Güncelleme Tarihi:

Resmî Gazete’de 22 Mayıs’ta yayımlanan kararla, kurucu vakfına kayyum atanan üniversitenin faaliyet izni 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ek 11’inci maddesi gereğince kaldırıldı. YÖK tarafından yapılan açıklamada, öğrencilerin herhangi bir mağduriyet yaşamaması ve eğitim ve öğretim faaliyetlerinin aksamadan sürdürülebilmesi için gerekli tedbirlerin ivedilikle alındığı belirtildi. Açıklamada, “Öğrencilerimizin yanı sıra üniversitemizde görev yapan idari ve akademik personele dair herhangi bir mağduriyete fırsat vermeden gerekli işlemler yerine getirilecektir. Konuyla ilgili detaylı açıklamalar önümüzdeki günlerde yapılacak olup, kıymetli öğrencilerimizin, ailelerinin ve yükseköğretim camiasının süreçle ilgili doğru ve güncel bilgileri yalnızca Yükseköğretim Kurulunun resmî iletişim kanallarından takip etmelerini önemle rica ederiz” denildi.
BİLGİ ÜNİVERSİTESİ’NDE NELER OLMUŞTU?
1996 yılında vakıf üniversitesi olarak kurulan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde 20 binden fazla öğrenci ve 8 fakülte, 3 enstitü ve 3 meslek yüksek okulunda toplam 150’den fazla program olduğu biliniyor. Türkiye’de “vakıf üniversitesi” modelinin ilk örneklerinden biri olan Üniversite, “Non scholae sed vitae discimus” (Okul için değil, yaşam için öğreniriz) mottosuyla özellikle iletişim, hukuk, sosyal bilimler, sanat ve medya alanlarında farklı bir akademik çizgi oluşturdu. İlk kampüsünü Kuştepe’de açan üniversite, daha sonra Dolapdere ve Santralistanbul kampüsleriyle büyüdü. Özellikle eski Silahtarağa Elektrik Santrali’nin dönüştürülmesiyle kurulan Santralistanbul Kampüsü, Türkiye’de endüstriyel mirasın üniversite kampüsüne dönüştürüldüğü en dikkat çekici projelerden biri oldu. 2000’li yıllarda uluslararasılaşma adımları atan üniversite, hukuk, iletişim, işletme, mimarlık ve sahne sanatları gibi alanlarda öne çıktı.
2010 yılında üniversitenin çoğunluk hisseleri Laureate International Universities ağına geçti. Böylece Bilgi Üniversitesi, uzun süre uluslararası bir yükseköğretim zincirinin parçası olarak faaliyet gösterdi. Daha sonra Laureate’in Türkiye’den çekilme kararı sonrası üniversite, Can Holding bünyesine dahil oldu. 2025 yılında Can Holding’e yönelik soruşturma kapsamında TMSF’nin kayyım olarak atanmasının ardından üniversitenin bağlı olduğu vakıf yönetimine de kayyım atandı. 22 Mayıs’ta ise “kurucu vakfına kayyım atanmış olması” gerekçesiyle üniversitenin faaliyet izni kaldırıldı. Yaklaşık 20 bin öğrencisi bulunan üniversitenin akademik ve idari süreçlerinin garantör üniversite modeli kapsamında devredilmesi bekleniyor. Daha önce benzer süreçlerde İstanbul Şehir Üniversitesi Marmara Üniversitesi yönetimine devredilmişti.