerine, ne bulundukları kente, ne topluma, ne de insanlığa bir yararı olduğuna inanırım.
Gereksiz kahvaltılar, yemekler, suya yazılan ziyaretler, bir elin verdiğini öbür elin görmemesi gereken iyiliklerin çeşitli turnuvalar adı altında köpürtülerek servis yapıldığı bültenler bana itici gelir.
Ama geçen hafta Ege Genç İş İnsanları Derneği’nin (EGİAD) bir etkinliği dikkatimi çekti.
Dünyada liseli gençler arasında en üst düzey girişimcilik yarışmalarından biri olarak gösterilen, ABD’nin Delaware Üniversitesi’nin düzenlediği ‘Diamond Challenge’, ülkemizde ilk kez EGİAD’ın partnerliğinde İzmir’de yapıldı.

Yazının Devamını Oku

Dün dündür, bugün bugündür (mü?)

DAHA önce de birkaç kez yazdığım gibi...

 


Bir hayvan dostu olarak köpek ve horoz dövüşlerine ne kadar karşıysam deve ve boğa güreşlerine de o kadar karşıyım.
Bu nedenle son yerel seçimler öncesinde Hayvan Hakları Federasyonu’nun (HAYTAP) başkan adaylarla seçilmeleri halinde yörelerinde benzer etkinliklerin bir daha yapılmayacağına dair imzaladıkları protokoller dikkatimi çekmişti.
Bunun üzerine, “Dostlar size minnettar” diye bir de teşekkür yazısı kaleme almıştım.
Söz veren isimlerden biri de CHP’nin Menemen adayı Serdar Aksoy’du.
Öyle ki, HAYTAP, bu duyarlı davranışı nedeniyle Aksoy’a teşekkür plaketi vermiş, bu da medyada haber olmuştu.

Yazının Devamını Oku

Dünya liginde biz de varız

BİLİYORUM, yazmakta biraz geç kaldım.

 
‘Dünya Natural Sızma Zeytinyağı Şampiyonlar Ligi’ olarak anılan ‘EVOO World Ranking 2019’ sonuçları geçtiğimiz günlerde açıklandı.
Dünyanın farklı ülkelerinde düzenlenen kalite yarışmalarına katılan 12 bin 92 sızma zeytinyağından değerlendirilmeye alınan 4 bin 965 ürün ve üreticisini aldıkları ödül toplamlarına göre sıralayan organizasyonda Türkiye, büyük başarıya imza attı.
134 ödülle 34 ülke arasında 8’incilik kürsününe yerleşti.
Yarışmanın en önemli kategorisi kabul edilen “En İyi Natural Sızma Zeytinyağı Üreticileri İlk 100” listesinde ülkemizden 3 üretici yer aldı.
Manisa’dan Hermus 24’üncü, Ayvalık’tan Nova Vera 27’nci, Gömeç’ten Öz-Em 97’nci oldu.
“En İyi Natural Sızma Zeytinyağları İlk 100”de de 4 üreticinin 5 ürünü kendisine yer buldu.

Yazının Devamını Oku

Kentten köye kültür köprüleri kuruyorlar

(Bugün formatımın dışına çıktım. Çünkü onlar bunu hak ediyorlar. İnanıyorum ki, okuyunca siz de bana hak vereceksiniz.)

 

ONLAR, tam 25 kişi...
Aralarında İzmir Devlet Senfoni Orkestrası, İzmir Devlet Opera ve Balesi, İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu’nda görev yapanlar da var.
Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, Ege Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ve TRT sanatçıları da var.
Topluluklarının adı, Turkish Brass Ensemble Orkestrası.
Genel sanat yönetmenliğini Kenan Gökkaya, sanat koordinatörlüğünü Hikmet Çokağır yapıyor.
Devlet Klasik Türk Müziği Korosu solist sanatçısı Derya Derin seslendirdiği şarkılarla...

Yazının Devamını Oku

‘Mış’ gibi yapmasak

YERLİ ya da ata tohumları...


Binlerce yıl değişen onlarca koşula uyum sağlasalar da bugün yok olma tehlikesi yaşıyorlar.
Belediyesinden derneğine birçok kurum ve kuruluş da sürdürülebilir tarım için genetik birer hazine olan bu tohumları korumak için yoğun mücadele içerisinde.
Bulundukları yörenin çevre, iklim, toprak koşullarına uyum yetenekleri gelişmiş bu tohumların gelecek nesillere aktarılabilmesi için çeşitliliğinin korunması, ekilerek çoğaltılması ve paylaşılması şart.
İzmir Büyükşehir Belediyesi de bu hassasiyetle önemli bir adım attı.
İzmir’de bir çiftçinin evinde sakladığı Anadolu’nun en eski buğday çeşitlerinden ‘karakılçık’ın çimlendirilerek çoğaltılması sonucu elde edilen tohumlar yaklaşık 500 dönümlük araziye ekildi.
Bunun için de Menemen Tarımsal Araştırma Merkezi’nde ‘Yeniden Karakılçık’ sloganıyla ekim şenliği düzenlendi.

Yazının Devamını Oku