Yüksek lisansta bin kişilik kontenjan tartışması

Yüksek lisansta bin kişilik kontenjan tartışması

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’nin lisansüstü programlara alacağı öğrenci kontenjanları eleştiri konusu oldu. Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı, Eğitim Yönetimi ve Teftişi Programı için açılan 1000 kişilik kontenjanın kapasitesi eğitimciler tarafından fazla bulundu. Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Dönmez durumu “rezalet” olarak niteledi. Üniversite yönetimi tepki çeken kararın ardından sayıyı 300’e düşürdü.

Haberin Devamı

Üniversite Rektörü Prof Dr. Kazım Uysal “Eğitim Bilimleri dalında yüksek lisans için talep çok. Biz bunu kaldırabilecek durumdayız ancak YÖK’ten de görüş alarak sayıyı düşürdük” dedi. Rektör Uysal bu kontenjanı para için yüksek tutmadıklarını ancak paranın da şart olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:
KONTENJANI 300’E DÜŞÜRDÜK
“Biz büyük bir üniversiteyiz. Binden fazla akademisyen arkadaşımız var üniversite genelinde. Eğitim Fakültesinde de 64 danışmanlık yapacak öğretim üyemiz var. Arkadaşlarımız YÖK’ün verdiği sınırlar çerçevesinde biz bu talebi karşılayabiliriz diye düşünerek böyle bir kontenjan takdir etmişler. Ancak yaşanan durum sonrası biz o kontenjanı 300’e düşürdük. Yasal olarak YÖK’ün bir hocaya 16 danışman vesaire verdiği hesaplandığı zaman sıkıntı yok. Biz o yükü kaldırırız çünkü biz büyük bir üniversiteyiz. 46 bin öğrencimiz var. İki bin küsur personelimiz var ve bunun sadece bin tanesi akademisyen. Ancak bin rakamı dikkat çekti. YÖK’ten de görüş alarak o sayıyı 300’e düşürdük. Bazı bölümlerde kontenjan 30 olur 10 olur. Ancak bazılarında talep yüksek oluyor. Mesela İş Sağlığı ve Güvenliği Programında da 500 kişilik kontenjan var.

Yüksek lisansta bin kişilik kontenjan tartışması


AMAÇ MESLEĞE KATKI SAĞLAMAK
Tezli yapmadıktan sonra zaten akademisyen olamıyorlar. Mesleğine katkı sağlamak için bir yıl tez olmayan bir eğitim süreci. Lisans öğrencimizin bir yıl daha ekstra ders alması gibi düşünün. Tezli gibi değerlendirmemek lazım. Akademisyenliğin başlangıcı değil o.
PARA İÇİN YAPMADIK
Elbette bu yüksek lisans programına girenlerden belli bir ücret alınıyor. Ancak biz bu konuda Türkiye’de en az ücret alan üniversitelerden biriyiz. 4600 lira resmi ücret gözüküyorsa da yüzde 35 indirimle kayıt alıyoruz öğrencilerden. Diğer üniversitelerde 8000 lira civarında bir ücret alınıyor. Biz neredeyse yarısı kadar. Bu iş tabi ücretsiz yapılmaz. Bu üniversitelerin bir çarkı var ve dönmesi lazım. Dumlupınar Üniversitesi en makul ve ucuz şartlarda kayıt yapıyor. Bunu biz yapmasak dışarıda başkaları çok daha pahalıya ve verimsiz yapıyor. Bizim yaptığımız iş denetlenebilir ve şeffaf.
Bizde Eğitim Bilimlerinde şu an yüksek lisans yapan 500 kadar öğrencimiz var. Bu rakamlar aslında makul hatta bizim için düşük rakamlar. Yani değirmenin düşük çalıştığını gösteren rakamlar.”
EĞİTİMCİLER TEPKİ GÖSTERDİ
Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Dönmez sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda; “Eğitim Yönetimi alanında 1000 kişilik İÖ Tezsiz yüksek lisans ilanı veren bu üniversitede aynı programın normal öğretiminde kaç öğrenci, bu alanda kaç öğretim üyesi var acaba? Tam bir rezalet, yazıklar olsun” dedi.
Başkent Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Servet Özdemir de durumu eleştirenlerden biriydi. “Lisansüstü öğrenci kontenjanları YÖK tarafından belirleniyor, ancak son zamanlarda üniversitelerde bir denetimsizlik ve koordinasyon eksikliği gözleniyor” diyen Özdemir “Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Eğitim Yönetiminde 1000 kişilik yüksek lisans ilanı vermiş, kapasitesi en fazla 20 olabilir” diyerek tepkisini dile getirdi.

Haberin Devamı

Haberin Devamı


ELLE TUTULUR BİR YANI YOK
Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş de konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı:
“Eğitim Yönetimi ve Teftişi Tezsiz Yüksek Lisans Programı için bin kişilik kontenjan nedir? Hepi Topu 6 tane hocası varmış sanırım. Bu iş dibe vurmuş artık. Bunun elle tutulur bir yanı yok. Para kazanmak istiyorlar sanırım öyle anlaşılıyor. Bu bir istismar meselesi olmamalı. İnsanlar zaten işsiz güçsüz. Bir umut görüyorlar belki master yaparsam bir adım öne geçerim diye. Bin kişiyle yüksek lisan eğitimi hangi kalitede yapılabilir ki?”