Güncelleme Tarihi:

Dünya Bipolar Bozuluk günü ile ilgili “Toplumların gelişmişliği yalnızca ekonomik verilerle değil, farklılıklarıyla birlikte yaşayabilme becerisiyle ölçülür. Özellikle dezavantajlı bireylerin yaşamın içinde ne ölçüde yer alabildiği, bir toplumun vicdani ve insani düzeyinin en önemli göstergelerinden biri. Bu çerçevede hem ruh sağlığı alanındaki farkındalık hem de kapsayıcı sosyal modeller, birbirini tamamlayan iki kritik unsur olarak karşımıza çıkar” diyen Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Safiye Sunay Yıldırım Doğru şöyle konuştu:
“Bipolar bozukluk, toplumda sıklıkla yanlış anlaşılan ve ne yazık ki çoğu zaman etiketlemeye maruz kalan bir duygudurum bozukluğudur. Mani, hipomani ve depresif dönemlerle seyreden bu durum, bireyin yaşamını zaman zaman zorlaştırsa da doğru tedavi, düzenli takip ve psikososyal destekle yönetilebilir. Dahası, bipolar bozukluk tanısı almış bireyler; üretken, sosyal ve dengeli bir yaşam sürdürebilirler. Burada belirleyici olan yalnızca tıbbi tedavi değil, aynı zamanda bireyin içinde yaşadığı toplumun ona sunduğu kabul ve destek ortamıdır. Ne var ki, toplumsal önyargılar bu süreci çoğu zaman zorlaştırır. Günlük dilde kullanılan yanlış ifadeler, bireyleri tanılarıyla sınırlayan bir bakış açısını besler. Oysa her birey, tanılarından çok daha fazlasıdır. Bu noktada kapsayıcı ve insan odaklı yaklaşımlar büyük önem taşır.
ZEKİ YAŞAM MERKEZİ HAYATLARA DOKUNUYOR
Tam da bu ihtiyaca cevap veren örneklerden biri ZEKİ Yaşam Merkezi. Bu merkez, yalnızca bir sosyal hizmet kurumu değil aynı zamanda bireyin potansiyeline odaklanan bütüncül bir yaşam modelidir. ZEKİ Yaşam Merkezi’nde eğitim, istihdam, sosyal uyum ve bağımsız yaşam becerileri bir arada ele alınır. Bu yönüyle klasik bakım anlayışının ötesine geçerek bireyi pasif bir alıcı değil, aktif bir katılımcı olarak konumlandırır. Merkezde yürütülen atölye çalışmaları, bireylerin mesleki beceriler kazanmasını sağlar. Üretim temelli bu atölyeler sayesinde bireyler hem ekonomik değer üretir hem de kendilerini topluma ait hissederler. El sanatlarından çeşitli üretim faaliyetlerine kadar uzanan bu süreç, bireyin “yapabilirim” duygusunu güçlendirir. Bu yaklaşım, yalnızca bireysel özgüveni artırmakla kalmaz; aynı zamanda toplumdaki önyargıların kırılmasına da katkı sunar.
EĞİTİM SONRASI YAŞAMA KÖPRÜ
ZEKİ Yaşam Merkezi’nin en güçlü yönlerinden biri de eğitim sonrası yaşama sunduğu çözümdür. Özel gereksinimli bireyler çoğu zaman okul yıllarında belirli bir destek sistemine sahipken, mezuniyet sonrasında ciddi bir boşlukla karşı karşıya kalmalarıdır. İşte bu merkez, tam da bu geçiş sürecinde devreye girerek bireyler için bir köprü görevi üstlenir. Onları sosyal hayattan koparmak yerine, üretimin ve istihdamın içine dahil eder. Bununla birlikte merkez, yalnızca bireylere değil ailelere de destek sunar. Ailelerin üzerindeki bakım yükünü hafifletirken, onların da sosyal hayata daha aktif katılımını teşvik eder. Böylece etki alanı bireyle sınırlı kalmaz, toplumsal düzeyde bir dönüşüm başlatır.
HEDEFİMİZ ONURLU VE BAĞIMSIZ BİR YAŞAM
ruh sağlığı alanındaki farkındalık ile ZEKİ Yaşam Merkezi gibi kapsayıcı modeller aslında aynı amaca hizmet eder: bireyin onurlu, bağımsız ve anlamlı bir yaşam sürmesini sağlamak. Bipolar bozukluk yaşayan bir bireyin toplumsal kabul görmesi ne kadar önemliyse, özel gereksinimli bireylerin üretim süreçlerine dahil edilmesi de o kadar önemli. Sonuç olarak, daha kapsayıcı bir toplum inşa etmek istiyorsak hem dilimizi hem de sistemlerimizi dönüştürmek zorundayız. Bu durum ancak önyargıların yerini anlayışa, dışlamanın yerini katılıma bıraktığı bir toplumla mümkündür. ZEKİ Yaşam Merkezi bu dönüşümün somut bir örneği olarak öne çıkıyor. Bu tür modellerin yaygınlaşması ve desteklenmesi, yalnızca belirli bir kesim için değil, toplumun tamamı için daha adil ve umut dolu bir geleceğin kapısını aralar. Buna kanıt olarak ZEKİ Yaşam Merkezi’nde aktif iş gücüne katılan Bilgesu Keleş’in bipolar farkındalık günü ile ilgili yazısı dikkat çekici bir örnek olarak gösteriliyor.”
Bilgesu Keleş tarafından kaleme alınan söz konusu yazı ise şöyle:
DÜNYA BİPOLAR BOZUKLUK GÜNÜ
Bipolar Bozukluk, manik depresif hastalık adıyla da bilinen iki uçlu ya da iki kutuplu duygudurum bozukluğu olarak biliniyor. Bipolar Bozukluk genellikle kişilerin ergenlik ve yetişkinlik döneminde ve genetik olmakla beraber çevresel faktörlerin etkisiyle ortaya çıkar. Bu çevresel faktörler aile, akran grupları, bireyin etkileşim de bulunduğu her ortamdır.
Bipolar Bozuklukta, mani, hipomani, depresif, karma dönemler vardır. Bunlar atak halinde kendini gösterir.
Mani dönemi, uykuda azalma olur. Kendi normalinden fazla konuşur. Kendine çok daha fazla güvenir. Düşünceleri hızlanır, uçuşur. Odaklanma problemi çeker. Etkinlikler de yoğun bir şekilde aktif olur. Gereğinden çok para harcar. İş hayatında mantıksız yatırımlar yapar. Uygunsuz cinsel davranışlar sergiler.
Hipomani dönemi, mani dönemine benzer özellikler gösterir. Hipomani, Mani kadar şiddetli değildir. Bu dönem de kişi hareketlidir, aktiftir, daha az uyur, enerjiktir. Hastane yatışı gerekmez. En az dört gün sürer.
Depresif dönem, depresif, karamsar, yorgun, bitkin hissetme. Bir şeylerden tat, keyif alamama, isteksizlik. Yeme isteğinin artması veya azalması. Çok uyuma veya uyuyama. Değersizlik hissi, abartılı şekilde suçluluk hissi. Odaklanma güçlük, çok düşünme. İntihar fikrileri ve eğilimleri.
Karma dönem: Karma dönemde hem depresyon hem de mani dönemi belirtileri bir arada görülür. Depresif, manik, hipomanik dönemlere ait en az üç belirti bir arada bulunuyorsa hasta karma dönem özelliği gösterir. Bu dönem de duygular iç içe geçmiştir, karmaşıktır. İntihar riskinin olduğu dönem.
Bu belirtilerden şüpheleniyorsanız psikiyatristten yardım alabilirsiniz. Eğer Bipolar Bozukluk tanısını aldıysanız ilaçlarınızı doktorunuz kontrolün de size önerilen dozda kullanmanız ve aksatmamınız çok önemlidir.
Ben de on iki yıldır bipolar hastasıyım. Psikiyatri doktoruma düzenli olarak gidiyorum, ilaçlarımı düzenli kullanıyorum, psikoloğumdan terapi alıyorum. On iki yılda çok şey değişti, bilinçlendim, hastalığımı kabullendim. Şu anda hastalığım stabil seyrediyor.
Her bipolar hikayesi aynı değildir. Bazı sinema filmleri aşırı abartıldığından aileler ve bipolar hastası bireyler hayata karşı karamsar düşüncelere kapılıyor. Bipolar hastası bireyler düzenli tedavi görürse, ilaçlarını düzenli kullanırsa, düzenli olarak doktor kontrolündeyse hayatını stabil bir şekilde sürdürebilir. Kendine uygun bir işte çalışabilir. Çevresiyle sağlıklı, uyumlu ilişkiler kurabilir. İntihar düşüncesi geldiği dönmelerde bile bipolar hastası kendini kontrol edebilir.
Bipolar Bozukluk hastalığından muzdarip olduğu tahmin edilen ünlü ressam Van Gogh 30 martta doğmuştur. 30 Mart tüm dünyada Bipolar Bozukluk ile ilgili farkındalık ve dışlanmanın önüne geçilmesi için Bipolar Bozukluk günü olarak kabul edilmiştir.
Bugün hala dizi filmlerde dengesiz yerine Bipolar ifadesi kullanılıyor. Belli dönemlerde dengesiz olabiliriz, ama bu bizim elimizden gelerek yaptığımız bir şey değil. Ama siz dengesiz yerine bipolar derseniz bize etiket yapıştırırsınız bu da toplumsal damgalamaya sebep olur. İnsanlarda bipolar hastalarıyla ilgili ön yargılar oluşur. Bu da biz Bipolar bireyleri bir hayli derinden etkiler. Bizler toplumla uyumlu yaşamak istiyoruz. Sizlerden anlayış bekliyoruz. Lütfen bilinçli olalım.
BİLGESU KELEŞ KİMDİR?
Bilgesu Keleş, Manisa Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezi (ÖMEM)’den 2018’de mezun oldu. 2022 yılında Manisa Organize Sanayi Bölgesi ZEKİ Yaşam Merkezi Arçelik Atölyesi Buzdolabı Bölümünde çalışmaya başladı. Halen ZEKİ Yaşam Merkezi’nde 4 yıldır aktif olarak çalışıyor.
